‘Besleme’ basın mı yoksa ‘Fonlanan’ basın mı?

0

Atatürk şöyle diyor:

“Basın hürdür, sansür edilemez.”

 ‘Özgür Basın’ iktidarı zirveye taşımışken;

Sansürün dibi kazınırken;

Hür basın esaretteyken;

Gazeteciliğin şarteli indirilip bayramı kutlanırken;

Hikmetine sual olunmaz amma birden aklımıza ‘basın özgürlüğü’ düşüverdi.

Kimine göre ‘alternatif medya’, kimine göre ‘iktidar karşıtı medya’, kimine göre ise ‘kendini bağımsız sanan medya’.

Tartışma konusu da şu:

Yukarıdaki tanımlamaya giren medyanın yurt dışından fonlanması.

Yani dış güçler, hain emeller, ülkeyi karıştırmak isteyenler.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına göre demokrasilerde ‘dördüncü kuvvet’ olan basın, ‘beşinci kol faaliyeti’ yürütüyor.

Türk siyaseti dizayn edilmek isteniyor.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Kimsenin şüphesi olmasın ki; ne basın özgürlüğü ne de bir başka bahaneyle demokrasimizi kimsenin masasına meze yaptırmayız. Yeni kisveler altında beşinci kol faaliyetlerine müsaade etmeyiz.” diyor.

Demokrasi derken başganım?..

Eskiden ‘besleme’ basın vardı şimdi bir de ‘fonlanan’ basın çıktı.

Peki sizce hangisi makbul?

‘Besleme’ basın, Demokrat Parti iktidarı döneminde devlet tarafından desteklendiği iddia edilen gazeteleri ifade etmek için kullanılan söz. Bu destekleme, resmi ilan yayınlama yoluyla olduğu gibi doğrudan para yardımı şeklinde de yapılmaktaydı.

‘Fonlanan’ basın, malum yurt dışı kaynaklı.

Demokrat Parti iktidarı döneminde uygulanan ‘Besleme’ basın geleneğini AK Parti iktidarı devraldı.

Her konuda olduğu gibi bu konuda da çağ atlattı.

Şimdi bu geleneğin dışında kalanlar, iktidarın canını sıkıyor.

Benim beslediklerim iyi yaban ellerin besledikleri kötü.

Önlem almak istiyor ama nasıl?

‘Besleme’ basın dışında kalanlar dizayn edilmek isteniyordu ki imdada ‘fonlanan’ basın yetişti.

Aslında iki basın dünyasına baktığımızda ‘al birini vur ötekine.’

O zaman sorun nedir?

Sorun, iktidarın istedikleri şeyleri farklı cümlelerle ifade etmelerinde.

İktidar harfi harfine cümlesi cümlesine aynı şekilde ses çıkmasını istiyor.

Kaçak yapılara af yok.

Basının da milli ve yerlisi olması şart.

Madem güzel bir orta yapılmış;

İktidar elbette bunu gole çevirecektir.

Benim tek bir sorum var:

Fonlananlar, iktidarı destekler mahiyette yayınlar yapıyor olsaydı bugün bu tartışmalar yapılıyor olur muydu?

Önceki İçerik17 yıl sonra maç kaybettiler..
Sonraki İçerik“İslam’da Güncelleme” Konusu !
1978 yılında Erzurum'da dünyaya geldi. Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Tv ve Sinema Bölümü mezunu; Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu; Atatürk Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu mezunu. 2001 yılında gazetecilik hayatına başladı. Erzurum'daki yerel gazetelerin çeşitli birimlerinde 3 yıl çalıştıktan sonra Diyarbakır ve Ankara'da Parlamento Muhabirliği başta olmak üzere çeşitli alanlarda 11 yıl gazetecilik yaptı. 2017 yılından itibaren ise Ocakmedya'da yazmaya başladı. Halen Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümünde Yüksek Lisans yapmaktadır.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here