‘Ben Türk’üm ama Yahudi’yim efendim’

3

Cevap niteliğindeki bu cümle bana ait değil.

Kime ait olduğunu da söyleyeceğim ama daha önce konuyla ilgili biraz bilgi vereyim.

Türkiye kurulmadan önce varlığını sürdüren ve bugün ülkemizdeki siyasi iktidarı destekleyenlerin övünerek her daim dile getirdikleri ‘ecdat’ dediğimiz Osmanlı Devleti tarih sahnesinde idi.

Osmanlı Sultanı II. Bayezid şehirlere ve bölgelere duyuru ve emirname göndertti.
Peki ne vardı bu emirnamede?

El-Hamra Kararnamesi

‘İspanya Yahudilerini geri çevirmek şöyle dursun tam bir içtenlikle karşılanmalarını, aksine hareket ederek göçmenlere kötü muamele yapacakların veya en ufak bir zarara sebebiyet vereceklerin ölümle cezalandırılacaklarını…’

Piri Reis’in amcası Kemal Reis’in kumandasındaki Osmanlı kadırgalarıyla gelen göçmenler; başta İstanbul, Edirne ve Selanik olmak üzere, İzmir, Manisa, Bursa, Gelibolu, Amasya, Patros, Korfu, Larissa ve Manastır’a yerleştiler veya yerleştirildiler.

Osmanlı Devleti 1492 yılında İspanya’da hayatları ve dini hayatları tehlikeye giren Yahudileri ülkesine kabul etti ve hatta onları getirmeleri için gemiler gönderdi.

İşte Osmanlı Devleti buydu.

Aslında 1492 yılından önce de Osmanlı topraklarında Yahudiler yaşıyorlardı. Ve hatta çok daha öncesinde de.

Osmanlı topraklarına El-Hamra Kararnamesi ile gelen Yahudiler o tarihten bu yana bu topraklarda yaşıyorlar. Bazen dışlanma ve şiddet görseler de, kimi zamanlarda yapılan baskı yüzünden isimlerini ve kim olduklarını saklamak zorunda kalsalar da bizimle aynı topraklarda yaşayan Yahudiler bizim insanlarımız.

Bizden olanlar…

İster Sefarad ister Aşkenaz olsunlar bu ülkenin Yahudi vatandaşları bizimdir ve öyle de kalacaklardır.

Ha unutmadan.

Merak eder de okumak isterseniz, size bir de Endülüs’ü tavsiye ederim.

Endülüs’te Müslümanlar ve Yahudiler nasıl iç içe ve dostça yaşamışlardı, okuyun derim.

Bütün bunları neden söyleme ihtiyacı hissettim?

Sebebi Sputnik Türkiye’nin verdiği bir haber. Haberde MHP Gen. Bşk Devlet Bahçeli şu cümleyi kullanmış:

‘Laiklik dinsizlik değildir. Kavramsal çatısı dinle çatışmalı da görülmemelidir. Türkiye laik, sosyal ve hukuk devletidir. Millet, Müslümandır…’

Laiklik dinsizlik değildir, doğru.

Türkiye laik, sosyal ve hukuk devletidir, doğru.

Millet, Müslümandır, işte bu tamamen yanlış.

Türkiye’de yaşayan milletin içinde ‘Müslüman’ım diyenler çok evet ama bu milletin içinde Hristiyan, Yahudi de var. Aynı zamanda Ateist ve inançsız olanlar da var. Aynı zamanda Budist de var. Aynı zamanda Ezidiler de var.

Bu cümleyi başka bir siyasetçi dile getirse o kadar zoruma gitmezdi de. Millet nedir, tarih nedir, Osmanlı ve Türk tarihi ne anlama gelir sorularına en iyi cevaplar verebilecek olan ve hatta vermek zorunda olan MHP Lideri Devlet Bahçeli dile getirince insanın canı sıkılıyor.

İvo Molinas, Şalom Gazetesi Başyazarı

Yukarıdaki cevap da ülkemizin bir vatandaşı olan ve aynı zamanda 1947 yılından beri yayın hayatında varlığını sürdüren Şalom Gazetesi’nin başyazarı İvo Molinas’a ait.

Acizane ben de İvo Molinas’a destek veriyorum.

Türk ve Yahudi vatandaşlarımız var ve var olmaya da devam edecekler.

Sayın Bahçeli’ye buradan bir hatırlatma yapmayı görev addediyorum.

İnsanların zihinlerinde bu cümlenin yer etmemesi için en yakın zamanda bu söylemi düzeltmesini istiyorum.

Çünkü bu söylem halkı, milleti din temelinde ayrıştırmaktır ve ayrıca suç unsuru içerir.

Konu Yahudiler ve ülkemizin vatandaşları olan Yahudi komşularımız olunca bu vesileyle Yom Kippur (Kefaret, Tövbe Günü) kutluyorum. Oruçların kabul ve merasimlerinin kutlu olmasını dilerim.

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikŞempanze, Tarla faresi, İnsan ve Hatalarımız
Sonraki İçerik4 bin yıl öncesine ait aslan çene kemiği bulundu..
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

3 YORUMLAR

  1. Niyetinizin iyi olduğunu düşünüyorum, fakat Yahudiler bizim insanlarımız, Yahudi vatandaşları bizimdir demek yerine; bu ülkede yaşayan herkes hangi ırktan, dinden, renkten olursa olsun bu ülkenin vatandaşlarıdır demek sanki daha doğru olur gibi geliyor. Hakkınızı helal ediniz.

  2. Elbette bütün dinlere inançlara saygılı olmak müslümanın görevi. Sanki Türkiye’de müslümanlar değil de Yahudiler aşağılanmış gibi üzülüyor sunuz, haklarını savunuyorsunuz.. Azizim biraz da Filistin’e baksanıza, içiniz sizlamiyor mu? Yoksa siz gizli Yahudi misiniz? Filistinliler den çok Yahudi haklarını savunuyorsunuz. Kalın sağlıcakla..

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here