BİR ŞEY YAPMALI 

0

Öğütülmüş bir alfabenin İçinden damıtmak sözcükleri 

Denize düşen güneşin batışı 

Kanımıza dokunan hüzün Kısalan hayatların öyküsünde 

Devrile devrile giden 

Yağmur sularının büyüsünde 

Gözlerimin bakıp gözbebeklerine “Bir şeyler yapmalı” 

Deyişini anımsıyorum şimdi. 

Şiir yolculuklarında idik oysa 

Değişmez devinimlerin 

Ritmik, boynu bükük serzenişlerinde 

Dinlenmiş telefonların Şaşkın ve mahçup bakışlarında 

Utancını taşıyorum 

İnsansı hallerimin 

Arsızın güçlü gülümseyişi 

Dolanıyordu ayaklarımıza 

Kanla besleniyordu dünya 

Kadınlar satılıyordu pazarlarda 

Çocukların başı kesiliyordu 

Tanrı adına yapılan kötülüklerde 

Yılanlar Hira Dağı’na yürüyordu 

Çakallar uluyordu uluorta 

Korkuluk kargadan korkuyordu 

Sen “bir şeyler yapmalı” diyordun 

Geceyle konuşan bir pencereyim 

Ölüler geçiyor önümden Elsiz, ayaksız, başsız 

Çocuklar açlıkla dokunuyorlar 

Duvarlar dilsiz 

Karanlığın hiçliğinde 

Yürüyoruz işte Bir şeyler yapmalı. 

Ölmeliyiz mesela 

Yarını doğurabilmek için 

Ve bulutları dolaşmalıyız 

Sevgi olup yağmalıyız dünyaya 

Döndükçe savrulan hayaller 

Kitaplarda saklı katiller 

Sokaklarda Köpekleşmeli çığlıklar 

Ölüm atı koşumlanmadan

Çocuklar ölüme yatırılmadan 

Kurşunlar hedefini bulmadan 

Kızın kızlığı için 

Oğlanın yere düşen bakirliği 

Gelecek düşler için 

Ölüm için Yıkım için 

Savaş için Barış için Senin için, benim için 

Gülümseyerek Uyanabilmek için 

Bir şey yapmalı. 

MUSTAFA GÜLCAN