Bir erken seçim Türkiye’nin geleceği açısından faydalı olabilir..

0

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç, Türkiye’nin ekonomik göstergeleri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de büyük bir israf olduğuna dikkat çeken Kılıç, şunları söyledi:

“Bunu herkes görüyor, biliyor ve duyuyor. Saraydaki şu kadar harcamanın başka yerde olmadığını söylemek akıl karı değil. Belediye yönetimlerinden tutun da hükümet yönetiminin her kademesinde çok fazla derecede israf var. Dolayısıyla sadece saraydaki israften değil her kademedeki israftan vazgeçilmesi lazım. Elbette israftan vazgeçmek çok önemlidir ancak bunun yanında bir takım tasarruf tedbirlerine de ihtiyaç var.

Sadece Merkez Bankası Başkanının görevden alınması da bir çözüm değildir. Kabine değişikliği belki tamamında gerekir. Sadece bir iki bakan değiştirmekle kabine değişikliği yapılmış olmaz. Hatta bir erken seçim faydalı bile olabilir Türkiye’nin geleceği açısından. Tabi Türkiye seçimler ülkesi oldu. Seçimden çıkıp öbür seçime giriyoruz. Bu Türkiye açısından çok rantabıl değil, uygun değil.

Mart ayında seçim yaptık, haziran ayında tekrar seçim yaptık. Arkasından bir seçimi daha kaldıracak bir bütçesi yok Türkiye’nin. İmkanları kıt ama bu gidişatı düzeltme adına öncesinde de bir takım kanuni değişiklikleri yaparak bunu sağlamak lazım. Öncelikle barajı kaldırmak lazım, sıfır barajla seçimlere gitmek lazım. Bu seçim 2020 sonbaharında olabilir.”

“Türkiye ekonomisi en zor süreçlerinden birisini yaşıyor.” diyen Şerafettin Kılıç, şöyle devam etti: “Yüksek enflasyon oranları, ürkütücü ve tehdit noktasına gelen işsizlik rakamları, sanayinin yaşadığı daralma, çiftçinin üretim sorunları, yüksek faiz oranları gibi pek çok temel noktada yaşanan darboğaz, ekonomiyi çıkmaza sokmuş durumdadır.

Yıllardır arka arkaya seçimlerle uğraşan ve seçimlere odaklanan iktidar, ekonomiye hakkıyla eğilme imkânı bulamıyor. Hükümet üyelerinin ekonomik söylemlerinde iddia ettiği olumlu hava piyasalarda karşılık bulmuyor. Bir takım reform paketleri açıklansa da, bunların şifa olduğunu söylemek mümkün olmuyor.

Geçim derdi ve ekonomik sıkıntı, Türkiye’nin gündeminden hiç düşmüyor. Giderek de daha fazla etkiliyor ve acıtıyor. Vatandaşımızın ana gündemi ekonomidir. Hayatına, gündelik yaşamına en çok dokunan konu ekonomik sıkıntılardır. Vatandaş da ekonomideki problemlerin boyutunun büyüklüğünün farkındadır. Tüketim daralmış durumdadır. İnşaat çökmüş durumdadır. Sanayi daralmış durumdadır. Çiftçi yüksek girdi maliyetleri nedeni ile üretimden kaçmaktadır.

Ekonomide yaşanan kriz giderek daha da derinleşirken iktidarın aldığı suni önlemler kötü gidişatı önlemeye yetmiyor. Sorunlar çözülmedikçe kalıcı hale dönüşüyor. İşsizlik oranları zirve noktasına ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun son olarak açıkladığı rakamları göre 4 milyon 202 bin kişi işsizdir. Oran olarak yüzde 13’tür. Genç işsizlik oranı yüzde 23,2’dir. Yüksek işsizlik oranı ülkeyi tehdit eder noktadadır. Özellikle genç işsizlikteki manzara gerçekten ürkütücü boyuttadır. Beraberinde pek çok sosyal tehlikeyi taşıyan bu durum, ne yapacağını bilemez durumda olan gençlerimizin umutlarını yurtdışına çevirmelerine sebep oluyor.

Artan işsizliğe karşı daha köklü tedbirlere ve çözümlere ihtiyaç var. Üretime yönelik yeni yatırımlara ve bununla beraber yeni istihdam imkânlarına ulaşmalıyız. Yatırımların istihdama yönelik olanlarını öncelemek ve bunlarla beraber işsizlik oranlarını azaltmak için bir dizi programlar izlenmesi gerekiyor.

AK Parti iktidarının faizin niçin ABD’de yüzde 2, İngiltere’de yüzde 0,75, Japonya, İsviçre, İsveç gibi ülkelerde ise eksi düzeylerde olduğunu bilmeleri lazım. 2019 bütçe rakamlarına göre söylüyorum. Siz yatırıma 65 milyar lira ayırırken faiz ödemelerine 117 milyar lira ayırırsanız, ne yaptığınızı bilmiyorsunuz demektir. Faiz çarkına en büyük desteği veriyorsunuz demektir. Faiz konusunda devasa ödemeler yapıyorsunuz demektir. Faizin yansımaları ülkemize de vatandaşımıza da hem maddi hem de manevi noktada bedeller ödetiyor demektir.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here