- 1968!… - 7 Kasım 2025
- Die Probleme der Kurden sind innerlich - 31 Ekim 2025
- Kurden und Türken - 20 Ekim 2025
Galiba bundan dolayı politikleşemedim. Ve bence ‘’romantik devrimci’’ tabiri bana uyar.
Mazlum Doğan bile bana ‘’Sen bu gidişle asla politik bir devrimci olamazsın’’ diyordu. Ben de ona hem katılıyor hem de gülerek ‘’Senin gibi asık suratlı, sert ve politikayı hayatının eksenine koyan biri olmaktansa; politikleşmemeyi tercih ederim’’ diyordum.
Aslında her şeyimizle farklı iki ayrı insandık. Lakin yine de beraber epey yol aldık. Ondan ziyade ben Mehmet Hayri Durmuş’ta kendimi buldum. Ve Hayri ile PKK’ye katıldım.
Onu her şeyiyle sevmiştim.
İçten ve samimiyetle Hayri’ye ‘’Abi’’ diyordum.
Her neyse…
Konum ne Mazlum ne Hayri’dir.

Ben çok eskiden okuduğum bir Sovyet romanı vardı. ‘’Saat 13’te Sayın Generalim’’.
Yıllar önce okumuştum. O romanda aklımdan hiç çıkmayan bir sahne var.
İki Partizan birbirini seviyor. Hem yoldaş hem sevgili. Hem yoldaşça hem de aşkla birbirlerini seviyorlar.
Erkek olan ve ÇEKA’da çalışan, parti tarafından Alman İstihbaratına Ajan olarak sızma görevi veriliyor. Bu görevden kadın yoldaşı/Sevgilisinin haberi yok. Ve bir asansörde kadının sevgilisi ve Alman Ajanları bir aradayken, kadın onu görüyor. Onun ajanlığını görünce şiddetle tepki gösteriyor. Sevgilisinin üstüne saldırıyor. Sevgilisi arkasından koşuyor, ‘’Dur! Bekle! Sana her şeyi açıklayacağım’’ diyor ama sevgilisi şokta ve kendisini asansör boşluğundan aşağıya atıyor.
Oracıkta can veriyor.
Sevgilisi içi kan ağlayarak Alman ajanlarının yanına geri dönüyor.
X
Şimdi benim öyle bir sevgilim hiç olmadı.
Ancak şu Almanya’da anamdan, babamdan, kardeşlerimden her şeyden çok beni seven ve değer veren Roland ve Yazgülü vardı.
Onlar hala benim ‘’Alman Ajanı’’ olduğuma inanıyor. Ve dün gece Roland yine insan çıktı. Beni gördü. Sordu. Yakınlık gösterdi. Lakin Yazgülü’ye elimi uzattım. Elim havada kaldı. İşte o an asansörden atlayan Çeka üyesi partizancı kadın aklıma geldi.
Ama ben onun gibi asla yapmayacağım.
İntihar, korkaklık ve çaresizliktir.
Bugüne kadar ne ölüm oruçlarına katıldım ne de intihar ettim.
Acılardan birkaç teşebbüsüm oldu. Onu da beceremedim.
Ve kendi kendime söz verdim:
‘’Kalk ayağa!. Sana bunları çektirenlerden hesap sor!’’ dedim ve bunu yemin bildim. O yeminime hala bağlıyım.
Gücüm yetsin yetmesin bana çektiren herkesten hesap soruyor ve intikamımı alıyorum.
Çünkü bende KİN AZİZ, İNTİKAM YEMİNDİR.
20 Mart 2022
Almanya-Essen












