‘Bazı dostlar geldi, ‘Dükkanlar kapanıyor’ dedi, öyle bir şey yok….’

4

‘Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler’

Bu söz Fransız kraliçesi Marie Antoinette’ye atfedilir.

Peki kimdir bu kraliçe?

Marie Antoinette

Kutsal Roma İmparatoru I. Franz ve eşi Avusturya İmparatoriçesi Maria Theresa‘nın kızları. Henüz 14 yaşında Fransa veliahtı XVI. Louis ile evlendirildi.

Sebebi de, Yedi Yıl Savaşları’nda müttefik olan Fransa ile Avusturya’nın ittifaklarını perçinlemek. XV. Louis’in torunu olan veliahtla kraliçe Maria Theresa’nın kızlarından birini evlendirmek isterler ama kraliçenin büyük kızı çiçek hatsalığından ölür ve mecburen de Marie Antoinette’yi evlendirmek zorunda kalırlar.

Eğitimini dadısı üstlendiği için derslerden çok dansla vakit geçiren Marie nişanlandıktan sonra, annesi kraliçeden hızlandırılmış dersler alır ve Versay sarayının yolunu tutar.

Çocuk yaşta evlendiği için evliliklerinin ilk altı yılı ayrı odalarda iki ayrı insanın yetişmesi şeklinde geçer. Kral XV. Louis’in çiçek hastalığından zamansız ölümü sebebiyle kocası XVI. Louis kral ve Marie Antoinette de kraliçe olur.

Taç giyme töreninde halkın ekmek bulamadığını ve kuru ekmek yediğini söyleyenlere kraliçe Marie Antoinette’nin bu sözü söylediği yazılır.

Ancak kraliçe o gün şöyle bir not düşmüştür: ‘Kendi bahtsızlıklarına rağmen bizlere böylesine iyi davranan bu insanları gördükçe, onların mutluluğu için kesinlikle daha sıkı çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu gerçeği kral da görmektedir…’

Peki bu sözü kim söylemiş?

J.J. Rousseau, ‘itiraflar’ isimli kitabında bunu açıklar.

Bir kraliçe hizmetçilerin ekmeğinin bittiğinin konuşulduğunu işitmiş ve lafa karışarak ‘ekmek bulamıyorlarsa, brioche (yüksek miktarda yumurta ve tereyağı içeren bir tür Fransız ekmeği) yesinler’ manasına gelen ‘qu’ils mangent de la brioche’ demişti.

Bu kraliçe, gerçek olmayan hayali bir kraliçeydi…

‘Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler’ diye kraliçeye atfedilen söz aslında hayali bir kraliçeye aitmiş ama ülkemizde bir milletvekili ‘kuru ekmek yediklerine göre aç değiller’ diyebildi.

Ekonominin durumu her geçen gün daha da kötüye giderken yapılan açıklamalar ‘daha neler denebilir ki’ noktasında akıllara durgunluk veren noktaya geldi.

Bunların nasıl olduğunu düşündünüz mü?

Nasıl oluyor da, bunlar söylenebiliyor diyenleriniz var mı?

İnandırıcı değil gibi öyle değil mi.

Acı ama gerçek.

Çünkü halktan kopuk olmanın sonuçları bunlar.

Halk milletvekilleri ile görüşüyor. Milletvekilleri Başkan’la görüşemiyorlar. Atanan Bakan’lar da milletvekillerini ve halkı önemsemiyorlar.

Başkan’ın yani Tayyip Erdoğan’ın danışmanları da gelen raporları Başkan’a sunmuyorlar.

Zaten gerektiği gibi bilgi verilse 130 milyar dolar para uçup gitmezdi, öyle değil mi?

Söylerken ve yazarken miktarın ne kadar çok olduğu pek anlaşılmıyor sanırım.

Atatürk Barajı- Şanlıurfa

Devasa Atatürk Barajı’nın maliyeti 4 milyar dolar…

32 tane Atatürk Barajı gibi baraj borçsuz yapılabilirdi.

Ama ülke olarak 130 milyar dolarımızı kaybettik. Zamanın Bakan’ı da şu an ortalarda yok.

Hem para gitti, hem Bakan…

Bunun sebebi neydi?

Korku.

Vatandaşın iletisi

Başkan’dan korkulması sebebiyle ona gerçek veriler sunulmadı. Aynı bugün olduğu gibi….

Ak Partili olan vatandaşlar bile artık ayçiçek yağı fiyatları için köpürüyorlar. Bu, sadece onlarca serzeniş içinde öne çıkan bir örnek.

Geçiş garantili yapılan köprüler için dolar akışı devam ediyor. Pandemiden dolayı kısıtlama olan bir dönemde bile onların paraları ödenmek zorunda…

Halk artık bazı sorulara cevap arıyor:

‘Köprülere %26 zam yapılırken maaşlara neden %8 zam yapılıyor?’

Başkan’a danışmanları gerekli doğru bilgiyi vermiyorlar, Başkan da bilmiyor, anladık.

Ama Başkan bir toplantıda bazı dostlar dedi ve ekledi:

‘Bazı dostlar geldi, ‘Dükkanlar kapanıyor’ dedi, öyle bir şey yok….’

Başkan Erdoğan öyle bir şey yok, dedi.

Yokmuş.

Yalanmış bu bilgi.

Dükkanlar kapanmıyormuş.

Ekonomi de iyiymiş.

Ayçiçek yağı fiyatı da 85 TL olmamış.

Hayali kraliçenin söylediği söz gibi bunlar da hayali halkın şikayetleri diyeceğiz artık…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

4 YORUMLAR

  1. Şimdi halk giden paraya mı yansın? giden bakana mı yansın?
    Giden para yerine gelir ama giden bakan yerine asla gelmez
    Sayın başkan ekonominin kötü olduğunu bilmiyormuş bilmemesi mümkün değil
    Ekonominin kötü olduğunu bilmek için uzman olmaya gerek yok
    Her konuda konuşan talimat veren bir başkan kötü giden bir şeyleri bilmemesi mümkün değil öyle bir mazereti de olamaz. Bu ülkeyi yönetiyorsan bileceksin. Aslında çok iyi biliyor ama bu konuda çaresiz…
    İşte bu durumlar erken seçimin ayak sesleri…

    Bir Milletvekilinin kuru ekmek yediklerine göre aç değildir sözüne rağmen hala o makamda duruyorsa halkımızın teveccühündendir.
    Anlaşılıyor ki yönetimle halk arasında iletişim tamamen kopmuş durumda…

  2. Sayın Eskicioğlu yazılarınızı zevkle takip ediyoruz ,sizinki ile birlikte sayın Koru’nun yazılarınıda okuyarak güne başlamaya alışmıştık ama birkaç gündür sayın Koru yazmıyor,neden acaba?

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here