Bu ülkede iki ekonomi anlayışı var: Sarayın ekonomisi, vatandaşın ekonomisi

0

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Üretime dönük olmayan her yatırımın israf olduğunu belirten Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Hizmete dönük yatırımları durdurmak lazım. Üretime dönük olmayan her yatırım israftır. Sizin evinizde televizyonunuz bozulsa, bulaşık makinası bozulsa evde de bir tane kalp hastası olsa. Onun tamirine mi para mı ayırırsınız yoksa hastayı mı iyileştirirsiniz. Allah rızası için kulak verin. Ekonomi böyle yürütülmez. Dış politika böyle yürütülmez. Kaynak için bir numaralı mesele israfı bırakacaklar. Bütün yatırımları durduracaklar. Başta tarım olmak üzere sanayiye destek verecekler.

Bu ülkede iki ekonomi anlayışı var: Sarayın ekonomisi, vatandaşın ekonomisi. Elbette siz, sarayda ejder meyveli kokteyl içebilirsiniz(!) Fakat bilesiniz ki; vatandaş, bugün şerbet içmekte bile zorlanıyor. Bu ülkede iki hukuk anlayışı var: İktidar yanlıları, her türlü ifade, iftira ve hakaret hakkına sahip. Muhalefet edenlerin ise, neredeyse ağzını açması bile yasak. Türkiye’de, şu anda her alanda çifte standart var. Bu ülkede iki özgürlük anlayışı var: İktidar destekçilerine verilen özgürlük, muhalefet edenlere verilen özgürlük ve bu iki özgürlük arasında dağlar kadar fark var.

Bir televizyon kanalında ‘Pelikan’ adı geçti diye, o kanala ceza kesiyorlar; ama bu tür programlar, kendi kontrollerindeki kanallarda yayınlanıyor diye ağızlarını açmıyorlar. Şimdi sormak istiyorum; bu kadar büyük rezilliğin sizin kontrolünüz altında olan bu kanallarda, Türkiye’nin tamamına gösterilmesine nasıl rıza gösteriyorsunuz? Ekonomik olarak içinde bulunduğumuz sıkıntıların yanında, ne yazık ki çok büyük bir ahlaki kriz ile karşı karşıyayız. Bugün televizyon programlarında, vatandaşın gözünün içine baka baka en adi, en aşağılık görüntüler seyrettiriliyor ama buna karşı ilgililerin gıkı dahi çıkmıyor.

Ekonomiyi düzeltmek çok basit aslında; çok sade bir ‘üretim politikası’ uygulanmalıdır. Bize kulak verin; biz, sizin düşmanınız değiliz. Ekonomi, eğitim ve dış politika bu şekilde yönetilemez. İsrafı bırakacaklar, tarıma ve sanayiye destek olacaklar, yolsuzluğu kaldıracaklar, üretime dönük yatırımlar yapacaklar. Bunları yaparsanız; kaynak bulursunuz ve ekonomiyi düzeltebilirsiniz.

Vatandaşın büyük kısmı, uzaktan eğitim için gerekli materyalleri karşılayamıyor; bunu devletin karşılaması gerekiyor. Kimse bulunduğu makamlardan emin değil, eleştiri dahi yapılamıyor. Böyle bir ülkede, gençlerimizin yüzde 75’i yurt dışına gitmek istiyor.

Maalesef; dış politikada tamamen yanlız kaldık. Birkaç ülke hariç, tüm dünya ile kavgalıyız. Her gün, her şeye zam geliyor; neden? Çünkü; bütün girdiler dolarla! 200 TL piyasaya ilk çıktığı zaman karşılığı; 131 dolar idi. Şimdi ise karşılığı; 25 dolar. Doları umursamıyorum diyemezsin! Her şeyin fiyatı artıyor. Gaz, petrol, benzin gibi temel ihtiyaçların neredeyse hepsi dolarla.

Kendinize yakın grupların kanallarındaki rezil programlara ses çıkartmazsanız; sizin hasmınız Cenâb-ı Hâk’tır. Siz, Ejder kokteylleri içerken; vatandaş, şerbet içmekte zorlanıyor. Bunu bilesiniz. Türkiye’de, yönetimde bir ‘zihniyet değişikliğine’ ihtiyaç var.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here