Babacan: Yerel yönetim denilince aklına hemen imar rantı düşenlerin zihniyetini tarihin tozlu raflarına kaldırmakta kararlıyız

0

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Eşitlikçi Kentler toplantısında konuştu. “Yerel yönetimler eliyle şehirlerimizi sadece çöplerden değil, cinsiyet temelli ayrımcılıktan da temizlememiz gerektiğini düşünüyoruz.” diyen Babacan, şunları söyledi:

“Yerel yönetim denilince aklına hemen imar rantı düşenlerin zihniyetini tarihin tozlu raflarına kaldırmakta kararlıyız. ‘Eşitlikçi Kentler’ projesi sayesinde, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz. ’Tek kapı’ sistemine geçeceğiz. Merkezî hükûmet, belediye, sivil toplum, İŞKUR, ŞÖNİM, barolar ve ilgili kurumlar eşgüdüm halinde çalışmasını sağlayacağız.

Kadına yönelik şiddet anında, yerel yönetimlerin hizmetlerine hızla ulaşılmasını sağlayacağız. Bakanlıklarla koordineli yürütülecek 7/24 yardım merkeziyle, çok dilli destek faaliyeti yürüteceğiz. Şiddetle mücadelede anadili engelini kaldıracağız. Şiddet mağduru kadınlara istihdam kolaylığı sağlayacak tedbirler alacağız. Bu amaçla, yerel yönetimlerde ‘Mor Bayrak’ politikasıyla, şiddet mağduru kadınları çalışma hayatına dahil ederek ayakta durmalarına destek olacağız.

Şehirlerimizde güçlü aydınlatma sistemleri oluşturarak, kadınların güven içinde özgür olmalarına destek olacağız. Kadının güvenliğini sağlamak amacıyla, gecenin belirli saatlerinde durak dışında da yolcu indirme hizmetini hayata geçireceğiz.

Yerel yönetimlerin satın alma işlemlerinde, kadın girişimcilere destek modelleri sağlayacağız. Halk Eğitim Merkezleri gibi destek mekanizmalarıyla kadınların çağımızın ihtiyaçlarına yönelik beceri ve bilgilerini artıracağız. 15 Dakikalık Kent’ adını verdiğimiz ‘kendi kendine yeten mahalle’ modelini işleteceğiz. Parka ve sağlık ocağına, kültürel ve ticari ihtiyaçların karşılanacağı mekanlara yürüme mesafesini 15 dakikaya indireceğiz. Mahallelere çocuk, engelli ve yaşlı bakım merkezleri açacağız. Her mahalleye nitelikli, güvenilir ve uygun fiyatlı kreş açarak kadına ve aileye nefes aldıracağız.”

Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü: “‘Eşitlikçi Kentler’ projesi sayesinde, yerel yönetimlerin kapasitesini de etkin kullanarak, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu hususta ‘Tek Kapı’ sistemine geçeceğiz. Böylece merkezî hükûmet, belediye, sivil toplum, İŞKUR, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri, barolar ve ilgili diğer kurumların eş güdüm halinde çalışmalarını sağlayacağız.

ÇOK DİLLİ DESTEK FAALİYETİ

Şiddet anında, yerel yönetimlerin hizmetlerine hızla ulaşılmasını sağlayacağız. Bakanlıklarla koordineli yürütülecek 7/24 yardım merkeziyle, çok dilli destek faaliyeti sürdüreceğiz. Şiddetle mücadelede anadili engelini kaldıracağız. Şiddetin yaygın yaşandığı bölgelerde panik butonu, mobil güvenlik uygulamaları, etkin kamera sistemleri gibi teknolojik önlemler alacağız. Yerel yönetimlerde, ‘mor bayrak’ politikasıyla şiddet mağduru kadınları, çalışma hayatına dahil ederek, ayakta durmalarına destek olacağız.

Şehirlerimizde güçlü aydınlatma sistemleri oluşturarak, kadınların güven içinde özgür olmalarına destek olacağız. Kadının güvenliğini sağlamak amacıyla, gecenin belirli saatlerinde durak dışında da yolcu indirme hizmetini hayata geçireceğiz.

Kamu kaynaklarının kullanımında hakkaniyetli davranacağız. Bütçelemeyi kadına duyarlı bir anlayışla yeniden yapılandıracağız. Kent yoksulluğunu, kısa vadede sosyal yardımlar, orta ve uzun vadede istihdam ve girişimcilik uygulamalarıyla asgariye indireceğiz. Yerel yönetimlerin satın alma işlemlerinde, kadın girişimcilere destek modelleri sağlayacağız. Kadının ürettiklerini satabileceği pazar alanlarını, kooperatifçilik çalışmalarını ve ilgili dijital platformları yaygınlaştıracağız. Halk Eğitim Merkezleri gibi mekanizmalarla, kadınların çağımızın ihtiyaçlarına yönelik beceri ve bilgilerini artıracağız.

‘15 dakikalık kent’ adını verdiğimiz ‘kendi kendine yeten mahalle’ modelini çalışacağız. Parka ve sağlık ocağına, kültürel ve ticari ihtiyaçların karşılanacağı mekanlara yürüme mesafesini 15 dakikaya indirecek projeleri uygulamaya başlayacağız. Kentin yaya alt yapısı ve ulaşım araçlarında bebekli, yaşlı ve engellilerin hayatını kolaylaştıracağız. Mahallelere çocuk, engelli ve yaşlı bakım merkezleri açacağız. Her mahalleye nitelikli, güvenilir ve uygun fiyatlı kreş açarak, kadına ve aileye nefes aldıracağız.”

KARLITEKİN: “SOSYAL YARDIMLARI SİYASETİN ŞANTAJ KONUSU OLMAKTAN ÇIKARTACAĞIZ”

DEVA Partisi Yerel Yönetimler ve Şehircilik Politikalar Başkanı Candan Karlıtekin ise şunları söyledi: “Kadın konusu genel siyasetin üstüne titizlenmesi gereken konuların başında geliyor. Yerel yönetimler eliyle bir nebze daha olumluya çevirmenin kısa vadede sorunları hafifleteceğini düşünüyoruz. Kadının imkân ve becerilerle donatılması en hızlı yerel yönetimler eliyle devreye alınabilir. Başta sosyal yardımlar olmak üzere kadının yetkinliğini artırırken ve imkanlara erişimine fırsat verirken bu hizmetlerimizi hak temelli ve arz temelli yaparak kısır siyasetin şantaj konusu olmaktan çıkartacağız.”

DEVA Partisi Kadın Politikaları Başkanı Elif Esen, projenin amaçlarını şöyle sıraladı: “Kadına daha güvenli, mutlu ve aktif bir şehir hayatı sağlamak; kadının yaşam alanlarına iyileştirici etki sağlamak; ekonomik, sosyal ve kültürel gereksinimleri desteklemek; kadının yerel yönetim karar süreçlerine katılımını artırmak.”

Yerel meclislerde bütçe planlamaları yapılırken kamu kaynaklarının kadın-erkek arasında eşit paylaşılmasını hedeflediklerini söyleyen Esen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mahallelerde kadının sosyalleşmesine, spor yapmasına fırsat verecek, çocuklu annelerin nefes alabileceği ve bank, temizlik, tuvalet gibi hizmetlerin sağlandığı cep yeşil alanları yaygınlaştıracağız. Şehirlerde kadınların mini tarım ve seracılık yapmalarına alan açacak, üretimlerini destekleyeceğiz. Evlerinde kullandıklarının fazlasını satabilecekleri imkânlar sağlayacağız.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here