Bu ordu hepimizin! Senin değil, benim değil.

7

İç Hizmet ve Askeri Ceza Kanununda (Türk Silahlı Kuvvetlerinin Anayasası) net bir madde vardır; Aynen alıyorum;

“Madde 43 — Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları siyasi faaliyette bulunamaz. Bundan ötürü Silahlı Kuvvetler mensuplarının siyasi parti veya derneklere girmeleri bunların siyasi faaliyetleri ile münasebette bulunmaları, her türlü siyasi gösteri, toplantı işlerine karışmaları ve bu maksatla nutuk ve beyanat vermeleri ve yazı yazmaları yasaktır. Silahlı Kuvvetler mensupları Milli Savunma Bakanlığınca adları yayınlanan ve siyasi olmayan cemiyetler ile spor kulüplerinin faal olmayan üyeliklerine girebilirler. Girenler durumlarını en kısa zamanda Milli Savunma Bakanlığına bildirmeye mecburdurlar”

Bu madde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından belirlenmiş ve eklenmiştir.

Sebebi basittir.

Ordu ve ordunun harekâtlarıyla ilgili bir askerin, bir siyasi parti ya da görüş tarafında olması, o askerin kendi işinde “objektif” olmasının önüne geçer.

Ve o dönem, Mustafa Kemal şunu rica etmiştir silah arkadaşlarından; “Efendiler, siyaset ve ordu asla paralel yürümez. İkisi de çok farklı amaçlar ve hedefler belirler. Bu bakımdan derim ki, eğer ki siyaset yapmak istiyorsanız üniformanızı çıkarmanız gerekir ki ordu rahat ve tam bağımsız hareket etsin. Ama orduda kalmak istiyorsanız siyasetten uzak durunuz.”

Ve bazı askerler üniformasını çıkarmış, bazıları ise siyasetten uzak kalmıştır.

Muhteşem bir tespit ve yerinde bir tedavi yöntemidir bu. Aziz Atatürk’ü bir kez daha takdir etmemek elde değildir.

Askerlikte siyasetin olması / karışması nasıl zorluklar yaratır?

Cevap basittir. Ve yukarıda dediğimizle aynı paralellikte hareket eder.

Bir asker, bir siyasi hareket ya da doktrinle adımını atmaya başlarsa o, verdiği kararlarda, emirlerde, aldığı stratejik önlemlerde “siyasi” bir içerik oluşturur. Siyaseten takip ettiği lidere ya da ideolojiye göre davranır. Oysa bu hatadır. Askerin ya da asker şahısın tek bir ideolojisi olabilir; O da “Tam bağımsız, özgür, yabancılaşmaya karşı ve ülkesinin sınır bütünlüğünü / vatandaşının aile – vücut – hane ve haklarını korumaktır”.

Askerin ya da asker şahısın başka bir siyasi ideolojisi olamaz.  O – LA – MAZ!

Mustafa Kemal bunu neredeyse 100 yıl önce görmüşken bugün Türk Silahlı Kuvvetlerinin, bir siyasi kimlik ve ifşa durumunda olan bir Savunma Bakanının, emri altında hareket etmesi, bu maddeye de Aziz Atatürk’ün mirasına da hakarettir.

Evet, Milli Savunma Bakanı olabilirsiniz. Evet, bir partinin bakanı, bir görüşün, bir ideolojinin sahibi hatta neferi da olabilirsiniz ama siz kendi aldığınız emir ve kararlarla “Ordunun Harekâtını” , “Ordunun Taktiksel ve Stratejik Durumunu” belirleyemezsiniz.

Siz siyasi bir karaktersiniz. Oysa ordu içinde tek siyasi görüşü yukarı da yazdığım, yazmak zorunda kaldığım ve tek ideolojisi o olmak zorunda olan bir “Kurmay Heyeti” vardır. Ve buna göre hareket eder, buna göre taktiksel ve harekât planı oluşturur. Sizin siyasi görüşünüze hizmet etmek için değil.

Ama görünen o ki; Bugün ordu; Bir siyasi kimlik olan (Her ne kadar eski Genelkurmay Başkanı olsa bile) bir ideoloji ve bir akımın arkasında saf tutan, bir siyasi görüş sahibi (Kimine göre doğru ama tüm ülkeye göre %100 doğru olmayan ve kiminin eleştirdiği) olan bir savunma bakanının planlarına göre operasyon dizayn etmektedir.

Bu hatadır!

Hem de çok büyük bir hatadır!

Ordu, hiçbir siyasi görüşe, fikre, ideolojiye göre hareket etmez, edemez. Bu ordu, bu mukaddes ordu, bu gazi ordu bu milletin bağrından çıkmıştır, oluşmuştur. Bu ülkede ki her fert için, her vatandaşın bütünlüğü için vardır. Ama siz kalkıp bunu bir siyasi görüşün peşine takarsanız, o siyasi görüşten olmayan (ki bundan da kendince haklı olan) insanlar “Bu ordu benim ordum demez” Ve bir ordunun köküne dökebileceğiniz tek kibrit suyu budur.

“O, A Partisinin, B Partisinin, C Partisinin ordusu!” der. Bu ölümcül hatadır.

Ayrıştırır, ayrım oluşturur, fena olur sonu.

Demedi demeyin!

Ordu şuan hiyerarşik olarak her ne kadar Milli Savunma Bakanına bağlı olmasa bile aslında o partili ve bir siyasi ideolojisi olan Milli Savunma Bakanına göre taktik ve harekât planları icra etmektedir. O Bakanın beklenti – istek ve siyasi programına göre hareket eder.

Oysa ordunun nasıl bir siyasi ideolojisi olduğunu yazdık.

Ama hayır, o zaman o siyasi görüşe sahip bir eski generalin görüşüne göre hareket edecekse yarın – öbür gün o siyasi görüşe aykırı olan – fikir olarak taban tabana zıt olan ve terörle alakası olmayan sadece yaşam stilleri farklı olan insanlara da “yaşam stillerini” kendi siyasi görüşüne sokmak / hizalamak için müdahale de bulunabilir aynı ordu.

Sokakta başı açık kadınlara “Kapan” diyebilir, Sakalını kesmiş insanlara, “Sakal bırak” diyebilir ve bunu askerler yapabilir. Çünkü emir aldığı komuta kademesi, bir siyasi görüşün temsilcisi olan (ve tabii ki bu suç değil) bir siyasi fikri olan lider / bakan / seçilmiş – atanmış kişi. Ona hoş gelmeyen, onun istemediği her şey için ordu bu noktadan, bu emirle buna göre hareket edebilir.

Mustafa Kemal’in ne kadar ileri görüşlü, muazzam ve eşsiz bir lider olduğunu bir kez daha, 2020 senesinde gördük. Bu karar alınıp, kanun olduğunda ki seneyi düşünün birde şimdiyi…

Ordu, bir siyasi fikrin, bir ideolojinin, bir görüşün tarafında olamaz.

Ordu hepimizin ordusu.

Komünisti de, Sosyalisti de, Laik’i de, Dindarı da, ateisti de, eşcinseli de ve hatta muhafazakârı da korumakla görevli bir ordu!

Bizim o!

Bize ait.

Bizim oluşturduğumuz ve bizim bağrımızdan çıkmış! Kimsenin, hiçbir siyasi görüşün, fikrin, ideolojinin emrinde değil!

Tam bağımsız, özgür ve emperyalizme karşı savaşmış (Bknz Kurtuluş Savaşı) Mustafa Kemal Atatürk’ün askerlerinden oluşmuş ve bu ülkenin “kurucu” ve “yaratıcı” ordusudur. Bir partinin, bir fikrin eli silah tutan her vatandaşın değildir.

Hiçbir zamanda olmayacaktır.

Ordu, kutsaldır ve sizin siyasi emellerinize alet edilemeyecek kadar yüksektedir. Çünkü bu ordu, hepimizindir.

7 YORUMLAR

  1. doğru düşünce bu. ama bir sorun var: operasyonların siyasi planlamasını yapan kurmay subaylar bu planlamayı neye göre yapacak peki?

    ben şahsen operasyonların siyasi planlarını askerin yapmaması gerektiğine inanıyorum. ama henüz genaral rütbesine erişme fırsatı bulamadan emekli olan askerlerin bile biyografileri siyaset planlayıcısı oldukları belirtilen askeri operasyonlarla dolu…..?

  2. Muhteşem bir tespit! Orduya sadakat şerefimizdir yazar bazı askeri tabur girişlernde. Bunun ne demek olduğunuda göstermişsiniz yazınızda.

    Ama kurtuluş savaşında ordunun bir siyasi fikri yoktu diyebilirmiyiz? Düşmandan ülkeyi kırtaran aynı ordu hilafetide kaldırmış,cumhuriyetidd kurmuştur.

    Peki bu bir ideolojik hareket değilmidir?

    Eğer öyle değilse kabul ama kime sorarsanız sorun bu siyasi bir eylemdir.

    Peki bunu yapan aynı ordunun bugün başka bir siyasi eylem peşinde olması neden yanlıştır?

    • o konu tartışmaya açık, savaşı yönettiği söylenen ilk millet meclisinde azınlık hariç çoğu savaş bitince yönetimin İstanbuldaki saraya devredileceğini düşünüyürlardı. yani ordunun güttüğü siyaset sarayın güttüğü siyasetle fark yoktu. savaş bittikten sonra uzun tartışmalar ve tasfiyelerden sonra cumhuriyet ilan ediliyor.

  3. Tebrik ederim evlat!Eski bir kurmay subay olarak muazzam bir yazı olmuş.Öyleki kocaman kocaman yazıp bir çok kendini bilmezin kafalarına tepe tepe koymak lazım.Çünkü okuyunca anlamayacaklarına çok eminim.

  4. Serkan Beyin bir çok yazısını beğenerek okuyorum.Fikirlerimizin uymasından çok (belkide sırf bu yüzden) yazılarındaki soru işaretlerine hayran kalıyorum.Başka bir çok beğendiğim yazısı daha yayında.İzninizle paylaşıyorum.ellerinize sağlık

  5. bu ülkenin ordusu hiç bir zaman siyasetin dışında kalmamıştır.
    ordu daha doğrusu orduyu yöneten generaller ülkenin yönetimine dizayn vermeyi iç hizmet kanunundan aldıklarını ifade etmişlerdir.
    27 mayıs 1960 12 mart 1971 12 eylül 1980 28 şubat 1997 27 nisan 2007 e-muhtıra
    bunlar ete kemiğe bürünmüş müdahaleler.bir de kamuoyundan gizli kalmışlar da vardır.
    ordu ve diyanet hiç bir zaman siyasetin dışında olmamıştır.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here