Bu milletin artık kemer sıkmaktan beli kırıldı..

0

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “‘Kanal İstanbul’ adında, ‘proje’ bile demeye bin şahit isteyen bir planla, bir ülkenin üzerine çökmenin derdindeler.” diyen Özcan, şunları söyledi:

“‘Plan, proje’ bile demeye dilimiz varmıyor. Çünkü kaça mal olacağını, devletin en üst makamları bile bilmiyor. Yaptıkları açıklamalar, 15 milyar dolardan başlayıp 75 milyar dolara kadar gidiyor. Aslında aklı başında herkes biliyor ki, bu proje gerçekleşmeyecek. Yok ‘gemi geçecek’, yok ‘gelir getirecek’ falan, hepsini atın bir kenara! Bu iktidar farkında mı bilinmez ama bu sözde ‘lüks emlak projesini’ gerçekleştirecek ne kaynağımız ne de siyasi ve toplumsal moralimiz var.

Yaptıkları açılışın bile Kanal İstanbul’la bir alakası yok. Bütün şov, artık geri dönülemez bir siyaset üzerine kurulu. Kendi kendilerini zaten büyük bir kıskaca soktular. Bir de adını ‘çılgın proje’ koymuşlar. Asıl çılgınlık sizin bu siyasetiniz. Yaptıkları Kuzey Marmara Otoyolu Bağlantı Köprüsü’nün de kanalla uzaktan yakından bir ilgisi yok.

Hani yerli ve milliydik?  Neden ülkenin Cumhurbaşkanı, Türkiye Devleti’nden alacaklı bir bankanın ana sermayedarı gibi konuşuyor. Neden alacaklı yabancı bir şirketin CEO’su gibi cümleler kuruyor. Neden ‘üst aklın Türkiye sorumlusu’ gibi laflar ediyorlar. Dün ‘vatandaşın cebinden tek kuruş çıkmayacak’ diyorlardı; şimdi giderayak ‘söke söke’ tahsilatlar yapılacağından bahsediyorlar.  Bir yanda korku, diğer yanda itiraf var, farkında mısınız? Bu cümleleri borçlu ülkelere IMF bile kurmamıştır bugüne kadar.

ÖNCE F-35’LERE ÖDENEN PARALARI SÖKE SÖKE GERİ ALIN

Yok öyle yağma sayın Cumhurbaşkanı. Madem ‘söke söke’ diyerek konuyu açtınız, o halde önce sizler F-35’lere ödenen paraları söke söke bir geri alın. Kamu bankalarından verdiğiniz milyarlarca dolarlık kredileri -kimlere verdiyseniz- önce onları söke söke alın. Ondan sonra ‘söke söke alma’ meselesini sizinle uzun uzun konuşalım. İktidara geldiğimiz gün bugüne kadar yapılmış havalimanından köprüye, otoyoldan şehir hastanesine kadar, ne kadar gerçek değerleri aşan ödeme varsa, asıl biz onları söke söke geri alacağız.

Elmalı Davası’ndan ‘tahliye kararı’ çıkması, adaletin kaybolduğunun nişanesidir.  Deliller sabit olmasına rağmen, cinsel istismar ve eziyette bulunulan çocukların haklarını koruyamayan yargı, vatandaşlarının hangi hakkını koruyabilir? Allah’tan ‘Sosyal Medya Adalet Bakanlığı’ harekete geçti de ülkede bir Bakan ve bir Hakimler Savcılar Kurulu olduğunu fark edebildik. Onca ifşaat, onca itiraf karşısında kılı kıpırdamayanların, az biraz yüzleri kızardı da harekete geçtiler.

Siz vatandaşın varını yoğunu söke söke almaya yemin mi ettiniz? Bir sorun bakalım bu ülkede şu yaptığınız elektrik ve doğalgaz zammı kadar, maaşına zam alan çalışan, işçi, emekçi var mı? Ne verdin ki ne istiyorsun? Üstelik bu zamlar, tam da gündüz saatlerinde yayınlanan ‘Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’nin üzerine geldi, iyi mi? İktidar resmen, ’Biz tasarruf edemiyoruz, alıştık bir kere bol keseden harcamaya, şatafata. O yüzden ey vatandaş, benim yerime sen tasarruf edeceksin’ diyor.

Cumhurbaşkanlığını tasarruf tedbirlerinden muaf tutmakla kalmıyor, bir de milletin sırtındaki küfeye yüzde 15’lik zammı sıkıştırıveriyor. Yahu o küfede yer kalmadı. Milletin sırtı çatırdadıkça çatladı. Madem tasarruf edeceğiz hep birlikte etsek ya. Makam arabalarını, Saray masraflarını kısmaktan başlasanız ya tedbire. Bu milletin artık kemer sıkmaktan beli kırıldı.  Şahlanacağız diye diye milleti resmen yoksulluğun en dibine soktunuz.  Allah size akıl fikir ama hepsinden önemlisi vicdan nasip etsin.

İnşallah bizleri tanzim satış ve fiyat kontrollerine götüren; soğan, patates ve marul sıralarına sokan 2014’teki Gıda Komitesi tecrübesinin bir benzerini yaşamayız. Fiyat İstikrarı Komitesi’ne ilişkin garantiyi Maliye Bakanı verdi. Hepimiz rahatladık Sayın Bakan’ın verdiği garantiyle. Bir masa etrafında toplanacaklarmış ama Merkez Bankası’nın işine müdahale etmeyeceklermiş. Sizin ihtiyacınız Fiyat İstikrarı Komitesi değil, ‘Ekonomiye Giriş Eğitim Komitesi’, ‘Merkez Bankacılığı Temel Eğitimi Komitesi’. Önce giriş düzeyinde de olsa teoriyi öğrenin, sonra bakalım verdiğiniz sözlere.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here