Babacan: Şiddetin normalleştirildiği bir tablo var

0

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, hastası Bayram Nargüner’in bıçaklı saldırısına uğrayan Doktor Ertan İskender’i tedavi gördüğü hastanede ziyaret etti. Babacan, saldırıya uğrayan üç yıllık asistan Ertan İskender’e ve orada bulunan eşine geçmiş olsun dileklerini iletti.

Doktor İskender, Babacan’dan sağlıkta şiddeti sık sık dile getirmesini isteyerek “Benim başıma geldi, başkalarının başına gelmesin. Tek uğraşım o.” dedi. İskender şu önlemlerin alınması gerektiğini söyledi: “Hastane giriş çıkışları daha kontrollü olmalı. Kesici, delici aletin, yaralanmaya sebep olacak silahların girememesi… Şunu da görüyoruz: Mesela sivil polis belinde tabancayla poliklinikte… Şunu da duyuyoruz basında: Beylik tabancasıyla bir sürü kişiyi yaralayan da var. Bu olaydaki silah bıçak olmasaydı, başka bir şey olsaydı belki çok daha hayati bir durumla baş başa kalabilirdim.”

“Herhangi bir şekilde bir hakaret, tehdit, suç sayılacak ‘Bunları dövmek lazım’ gibi lafları çok sık duyuyoruz poliklinikte. En basit yaptırım ne olabilir? Kısa bir süre sağlık hizmetinden belki mahrum kılmak… Hiçbir insanı sağlık hizmetinden mahrum kılamayız ama aklımdaki süre 1 ay. Çalışmalar yapılabilir konuyla ilgili. E-Nabız sistemi gibi, hekimler muayene sırasında hastayla muhatap olduğu sırada direkt uyaracak, hangi tarihte nasıl bir şiddet işlediğini gösteren genel bir sistem olsa insan tedbirini alıyor. Potansiyel tehdit olduğu için daha farklı davranabiliyoruz. Aklıma bunlar geliyor.”

“HAYALLERİMDEN SOĞUDUM “

“Şu an bırakma noktasına geldik. Çok da yapmak istemiyorum, soğudum. Çok mesaj geliyor Instagram’dan. ‘Ben de ortopedi düşünüyordum, cerrahi düşünüyordum, sizi görünce etkilendim.’ diye. ‘Hayallerinizden vazgeçmeyin, öyle şeyler olur illa ki’ diyordum ama kendim vazgeçmek istiyorum. Hiçbir şey insanın kendi sağlığından önemli değil. Hem psikolojik sağlığı, çalışma şartları hem de fiziki sağlığı…”

Babacan ise hastane kapısında yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Tabii ki doktorlarımızın sosyal bilimcilerimizle, psikologlarımızla, güvenlik uzmanlarımızla bir arada bu konuyu çalışması gerekiyor. Yapılması gerekenlerle ilgili buradan hükûmete çağrımız; bir an önce bu konunun üzerine eğilmesi, çok disiplinli bir ekip oluşturulması ve bu konuda farklı isimden gelen insanların beraberce çalışarak somut tedbirler geliştirmesidir.

Toplum psikolojimizde şiddetin egemen olduğu, şiddetin adeta normalleştirildiği bir tabloyu da şu anda görüyoruz. Bunda siyasetin de sorumluluğu var. Siyasetteki bu nefret dili, siyasetteki şiddeti adeta makul gören yaklaşım da bu sağlıkta şiddet konusunu ülkemizde bir problem olmasını beraberinde getiriyor.

Kuşkusuz yapılacak çok şey var. Gerektiğinde yasal düzenlemelere varan tedbirlerle sağlıkta şiddetin ele alınmasının ve mutlaka bir tedbir paketinin acilen hazırlanmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Ve hükûmete buradan çağrı yapıyorum. Biz de her türlü desteği vermeye hazırız. Her türlü teknik birikimimizi ortaya koymaya hazırız. Yeter ki sağlıkta şiddetle mücadele edelim. Sağlıkta şiddet konusunda güçlü bir siyasi iradeyi hep beraber ortaya koyalım.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here