Babacan: Yüce Divan’a gitmemek için sağı solu tehdit ettiler

0

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Karar Tv’de gündeme ilişkin soruları cevapladı. 17-25 Aralık soruşturması sırasında istifa eden eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın “Dosyamda ne varsa, hem tapeler hem teknik takip doğrudur” açıklamasıyla ilgili Babacan şunları söyledi:

“Bir kişinin gözaltına alınması için 17 defa rüşvet almasını beklemezsiniz. Hepsini paket ediyorsun, eş zamanlı memleketin gündemine düşürüyorsun ve bunu da yerel seçimlerden üç ay önce yapıyorsun. Bu, kesin bir darbe teşebbüsü. FETÖ terör örgütünün bir kumpası.

15- 27 Aralık olaylarının iki yüzü var. Bu adeta mini bir darbe teşebbüsüdür. Ülkenin yargı mensuplarıyla kolluk kuvvetlerinin bir koordinasyon içerisinde yıllarca sürdüğü iddia edilen yolsuzluk ve rüşvet olaylarının biriktirip, 2014 yerel seçimlerine 3 ay kala, eş zamanlı olarak basına haber olacak şekilde vermeleri, bu operasyonları yapmaları iyi niyetli bir şey değil. Bu bir oyun.

Yüce Divan, illa bir hesaplaşma, yargılanma değil de bir aklanma mekanizması görülebilirdi. Kendine güvenen insanlar gidip oradan aklanmayı tercih edebilirlerdi. Bu arkadaşlar, Yüce Divan’a gönderilmedi. Bu toplumun vicdanında bir iz bıraktı. Yüce Divan’a nasıl gönderilmedi? Önce 15 kişilik soruşturma komisyonu; 9’u iktidar partisinden. Soruşturma komisyonunda üye olan arkadaşlarla tek tek konuştuk. Hepsinin güçlü ve olumsuz kanaatleri vardı. Daha sonra iş hukuki değerlendirmeden yavaş yavaş döndü siyasi bir değerlendirmeye ve bir siyasi hesap başladı. Ve o malum arkadaşlar sağı solu tehdit ettiler.

Ama olmadı, o gün bugündür de aradan neredeyse 8 yıl geçmiş halen gündemde. Baktık o dosyalar burada kapatıldı, örtüldü. New York’ta patladı tekrar. Halk Bankası davası dediğimiz dava, bu 17-25 Aralık olayı, başka bir şey değil. Türkiye orada da dünyaya rezil oldu.

20 yıldır bu değişimi yapmıyorsun da bugün neden yapıyorsun? Katılımcı demokrasi çoğulcu, demokrasi şimdi mi aklına geldi?. Bunların hepsinin arkasında hesap var. Bizim baraj derdimiz yok. Bir iktidar seçim kanunlarını değiştirerek varlığını devam ettirme gibi bir yola girdiğinde o yolun sonu belli. O yolun sonu iktidardan düşme oluyor. Neden yüzde 7? 20 yıldır yapmıyorsun da bugün neden yapıyorsun? İlk seçimlerde vatandaşlarımızın tercihlerini değişimden yana kullanacaklarını sahada görüyoruz. Bu çok açık.

Sayın Cumhurbaşkanı’nı böyle halkın arasında bir pazar yerinde en son ne zaman gördünüz? Çay atma var, vatandaşla temas. Paket havada ve vatandaşın başına düşüyor. Uzaktan temas oluşuyor. Geçen seneki alışveriş ile bu seneki alışverişi yan yana koyduğu zaman ciddi bir refah kaybı var. İnsanlar bunu fiilen yaşarken iktidar ‘Ekonomimiz yüzde 20 büyüdü’ diye övününce vatandaş ile aralarındaki mesafenin daha da arttığının farkında değil.

Biz 50 milyar faiz öderken Sayın Erdoğan dönemin bürokratlarını meydanlarda yuhalatıyordu. Vatana ihanetle suçluyordu. Merkez Bankası şimdi emrinde. Niye bu sene 180 milyar lira faiz ödüyoruz? Niye Merkez Bankası’nın faizi yüzde 19? Niye faizi indirmiyor?

Hukuk genel anlamda çok önemlidir. Her alanda olduğu gibi ekonomi alanında da kural bazlı bir yönetim anlayışı çok çok önemli. Hukukun olmadığı, kuralların olmadığı, yargının tarafsız, bağımsız işlemediği, kural bazlı bir yönetim felsefesi olmayan bir ülkeye yatırım gelmez.

Temelde büyük bir sorun var. Bu sorunu 5, 6 miyar dolarla değil, 50 milyar dolarla, 100 milyar dolarla bile çözemezsiniz. Şu anda Türkiye ekonomisinin dibi delik. Büyük bir israf var. Usulsüzlükler var yolsuzluklar var. Partinin adına ‘AK’ deyip de yolsuzlukla mücadele konusunda gerekli duruşu ortaya koymazsanız bu, partinin bekası haline gelir. TÜİK’in rakamlarını makyajlamaya harcadığınız emeği dönün ekonomiyi iyi yönetmeye harcayın.

Bu ekonomik kriz dönemlerinde göçmenler üzerinden siyaset yapmak o kadar büyük bir kolaycılık ki. DEVA Partisi’ni böyle bir siyaset yapmak için kurmadık.

Savcılıklar tarafından takipsizlik kararı verilen veya yargı süreci çalıştırılıp beraat eden vatandaşlarımızın KHK öncesi hakları aynen iade edilmelidir. KHK’lılarla ilgili geniş kapsamlı bir çalışma yapıyoruz.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here