Bir çıkış bulamadığı için intihara yönelen kişiler..

0

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi.

“Birçok ekonomik sıkıntılarımız var ama bizim ülkemizin değerleri olan bazı bölgelerin, bazı alanların tahrip edilmesini de kesinlikle doğru bulmadığımızı buradan bir defa daha ifade etmeyi görev addediyorum.” diyen Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“İkizdere’de yaşanan doğa katliamı gözden ırak tutulacak affedilecek bir gelişme değildir. Ülkemizin çok güzel mekanları var. Eğer biz bu mekanları bu bölgeleri tahrip etmekten imtina etmezsek yarın oraları yeniden inşa etmek mümkün olmaz. Siz birtakım inşaatlar yapılacak birtakım çalışmalar yapılacak diye doğayı tahrip eden taş ocakları ile o güzelim beldeleri ortadan kaldırırsanız insan canına kıymış kadar yanlış yapmış olursunuz. Maalesef bugün iş başında bulunan iktidar kafayı betona takmış. Düşünürken ya beton ya demir ya asfalt bu ülkenin düzelmesi için aklına başka bir şey gelmiyor. O zaman da ülke bütün güzelliklerini kaybediyor ne yazık ki. Eğer, İkizdere’de başlayan bu tahribat durdurulmazsa emin olun yarın Karadeniz sadece güzelliğini değil, geçim kaynaklarını da kaybeder endişesini taşıyoruz.

İnsanlar bebeklerine bebek bezi alamamakta; çocuklarına 5 lira, 10 lira harçlık verememektedir. Çaresizlik içinde kıvranıyor vatandaş! Bu tablo karşısında insan ‘Uyan ey akıl, ey vicdan, ey insanlık!’ diye bağırmak istiyor ama bağırsak kaç para bağırmazsak kaç para? Ben İktidara seslenmek istiyorum; gelin, Türkiye’de bütün siyasi partilerin tamamını ‘Ekonomik krizi siz nasıl çözerdiniz?’ diye bir toplantıya davet edin. Emin olun, bundan istifade edersiniz. Bir deneyin, 19 senedir denemediniz bunu hiç. Sadece kavga sadece vatandaşın önünde yürütülen bir mücadele.

AKLA MANTIĞA VİCDANA UYGUN DEĞİL

Gaziantep’te bir cami içerisinde meydana gelen hadiseleri çok üzüntüyle ve şaşkınlıkla karşıladım. Anlaşılan bir şeyler oldu, ne oldu tam belli değil, birileri tahrik mi etti onu anlamak da mümkün değil, ama böyle bir hadise olmamalıydı. Cami içinde teröristlere ‘Siz gaz sıkacaksınız, sıkıyorsunuz’ gibi gaz sıkmak; göz yaşartıcı birtakım cihazları kullanmak akla, mantığa, vicdana uygun değil.

Anayasa teklifleri hazırlanıyor. Millet karnını doyurma derdinde. Sen şu anda hangi kanunu, anayasa değişikliğini gündeme getirirsen getir… Zaten onu icraya koyacak gücün yok. Bir taraftan diyorsun ki ‘Şu Anayasa Mahkemesi’ni kapatın hiçbir işe yaramıyor, önümüze engel çıkarıyor’ arkasından da diyeceksin ki ‘bu Anayasa Mahkemesi’ne şu hükümlere göre kendini tanzim etmesini telkin ederim.’ Allah bize akıl fikir versin, başta iktidara. Bizim için şu anda iktidar için de en önemli konu salgın süreciyle birlikte dayatılan yeni normal değil; sosyal hayattan tecrit edilen birey, işsiz kalan insan, evine ekmek götüremeyen baba, kepenk kapatan esnaf, borca batan vatandaş ve en sonunda da bir çıkış bulamadığı için intihara yönelen kişiler. Allah sonumuzu hayretsin.”

“İMAMOĞLU’NA AÇILAN DAVAYI AKLIM HAVSALAM ALMIYOR”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun geçen yıl Fatih Sultan Mehmet Türbesi ziyareti sırasında yürürken ellerini arkasına bağlayarak saygısızlık yaptığı iddiası ile inceleme başlatılmasına tepki gösterdi. Karamollaoğlu, “İmamoğlu’na açılan davayı havsalam almıyor. Bu yaklaşımlar doğru değil. Bir kişi bir mekanda nasıl durması gerektiğini bilmiyorsa vatandaş onu tenkit eder ki İmamoğlu da farklı tavır içinde olmadığını ifade ediyor.” diye konuştu.

Karamollaoğlu, şöyle devam etti: “Ekonomik kriz bu arkadaşların attıkları adımlarla; düzeleceğine daha da büyüyor. IMF verilerine göre Nisan 2021 itibarıyla Türkiye’nin pandemi döneminde yaptığı yardımların milli gelirine oranı yüzde 1,9. Bu bizi dünyada yardım yapan ülkeler içinde en sonlara itelemiş.

Pandemiye özel olan kısa çalışma ödeneğini dikkate almadığımızda, işsizlik sigortası fonundan işverene 23,6 milyar lira teşvik verirken; bu fonun asıl sahibi olan işsize ise sadece 9,3 milyar lira verilmiştir! El insaf, el insaf, el insaf! Son bir yılda ayçiçek yağı yüzde 55, yumurta yüzde 50, mercimek yüzde 50, pırasa yüzde 40, tavuk eti yüzde 39 ve margarin yüzde 39 zamla fiyatı en çok artan bazı temel gıda ürünleri arasında yer almaktadır.

İnsanlar bebeklerine bebek bezi alamamakta; çocuklarına 5 lira, 10 lira harçlık verememektedir. Çaresizlik içinde kıvranıyor vatandaşımız! Bu tablo karşısında insan ‘uyan ey akıl, ey vicdan, ey insanlık!’ diye bağırmak istiyor ama bağırsak kaç para bağırmazsak kaç para?

İktidara dinlemese de sesleniyorum; gelin, Türkiye’de bütün siyasi partilerin tamamını ‘Ekonomik krizi siz nasıl çözerdiniz?’ diye bir toplantıya davet edin. Emin olun, bundan istifade edersiniz. Kapanma sürecinde alınan destek kararlarının vatandaşa hiçbir faydası olmayacağını ısrarla söylüyoruz! Pandemi başladığından beri söylüyoruz; gelin, her insanımıza bir defaya mahsus 1000 TL destek verin. Emin olun, bu; vatandaşı ciddi olarak rahatlacaktır.

Çiftçimiz de besicimiz de esnafımız da bir borç batağının içine sürüklenmiş bulunuyor ve iktidardan kurtuluş reçetesini bekliyor. Buna karşı iktidar bu dertlerin büyümesine sebep oluyor.

Otellerde virüs bulaşmıyor da iki vatandaş yürüyüş yapınca mı pandemi meydana geliyor. Aklı selim, itidal; bunu kaybetti iktidar. Üzülerek ifade ediyorum ki sıkıntıya düşüp bu sıkıntılardan kurtulamayanların intihar hadislerinde yaşanan artışla karşı karşıyayız. ‘Taşıyamıyorum ben bu yükü!’ diyor insanlar. İktidarın bunu uzun uzun düşünmesi gerekiyor!

Şu beş husus bizlerin de iktidarında gündeminde olmalıdır; Huzur, Barış ve Güvenlik; İnsan Hakları ve Özgürlükleri; Adalet; Refah, Zengin Vatandaş, Zengin Devlet; Şahsiyetli Dış Politika.

Borcunu ödeyemeyen esnafımızın yerine koyacaksınız kendinizi. 5 yerden maaş alıyor, ‘Bu ülkede kim hangi sıkıntıdan bahsediyor?’ diyebiliyor bazıları. Bir eli yağda bir eli balda! Cumhurbaşkanına, bakanlara, vekillere sesleniyorum; empati yapın. Esnafın, çiftçinin, işsizin, kendinizi bunların yerine koyun!

Bir KHK mağdurunu düşünün; işinden uzaklaştırılmış, mahkemeye gitmiş ve kazanmış ama siz ‘Ben seni işine göndermem.’ diyorsunuz. Bir kere empati yapın, ya sen bu duruma düşseydin ya bir yakının düşseydi.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here