Batı ve İslam Düzenlerinde Ekonomi

0

EKONOMİ 

Bir ekonomide %2,5 enflasyon denge unsurudur, halk parasını yastık altına koymaz, yatırım yapar. %5’e kadar enflasyon kârlıdır, ekonomi çalışır. %10 enflasyon zararsızdır ama ekonomi sıkıntısı yaşanabilir. Beşerî hasıla da yıllık yüzde on kadar artar. Nüfus ile teknoloji de artar. %10’dan fazla enflasyon zararlı olmaya başlar, durdurulamaz. Enflasyon kadar faizi artırmak gerekir. Aksi takdirde kimse parasını yatırıma yönlendirmez. Artırdığınız faizin ödenmesi için yeni krediler açılır, dolayısıyla enflasyon da artar. Yüzde yüzlere varıncaya kadar enflasyonlu ekonomi varlığını korur, halk yatırım yapmaz ama yaşamaya devam eder, kısıtlı da olsa ekonomi dengesini korur.

Enflasyon yüzde yüzü geçince artık ekonomi yaşamaz, çöker ve devlet aşaması öncesine dönülür, devlet yok gibidir. Para yoktur. Halk ilkel ekonomiyi yaşamaya başlar. Batılılar bunu yaşayarak bildiği için %10’un üstünde bir faiz ve enflasyon onlarda yoktur, genel olarak %5’in altındadır.

Bankalar krediyi artırıp eksilterek işsizliği dengeler. Yüzde 2 veya 3 işsizlik olacak şekilde krediyi ayarlarlar. Halk işini kaybeder diye işyerine sadık olur, işyerinden ayrılmaz. Böylece fabrikalar faaliyete devam eder. Demek ki Batıda işsizlik ekonomik politikalara bağlıdır ve kontrollüdür.

Gelişmemiş ekonomilerde ise bu kanun çalışmaz, bir başka deyişle kredi ile işsizlik oranı artırılıp eksiltilemez. Çünkü kayıt dışı ekonomi vardır. Batıda olduğu gibi para banka parası değildir. Bankanın dışında halk da para üretir. a) Veresiye satışlar, b) Taksitli satışlar, c) Bankada kırdırılmayan bonolar, d) Bakkal defterleri birer paradır ve bankaların kontrolünde değildir. Dolayısıyla bankalar ekonomiye hâkim olamazlar. 

Batıda yatırımları Sermaye veya kamu yapar, dolayısıyla arz edilen mal da kontrollüdür. Türkiye’de ise halk ekonomisi vardır, dolayısıyla yatırımlar da devrededir. Mallar daha çoktur. En kötü tarafı Doların da para olarak çalışmasıdır. Fiyatların oluşmasında bazen para tarafı yer alır bazen mal tarafı yer alır, böylece fiyatlar ani olarak inip çıkar.

Batı üniversitelerinde kayıtlı ekonomi okutulur, kayıt dışı ekonomi incelenmez. Oysa gelişmemiş ülkelerde kayıt dışı ekonomi vardır, onun ilmi daha zordur ve belirsizdir.

Batı ekonomileri gelişmiş ülkelerin sömürü ekonomisidir. Onlar başkalarını nasıl sömürürüz diye okurlar. Bizler de ne yapalım da onlar bizi daha kolay sömürsünler diye okuruz. Neredeyse onu bile okumayız, sadece anlamadan ezberleriz. Fakültelerimiz bize sadece yüktür. Bundan dolayıdır ki Türkiye’de birçok işletme plan ve projeye göre yönetilmez. 

Reklam

Batıda para basarsanız enflasyon olur. Türkiye’de para basmazsanız enflasyon olur, çünkü halkın ürettiği para daha fazladır. Çünkü garantisi yoktur. Dolayısıyla devlet parayı az basarsa halkın ürettiği banka dışı para devreye girer, enflasyon olur. Eğer banka yeteri kadar nakit basarsa o zaman halk banka parasını kullanır ve gerçek faiz banka faizine iner.

Doların para tarafında yer alması için devlet doları ihale ile alıp satmayacak, her gün kendi belirlediği fiyatlarla dövizleri kârsız alıp satacaktır. Böylece dolar daima mal tarafı kalacağı için fiyatlara etki etmez. Demek ki gelişmemiş ekonomilerin ekonomisi gelişmiş ülkelerin ekonomisinden farklıdır. Batıdan öğrenilemez. Akevler işçilik ekonomisinin yanında ortaklık ekonomisini geliştirdi, böylece ilmi işletmeler kurma imkânına ulaştı. 

***

İSLAM DÜZENINDE EKONOMI

İslam düzeni ortaklık düzenidir. İşçilik sisteminde paranın kaynağı faizdir, ortaklık sisteminde ise paranın kaynağı emektir. Devlet istediği kadar para basar, piyasaya sürer ve ekonomiyi düzenler. Fiyatlara ve ücretlere hâkim olması için krediyi halka değil tüccara verir, tüccar peşin öder sipariş verir, veresiye satar, arada fahiş kâr koyar. Ortaklık ekonomisinde kredi çalışana verilir. İşçi işverenlerden herhangi birisinin işinde çalışır. İşçi işverenden peşin para almaz, üretimden pay alır, onu satar ve üretim ortağı olarak kredisini kapatır.

Ürünleri elde edinceye kadar yaşayabilmesi için çalışana kredi açar, çalışandan bir şey istemez. Çalıştıran ona kefildir. Mallar üretildiği zaman ona payını verir. O da payını alıp sattığı zaman kredisini kapatır. Bu neyi sağlar? Hiçbir kimse iş bulamadığı için çalışamaz durumda değildir. İşverenler de sermayemiz yok iş yapamıyoruz diyemezler. Çünkü işçinin parasını devlet ödediği gibi malzeme parasını da devlet öder. Üretilen mallar satıldığı zaman ödeme yapılır. 

Ekonomi ilmi bilinmezse bu söylenenler anlaşılamaz. Ekonomi ilminde fiyat paranın mala bölümüdür. Eğer piyasada artan para kadar mal da artıyorsa enflasyon olmaz, çünkü fiyatlar aynı kalır. Bu çok basit bir kanundur. O halde biz üreticiye her zaman kredi açabiliriz. Mal çoğalırsa para da çoğalır. Fiyatlar değişmediği gibi işsizlik de olmaz.

Fazla üretimin olması için de krediyi üretime ve yatırıma yönlendiririz. Ama ambarlarda yeter mal olduğu için enflasyon olmaz. İnşaatta doyma olmadığı için sonuna kadar devam ederiz. Yapıların hisse senetlerini çıkarıp halka satarız, dolayısıyla denge oluşmuş olur. 

Reklam

Batıda dengenin kurulamamış olması yapıların tekellerde kalmasından dolayıdır. Halka para ödenir ama halk bu parayla ürettiğini alamaz, üretmediği malları almaya kalkışır. Para iki misli, mal yarı yarıya olunca enflasyon olur.

Demek ki İslam ekonomisinde devlet var, vergi alır ve altyapı yapar, vergi alır ve güvenliği sağlar. İslam ekonomisinde tüccar vardır ancak ona kredi verilmez. Halk aldığı kredi ile mağazalara sipariş verir, mağazalar peşin para ile tüccarlara sipariş verir. Tüccarlar peşin vererek siparişleri yaparlar. Halka yani çalışanlara kredi verilmekle herkese kredi verilmiş olur. 

Ortaklık ekonomisinin başka bir özelliği aracılar kârı para üzerinden yapmazlar, mal üzerinden yaparlar. Para piyasada kalır ve hep döner durur. Bu sayede mal üretilir ve tüketilir. 

Para ekonomisinde ise para kâr olarak piyasadan çekilir, dolayısıyla döngü durur.

Şimdi dünya henüz banka ekonomisine geçememiştir. Batıda bile banka dışı üretim tüketim başlamıştır. Onlarda da kayıt dışı ekonomi başladığı için Batı ekonomici cahildir. 

Ortaklık ekonomisi ise yalnız bizde var, Akevler’de var. 

Bizler sizlerden daha fazla ekonomi ilmini biliyoruz diyenler ile tartışmaya hazırız.

Ak Parti Batı sokaklarında dolanıp duruyor. Oysa Allah’ın nuru Türkiye’de parlıyor. Bizler istiyoruz ki Ak Parti bunları uygulasın ve varlığını sürdürsün, bunları onun için yazıyoruz. O bizi dinlememek suretiyle direniyor. Ama biz yine de onu destekliyor ve koruyoruz. 

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here