Benim her ay 10 bin dolar yolladığım bir milletvekili yok ama daha fazla yolladıklarım var..

0

Organize suç örgütü lideri olmaktan aranan Sedat Peker, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeğeninin eşi, Lazoil petrol dağıtım şirketinin sahibi Serdar Ekşi ile yaptıkları görüntülü telefon görüşmesinin kaydını paylaştı.

Görüşmede Ekşi, “Reisim şu Pelikan’a girmeden aslında, daha girmeden artık… İşte ben şeyi aradım, Hilal’ın kocası. Pelikanın başı o zaten, Süheyb’i ben aradım.” ifadelerini kullandı. Kendisi ve eşi hakkındaki iddialara yönelik sosyal medya hesabından açıklama yapan Hilal Kaplan ise dava açacaklarını söyledi:

“Serdar Ekşi denen yalancı ile ‘alakamız’ şudur: Kendisi Taha Ün ile yakındır. O yüzden bu videoda hakkımızda söylediklerinin Taha Ün-Davutoğlu ekibi kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Eşimle cepte görüştüğü tarihi açıklasın; HTS kayıtlarını talep edeceğiz & iftiradan dava açacağız. Serdar Ekşi denen yalancı iki yıl önce araya binbir ricacı koyarak eşimle bir defa görüşmüş. Eşim nasıl bir tip olduğunu anlayınca telefonundan dahi engellemiş. Şimdi çıkmış geçen hafta görüştüm diye yalan uyduruyor. Mahkemede hesaplaşacağız.”

Yayınladığı son videosunda Sedat Peker, her ay 10 bin dolar yolladığı bir milletvekili olmadığını belirterek bazı milletvekillerine daha fazlasını verdiğini söyledi:

”Kardeşlerim bu 10 bin dolar konusuna gelelim. Benim her ay 10 bin dolar yolladığım bir milletvekili yok. Ama daha fazla yolladıklarım var. Bir de çok ayıp ya, bana 10 bin doları nasıl yakıştırırsınız? Süleyman var ya, 10 bin dolar da yalan. Belge yok, dekont yok. Ama daha büyüklerini yolladım. Şimdi Metin Külünk’ten konuşacağız. Beni telefonla aradı, ‘Biden, Tayyip Erdoğan’a karşı falan filan’ dedi. Hepten delirdik. Adamlar dünyayı yönetiyor. ABD Başkanı, Sedat Peker’i mi bilecek? Benim kendi meselem var. Sonra benim yanımda ayrıldı. Beni itibarsızlaştırmak için kurulan bir yapı var, içinde mafya, milletvekili var. Bunlar özel adamlar ama beyin yok. O yüzden dolayı Metin Külünk’ü konuşacağız. Onu rezil etmeyeceğim, ne yaşadıysak onu konuşacağız.”

AK Parti’nin seçim döneminde evlere kutu halinde bıraktığı Türk kahvesini hatırlatan Peker, “AK Parti’nin seçim zamanı dağıttığı kahve var ya, Tarihi Beyoğlu Kuru Kahvecisi. İşte o benimdi. Ee hani ben pisliktim? Onlarca milyonluk kahveyi alıp dağıtmadınız mı siz? Bir lira mı verdiniz? Verdiyseniz hani fatura? Size yazıklar olsun. Adam gibi düşmanlık yapın.” dedi.

AK Parti MKYK Üyesi Metin Külünk’ün kendisini arayarak bir tanıdığının tefeciye borcunun olduğunu söylediğini aktaran Peker, Külünk’ün borcunu ödediğini ifade etti:

”Metin Külünk’ün Ömer Külünk diye bir yakını var. Beni Metin Külünk arayıp, ‘Yeğenimin yerini tefeciler almış. O tefecilerle bir konuşsan’ dedi. Ben de ona aradığım takdirde insanlar beni mafya sanacak, tahsilat yapıyorum gibi gözükecek dedim. O yüzden ne kadarsa ben ödeyeyim dedim. 300 bin lirayı ödedik, tapuyu aldık verdik. Biz parayı böyle veririz kardeşlerim.”

Külünk’e her ay 10 bin dolar göndermediğini belirten Peker, seçim zamanı arabasına para bıraktığını, 10 binden daha fazla para verdiğini vurguladı.

Peker şöyle konuştu: “Sen gidiyorsun paraya yatırıyorsun, ondan sonra ne yapmak istiyorsan onu yapıyorsun. Hani Sülü’nün Ankara’da akrabası var ya, onun yaptığı işlerin bu belediye aksanı. O dev olmuş, bakanlar, genel müdürler hepsini yönlendiriyor. Benim anlattığım belediyelerdeki sistem. Şimdi sen oraya parayı yatırdın ya, belediye başkanına gitmedi diyeceksin para. O ne yapıyor? 100 bin liralık bir iş var, en güvendiği arkadaşına diyor ki ‘1 milyonluk fatura kes’ diyor. İşi, istediği insana verme gibi bir saçma bir şey var, onu da siz (gençler) kaldıracaksınız. En iyi teklif verenin ihaleyi alması lazım. Sonra o 1 milyon liralık işi alıyor ama 100 bin liraya yapıyor. Ona 100 bin lirayı veriyor, 100 bin de vergi vesaire çıkarsa, geriye kalan 800 bin lirayı kılçıksız alıyor cebe indiriyor. Bakın şaka yapmıyorum. Ve hiçbir polis takip altında neden falan neden ceza almıyorlar, sonunda beraat ediyorlar? Çünkü sistem bunun üzerine. İnsanın karısına, çocuğuna zaafı olur, onu etkileyip seni yönlendirebilirler. Sistem kuracaksınız siz. Aslan avını bana yaptıracaksınız, ben de size anlatacağım.

Siz hep diyorsunuz ya, beşli çete, onlu çete, onlara ihaleyi veriyorlar diye. 1 milyar dolara ihaleyi alıyor, siz zannediyor musunuz ki bunların işçileri var, hayır yok. Alt taşeron sistemi var. Bunlar işi taşeronlara veriyorlar. 400 bin milyon dolara taşerona veriyor, 600 milyon dolar kılçıksız bu tarafta.”

Metin Külünk’ten açıklama

AK Parti MKYK Üyesi Metin Külünk de twitter hesabından yazdı: “Devletini Markalaştırmak küresel ölçekte bilgi, teknoloji gücü gerektirir; buna zaman yok! Diyorlar ki siz birliğinizi düğünlerde, derneklerde , partilerde kendini yaşatmakla yetin!…”. Bu asla kabul edilemez! Geçit verilemez!

Bilgi, Teknoloji varsa o zaman Devletin Markalaşması vardır. Dikkat! Türkiye’ye kaynak alanında ısrarla şu dayatılıyor: “Sen de kaynak yok!… Sen dünyadaki Endüstrilere ucuz insan kaynağı ol!…” ve birlik için ise şu kurnazca telkin yapılıyor: Türkiye’nin Enerjisi Kimleri Hareketlendirdi.

Devlet ‘Canlı’ varlık gibidir; bedeni, ruhu,dili ve eylemi vardır.Hafızası ve hayali vardır. Hatta heyecanları, üzüntüleri vardır. Türkiye Cumhuriyeti bin yılı aşkın büyük Türk devlet canlılığının son yüzyıldaki yaşanmışlığıdır. Türkiye’yi dünyanın kaynak haritasında ‘Küresel Endüstrinin Deposu’, ‘Büyük ticaret akslarının konaklama tesisi’ etiketleriyle sunmak hem topluma hem de devlete haksızlıktır.

Elimizi vicdanımıza ve aklımıza koyalım: Geçmiş dönemlerde Türkiye’yi bu duruma düşüren politikalar hep var oldu. Ancak AK parti döneminde modern çağımızda ‘Endüstri kaynağı’ ve ‘Devleti markalaştırma’ hedeflerine yönelik büyük gayretler ve başarılar dönemi oldu.

Doğal Gaz rezervi,Savunma Sanayi ve Bilişim Teknolojisine yatırım bu bağlamdaki gayretlerdir. Şimdi! Endüstri kaynakları ve Devleti markalaştırma yani markalar üretip, dünyaya kabul ettirip ‘Türkiye’ denildiğinde Markaların akla gelmesi bizim devletimizin ana ekseni iken; Enerji ve Savunma sanayisinde büyük değişimler yaşanırken Millet ittifakından Doğal Gaz rezervleri bulunduğunda heyecan duyması ve bayram havasında açıklamalar beklerken; maalesef ısrarla Devleti kaynak ve birlik alanında küresel güçlere şikayet eden; küresel endüstrilere depo olacak sınırda tutan politik açıklamalarda buluyoruz!

Türkiye’nin Petrol, Doğal Gaz, Madenler, Savunma Sanayisi, Bilişim Teknolojileri alanındaki enerjisinden rahatsız olanlar, Türkiye’nin enerjisini mezhepler, komşular, etnik gruplar, yaşam tarzları tartışmaları üzerinden yavaşlatmak ve yormak istiyorlar.

Hayatın enerjisi içinde oluşan tartışma konuları tabi ki olacaktır; ancak bu tartışma konularını Devletin enerjisini yavaşlatacak ve hatta aleyhinde olacak negatif enerjiye dönüştürmenin kimseye faydası yoktur. Türkiye’ye enerji kaybettirerek iktidara gelme hevesine giren muhalefete tarihi bir gerçeği hatırlatalım: Devletler varlıklarını muhalefetin sanal enerjisine ve nefretlerde buluşan birliklerde kurulmaz! O nedenle devletler kurulmadıkları zeminlerde ölmezler!

Lütfen Türkiye’nin faydasına olacak enerjilere sondaj yapalım! Bunu da hep birlikte başaracağız. Tüm farklılıklarımızla beraber bir arada başaracağız.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here