Bebeğim yemekteyken bir köfte daha istedi, yoktu, birlikte ağladık..

0

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, insan hakları ihlallerine ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenledi. “Ekonomi yönetilemiyor, vatandaş perişan, doların hali ortada, adeta devalüasyonlar yaşanıyor.” diyen Gergerlioğlu, şunları söyledi:

“13 gündür Ayşe Özdoğan isimli 4. evre maksiller sinüs kanseri hasta, cezaevlerinde işkence çekiyor, korkunç bir durum. Kabul edilecek bir durum değil, bu hasta kişinin cezaevinde yatmaması gerekiyordu bunu bir doktor, insan hakları savunucusu olarak söyleyim.

Nükseden son evre maksiller sinüs kanseri bir hastayı yüzünde aşağı kadar kanamaları olan, yemek yediğinde yemeği sindiremeyen ağız içinde biriken su içtiğinde burnundan o suların aktığı, bütün yaşam komforu bozulmuş, tek başına banyo yapamayan, yemek yiyemeyen bir insanı cezaevine koydunuz.

Dünya başımıza yıkılmıyorsa Allah-u Teala’nın bize müddet verdiğindendir, içeride işkence çeken bir insan var ve bu hal hala devam ediyor. Ben size boş konuşmuyorum, Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi’nin raporu. Nüks eden 4. Evre maksiller sinüs kanseri diyor, doktor olarak inceledim olacak iş değil. Adli tıp kurumuna rapor gidiyor, cezaevinde kalabilir raporuyla geri dönüyor, hasta ve cezaevine alınıyor. Sonrasında Denizli Cezaevi’ne konuluyor, oradan her gün hastanelere taşınıp duruyor.

Yetmiyor Denizli hastaneleri yetersiz kalıyor, hastayı takip eden Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi, hasta Denizli’den Antalya Cezaevi’ne kelepçeyle, o kadar kötü durumdaki bir hastayı kelepçeyle ring aracında demirden hücre gibi bir yerde götürüyorsunuz saatler boyu. Düşünün normal bir insanı seyahat yapmak zordur ama bu hastaya işkence gibi bir uygulamadır ve şu anda Antalya Cezaevi’ne nakledildi, her gün hastanelere gidiyor, geliyor bir çözüm bulunamıyor. Bu kişinin hastaneye yatmaması lazım. Kaç bin defa söyleyeceğiz. El insaf.

Kalkmışsınız biz bunları anlattığımız zaman ‘Ne kadar komik şeyler anlatıyorsun?’ diyorsun değil mi Cahit Özkan. Hiç mi vicdanın yok. Hiçbirinizin vicdanı yok. AK Parti grubunda tek bir vicdanı olan adam kalmamıştır zaten vicdanları olsa orada oturmazlardı. Şu rezalet hadiselere, Meclis’te defalarca anlatıyorum boş boş yüzüme bakıyorlar. Bomboş gözlerle yüzüme bakıyorlar. Bu insanlar da vicdan mı var? Vicdanın zerresi kalmamış. Biz bunları anlatırken ağlamamak için kendimizi zor tutuyoruz, bunlar gülüyorlar. Diyecek tek bir kelime bulamıyorum.

Cezaevinde bebekler olursa ne olur? Bu konuyu biliyorsunuz çok yakından takip ediyorum, bana birçok mektup geliyor, takip ediyorum, cezaevlerini ziyaret ediyoruz, hali görüyoruz, gelen bir mektubu size aktarayım, insafınız ne diyecek buna. Elif Yalçın bana Gebze Cezaevi’nden yazmış. ’20 aylık bebekli emziren mahpusum.10 kişilik yerde 23 kalıyoruz, bundan dolayı bebeğim süreklik yanımda kalamıyor. Yanıma alınca da oyun alanı bulamıyor. Bebeğim yemekteyken bir köfte daha istedi.’ Yemek dağıtılırken, bebek köfteyi seviyormuş ‘Bir köfte daha olsun.’ ‘Yoktu, birlikte ağladık, bebeğim ağlayınca bende ağladım ev hapsi bile olsa tutukluluğum bitmeli.’

Bebekli binlerce kişinin cezaevinde olduğu son 5 yıllık OHAL Dönemi yaşadık, inanılmaz hadiseler yaşadık ve yaşanmaya devam ediyor. Bir cezaevinde yaşanan bir örneği anne veya babaysanız size sunuyorum, yorum yok. Şu hadiseyi bir anne baba duyarlılığı ile dinleyin arkadaşlar başka bir şey demiyorum size.

Sadece o değil binlerce mahpus kendilerine hukuksuz bir şekilde denetimli serbestliğin verilmemesi ile ilgili feryat ediyorlar o zindanların dibinden. Nuriye Gülmen arkadaşımız 450 günlere yaklaşıyor, mahkemesi önümüzdeki günlerde Nuriye için adalet, KHK’lı direnen bir arkadaşımız. Sırf sesinin kesilmesi için zindanlarda bu cezaevindeki fotoğrafı, mahkemesinde serbest bırakılmasını bekliyoruz Nuriye Gülmen’e özgürlük diyoruz.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here