Biri dindar nesil mi dedi?

2

Kâinatta değişmeyen bir kural var; miktar artıkça etkisi azalır.

Bu ülkede kaç İmam Hatip ortaokulu ve lisesi olduğu, kaç İlahiyat Fakültesi olduğu konusuna girmeyeceğim…

Sadece Diyanet’te 128 bin 469 personel var. 2021 yılı bütçesi 13,9 milyar lira… İki hafta bir Cuma namazında ‘yardım’ adı altında toplanan miktarını ne kadar olduğu ise toplayanların ve Allah’ın bilgisi dâhilinde…

Paradan anlamam, geçiyorum.

Binlerce dini(!) kurum olmasına rağmen bütün bu bunların deist üretmekten başka ne işe yaradığını bilen varsa beri gelsin!

***

Burası dünya ve insan buraya sınanmak için gönderilir.

Peki sınanma ne ile olur?

Elbette sorularla.

Sorusuz imtihan nerede görülmüş?

İşte o sorulardan bazıları.

Hakk’ı aramak ve Hakk’ın kulundan ne istediği bir sorudur.

Hukuku uygulamak bir sorudur.

Adaletli olmak bir sorudur.

Yalan söylememek bir sorudur.

Hırsızlık yapmamak bir sorudur.

Hak yememek bir sorudur.

Zulüm yapmamak bir sorudur.

İnsanları ötekileştirmemek bir sorudur.

Kamuya ait ne varsa kamunun yararına kullanmak, kullandırmak bir sorudur.

Soruları çoğaltabiliriz.

Bu soruların her biri insan iradesini sınayan sorulardır. Çünkü her soru, üzerinde tefekkür edilmesi gerekir.

Zorla güzellik olmaz, kaidesince din adına bir baskı ortamı oluşturup insanların bu günahlara girmelerine engel olmaz.

Aksine din, akıl sahibi insanın günaha girmemeyi öğütler.

Yani soruları yasaklamaz.

Hz. Âdem ve yasaklı meyve… İkisi de cennetteydi. Hz. Âdem’e yasaklı meyveye yakınlaşmaması öğütlendi.  O’nun sorusu belliydi; yakınlaşmamak. Hz. Âdem yasak meyveye dokundu ve cennetten yer yüzüne gönderildi. Soruları belki bir iken birkaç tane oldu, bilemiyoruz.

Demek ki, günahı yok etmeyi amaçlamak imtihan sorusunu ortadan kaldırma anlamına gelir ki bu, dünyanın yaratılış gayesine terstir.

Demek ki, soruları yasaklamakla sorular ortadan kalkmaz.

Allah’ın yarattığı soruları yok etmeye kalkmak Allah’ın kanunlarına muhalefet olur.

Sevap değil, günah getirir.

Zorlarsanız sorular merdiven altına iner, çözüm yolları sapkınlaşır. Canlı örnek olarak İran’a veya Afganistan’a bakmanız yeterli.

Yapılacak iş; bu soruların cevabını yaşayarak anlatmaktır. Arzuladığımız hayatın rol modeli olmaktır.

Böylelikle sorulardan korunma yollarını teşvik etmek gerekir.

İnsan adetince soru türü olabilir. Bir insanın bir soru türü ile imtihan olmasını engellemek, ahiret hayatında bir eksikliğe, bir ufuk daralmasına sebep olur ki bu da başlı başına sorun teşkil eder.

Soruları bilmek, çözmek ve her soruyla baş etmek insanı ahseni takvim hedefine ulaştırır.

Her insan farklı sorularla sınanır.

Kimi varlıkla, kimi yoklukla.

Kimi güçle, kimi zayıflıkla.

İnsan varsa soru olmalı. Sorusuz bir ortamda insan asla yükselemez.

İnsan sınavdan sorunsuz çıkmak istiyorsa bu soruları hür iradesiyle çözmelidir.

Günah işlemek, bir başkasının hukukunu ihlal etmeme kaydıyla serbesttir.

Zaten özgürlük, bir başkasının sınırına tecavüz etmemek değil miydi?

Allah’ın emirlerini yapmak insanın iradesine bırakılmıştır. Emirlerin uygulanmasında bir zorlama söz konusu değildir.

İradeye bırakılmış imtihan salonu olan dünyada ise Allah’ın şanına yakışan Allah’ın ahlakıdır.

Peygamberler de, Allah’ın elçisi olarak, Allah ahlakına tabi oldular. Ve hiç kimseyi zorlamazdılar. Sadece tebliğ ettiklerini temsil ettiler.

Bir düşünceyi, bir ideolojiyi veyahut bir dini devlet zoruyla ikame etmeye çalışmak, imtihan dünyasında soruları yok etmeye çalışmaktır. Ki bu da imtihan mantığına aykırıdır. İslam dinin ruhuna tamamen zıttır.

Birkaç soru ile yazıyı bitireyim.

İslam ne güzel yaşanır, dediğimiz kaç İslam ülkesi var?

Yahut İslam olmayan hakların akın akın ettiği hatta kaçak yollarla girmeye çalıştığı kaç İslam ülkesi var?

İslamafobiya’ya malzeme sağlayanlar Müslümanlar mı yoksa İslam’ın dışında kalanlar mı?

Ezcümle, bu ülkede imam hatip vb. okulların sayısı artıkça deistlerin ve dine mesafe koyanların da sayısı günbegün artacaktır.

Bir de marifet camilerin sayısını çoğaltmak değil, Müslümana yakışır hayat sürdürmektir… Adaletiyle Hz. Ömer’i hatırlatan bir çağrışımla… Gerisi mi?

Geri laf kalabalığı…

2 YORUMLAR

  1. Ziya Bey Merhaba,
    Aşağıdakiler kimin sözleridir bilmiyorum ama yazınızı özetler mahiyette:
    “Kulaklar doydu, gözler aç
    Dünya İslam’a, İslam temsile muhtaç”

    Ayrıca, İslam dinin ruhuna tamamen zıttır. cümlesi “İslam dininin ruhuna tamamen zıttır.” olmalı.

  2. Kral Çıplaaak!!! Dinler akıllı erkekler tarafından insanlığa yararlı olsun amaçlı getirilmiş kurallardır. Ama hepsi yalan üzerine kuruldukları için (Bizi Allah gönderdi) mutlaka bir yerlerde duvara toslamışlardır, toslayacaklardır. Üç beş yüzyıl ara ile değişik adamlar, kitaplar gönderecek kadar yetersiz, yeteneksiz, öngörüsüz bir Allah olamayacağına göre birileri yalan söylüyor. Bana göre hepsi yalan söylüyor. Her tür bilgiye bir tık uzaktaki gençlere yüzyıllar öncesinin palavralarını anlatıp onların bunlara inanmalarını beklemek beyhudedir.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here