Bugün eleştiri değil, birlik olup moralimizi yüksek tutma zamanı

2

Virüsle mücadelede çok çaba sarfediyoruz. Kimisi buna savaş dese de, bu bir savaş değil. Bu, insan varlığının hayatta kalma mücadelesi. 

Evet, siyasi yaklaşımlardan dolayı eleştiriler yaptık ve yapıyoruz. 

Evet, bakış açılarının farklılığı sebebiyle farklı olabilirdi dedik. 

Ama bugün eleştiri zamanı değil. 

Bugün devleti ve devleti yönetenleri eleştirerek güçsüz ve moralsiz bırakma zamanı değil. 

Belki de diyeceksiniz ki, ‘eleştirileri sıralayan bir kişi olarak neden bugün böyle söylüyorsun?’

Açıklayayım. 

Çok hızlı yayılan bir virüsle mücadele ediyoruz. Bu virüs insanlara bulaşınca hızla çoğalıyor ve insanı ölüme götürüyor.
Virüsle mücadele siyasi kararlar gibi değil, Suriye ve İdlib konusu gibi hiç değil. 

Reklam

İşte bu yüzden Cumhurbaşkanı’nı, hükümeti ve Sağlık Bakanı’nı eleştirmek için bahane arama zamanı değil. 

Sağlık Bakanı’nın kim olduğu, neye inandığı ya da inanmadığı gibi konular üzerinden etki ve gücünü hafifletmek insani değil. 

Eleştirilerimi sıralamaktan kaçınmayan birisi olarak tekrar ifade ediyorum: Devleti, yönetimi, Cumhurbaşkanı’nı ve hükmedenleri illa eleştirmek istiyorsanız, o gün bugün değil!…

‘Herkese test yapılmıyor, böyle şey olur mu’ diye eleştiri yapanlara şunu ifade edeyim: Korona ile ilgili olarak olumlu örnek verilen Almanya’da da herkese test yapılmıyor. 

Ekonomik olarak zorda olanlar olduğu için hükümet eleştiriliyor. 

Serbest meslek (Selbständig) statüsünde olan birisi olarak şunu ifade edeyim: Almanya’da da zor durumda olanlar için kamu kurumları oluk oluk para dağıtmıyor. 

Virüs salgını sebebiyle, ‚eleştireyim de ne olursa olsun eleştireyim‘ zihniyetinde olanlar için pek olumlu düşünemiyorum. 

Bugün, dayanışma günü. 

Reklam

Bugün, beraber olup moralimizi arttıracak paylaşımları yapma günü. 

Bugün, insan olmanın bize verdiği erdemlerin ortaya serilme günü. 

Sağlık çalışanlarını alkışlayanları yerden yere vurup, Cumhurbaşkanı da alkışlayınca hesabını kapatanlar, bize kötü örnek olmasın. 

Cumhurbaşkanı açıklama yaptığında oturduğu koltuğu bile ele alıp eleştiri yapmaya çalışanlar, bize kötü örnek olmasın. 

Cami kapılarını zorlayanlar ve dini kullanarak toplumu bölmeye çalışanlar, bize kötü örnek olmasın. 

Hangi görüşten olursa olsun insanların moralini bozan, toplumda infial oluşturacak görüşleri ifade edenler ve doğru olmayan örneklerle ‚Avrupa’da çok farklı‘ diyerek yapılanları değersizleştirenler, bize kötü örnek olmasın….

Bugün beraber olacağız ve birbirimize destek olarak ayakta kalacağız. 

Doğal seleksiyon olacaksa, bu da olacak. Bu, virüsü önemsemeyen ve hafife alanlarda olacak. 

Peki bu durumdan nasıl çıkacağız? 

Dayanışmayla, 

‚Kendi sağlığımız toplumun sağlığıyla ayakta kalabilir‘ düşüncesiyle, 

Kolektif bilincimizin güçlenmesiyle, 

Kolektif pozitif kültürün yayılmasıyla, 

Yani insanlığımızın doğasına dönmeyle…

(Not: Vatandaşlarımızın Nevruz Bayramı’nı tebrik eder ve sağlık dilerim. Ayrıca, kız kardeşini kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu’na başsağlığı dilerken, merhuma Allah’tan rahmet niyaz ederim.) 

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

2 YORUMLAR

  1. Erdoğan’ın şöyle bir cümlesi vardı sanırım; “virüs salgını küresel bir değişim getirecek, artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.” Kendisi bu cümleleri küresel siyaseti kastederek mi söyledi bilemem ancak ben bu ifadenin doğruluğuna inananlardanm.

    Dünyanın her yerinde salgın konusu tartışılıyor, bizim coğrafyamızda dünyadaki tartışmalara ilave olarak dinle irtibatlı da tartışılıyor.

    İbadethanelerin kapatılması özellikle inanç kaynaklı bilgi eksikliğinden kaynaklı aşırı güven sorgulanacaktır ve özellikle genç kuşaklarda dine bakışı değiştirecektir herhalde. Olumlu ya da olumsuz manada bir karşılık bulacaktır tartışmalar.

    Siyasi açıdan da otariter yönetimin bilgi saklamasından kaynaklı güven problemi tartışmasının önüne geçilemez zannediyorum. İbadethanelerin girmek için ısrar eden vatandaslarin ve seküler kesimlerde de kalabalık sokak/sahil görüntüleri bu bilgi saklamadan kaynaklı güven problemini gösterir.

    Avrupa da iki kişiden fazla bir araya gelmelerin yasaklandığı bir dönemde birlik ve beraberlikten söz etmek bana gerçekçi gelmiyor.
    Erdoğanın sözünün doğru olabilmesi için herkesin dilediği gibi eleştirebilmesi gerekir.

    Ben şahsen dünyayı küçücük bir köymüş gibi saran bu salgının tüm insanlığın birliğine katkı sunacağı ümidini taşıyorum. Bunun için bir takım yerel/ulusal yaklaşımların sorgulanması gerekir.

    Nitekim eleştiri iyidir.

  2. Sayin Baran,
    Olaganüstü günlerden geciyoruz. Bugünlerin nasil sonuclari olacak bunlari yasayacak görecegiz. Birlik ve beraberlik derken öncelikle aile bazinda, sonra sehir ve ülke bazinda ve sonrasnda da bütün dünya bazinda ele aliyorum.
    Konu virüs ve salgin hastaliksa, bunu da bu cercevede ele almamiz gerekir. Elestiri her zaman iyidir, ama elestiriyi de sagkam temellere dayandirmak önemli.
    Sevgi ve BIlgiyle kalin

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here