Başkalarına çamur atarak kendisini aklamak, suçluların bir meziyetidir

1

Hangi mahleden başlasam acaba?

Siyaset mahlesi mi?

Ona mukabil bir egom yok, en iyisi bugün Kürt mahlesine gideyim; ne de olsa birbirlerini yeme konusunda onlarında üzerine yoktur.

Kürt mahlesi birbiriyle uğraşmaya bayılır, ne de olsa orada da eşek çamura saplanmış, çıkarmaya kimsenin gücü yoktur, bari çamur atak bakarsın kimse bizden bilmez, herkes çamurlu adama saldırır.

Suçlu adamın samimiyeti yoktur, ya başkalarına çamur atarak kendisini aklamaya çalışır, ya da battığını kabul ederek suçunu kabullenir.

Ama ‘adam’ dedin mi, yiğitliğe ‘mok’ sürmez, illaki suçlular içinde en masum kişi olduğunu kanıtlayacaktır.

Ve bunu da yanı başındaki adama daha çok çamur atarak yapacaktır.

Adet bu; çünkü kendisini aklaması için başka yol yoktur.

Gerçekten başka bir yol yok mudur?

Tabi ki var.

Ya “bu deveyi güdecek, ya da terki diyar edecek.”

Oda yoksa?

Maalesef o zaman iş çamura kalıyor ve doğrusu çamur atacak biri de illaki bir yerlerden çıkıyor.

Artık şansına, çamurdaki mi bir yerde duracak, yoksa çamur yiyen mi tabanları yağlayacak!

İşin kötüsü çamur tutmayacak kadar temiz hiç kimse yoktur, hem zaten çamurun izi kalsa da bu çamur atan için yeterli bir gerekçedir.

Ne de olsa başka bir kurbanın ne zaman yakalanacağı meçhuldür.

İyisi yakalanmış kurbandan sonuna kadar faydalanmaktır.

Ne diyebilirim ki, kendi gölgesinden bile rahatsız olan adamın iflahı kolay değildir, laf anlatmak mucize, anlaması mucizeden de ötedir.

Artık tek derdi var, o da çatacak adam bulmak, haşlayarak vicdanındaki yükü azaltmak.

Kuşkusuz bu suçluluk duygusunun ona yıktığı bir musibettir ve o yükü atması ancak o musibetten kurtulmasıyla mümkündür.

Fakat bu nasıl olacak, bu henüz onun içinden çıktığı bir şey değildir.

Başkaları da onunla aynı çamurun içinde, ama onun gördüğü o değildir, batmış bir kere, iş başa düşmüş misali tek derdi kendisini kurtarmaktır.

Oysa çamur bu, insan debelendikçe batar.

Gelin görün ki, batana laf anlatmak kolay değildir, o yüzden sövüyorsa da ne olur görmezden gelin, inanın sövmesi bile bir yardım çığlığıdır, hem zaten kendisini o esnada öyle ifade edebildiğini düşünmektedir.

Onun için siz siz olun düşmüş adamın söylediğine bakmayın, bakacaksanız ona bunu nelerin söylettiğine bakınız; göreceksiniz ve hak vereceksiniz, hak vermiyorsanız da bari bir sarhoşa yol verdiğiniz gibi ona da yol veriniz, çünkü belasını bulmuş adamın ikinci bulacağı mevlasıdır, ona da siz sebep vermeyiniz, neme lazım adam yerine konur, sizi de sonu gelmez bir “ah keşke” ile baş başa bırakır.

İbrahim Yersiz

1 YORUM

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here