Bir Mardinli İle Görüş Farkımız: Orhan Miroğlu Neden Valiyi Tebrik Ediyor?

3

Kayyum kararlarını bir Mardinli olarak içime sindiremezken, bir başka Mardinli Orhan Miroğlu’ndan Valiye gelen destek mesajını gördüğümde şaşırdım. 
Herşeye karşın Orhan Miroğlu’nun bir Mardinli olarak doğduğu şehrin kuşunun dahi hakkını gözeteceğini düşünürken, halk iradesine yönelik bu ciddi meydan okumaya en azından sessiz kalacağını umardım. (Mustafa Yeneroğlu -yazılarıma abone bileti aldı sanırım Sn.Vekil- öyle yapıyor mesela)
Ancak akrabalık bağımız da olan Miroğlu’nun dünkü yazıma da Whatsapp mesajı ile yaptığı yorumu okuyunca en azından onun ayakkabısını biraz giyme şansım oldu.

Mardin’in kahir ekseriyetinin iradesinin hiçe sayılmasındaki akıl yürütmeyi bir “Mardinliden” dinlemiş oluyordum.
Tam da benim dün Bask ve İspanya üzerinden Güneydoğu ve Türkiye’ye kurduğum köprüye itiraz ediyor Miroğlu.

HDP’nin de tıpkı Batasuna gibi silinmesini talep ediyor bu akıl yürütme. Oysa ki HDP; Bask ülkesinin %15 oyu geçemeyen yasaklı partisine değil, ülkede çoğunluğu elde eden partilere benzer bir performansa sahip.HDP


Üstelik HDP’nin daha şurada iki ay önce genel arzu ve isteğe rağmen 23 Haziran seçimlerinde tarafsız kalmamasını nereye koyacağız?
Hani PKK=HDP idi?

Eğer gerçekten HDP/PKK ile birlikte hareket ediyorsa ona oy veren milyonlar da PKK militanı mı? Devletin HDP’yi bu zamana kadar “tolere ettiğini” iddia etmek aslında ona oy verenlerin hoş görüldüğünü iddia etmek değil mi?
Bir konu daha var; HDP’nin bırakın vekillerini, hapisteki genel başkanının AİHM kararı özgürlüğünü tescil etmedi mi? Bundan öte bir köy, bundan öte kriter olur mu?

HDP’nin parti olarak seçimlere katılmayarak bağımsız kaldığı yılların özlemle anıldığına en ufak bir kuşku duymadığımı defalarca yazmıştım. Ne zaman ki HDP %10 barajını aşıp AKP’ye konforlu çoğunluğu rüya konumuna getirdi, bu ülkede HDP sorun oldu.

HDP’yi komple kapatsanız dahi bu partiye oy verenlere de teker teker kayyum atamadığınız takdirde elde edeceğiniz netice aynıdır. Üstelik herkes çok iyi biliyor ki, HDP’nin 3 senedir hapiste tutulan başkanı Selahattin Demirtaş sadece etnik söylemle değil, “başkan yaptırmayacağız” muhalefeti ile de oy toplama kapasitesine sahip oldu.

Demirtaş’ın Kürt siyasi hareketinden neşet ettiğini kabul ediyorum ama aynı kökenden gelen başkaları yok mu?
Çatır çatır kaybedilmiş bir seçimi 40 yıllık bir sorunun bahanesi ile iç etmeye kimsenin hakkı yoktur.
Bir Mardinlinin hiç yoktur.

Reklam

Düşüncesini ifade etmesi için canımı vereceğim Orhan Miroğlu ağabeyime düşüncesinin iktidarını pekiştirmek isteyen ve halk iradesine sırtını dönen bir zihniyeti akladığını ifade de boynumun borcudur.

Sonuna kadar demokratik siyaset ve halk iradesinin tecellisidir anayasal partilerin yasal adaylarının sandıktan birinci ya da sonuncu çıkması.
Birinciye katlanamayan sonuncunun hali ise iradenin gaspından başka bir şey olamaz.
Bir atanmışın seçilmişin iradesine ikame olmasına alkış tutmak olmaz.
Doğru kişiye göre değiştiğinde doğru olmaktan zaten çıkar.
Bunu da herkes bilmeli.

Not: Orhan Miroğlu ile yakın zamanda buluşmuş, konuşmuş ve fikirlerini şerhlerimle yazıya dökmüş paylaşmıştım.
Sizi özellikle 20. maddeyi bu yaşananların ışığında okumaya davet ediyorum. Hatta zamanı olmayanlar için burada ufacık paylaşayım:
O.M. : CHP’nin bugün bir Kürt iddiası yok. Başı rahat dolayısıyla. Bu iddia sadece AK Partinin. Biz AK Parti olarak, Kürtler’in de partisiyiz ve bu manada Türkiye’nin de siyasi sigortasıyız. AK Partinin Kürtlerle siyasi ilişkileri zayıflar, hele süreç içinde biterse, bu sigorta atar. PKK’nın izlediği bütün siyaset tarzı bu sigortayı attırmaya yönelik. AK Partiyi Kürtlerden kurtarabilirse, masaya federasyon gelir, bölünme gelir. Olmaz diyenlere 7 Haziran seçimlerini hatırlatmak isterim.
V.D. : AKP’nin dışında kimsenin siyaset yapamayacağı ama Kürt siyaseti zinhar yapamayacağı iddiasında. Burada HDP’yi legal bir siyasi parti olarak görmemek için gösterilen ekstra bir çaba da var.

Not 2: Orhan Abi’nin dün yazdığı mesajı…
Sevgili Veysi, Türkiye’de kurulu iki partinin adı:
Kürdistan Azadi Partisi
-Türkiye-Kürdistan Demokrat Partisi
İlkinin Batman’dan belediye başkan adayı olan mensubunun ismi de Feyyaz Ekmen.
BASK’ta Batasuna’nun sayısız belediye başkanları var, ama maalesef tümü de devlet koruması altında. Devlet, belediye başkanlarını ETA’dan koruyor!
Sinn Fein ve Batasuna ETA ve IRA’ya çoktaaaan tavır koydu. Bizde sorun altı milyon oy alan bir partinin bütün siyasi kararlarını PKK’nın alması. Devlet ve toplum bu durumu 90’dan beri yani HEP’ten beri tolere ediyor. Ama bu tolerasyon bitti. Anlamamız gereken bu.
Selamlar

3 YORUMLAR

  1. Ewet hdp ye oy verenler PKK sempatizanı destekçisi ve dolaylı olarak PKK lidir zaten Diyarbakır’da yolcuları ve şoförü minibüsten indirip günahsız bir adamın minibüsünü ateşe vermek teroristlik degilmi bunuda yapan Diyarbakır’daki hdpkk lilar

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here