Bayram Sabahı

0

Bayramdır, hüzün bulutlarını dağıtan

Bayramdır, sevgi goncalarını açtıran

Bayramdır, dostları hatırlatan

Ve bayramdır, kulu Allah’a yaklaştıran

Özledim, “Bir bayram gülüşü savur” diye başlayan bayram mesajlarını.

Öyle bir özlem içinde yanıyorum ki tebessüm eden simalara hasret kaldım…

Yarın bayram dedikleri vakit, içim kıpır kıpır olurdu. Bayram sabahının heyecanından, geceleyin uyuyamazdım. Hele bir de bayramlık elbise alınmışsa, o zaman gözümdeki uyku deryalarda kaybolurdu.

Bayram sabahı çok erken kalkardık. O gün en güzel elbiselerimizi giyer, sonra da doğruca bayram namazı için camiye giderdik. Köyümüzün bütün insanlarını bayramlarda bir arada görmek, bana büyük bir mutluluk verirdi.

Zaten bayramlar dışında görmek de mümkün değildi.

Hele bir de o sabahki tatlı esinti yok mu; adeta insanın ruhunu okşardı.

Rüzgâr, şimdiki gibi efkârı dağıtmak yerine; saçlarımızı okşayarak bizleri farklı âlemlere taşırdı.

Heyecanlı olan yalnız ben değildim. Evimizin bütün fertlerinde büyük bir hareketlilik gözlenirdi.

Onlara bakınca, bayram sabahına çok az bir zaman kaldığını anlardık. Evin kadınları bayram yemekleri yapmakla meşgulken, erkekleri de dışarıdaki işleri yapmaya çalışırlardı.

Şimdi kalmadı ne bir bayram gülüşü ne de heyecanı.

İnsanlar kendi kabuklarına çekilmiş, bayramlıklarını dahi giymez olmuşlar.

Artık hiçbir ev hanımı bayram yemekleri yapmıyor. Çocuklarda da kalmamış bayram tutkusu. Sıradanlaştı bayram günleri.

Yaşadığım kentin köyünde, bayram harçlığı kavramı yoktu. Büyüklerin ellerini hep karşılıksız öperdik.

Şimdi bakıyorum da çocuklar dahi para almak için öpüyor elleri. Hatta büyüklerin ellerinin öpülmesi için para yoluyla teşvik ediliyor çocuklar.

Menfaatler dahi bayramlık duygularımıza bulanmış.

Ev ev dolaşır şeker toplardık eskiden. Bayramdan bir gün önce de başlanırdı toplanmaya.

Kalmadı şeker toplayan insanlar, kalmadı şeker gibi insanlar.

Kaybettik her şeyimizi bir bir.

Bayramlar umut demekti, bayramlar mutluluk demekti; bayramlar kurtuluştu, bayramlar aydınlıktı.

Bayramlar, bayramların üstünden geçiyor.

Ben ise geçmişteki yaşadığım bayramlara imrenmeye başladım. Bilemiyorum, o zamanlar çocuk olduğumuzdan dolayı mı bayramlar güzel olurdu; yoksa gerçekten bayramlar değişti mi? Şimdiki çocuklar için bayramlar güzel geçiyor mu?..

Bayramların kötü olmasının faturasını zamana kesiyorum. Zaman ki dünyanın öğretmeni. Çünkü insan her şeyi zamanla öğreniyor.

Artık ne yazlardaki bayramlar ne de kıştaki bayramlar güzel değil.

Kime gitsem, kimin yanına koşsam; herkeste yaşadıklarına karşı bir sitem var. Benim ise sitemlerim kendime mi yoksa zamana mı; bilemiyorum.

Gurbette bayram sabahları daha bir başka olurdu. Boynumuz bükük, hasretle koklardık. Gurbetteyken, sürekli memleketimdeki bayramları hatırlardım. Nerden bilebilirdim, memleketimizin bayramlarının yerini başka bayramların aldığını.

Bayramlar, artık mutluluk değil ıstırap veriyor. İnsanlar bayramları tatil günleri olarak görüyorlar. Eş-dost ziyaretleri maziye karıştı. Geçmişin ateşi, şimdi yüreğimi yakıyor. Değişen çok şey olmuş.

Yalnız değişenler içinde bizler de değişmişiz. Kaybetmişiz bayramlık duygularımızı?

Rüya gibi geliyor eski bayramlar.

Yoksa bu bayramlar da mı gelecekte rüya gibi olacak?

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here