Babacan: Çok uzun süre iktidarda kalanlarda ‘binalar benim, arabalar benim, koltuk benim’ hissi güçleniyor

0

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Halk TV’de konuştu. AK Parti ve MHP’nin sorunları çözme kapasitesinin kalmadığını vurgulayan Babacan, şunları söyledi:

“Bütün hazırlığımızı bir sonraki dönemde yönetimi devralmak üzerine yapıyoruz. Muhalefeti geçici bir dönem olarak görüyoruz. Toplumun belli kesimleri devlet bürokrasisinden uzak tutuluyor. Coğrafi bölge ayrımı yapılıyor, etnik köken ve mezhebe göre ayrım yapılıyor. Kayırmacılık, vatandaşın devlete olan bağlılığını zayıflatıyor.

Liyakat yerine sadakat geldi. Devlet ve iktidar gücü varken sadık görünen kişiler var. O iktidar gitsin; o kişilerin ilişkisini göreceğiz. İbretle izleyeceğiz. İmza atmayıp, tek başıma bloke ettiğim çok konu oldu. Örnek; Varlık Fonu. İtiraz ettiğim için o tarihte Varlık Fonu kurulamadı.

Tiyatro sanatçılarımıza saygımız sonsuz ama siyaseti bazıları tiyatro gibi görüyor. Rol neyse, partiye ve konjonktüre göre oynuyorlar. Siyaset öyle olmamalı. Bir insan neyse öyle olmalı; partiye göre başka rol oynamamalı. Gazetecilik, haberi bir an önce topluma ulaştırma yarışıdır. Hükûmet yanlısı basın bu yarışta geride kaldı. Merkezden talimat bekleyerek haber yapıyorlar, manşet atıyorlar. Talimat gelmeyince kilitleniyorlar.

FETÖ, darbe teşebbüsüne cüret edebilecek kadar dengesini kaybetmiş, gizli yapılanmasıyla devletin kuruluşlarına nüfuz etmiş bir terör örgütüdür. Dışarıdan yapılan suçlamaların bizim için hiçbir değeri yok. Geçmişimizle ilgili en ufak korkumuz olsa bu işlere girmezdik. Benim ve ekibimin hiçbir korkusu yok. Bu ülkenin yarınları için çok meşru bir zemindeyiz. Korkması gereken başkaları.

‘Eve ekmek götüremiyoruz’ diyen insana ‘Abartma, keyif çayı al’ diyor. İkram da değil. İnsanların üzerine torbalarda çay atılıyor. Türkiye Cumhuriyeti; Mustafa Kemal Atatürk’ün attığı sağlam temeller sayesinde sapasağlam ayakta. Kuruluş ilkelerinin korunması, yaşatılması ve herkesin ona sahip çıkması gerekiyor.

Çok uzun süre iktidarda kalanlarda ‘binalar benim, arabalar benim, koltuk benim’ hissi güçleniyor. Oturduğunuz koltuk, kullandığınız araba vatandaşların size sadece bir emaneti. Cumhurbaşkanı beni kastederek ‘bir de bana ders veriyor’ diyordu. Baktık ki biraz öğrenmeye başlamışlar. Fakat bal bal demekle ağız tatlanmıyor.

Küçük ortak kâra ortak, zarara değil. Devlet gücünün menfaatinden istifade ediyor ama başarısızlık olunca hemen mesafe koyuyor. Yoksa askıda ekmek diye bir kampanya yaparlar mı? Ama biz hatırlatacağız. ‘Burada sizin sorumluluğunuz var, kaçamazsınız’ diyeceğiz.

28 Şubat sürecinde ordunun korku iklimi vardı. Ama o günlerde muhalefetin sesi kısılmadı. Şu anda ise devlet düzeni ve iktidar partisinin oluşturduğu bir korku iklimi var. Ekonomi politikalarında önemli olan, üç beş tane zengin türetmek değil, ülkeyi topyekûn zenginleştirmektir.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here