Babacan: Çözüm süreci sayesinde bazıları hapse giderken bazıları sarayda

0

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gaziantep’te partisinin Şehitkamil ve Şahinbey ilçe kongrelerinde konuştu.

“Sayın Erdoğan’a soruyorum, Afganistan’daki askeri varlığımızın Türkiye’ye ne faydası olacak?” diye soran Babacan, şunları söyledi: “Bu kararları milletimize sordunuz mu? Dışarıda asker bulundurmanın meşruiyeti TBMM, uluslararası meşruiyeti ise BM Güvenlik Konseyi kararıyla sağlanır. Ortada BM’nin, TBMM’nin bir kararı yok. Allah korusun, bir ana kuzusu Afganistan’da şehit düşerse ‘Bunu ailesine nasıl anlatırım’ diye acaba Sayın Cumhurbaşkanı düşündü mü? Çıkış planı ne? Afganistan’la ilgili strateji, hedef ne? Güvenlik unsurlarınızı başka ülkelerde bulundurursanız stratejik hedefi olur. Hangi şartlar yerine geldiğinde oradan çıkacaksınız? Bu planı bilmek milletimizin hakkı.

İki buçuk senedir adım atmadığı Diyarbakır, ne hikmetse aklına geldi. Tabii sokaklarda DEVA rüzgârı var, telaş başlamış. Sözüm ona milleti dinlemeye Diyarbakır’a geldiğini söylüyor ama sürekli kendisi konuşmuş. Çözüm sürecini başlattığıyla ve bitiren taraf olmadığıyla övünmeye başlamış. Küçük ortak çözüm süreci için ‘ihanet’ demişti ama Erdoğan, ‘Nasılsa Diyarbakır’da konuşulan Diyarbakır’da kalır’ diye düşündüğünden olsa gerek, rahat rahat konuşmuş. Sayın Erdoğan Diyarbakır’a küçük ortağını, Sayın Bahçeli’yi niçin götürmemiş, niye beraber görüntü vermemiş acaba? Kürt meselesinin varlığını dahi reddeden bu zihniyetin Kürt meselesini çözmesi mümkün değil. Önce bir sorunu kabul edeceksin. Diyarbakır’a gelince Dicle’nin kenarındaki kuzuyu hatırlıyor, Ankara’ya gidince kurdun yanı başında hepsi buharlaşıyor.

“DİYARBAKIR İŞKENCEHANESİNİN HAFIZA MÜZESİ OLARAK GÖZDEN GEÇİRİLMESİ”

Tüm bu ziyaret sırasında söylediği tek yeni konu Diyarbakır Cezaevini kültür merkezi yapmak. Diyarbakır Cezaevi ki, gencecik insanlara akla hayale sığmayacak işkencelerin yapıldığı yer. Acının, eziyetin, şiddetin adresi. Bu utanç abidesinden kültür merkezi çıkmaz. Olması gereken, Diyarbakır işkencehanesini ‘hafıza müzesi’ olarak gözden geçirilmesi ve vatandaşlarımızın yaşadığı acının hafızalardan silinmemesi. Bazen bunlarla yüzleşmemiz gerekir ki herkes ders alsın. Biz Van’da işkence sonucu hayatını kaybeden Servet Turgut’un evini ziyaret ettik. Buna sebep olan yönetim, işkenceye göz yuman yönetim Diyarbakır Cezaevi’ni anlayamaz.

Ne diyor Sayın Erdoğan? ‘2005’te ne dediysem arkasındayım’ diyor. 2005’te ne dediğini hatırlatayım ama örneğin 2015’te, 2019’da, 2020’de ne dediğini de bir hatırlayalım. 2005’te ‘Kürt sorunu benim de sorunumdur’ demişti. Hatırlatayım, 2015’te ne dedi, ‘Varsa yoksa Kürt sorunu. Kardeşim, ne Kürt sorunu ya?’ 2019’da ise ülkemizin vatandaşı olan Kürtlere ‘Kürdistan’a defolun’ dedi. Daha yeni, 2020’de ‘Kürt sorunu yok’ diye de tekrarladı. Sayın Erdoğan, siz hangi sözünüzün arkasındasınız?

Diyarbakır’a gelince sahip çıktığı çözüm sürecinin kendi bilgisi dahilinde yapılan pek çok detayı, bugün bazı davalarda suçlama konusu. Bunu bilmiyor mu? Ama artık bir karar vermeli. Çözüm süreci yargılama konusu olan adli bir vaka mı yoksa başarısız olduğu için üzüldüğü bir tecrübe mi? Çözüm sürecini Ankara’da başka, Diyarbakır’da başka değerlendiremezsiniz. ‘Çözüm sürecini biz başlattık, sürecin bazı partnerlerini de cezaevine koyduk’ mu demek istiyor? Çözüm süreci sayesinde bazıları hapse giderken yine çözüm süreci sayesinde şu anda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda olduğunu unutmaması gerekiyor.

Biz geçmişten ders çıkarmasını bilen bir siyasi hareketiz. Çözüm süreci iyi niyetli bir girişimdi. Ancak Kürtlerin doğuştan sahip oldukları haklarının tanınmasının bir pazarlık konusu yapılması, al-ver konusu yapılması bir hataydı. Bizler, vatandaşlarımızın analarından emdikleri ak süt kadar helal olan bütün hakları koşulsuz, pazarlıksız, müzakeresiz derhal tanıyacağız. Geçmişte yaşanan hiçbir acıya kör, hiçbir feryada sağır kalmayacağız. Bu acıların bir daha yaşanmaması için elimizden geleni yapacağız.”

Adaylık açıklaması

Kongrenin ardından Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti´ni ziyaret eden Babacan, gazetecilerin sorularını cevapladı. 2023’te yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için partisinin doğal adayı olduğunu dile getiren Babacan, şöyle konuştu: “Biliyorsunuz her siyasi partinin genel başkanı partisi içerisinde doğal bir aday. Bunu söylemenin çok bir anlamı yok. Bizim gibi yeni kurulmuş iddialı bir siyasi parti içinde teşkilatlarda genel merkezde iddialı olacaktır. Bununla birlikte genel başkan da iddialı olacaktır. Dolayısıyla bu zaten doğal durum. Her partinin olduğu gibi Deva Partisi´nin de genel başkanı doğal bir adaydır. İttifaklar konusunda da adaylık konusunda da bugünden net bir tavır almıyoruz. Seçim tarihi belirlendiğinde o günün şartlarına göre hem ittifak hem aday konusu partinin yetkili organları tarafından belirlenecektir. Hiçbir partinin genel başkanı ‘ben aday değilim’ demez. Doğal durumdur bu. Bazı partiler belki öyle düşünmeyebilir ama bizim durumumuz doğal olandır.”

İttifaklarla ilgili hiçbir parti ile görüşmelerinin olmadığını belirten Babacan, ittifakların seçimden sonra gönüllü birliktelik olarak kaldığını, kendi özgün kimliklerini inşa etme aşamasında olduklarını ifade etti.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here