- Veysi Dündar’ın Korona Söyleşileri – Mehmet Ali Güller: “ - 5 Eylül 2021
- Her derde deva ‘Tarçın’ - 18 Ekim 2020
- Seyidxanê Boyaci’yla yapılan son röportaj…. Seyda Goyan’ın aktarımıyla… - 7 Temmuz 2020
45 O müfettişler ByLock’çu çıktı
Ankara Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ’nün Maliye Bakanlığı’ndaki yapılanmasına yönelik soruşturmada, 119 şüphelinin örgütün haberleşme sistemi ByLock’u kullandığı tespit edildi. ByLock’çular arasında Doğan Grubu’na 2009’da toplam 6.8 milyar lira tutarında vergi cezasını kesen iki Maliye Bakanlığı personeli de var.
Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Hüseyin Şahin koordinasyonunda Cumhuriyet Savcısı Kamil Altıntaş tarafından FETÖ’nün Maliye Bakanlığı’ndaki yapılanmasına yönelik sürdürülen soruşturmada, aralarında devlet gelir uzman yardımcısı, maliye uzmanı, vergi müfettiş yardımcılarının da bulunduğu 119 kişi şüpheli olarak yer alıyor. Şüphelilerin tamamının FETÖ’nün gizli haberleşme sistemi ByLock’u kullandığı tespit edildi. Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre, eski Gelir İdaresi Daire Başkanı HasanKurnaz’ın da aralarında bulunduğu 31 kişi soruşturmada tutuklu. 61 şüpheli firarda, 25’i ise adli kontrol kararı ile serbest bırakıldı. Devlet gelir uzman yardımcısı olarak görev yapan 2 şüpheli ise ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Savcılık kaynakları, tanık beyanları ve ByLock kullanmalarının şüphelilerin FETÖ ile bağlantısını ortaya koyduğunu belirtti.
KHK İLE İHRAÇ EDİLDİLER
ByLock kullandığı için dosyada şüpheli olarak yer alan isimler arasında Doğan Grubu’na 2009 yılında toplam 6.8 milyar lira tutarında vergi cezasını kesen iki Maliye Bakanlığı personeli de bulunuyor. Dosyadaki bilgilere göre, Doğan Grubu’na yönelik vergi incelemesinin yapıldığı dönemde Gelir İdaresi Daire Başkanı olarak görev yapan Hasan Kurnaz tutuklu, Doğan TV Holding A.Ş ve iştiraklerine yönelik vergi incelemesini yapan Vergi Müffetişi Fatih Kızıltepe ise adli kontrol kararıyla serbest bırakılanlar arasında bulunuyor. Soruşturma dosyasına göre, Hasan Kurnaz ve Fatih Kızıltepe, 1 Eylül tarihinde yayınlanan 672 sayılı KHK ile FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği, mensubiyeti ve irtibatı gerekçesiyle devlet memurluğundan çıkarıldı.
Kaynak: Hürriyet
…
44Kayserili konut devinin sahibi Temür Salman FETÖ’den gözaltına alındı
KAYSERİ’de konut sektörünün önde gelen isimlerinden ’Bir Sel Yapı Grup’ bünyesindeki Garanti Konut’un sahibi ve yönetim kurulu başkanı Temür Salman FETÖ/PYD soruşturması sonucu gözaltına alındı.
Aynı zamanda Nevşehir’in Kozaklı İlçesi’nde Kozza Devre Mülk Oteli sahibi Temür Salman, bu sabah düzenlenen operasyon sonucu Kayseri Terörle Mücadele (TEM) ve Organize Suçlar Müdürlüğü (KOM) ekiplerince gözaltına alındı.
FETÖ/PYD örgütüne mali finans sağladığı gerekçesiyle gözaltına alınan Salman’ın yanı sıra, aynı soruşturma çerçevesinde FETÖ davasından aranan kısa adı ’Ahu-Der’ olan Anadolu Hukuk Derneği üyesi avukat Mehmet Dinç, üniversite öğrencisi Nurhan Özdoğan da gözaltına alındı. 3 şüpheli, Kayseri Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Nevşehir Emniyet Müdürlüğü’ne teslim edildi.
Kaynak: Hürriyet
…
43FETÖ lideri ’Fethullah’ adını yasaklamış!
Tokat’ta Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) mülkiye örgütlenmesine yönelik soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulan tanıklar, Fethullah Gülen’in Bylock üzerinden gönderdiği notlarda, kaymakam çocuklarına dikkat çekmemeleri için ’Fethullah’ adının verilmesini yasakladığını anlattı.
Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesinin FETÖ/PDY’nin ’mülkiye yapılanması’yla ilgili yönelik soruşturmasında örgütün içi yüzü ortaya çıkıyor. Şu ana kadar 29 kaymakam ile 4 kaymakam adayının tutuklandığı soruşturmada, 11 kaymakam ise itirafçı olup adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Gerek itirafçı kaymakamların, gerekse 100’üncü ve 102’inci kaymakam ve kaymakam adaylarının imamı Yunus kod adlı Y.A.’nın ifadeleri, örgüt ile ilgili birçok gerçeği gün yüzüne çıkardı.
‘ÇAĞDAŞ İSİMLERİN KONULMASINI İSTERDİ’
Y.A. ifadesinde, kaymakam aday grup sorumlularına Bylock yüklü tablet dağıtıldığını söyleyerek, “Bu tabletler evde kullanılmazdı. Bu programı Wi-Fi üzerinden internetkafelerden çalıştırıyordum. Tablet verdiğim kişilerle buradan haberleşiyordum. Bunlara Fethullah Gülen’den gelen notları gönderiyordum. Fethullah Gülen, ByLock’tan kaymakam çocuklarına verilecek isimleri gönderiyordu. Kaymakamlar, bu isimleri çocuklarına veriyorlardı. Ayrıca Fethullah Gülen, dikkat çekmemesi için kaymakam çocuklarına ’Fethullah’ ismini yasakladı. Bu isim yerine daha çok çağdaş ve güncel isimlerin konulmasını isterdi” dediği öğrenildi.
‘GARDİYANLARIN TÜRKİYE İMAMI’
Bu arada Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı’nın FETÖ/PDY’ye yönelik yürüttüğü soruşturmada, 15 Temmuz darbesinden bir ay sonra Samsun’da terör örgütüne üye olduğu ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanuna aykırı hareket ettiği iddiasıyla tutuklanan din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni 39 yaşındaki Dursun Koç’un, örgütün infaz koruma memurlarının ’Türkiye imamı’ olduğu öğrenildi.
Kaynak: Hürriyet
…
4211 Temmuz’da darbe hazırlığına başlamışlar
Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK), Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin hazırladığı “İdari Tahkikat Raporu”nda, 11 Temmuz’dan kalkışmanın bastırıldığı 16 Temmuz sabahına kadar yaşanan bütün gelişmelere dakika dakika yer verdi.
ÖKK’daki FETÖ’cülerin darbe hazırlığına 11 Temmuz’da başladıklarına yer verilen raporda, o güne kadar hücre yapılanması şeklinde hareket eden örgüt mensuplarının 13 Temmuz’da birbirleriyle irtibata geçtiklerinin altı çizildi. 14 Temmuz’da “emin” evlerde toplanan örgüt mensuplarına, darbe girişimi sırasında üstlenecekleri görevler tebliğ edildi. Silah ve malzeme depolarındaki mühimmata ilişkin bilgi toplayan cuntacılar, silah dağıtımının nasıl yapılacağını da en ince ayrıntısına kadar planladı.
AA muhabirinin ulaştığı rapor, Albay Çağahan Yeğin başkanlığındaki 7 kişilik idari tahkikat heyeti tarafından hazırlandı. Tuğgeneral Ertuğrul Erbakan’ın onayıyla Genelkurmay Başkanlığı ve darbe girişimi soruşturmasını yürüten savcılara gönderilen 60 sayfalık rapor, kahraman Astsubay Ömer Halisdemir’in şehit edilmesine ilişkin hazırlanan iddianamenin delilleri arasında gösterildi.
Parola: “Halit’in selamı var”
FETÖ’nün yönetici konumundaki şahısların, ÖKK’daki darbeci askerlerle 13 Temmuz’da irtibata geçerek darbe talimatı verdikleri ifade edilen raporun giriş bölümünde, “Talimat alacakları personeli bildirdikleri, irtibata geçilmesi esnasında kullanacakları işareti (parola) verdikleri, müteakiben 14 Temmuz’da görevlendirecekleri personeli, ’emin’ evlerde bir araya getirerek kompartmantasyonu (hücre yapısı) kaldırdıkları, ilk görevlendirme ve 15 Temmuz’da buluşma yerini verdikleri değerlendirilmektedir.” ifadelerine yer verildi.
Darbeci askerlerin birbirlerini tanımaları ve karşılıklı güven telkin etmeleri için “Halit’in selamı var” parolasını kullandıkları kaydedildi.
İlk adım 11 Temmuz’da atıldı
Rapora göre cuntacılar, darbe girişimi için ilk adımı, 11 Temmuz’da, Yarbay Murat Korkmaz’ın “tugay lojistik denetlenmesi hazırlıklarını” gerekçe göstererek başka birinin kartı ile silah depolarına giriş yapmasıyla başladı.
12 Temmuz’da Yarbay Halit Kazancı, Binbaşı İ.S’den cephanelikteki mühimmatların listesini istedi. Aynı zamanda el bombası, saniyeli fitil ve C4 fünye patlayıcılarının bulunup bulunmadığını sordu. Binbaşı S, cephanelikteki mühimmatların listesini Kazancı’ya teslim ettiği sırada el bombası, saniyeli fitil ve C4 fünye patlayıcıların saymanlıktaki depoda bulunduğunun bilgisini aktardı.
Kazancı’nın emri ile 14 Temmuz’da, piyade tüfeklerinde kullanılan 3 bin 188 mermi, 2. Tugay cephaneliğinden çıkarılarak, 26. Tabur Komutanlığından görevli Samet Yıldız’a verildi. Yıldız da yanına aldığı iki uzman çavuşla bu mühimmatları şarjörlere basarak kullanıma hazır hale getirdi.
Cuntacı askerler daha önce planladıkları gibi görevli bulundukları timlerin silah depolarından, 14 Temmuz öğle saatlerinden 15 Temmuz akşam saatlerine kadar belli aralıklarla mühimmat çıkarmaya devam etti.
Darbe girişiminin bastırılmasından sonra yapılan araştırmaya göre tahrip gücü yüksek 3 bombaatar termobarik, 1 bombaatar, 129 piyade tüfeği, 49 tabanca, bir M-110 keskin nişancı tüfeği ile holografik nişangah, gece görüşlü gözlük, termal dürbün gibi 154 optik cihaz, 91 telsiz ile 23 kalem muhtelif malzeme ve teçhizat darbeciler tarafından alındı. Cuntacıların çaldığı mermi sayısı ile 4 bin 509 olarak kayıtlara geçti.
Depolardan çalınan silah ve mühimmatların bir kısmı, 21.43’te CumhurbaşkanlığıMuhafız Alayına ulaştırılması için sivil bir araçla karargahtan gönderildi. Söz konusu silah ve mühimmatlardan bir kısmının kayıp olduğu kayıtlara geçti.
Bordo berelileri Ankara’da toplayacaklardı
15 Temmuz saat 19.00’da FETÖ’cü askerler, “mesaiye kalma” ve “servisi kaçırma” bahanesiyle kışlada darbe girişiminin başlamasını bekledi. Darbe talimatının bütün birliklere verilmesiyle ÖKK Harekat Merkez Vardiya Amiri Yarbay Mehmet Ali Çelik, Türkiye’deki görev bölgelerindeki bütün bordo berelilerin Ankara’ya çağrılmasını içeren mesajın birliklere gönderilmesini istedi. Ancak vardiya Astsubayı C.S, işi ağırdan alarak söz konusu emrin birliklere ulaşmasını geciktirdi.
Cuntacı Tuğgeneral Semih Terzi, 21.10’da Diyarbakır’daki 12. ve 16. taburlara; 21.15’te ise İskenderun’da konuşlu 32. Tabura hazırlanmaları için alarm verdi. 15 dakika sonra da Albay Ümit Bak, yine İskenderun’daki 34. Taburun tam teçhizatlı bir şekilde hazırlanmasını istedi. İlerleyen saatlerde, ÖKK
Komutanı Zekai Aksakallı’nın emriyle hareket eden Tuğgeneral Ömer Faruk Bozdemir’in komutasında toplanan bordo bereliler, karargaha girmeye çalıştıkları anda kobra helikopterlerinin ateşine maruz kaldı.
İlerleyen saatlerde, Semih Terzi intikal yapacakları uçağın kapasitesinin yeterli olmaması nedeniyle iki tabur askerden 24 kişiyi yanına alarak Diyarbakır’dan Ankara’ya hareket etti.
Terzi, kalan askerleri komuta eden Albay A.B’ye, “Net değil ama Genelkurmay biraz karışık, bize ihtiyaçları var. Kalan ekibi sonraki uçakla gönderirsin.” dedi. Bunun üzerine Zekai Aksakallı’nın bundan haberinin olup olmadığını soran Albay B’ye Terzi, “Tabii ki var. Ankara’da ciddi bir terör tehdidi var” cevabını verdi.
Saatler 02.14’ü gösterdiğinde komutasındaki askerlerle Ankara’ya gelen Terzi, ÖKK’nın emir komutasını, kendisi gibi darbeci Albay Ümit Bak’tan almak için Gölbaşı’ndaki karargaha gitti.
Komuta binasının girişine kadar gelen Terzi, kahraman Astsubay Ömer Halisdemir tarafından vurularak etkisiz hale getirildi. Terzi’nin yanındaki tabur komutanı Binbaşı Fatih Şahin, olay yerinden sıyrılmaya çalışan Halisdemir’i silahla şehit etti. Bu gelişmeler yaşanırken saatler 02.16’yı gösteriyordu.
Terzi ile Diyarbakır’dan gelen ancak durumdan şüphelenerek Etimesgut Özel HavaAlayında kalan tim komutanı Yüzbaşı A.K.Y, Zekai Aksakallı’ya ulaşarak durumu anlattı, nasıl hareket edeceğine dair emirler aldı.
Bunun üzerine Yüzbaşı A.K.Y, Terzi’nin komutasında ÖKK’ya giden Üsteğmen M.A’ya telefonda Albay Ümit Bak, Yarbay Mehmet Ali Çelik ve Binbaşı Fatih Şahin’in hain olduğunu, bu isimleri bir an önce derdest etmesini emretti. Harekete geçen M.A. ve komutasındaki tim, söz konusu darbecileri gözaltına aldı.
Zekai Aksakallı’nın emri üzerine hareket eden Albay Fırat Çelik, beraberindeki 10 bordo bereliyle saat 05.07’de telleri aşarak karargaha ulaştı, Üsteğmen A. ile irtibat kurdu.
Saatler 06.03’ü gösterdiğinde Aksakallı, Hirfanlı’da konuşlu 37. Taburun tam teçhizatlı bir şekilde Gölbaşı’ndaki karargaha gitmesini istedi.
Bu saatten sonra bordo berelilere karşı direnemeyeceklerini anlayan cuntacılar, beyazbez sallayarak teslim olmaya başladı. Saat 07.40’ta ÖKK karargahı tamamen dost kuvvetlere geçti.
10.38’de karargaha gelerek yeniden emir komutayı alan Aksakallı, vakit kaybetmeden Akıncı Üssü’nde rehin tutulan kuvvet komutanlarını kurtarması için Albay M.Y ve Hirfanlı’dan gelen 37. Taburu görevlendirdi.
Saat 13.30’da rehin tutulan komutanlar cuntacılardan alındı, Akıncı Üssü’nün ise kontrolü sağlandı.
146 ÖKK mensubu darbeye katıldı
Gölbaşı’ndaki ana karargahta görevli 146 askerin fiilen darbeye katıldıkları belirlendi.
Astsubaylar Ömer Halisdemir ve Bülent Aydın, darbe girişimini engellemeye çalıştıkları sırada şehit olurken, Yüzbaşı Burak Akın, astsubaylar İsmail Oğuz ve Kamil Işın ile Uzman Çavuş Osman Gül de yaralandı.
Darbecilerden Semih Terzi, Nedim Şahin, Gökmen Ata ve Ercan Şen de öldürülerek etkisiz hale getirildi.
Öte yandan raporda, 15 Temmuz darbe girişiminde yer alan askerler için “darbeci”, “hain”, “terörist” gibi ifadeler kullanılırken, görevde bulundukları sıradaki rütbelerine yer verilmedi.
Kaynak: Hürriyet
…
41Ankara’da FETÖ operasyonu
Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Fetullahçı Terör Örgütü soruşturması kapsamında Hazine Müsteşarlığı’ndan KHK’larla ihraç edilenlere yönelik operasyon başladı. Hakkında yakalama kararı bulunan 19 kişiden 6’sı gözaltına alındı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, FETÖ soruşturması çerçevesinde eski Hazine Müsteşarlığı çalışanlarının adreslerine operasyon düzenledi.
Operasyonda haklarında yakalama kararı çıkarılan, KHK ile meslekten ihraç edilen 19 şüpheliden, aralarında eski daire başkanı ile uzmanların da bulunduğu 6’sı gözaltına alındı.
Şüphelilerin cep telefonlarında örgütün kriptolu haberleşme programı “ByLock” bulunduğu iddia edildi.
Kaynak: Hürriyet
…
40Eskişehir’de FETÖ şüphelisi 13 kişi adliyeye sevk edildi
Eskişehir’de FETÖ şüphelisi 13 kişi adliyeye sevk edildiEyüp KELEBEK/ ESKİŞEHİR, (DHA) – ESKİŞEHİR’de Fethullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ /PDY) yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınanlardan 13 kişi adliyeye sevk edildi.
Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, İl Mahalli İdareler Müdürlüğü’nde görevli iken FETÖ/PDY soruşturması kapsamında kurumlarından ihraç edilen 16 kişiyi geçen 8 Aralık’ta gözaltına aldı. Şüphelilerden 3’ü Emniyet Müdürlüğü’nde ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Sorgulamaları tamamlanan 13 kişi bu sabah götürüldükleri Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra adliyeye sevk edildi.
FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet
…
39Son dakika… 5’i profesör 7 akademisyen tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) akademik yapılanmasına yönelik Yıldız Teknik Üniversitesinde (YTÜ) yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve hakimliğe sevk edilen 22 şüpheliden 5’i profesör 7 akademisyen “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklandı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Mehmet Şenay Baygın tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan ve adliyeye getirilen 39 şüphelinin savcılık ifadeleri sona erdi.
Savcılık, 22 şüpheliyi “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklanması, 17 şüpheliyi ise adli kontrol kararı uygulanarak serbest bırakılması talebiyle hakimliğe sevk etti.
Nöbetçi İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, aralarında 5 profesörün de bulunduğu 7 şüphelinin “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklanmasına karar verdi. Hakimlik, 32 şüphelinin adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmasına hükmetti. Serbest bırakılan şüpheliler hakkında adli kontrol hükümleri kapsamında yurt dışına çıkış yasağı getirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ’nün akademik yapılanmasına yönelik YTÜ’de yürütülen soruşturma kapsamında 103 öğretim üyesi hakkında 18 Kasım’da gözaltı kararı çıkarılmış, 70 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Kaynak: Hürriyet
…
38Türkiye’den Avrupa’ya Türkçe dersi teklifi
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Almanya, Danimarka ve Hollanda’nın maliyetini gerekçe gösterip Türkçe dersini müfredattan çıkarmaya başladığını söyledi. Türkiye’nin “Maliyeti biz karşılarız” talebinin de kabul edilmediğini belirten Çavuşoğlu, “Onların derdi başka” dedi.DIŞİŞLERİ Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı Yurtdışı Teşkilatı Uluslararası Eğitim Yöneticileri Çalıştayı’nın Ankara’daki kapanış törenine katıldı. Burada yaptığı konuşmada İstanbul Beşiktaş’taki terör saldırısına da değinen Çavuşoğlu, şehit olan polis ve vatandaşlara Allah’tan rahmet diledi. DEAŞ’ın dini, PKK’nın ideolojiyi ve Kürt vatandaşlarının duygularını istismar ettiğinin belirten Çavuşoğlu, FETÖ’nün de uluslararası küresel bir örgüt haline geldiğini söyledi.
Eğitim konusunda bazı ülkelerin zorluk çıkardığını anlatan Bakan Çavuşoğlu, Almanya, Danimarka ve Hollanda gibi bazı ülkelerin maliyetinden dolayı Türkçeyi müfredattan çıkarmaya başladığını söyledi. Çavuşoğlu, “Biz onlara diyoruz ki, ‘Bu maliyeti karşılamaya hazırız. Yeter ki Türkçe derslerini devam ettirin.’ Fakat onların derdi başka” dedi. Ana dilini öğrenemeyen bir çocuğun başka dilleri öğrenmekte zorluk çekeceğini belirten Çavuşoğlu, bu ülkelerin Türkçe derslerini kaldırmasının asimilasyon anlayışının bir yansıması olduğunu vurguladı.
BİZDEKİLER EN İYİSİ
Suriye’deki gelişmelere değinen Çavuşoğlu, insanlık dışı ne kadar hayal edilebilecek şey varsa bugün Suriye’de görüldüğünü ifade etti. Çavuşoğlu, Türkiye olarak ateşkesin sağlanması ve siyasi çözüme geçilmesi ve insani yardımların ulaştırılması konularında her zaman yapıcı olduklarını söyledi. Türkiye’deki 3 milyon sığınmacının hayat standardını yükseltmek için her gün kafa yorduklarını belirten Çavuşoğlu, “Bizim çadır ve konteyner kamplarımız dünyanın en iyisi” dedi.
Kaynak: Hürriyet
……
37Seferberlik mi ilan edildi? Seferberlik ne demek?
Son düzenlenen muhtarlar toplantısına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘milli seferberlik’ açıklaması damga vurdu. Cumhurbaşkanı, ‘PKK’sıyla, DEAŞ’ıyla, FETÖ’süyle, DHKP-C’siyle adı, söylemi, yöntemi ne olursa olsun tüm terör örgütlerine karşı milli bir seferberlik ilan ediyorum.’ dedi. Peki, seferberlik mi ilan edildi? Milli Seferberlik nedir?Seferberlik nedir? Son iki gündür vatandaşların sık sık sorduğu sorulardan biri de bu oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 32. Muhtarlar Toplantısı’nda terörle mücadele için ‘milli seferlik’ çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı’nın konuşmasına tanık olan internet kullanıcıları, arama motorları üzerinden Seferberlik nedir? Seferberlikte neler yapılıyor? gibi sorulara yanıt aradı. İşte, bir anda Türkiye’nin ana gündem konularından olan bu terim hakkında detaylar!
Bir kez daha muhtarla bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘PKK’sıyla, DEAŞ’ıyla, FETÖ’süyle, DHKP-C’siyle adı, söylemi, yöntemi ne olursa olsun tüm terör örgütlerine karşı milli bir seferberlik ilan ediyorum.’ dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 32. Muhtarlar Toplantısı’nda ‘milli seferlik’ çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı’nın “Anayasamızın 104. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başı olarak, PKK’sıyla, DEAŞ’ıyla, FETÖ’süyle, DHKP-C’siyle ve tüm diğerleriyle, adı, söylemi, yöntemi ne olursa olsun, tüm terör örgütlerine karşı milli bir seferberlik ilan ediyorum. Kim bu örgütlerin çalışmalarıyla ilgili bir bilgi sahibi olursa hemen güvenlik güçlerimize haber vermelidir.” Cümlelerinden sonra “Seferbelik nedir?” ve “Seferberlikte neler yapılıyor?” soruları geldi. İşte, bir anda Türkiye’nin gündemi haline gelen seferberlik kelimesinin yasaya göre tanımlama şekilleri!
SEFERBERLİK KANUNA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN
Seferberlik nedir? Sorusunun yanıtlandığı 2941 Sayılı Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu’nda Seferberlik kelime anlamından bahsedilmiş ve uygulandığı durumlardan bahsedilmiştir. İşte, Seferberlik’in kelime anlamı ve uygulama şekilleri!
Seferberlik: Devletin tüm güç ve kaynaklarının, başta askeri güç olmak üzere, savaşın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hazırlanması, toplanması, tertiplenmesi ve kullanılmasına ilişkin bütün faaliyetlerin uygulandığı; hak ve hürriyetlerin kanunlarla kısmen veya tamamen sınırlandırıldığı haldir.
2. Genel Seferberlik: Ülkenin tümüne yönelik bir tehdidin karşılanması, mevcut bütün güç ve kaynakların kullanılabilmesi için ülkenin bütününde uygulanan seferberliktir.
3. Kısmi Seferberlik: Ülkenin bir veya birden fazla bölgesinde uygulanan ve bütün güç ve kaynakların kullanılmasını gerektirmeyen seferberliktir.
4. Seferberlik Hali: Seferberlik faaliyetinin başlatıldığı gün ve saatten, kaldırıldığı güne kadar devam eden durumdur.
5. Savaş: Devletin bekasını temin etmek, milli menfaatleri sağlamak ve milli hedefleri elde etmek amacıyla, başta askeri güç olmak üzere Devletin maddi ve manevi tüm güç ve kaynaklarının hiçbir sınırlamaya tabi tutulmadan kullanılmasını gerektiren silahlı mücadeledir.
6. Savaş Hali: Savaş ilanına karar verilmesinden, bu halin kaldırıldığının ilan edilmesine kadar devam eden süre içinde, hak ve hürriyetlerin kanunlarla kısmen veya tamamen sınırlandırıldığı durumdur.
Kaynak: Hürriyet
…
36‘Fındık Kralı’na FETÖ gözaltısı
1,3 milyar TL’lik cirosuna rağmen İtalyanlara satılmasıyla dikkatleri üzerine çeken Oltan Fındık’a FETÖ operasyonu düzenlendi. Şirketin eski sahibi ve hissedarı M.A gözaltına alınırken, bilgisayarında bulunan örgütsel dokümanlara el konuldu.Türkiye’deki fındık üretimi ve pazarlamasıyla 1,3 milyar TL’lik ciroya ulaştıktan sonra İtalyanlara satılmasıyla dikkat çeken Oltan Gıda’ya FETÖ operasyonu düzenlendi. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen FETÖ soruşturmasında Düzce Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Ekipleri’nce şirketin eski sahibi ve hissedarı M.A gözaltına alındı. Operasyonda M.A.’nın evinde yapılan aramalarda bilgisayar, bilgi depolama aygıtlarına ve örgütsel dokümanlara el konulurken, iş adamı M.A. ifadesi alınmak üzere Düzce Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.
TUSKON’A ÜYEYDİ
FETÖ’yle yakın teması bulunduğu öne sürülen şirket, 17-25 Aralık operasyonlarından sonra İtalyan çikolata devi Ferrero’ya satılmıştı. 1,3 milyar TL’lik cirosu bulunan şirketin o dönem satılması, FETÖ’nün şaibeli şirket devirlerinden biri olarak yorumlanmıştı. Şirket, FETÖ’nün işadamlarının çatı kuruluşu olan TUSKON’un önemli üyelerinden biriydi. Yeni Şafak
Kaynak: Hürriyet
…
35AK Parti eski ilçe başkanı FETÖ’den gözaltına alındı
AK Parti eski ilçe başkanı FETÖ’den gözaltına alındıBurhan CEYHAN/SÖKE (Aydın), (DHA) – AYDIN’ın Söke İlçesi’nde, Ak Parti eski İlçe Başkanı avukat Abdullah Yeniusta, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alındı.
Söke’de yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 2011-2014 yıları arasında bir dönem AK Parti Söke İlçe Başkanlığı yapan avukat Abdullah Yeniusta, gözaltına alındı. Emniyette sorgusu devam eden Yeniusta’nın işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği belirtildi.
FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet
…
34‘Milletin parasıyla geziyorsunuz’ sözleri komisyonda gerginliğe yol açtı
Nursima KESKİN / ANKARA, (DHA) – TBMM 15 Temmuz ve FETÖ/ PDY Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’nun İstanbul ve Marmaris’e yaptığı ziyaretleri, CHP’li komisyon üyeleri ‘gezi’ olarak değerlendirmesi gerginliğe yol açtı.
HULUSİ AKAR VE HAKAN FİDAN’IN DİNLENMESİ TALEBİ YİNELENDİ
Darbe Komisyonu’nun CHP’li üyeleri Aykut Erdoğdu, Aytun Çıray, Zeynel Emre ve Sezgin Tanrıkulu komisyonun bugünkü toplantısında Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın dinlenmesi için oylama yapılması taleplerini yineleyerek önerge verdi. Komisyon Başkanı Reşat Petek ise önergeyi okudu ve oylama yapılmayacağını bildirdi. Reşat Petek, Hulusi Akar ve Hakan Fidan’ın dinlenmesi için gelen taleplerin reddedilmesinin söz konusu olmadığını söyledi.
“MİLLETİN PARASIYLA GEZİ YAPIYORSUNUZ”
CHP’li komisyon üyesi Aytun Çıray, komisyonun İstanbul ziyareti ile önümüzdeki hafta Marmaris’e gidecek olmasını eleştirerek “Milletin parasıyla gezi yapıyorsunuz. Çok istiyorsanız Marmaris’teki otel sahibini buraya davet edelim. Otel sahibini dinleyelim burada” dedi.
CHP’li Sezgin Tanrıkulu ise “15 komisyon üyesi var, danışmanlar var. Tümünün gitmesi mi daha ekonomik yoksa onların gelmesi mi? Davet edelim gelsinler” diye öneride bulundu.
“TURİSTİK GEZİ DİYENLERİ KINIYORUM”
Aytun Çıray’ın bu sözlerine AK Parti’li Ravza Kavakçı Kan, “Darbeyle mücadele eden kahraman polislerimizi ziyaret ettik. Devlet polisine gitmek gezmek midir?” diyerek tepki gösterdi. Komisyon Başkanı Reşat Petek ise “Böyle bir anlamlı geziyi turistik gezi diyenleri kınıyorum. Tarihe not düşecek çalışmaları eksiksiz yapıyoruz. Gazileri ziyaret ediyoruz. Marmaris’te otelde neler yapıldı? Bunların mahallinde dinlenmesi ve tarihe not düşülmesinden daha önemli faaliyet ne olabilir” diyerek ‘Çıray’ın bu açıklamalarını eleştirdi.
33‘Mahrem İmam’ Kırıkkale’de yakalandı
Burdur Cumhuriyet Başsavcısı Sadi Doğan, yaptığı yazılı açıklamada, Burdur Emniyet Müdürlüğü ile istihbarat birimlerinin kentte FETÖ soruşturmalarının en önemli isimlerinden biri olduğu değerlendirilen, örgüt içinde ‘Mahrem İmam’ adıyla tanınan şüphelinin yakalandığı belirtildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Burdur il imamının danışmanı, Burdur’daki emniyet ve askeri personelin sorumlusu, polis ve askeri kolejlere girecek olan FETÖ üyesi kişileri bu okullara yerleştirdiği tespit edilen, kod adı kullanan, örgüt içinde kod adıyla tanınan, hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca 5 ay önce yakalama kararı çıkarılan A.T., Burdur İl Emniyet Müdürlüğü’nün başarılı çalışması sonucu Kırıkkale’de yakalanmış olup, Burdur’a getirilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığımızca gerekli talimat verilmiştir. Şahsın ‘ByLock’ kullanıcısı olduğu ve çok sık ‘ByLock’ kullandığı için kırmızı listede bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca üzerinde FETÖ terör örgütüne ait olduğu değerlendirilen 7 bin 350 dolar bulunmuştur.”
Soruşturmalar kapsamında Burdur’daki FETÖ’nün üst düzey sorumlularından 40’ının firari durumda olduğu kaydedilirken, bunlardan 15 Temmuz sonrası Burdur’u terk eden bir kısmının Pensilvanya’da, bir kısmının Mozambik’te, bir kısmının ise Türk Cumhuriyetlerinde bulunduğunun tespit edildiği ve yakalanmaları için çalışmaların titizlikle devam ettiği vurgulandı.
Burdur’da yürütülen soruşturmalarda 1-13 Aralık tarihleri arasında haklarında gözaltı kararı verilen 10 şüphelinin de Burdur, Uşak, İst
32Zonguldak’ta FETÖ şüphelisi 7 kişi adliyede
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları’nda çalışan aralarında mühendis, işçi ve güvenlik görevlisinin bulunduğu 6 kişi gözaltına alındı. FETÖ’ye ait kapatılan kolejin firarda olan muhasebe müdürü de yakalandı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 7 şüpheli, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.
31Zonguldak’ta FETÖ şüphelisi 7 kişi adliyede (2)
Zonguldak’ta FETÖ/PDY soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen 7 şüpheli, savcılıktaki sorgularının ardından nöbetçi mahkemeye çıkarıldı. Mahmeke, şüphelilerden 5’iinin tutuklanmasına hükmederken, 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
30Barbaros Muratoğlu tutuklandı
Doğan Holding Ankara İdari Temsilcisi Barbaros Muratoğlu, 14 gün gözaltında tutulduktan sonra çıkarıldığı Nöbetçi İstanbul 9’uncu Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı. ‘Silahlı terör örgütüne yardım’la suçlanan Muratoğlu’nu tutuklama gerekçeleri arasında ‘Gülen’le fotoğrafında ceketinin iki düğmesinin ilikli olması’ da sayıldı. Doğan Holding Baş Hukuk Müşaviri Erem Turgut Yücel, “İtirafçı bir avukatın çelişkili ifadelerinin dayanak gösterilmesi, milat kabul edilen 17/25 Aralık’tan çok önce yapılan ziyaret ve o fotoğraftaki Sabah, Akşam, Yeni Asır temsilcileriyle ilgili işlem yapılmamasına rağmen idari temsilcimizin tutuklanması büyük haksızlıktır” dedi.
DÜĞME İLİKLEME DELİL SAYILDI
Doğan Holding Ankara İdari Temsilcisi Barbaros Muratoğlu, 14 gün gözaltında tutulduktan sonra dün sevk edildiği Nöbetçi İstanbul 9’uncu Sulh Ceza Hâkimliği’ndeki sorgusunun ardından “Silahlı terör örgütü FETÖ’ye yardım” suçlamasıyla tutuklandı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından dün sabah Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na getirilen Barbaros Muratoğlu yaklaşık bir saat savcıya ifade verdi. Muratoğlu’na HTS (telefon) kayıtlarında görüşme yaptığı kişilerle ilgili sorular soruldu. FETÖ’cü olduğu öne sürülen bir hukuk bürosuyla 2012 yılında yaptığı görüşmeler de soruldu.
Muratoğlu 22 sayfa tutan emniyet ifadesinde ise ByLock kullanmadığını, ByLock kullanan birisini de görmediğini söyledi. FETÖ/PDY terör örgütü lideri Fetullah Gülen ile çekilen fotoğrafının sorulması üzerine ise 2012 yılında Sabah, Akşam, Zaman, Posta, Milliyet, Yeni Asır gazetesi temsilcileri ve İzmirli yerel gazetecilerle yapılan ABD gezisine katıldığını söyledi. Muratoğlu, “Amerika gezisi devam ettiği sırada Sebahattin Bey ve yanında bulunan şahıslar Pensilvaya’ya gidiyoruz dediler. Bu geziden haberim yoktu. Grup olarak hareket edince gitmek zorunda kaldık. Gülen ile aramda herhangi bir konuşma geçmedi” dedi. Muratoğlu, “Yaptığım tüm görüşmeler iş ilişkisi nedeniyledir. FETÖ/PDY örgütü ile ilişiğim bulunmamaktadır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.
‘HUKUKA AYKIRI UYGULAMA’
Muratoğlu’nun avukatlarından Köksal Bayraktar, şunları söyledi: “Kendisi iş gereği günde yüzlerce kişi ile muhatap olan ve telefon konuşması yapan birisidir. Konuştuğu her bir şahsın kim olduğunu bilmesi mümkün değildir. Geriye dönük olarak konuştuğu kişilerden tespit yapılıp atılı suç ile isnat edilmesi hukuka aykırıdır. Söz konusu terör örgütü ile irtibatlı olduğuna dair delil bulunmadığından serbest bırakılmasını talep ediyoruz.”
‘O TARİHTE TERÖR ÖRGÜTÜ İLİŞKİSİ BİLİNMİYORDU’
Avukat Şehnaz Yüzer ise “Müvekkil yaklaşık 30 yıldır medya sektöründe çalışmaktadır. Hali hazırda medya temsilciliği görevini yürütmektedir. Bilindiği üzere Ankara, bürokrasinin yoğun olarak yer aldığı yerlerden olup müvekkil de bürokratik ilişkiler nedeniyle söz konusu şahıslarla irtibat kurmuştur. İlişki kurduğu tarihlerde şahısların terör örgütü mensubu olduğu bilinmemektedir. Terör örgütü ile ilişiği söz konusu değildir. Atılı suçun unsurları oluşmadığından serbest bırakılmasını talep ediyoruz” dedi.
Muratoğlu savcılık sorgusunun ardından tutuklama talebiyle İstanbul 9’uncu Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.
KARARDAN: SAĞ TARAFINDA DURMASI KUVVETLİ ŞÜPHE
Muratoğlu saat 21.00 sıralarında Sulh Ceza Hâkimliği’nde sorguya alındı. Nöbetçi Hâkim Mustafa Çakar saat 23.00 sıralarında açıkladığı kararında, “Şüphelinin 2012 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne İzmir gazeteci temsilcileri ile giderek Pensilvanya’da FETÖ terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen ile görüştüklerini ifade etti. Bu görüşmeye ilişkin dosya kapsamında hatıra fotoğraflarının bulunduğu, fotoğraf dikkatlice incelendiğinde Muratoğlu’nun ceketinin her iki düğmesinin iliklenmiş vaziyette olduğu” yazıldı.
Kararda, “İfadesinde sürekli Deniz Sipahi isimli kişi ile beraber bu gezide olduğunu, bu görüşmeden haberdar olmadıklarını beyan etmiş ise de fotoğraf karesinde Deniz Sipahi’nin örgüt elebaşının sol tarafında olacak şekilde şüphelinin ise sağ tarafta olacak şekilde fotoğraf karesinde bulundukları bu şekilde şüphelinin üzerine atılı suç bakımından kuvvetli şüphe altında bulunduğu kanaatine varılmıştır” denildi.
Kararın devamında ise şunlara yer verildi:
“Soruşturmanın halen devam etmekte olup delillerin henüz tam olarak toplanmamış olduğu, toplanacak delillere göre şüpheliye atılı suçun niteliğinin değişmesiyle aleyhine olarak ağırlaşma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. Şüpheliye atılı suç için kanunda öngörülen ceza miktarı, şüphelinin soruşturma tutanaklarına yansıyan, sorguda da gözlemlenen savunma ve davranışları ile tutumu hâkimliğimizde serbest kalması halinde kaçacağı yolunda kuvvetli suç şüphesi uyandırmıştır. Şüpheliye atılı suç için kanunda öngörülen cezanın miktarı, şüphelinin soruşturma tutanaklarına yansıyan, sorguda da gözlemlenen savunma ve davranışları hakimliğimizde, serbest kalması halinde delilleri yok edeceği, gizleyeceği veya değiştireceği, suçun mağduru ve tanıkları üzerinde baskı kurma girişiminde bulunacağı yolunda kuvvetli şüphe uyandırmıştır.”
DOĞAN HOLDİNG BAŞ HUKUK MÜŞAVİRİ ‘ÇELİŞKİLİ İFADELERLE TUTUKLANMASI HAKSIZ VE ADALETSİZ’
Doğan Holding Baş Hukuk Müşaviri Erem Turgut Yücel, Muratoğlu’nun tutuklanmasıyla ilgili şunları söyledi: “Barbaros Muratoğlu, kısa bir dönem Ankara’da hukuk danışmanlığı yapan bir avukatla görüştüğü, bu kişilerin sonradan FETÖ üyesi olma iddiasıyla tutuklanmaları ve etkin pişmanlık kapsamında verdikleri çelişkili ifadeler dayanak gösterilerek tutuklanmıştır. O dönemde birçok kuruma hizmet veren bu avukatların başka müvekkilleri hakkında aynı işlemlerin yapılıp yapılmadığı belirli değilken, Muratoğlu’nun bu gerekçeyle tutuklanmasını son derece haksız ve adaletsiz bulmaktayız. Yine 2012’de, yani milat kabul edilen 17-25 Aralık’tan çok önce, aralarında Sabah, Akşam ve Yeni Asır temsilcilerinin de bulunduğu heyet halinde yapılan bir gezi ve ifadelere göre, bu gezide Akşam ve Sabah gazetesi temsilcilerinin talebi üzerine FETÖ Terör Örgütü lideri Fetullah Gülen’in de programda bulunmamasına rağmen ziyaretine gidildiği, orada çekilen fotoğrafta Muratoğlu’nun ceketinin her iki düğmesinin iliklenmiş olmasının da tutuklama gerekçesi yapıldığını anlıyoruz. O fotoğraftaki diğer gazeteciler hakkında herhangi bir soruşturma bulunmamasına rağmen, Ankara İdari Temsilcimizin bu sebeple tutuklanması büyük bir haksızlıktır. Bütün sorulara samimiyetle cevap vermiştir. Görüştüklerinin, zamanında devletin üst kademelerinde görev yaptığını, iş sebebiyle görüştüğünü ve şahsi bir yakınlıklarının bulunmadığını beyan etmesine rağmen bu görüşmeler de tutuklama gerekçesi yapılmıştır.”
29AK Partili eski vekilin FETÖ imamıyla fotoğrafı ortaya çıktı
Ak Parti eski Aydın Milletvekili Ali Gültekin Kılınç’ın, örgütün Nazilli imamı olduğu ve Amerika’ya kaçtığı öne sürülen Ayhan Yılmaz ile beraber Amerika’da çekilmiş fotoğrafı ortaya çıktı. Fotoğrafın 2011 yılında çekildiği belirtilirken, Yılmaz’ın bir süre Nazilli imamlığı yaptığı, 15 Temmuz sürecinde ise ABD’ye kaçtığı iddia edildi.
Ali Gültekin Kılınç, milletvekilliği yaptığı dönemde, “Cemaat beni öldürmek istedi” şeklindeki açıklamada bulunmuştu.
28Edirne’de icra müdürlerine FETÖ gözaltısı
Edirne Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Edirne İcra Müdürü Yardımcısı A.Ç. ile Keşan İcra Müdürü H.D.’yi gözaltına aldı. Şüphelilerin evlerinde de arama yapıldı.
Emniyetteki ifadelerinin ardından 2 şüpheli, işlemlerinin ardından Edirne Adliyesi’ne sevk edildi.
27Son maaşı haziranda almış
CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Başbakan Binali Yıldırım’a bir önergeyle “FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, devletten ne kadar süre içerisinde, kaç TL maaş almıştır? FETÖ elebaşının maaşını çeken farklı kişilerin tespiti ve bununla ilgili soruşturma başlatılmış mıdır?” sorularını yöneltti.
Başbakan Yıldırım adına önergeyi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu yanıtladı. Müezzinoğlu, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’e 1 Şubat 1990 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, en son 2016 Haziran döneminde 1474.41 TL aylık, 58.98 TL ek ödeme olmak üzere toplam 1533.39 TL ödendiğini bildirdi. Yanıtta “Mevcut mevzuat dâhilinde ödenen aylıkların geri alınmasından ziyade durdurulmasına imkân bulunmaktadır” ifadesine yer verildi.
26FETÖ’nün barolar Türkiye imamı belirlendi
Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, FETÖ/PDY’ye yönelik yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında en son FETÖ’nün barolar Türkiye imamı tespit edildi. İsminin M.K. olduğu öğrenilen FETÖ imamına bağlı olan baro başkanlarının bulundukları illerdeki adliyelere, Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bilgi yazısı gönderildi. M.K.’nın ise 2015 yılında yurt dışına kaçtığı ve yakalama çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.
16 KOMİSER HAKKINDA YAKALAMA KARARI
Bu arada 2009 ile 2014 yılları arasında gerçekleştirilen komiserlik sınavında sorularının verildiği iddiasıyla Türkiye genelinde 16 komiser hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Soruşturma kapsamında 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gece saat 21.00’de, FETÖ’nün Kayseri Bölge imamının Türkiye genelindeki örgüte üye sorumlu polislere, tango görünümlü eagle programı üzerinden gönderdiği mesaj ortaya çıktı.
Darbe girişiminden önce gönderilen ilk mesajda, “Abiler TSK yönetime el koyuyor. İl il bölge bölge sorumluluk alanlarınıza gidiniz. Darbeye karşı direnişe engel olalım. Askere direnen polislerin silahlarına el koyun. Psikolojik üstünlük onlarda, ancak fiziki üstünlük bizde. Elektrik, internet ve televizyon yayınları kesilebilir. Tedbirinizi bu duruma göre alın” dediği öğrenildi.
Ayrıca yürütülen soruşturmada, örgüt üyelerine yazılı sınavların yanı sıra sözlü mülakat sorularının da verildiği belirlendi.
25‘Bylock’ kullanan üniversite genel sekreterinin yargılanması başladı
15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma çerçevesinde Mahmut Açıl ve Uğur Dündar’ın da evlerinde arama yapıldı. Açıl’ın evinde Fethullah Gülen’in kitapları ve çok sayıda örgütsel doküman ele geçirildi, cep telefonları ve hafıza kartlarına da el konuldu. Açıl ve Dündar, terör örgütü üyeliği suçlamasıyla tutuklandı. Soruşturma sonrası hazırlanan iddianamede, Açıl ve Dündar’ın örgüt içi haberleşmede kullanılan ‘bylock’ programını bulundurdukları belirtildi. Şüpheliler, hakkında terör örgütü üyeliğinden 15’er yıla kadar hapis cezası istemiyle 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
‘MAAŞ İÇİN GİRDİM’
Uğur Dündar ile Mahmut Açıl, bugün 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde SEGBİS sistemi ile görüntülü olarak ilk kez hakim karşısına çıktı. Suçlamayı kabul etmeyen Dündar, 2014’te çok sayıda okula iş başvurusunda bulunduğunu söyleyip, kendini şöyle savundu:
“Burç Okulları bana bin 500 lira maaş ve sigorta teklif etti. Birçok okul sigorta bile yapmayı istemiyordu. Teklif iyi olduğu için Fen Bilgisi öğretmeni olarak işe başladım. Maaşımız Bank Asya’ya yatıyordu. Okulda bulunduğum süre boyunca herhangi bir toplantıya çağırılmadım. Böyle bir toplantı yapılmışsa da benim haberim yoktur. Maaşımdan himmet ya da kurban yardımı gibi bir para ödemedim. Bunla ilgili de bir teklif yapılmadı. ‘ByLock’ kullanıcısı olduğum iddia ediliyor. Ancak ben bu programı telefonuma kurmadım ve kullanmadım. Telefonum incelendiğinde böyle bir programın olmadığı görülecektir.”
‘İŞSİZ KALDIĞIM İÇİN KABUL ETTİM’
Kanuni Üniversitesi’nde genel sekreter olmadan önce Zirve Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştığını anlatan Mahmut Açıl ise savunmasında şunları dedi:
“Zirve Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı derslerine giriyordum. Bu dersler internet üzerinden yayınlanmaya başladığı için üniversitede öğretim üyeliği fazlası olunca işsiz kaldım. Daha sonra Adana’da açılması planlanan Kanuni Üniversitesi’nden iş teklifi aldım ve genel sekreter olarak çalışmaya başladım. Akademisyenlik kariyerim boyunca 4-5 adet kitap yazdım. Bunlar benim referanslarımdır. Buraya girmek için kimseden aracılık istemedim. Bu okulun öğrencisi yoktu, sadece 5-6 personel görev yapıyordu. Evimde yaklaşık 2 bin 500 adet kitap vardır. Evimden çıkan Sızıntı Dergisi 90’lı yıllara aittir ve bir sarraftan satın almıştım. Ben ‘ByLock’ programını kurmadım, kullanmadım. Ne olduğunu da emniyette ve basında öğrendim. Suçlamaları kabul etmiyorum.”
Sanıkların tahliye istemini reddeden mahkeme heyeti, duruşmayı erteledi.
24FETÖ sanığı duruşmada yere yığıldı
Denizli’de FETÖ/PDY’ye ilişkin devam eden Tavas çatı yapılanmasına ilişkin duruşmalarda dördüncü güne gelindi. Denizli Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki 2’nci Ağır Ceza Duruşma Salonu’nda yapılan duruşmada 31’i tutuklu 72 sanığın savunmalarının alınması sürüyor. Bugünkü duruşmada Tavas Belediye Başkanı Turhan Veli Akyol’un ‘sohbet hocası’ olduğunu iddia eden tutuksuz sanıklardan Mustafa Talancı fenalaşıp, bir anda yere yığıldı. Sağlık ekibinin mahkeme salonuna girerek ilk müdahalesini yaptığı M.T., Servergazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Talancı’ya hastanede müdahale edilirken, duruşma sanıkların savunmalarının dinlenmesiyle sürdü.
23Kırıkkale’de FETÖ’den 15 gözaltı
Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, örgütün haberleşme programı ByLock’u kullananlara yönelik operasyon yaptı. Operasyonda 14 kişi gözaltına alınırken, aynı soruşturma kapsamında Burdur Emniyet Müdürlüğü tarafından aranan A.T. de, yurt dışına çıkmak için Kırıkkale’de pasaport çıkarmak isterken gözaltına alındı.
22Bursa’da FETÖ operasyonu: 13 özel güvenlik görevlisi gözaltında
Bursa’da 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, Bursa Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatı ile Özel Güvenlik Şirketleri’nde çalışan A.D., H.Y., A.K., H.C., A.Y., E.O.İ., İ.G., A.A., A.O., S.G., H.D., İ.Ö. ve K.V. Emniyet Müdürlüğü Kaçakcılık ve Organize Suçlar Şubesi ekiplerince gözaltına alındı. Yapılan aramalarda ev, işyerleri ve üzerlerinde örgütsel dökümanlar bulunan şüphelilerin sorgulanmasına başlandı.
Yetkililer, ifadeleri alınacak olan zanlıların, terör örgütü üyesi olmak suçundan adliyeye çıkartılacağını açıkladılar.
21Öğrenci yurdu ve dernek yöneticileri FETÖ’den yargılanıyor
Geçen 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Çeşme’de kapatılan Özel Menbaa Hacı Vafir Ertan Ortaöğretim Erkek Öğrenci Yurdu ve Yarımada Yeşeren Ümitler Derneği yöneticisi ve üyesi oldukları iddia edilen kişilere yönelik operasyon düzenlendi. Aralarında eczacı, lokantacı ve market işletmecilerinin de bulunduğu 22 kişi gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 11’i tutuklanırken, 11 kişi hakkında denetimin serbestlik ve yurt dışına çıkış yasağı ile serbest bırakıldı. Olayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı’nın itirazı üzerine serbest kalan ve örgütün ‘Çeşme imamı’ olduğu öne sürülen Abdurrahman A. ile Ali Y. hakkında yakalama kararı verildi.
Soruşturmayı tamamlayan İzmir Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Cumhuriyet Savcısı Berkant Karakaya, hazırladığı 16 sayfalık iddianamede, 11’i tutuklu, 9’u tutuksuz, 2’si hakkında yakalama kararı bulunan toplam 22 şüpheli hakkında ‘Silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan 5 ile 10’ar yıl hapis cezası istedi.
13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanan ve mahkemenin duruşma salonu olmadığı için sosyal tesislerde bulunan konferans salonunda yapılan duruşmaya 11’i tutuklu, 9’u tutuksuz yargılanan sanıklar ile tarafların avukatları katıldı. Tutuklu bulunan Musab D. ifadesinde şunları söyledi:
“Abdurrahman A., beni gençlik merkezinde görevlendirdi. Bu yurdun ve Abdurrahman A.’nın Gülen cemaatine bağlı olduğunu biliyorum. Yeşeren Ümitler Derneği Gençlik Merkezi’nin yaklaşık 2 yıldır sorumlusuyum. Merkezde, ortaokul çağındaki öğrencilerle ilgileniyorum. Erkal G. ile birlikte cemaat adına topladığım paraları Abdurrahman A.’ya veriyordum. Nereden para alacağımızı bize Abdurrahman söylüyordu. Aldığım paralara karşılık makbuz vermiyordum. Darbe girişiminden sonra gençlik merkezini başka yere taşıdık. Abdurrahman A. ile birlikte Gülen’in yurt dışındaki okullarına ziyarete gittik. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.”
Evinde yapılan aramada Fethullah Gülen’e ait çok sayıda kitap bulunan tutuksuz sanıklardan Rabia E. ise “2015 yılı Aralık ayında Çeşme’ye geldim. Gülen’e ait olduğunu tahmin ettiğim yurtta göreve başladım. Burada çocuklardan sorumluydum. Sohbet toplantılarına katıldım. Bank Asya’da hesabım var. İzmir’de 2014 yılında çalıştığım bir kurumda telefonuma ByLock yüklendi. ByLock kurulumu olan telefonumu bir su kanalına düşürüp kaybettim” dedi.
Tutuksuz sanıklardan eczacılık yapan Mehmet T. ise “İş gezisi kapsamlı birçok yabancı ülkeye seyahat ettim. 2009- 2013 yılları arasında İzmir Genç İş Adamları Derneği’nin başkanlığını yaptım. Dernek TUSKON’a bağlıydı. 2013 yılında dershanelerin kapatılması sürecinde ülkede yaşanan gerginliğin ardından derneğin üyeliği ve başkanlığından istifa ettim. Herhangi bir sohbete de katılmadım. Özel Menbaa Erkek Öğrenci Yurdu’nun arazisini 2008 yılında turizm amaçlı pansiyon yapmak amaçlı satın aldım. 1999-2000 yılları arasında Şifa Hastanesi’nin eczacılık kısmının müdürlüğünü yaptım. 2010- 2015 yılları arasında Şifa Üniversitesi Mütevelli Heyeti’nde bulundum. Üniversitenin Fetullah Gülen örgütü ile bağlantılı olduğunu bilmiyordum” diye konuştu. Diğer sankların ifadeleri alınmaya devam ediyor.
20Eskişehir’de FETÖ şüphelisi 13 kişi adliyeye sevk edildi (2)
Eskişehir’de FETÖ/PDY örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan ve bu sabah adliyeye sevk edilen 13 kişinin İl Mahalli İdareler Müdürlüğü’nde görevli olmadıkları, belediyelerde eskiden görev yapanlar olduğu belirtildi.
19Eskişehir’de FETÖ şüphelisi 13 kişi adliyeye sevk edildi (3)
Eskişehir’de FETÖ/PDY operasyonunda gözaltına alınan ve bu sabah adliyeye sevk edilen eski belediye çalışanı 13 kişiden 9’u çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, diğer şüpheliler adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
18Gazeteci-Yazar Altındal’ın çocukları: Babamızı FETÖ öldürdü
Serpil KIRKESER / İSTANBUL, (DHA) KANSER tedavisi gördüğü hastanede 3 yıl önce hayatını kaybeden Gazeteci- Yazar Aytunç Altındal’ın 3 çocuğu, babalarının ölümünde terör örgütü FETÖ / PDY şüphesi olduğu iddiasıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Suç duyurusu dilekçesinde, Altındal’ın, Fetullah Gülen ile ilgili kitaplar yazdığı, konuşmalar yaptığı gerekçesiyle ölüm tehditleri aldığı belirtilerek, Altındal’ın öldürülmeden önce de FETÖ/ PDY terör örgütü üzerine kitap yazdığı belirtildi. Altındal’ın ölümüne ilişkin soruşturma başlatılması talep edilen dilekçede, Altındal’ın mezarının açılması ve kesin ölüm nedeninin tespit edilmesi istendi.
ÇOCUKLARI SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Gerçek adı Osman Aytun Altındal olan Aytunç Altındal’ın(68) ölümünü şüpheli bulan çocukları Ahmet Mustafa Altındal, Zeyno Altındal ve Emine Altındal Altuğ avukatları Fırat Barış Kavlak aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
TERÖR ÖRGÜTÜ FETÖ/ PDY ÜZERİNE KİTAPLAR YAZDIĞI BELİRTİLDİ
Florya’daki özel bir hastanede şüpheli bir şekilde ölen Altındal’ın Fetullah Gülen ile ilgili kitaplar yazdığı, konuşmalar yaptığı gerekçesiyle ölüm tehditleri aldığı belirtilen dilekçede, Altındal’ın öldürülmeden önce FETÖ/PDY terör örgütü üzerine kitap yazdığına dikkat çekildi. Altındal’ın ölümüyle bu kitaba ilişkin evrakların da yok edildiği öne sürülen dilekçede, Altındal’ın ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’nca yürütülen soruşturmanın 2015 yılına kadar sürüncemede bırakacak şekilde geciktirildiği iddia edildi. Altındal’ın zehirlenme şüphesi altında olmasına rağmen otopsi yapılması için fethi kabir (mezar açma) taleplerinin yerine getirilmediği, hastanede ölüme sebebiyet verecek nitelikte yakın somut bir vakanın bulunmadığı ifade edilen dilekçede, Altındal’ın hasta dosyaları toplanıp üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığı, öldükten sonra Altındal’ın cenazesinin yasal mirasçılarına teslim edilmediği, alelacele Üsküdar Karacaahmet Mezarlığına defnedildiği iddia edildi.
“TELEVİZYON PROGRAMINDA İSLAMA VERDİĞİ ZARARLARI İFADE ETMİŞTİR”
Dilekçede, “FETÖ/PYD terör örgütü aleyhine araştırmaları, yazıları olan müvekkillerimizin babası olan Aytunç Altındal katıldığı bir televizyon programında bu örgütün kendisini tehdit ettiğini, evini yaktıklarını ifade etmiştir. Açıkça Fetullah Gülen’in neden hacca gitmediğini sormuştur. Kendisiyle yapılan bir röportaja ilişkinse ‘Dinler Arası Diyalog’ projesini eleştirmiş ve Fetullahçılarla ilgili görüşlerini ifade etmiştir. 25 Şubat 2006 tarihinde bir televizyon programında da Fetullah Gülen örgütünün İslama verdiği zararları ifade etmiştir. Nurettin Veren ile yapmış olduğu programda da yine “Dinler Arası Diyalogö konusu eleştirilmiştir. Katıldığı programda F tipi yapılanma üzerine görüşlerini açıklıkla ifade etmiş, 20 Mart 2013 tarihinde katıldığı programda da FETÖ/PYD örgütü üzerine görüşlerini açıklayarak eleştirilerde bulunmuştur” denildi.
ALTINDAL’IN MEZARININ AÇILMASI TALEP EDİLDİ
Altındal’ın şüpheli ölümü hakkında daha önce Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca takipsizlik kararı verildiği hatırlatılan dilekçede, soruşturma dosyasında deliller yeteri kadar toplanmadığı öne sürüldü. Dilekçede, “İvedilikle Altındal’ın, mezarlığında feth-i kabir işlemi yapılarak vücudundan örnek alınarak zehirlenip zehirlenmediği, kesin ölüm nedeninin tespit edilmesini, tedavi kayıtlarının bulunduğu tüm hastane dosyaları getirtilerek tümü üzerinde uzman bilirkişi raporu alınmasını talep ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.
FAİLLERİN TESPİT EDİLMESİ İSTENDİ
Altındal’ın şüpheli ölümüne ilişkin çıkan yeni delillerin birlikte değerlendirilerek faillerin tespit edilerek , haklarında terör örgütü FETÖ / PDY üyesi olmak suçunda soruşturma başlatılması istendi.
17FETÖ sanığı: Hayatımız felakete döndü
FETÖ soruşturması kapsamında örgütün iletişim programı olan ByLock’u kullandığı öne sürülen Kayseri Denetimli Serbestlik Yasası Bürosu’nda memur olan Mustafa Uz, terör örgütü üyeliği suçundan hakim karşısına çıktı. 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Mustafa Uz, yaptığı savunmasında, “Darbeyi lanetliyorum. ByLock programının çıktığı telefon bana ait değildir. Benim üç oğlum var, oğullarımdan birinin adı kayınbabamın isteği ile Fethullah idi, ancak darbe teşebbüsünden sonra Fatih olarak değiştirdik. Kayseri’deki memurluk hayatımdan önce Manisa’nın Turgutlu ilçesinde Gülen Cemaati’ne hizmet eden dershanelerde kişisel gelişim uzmanı olarak çalıştım. Çalıştığım bu dönemlerde sigortamı bile yapmamışlar. Şartlarını kabul etmeyip ayrıldığım için, izinsiz memur olduğum için hain ilan edildim” dedi.
17-25 Aralık’tan sonra Gülen Cemati’nden uzaklaşmaya çalıştığını söyleyen Uz gözyaşları içerisinde “Eşim de Gülen Cemaati okullarından birinde çalışıyordu. Kendisinin işten çıkması ve otizm hastası çocuklarımıza bakması için mücadele ettim. Kendisi işten çıktı ancak bir süre sonra o da Turgutlu’da ByLock kullanıcısı olduğu iddiasıyla tutuklandı. Eşimle ve çocuklarımla görüşemiyorum. Psikolojik sorunlarım başladı. Engelli çocuklarım var” diye konuştu.
Mahkeme, örgütün iletişim programı ByLock’u kullandığı iddiasıyla tutuklanan Mustafa Uz’un telefonun sözleşme tutanaklarını ve tutanaktaki imzaların karşılaştırılması için bilirkişiden telefon kayıt sözleşme raporu istenmesi üzerine davayı 19 Ocak’a erteledi.
16HSYK Başkanvekili Yılmaz: FETÖ yargıyı silah haline getirdi
Mutlu YUCA/ BOLU,(DHA)- HSYK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, FETÖ’nün 2007 yılına gelindiğinde Türk yargısının büyük çoğunluğunu ele geçirdiğini, bu tarihten itibaren yargıyı silah haline getirdiğini söyledi. Yılmaz, “Yüksek yargıda bugün kurul üyesi olup da kurul üyeliği düşen bir arkadaş beyanında, ‘Dairemizdeki dosya Pensilvanya’ya götürüldü. Pensilvanya’da çete lideri Fethullah Gülen’in talimatı gereği sonuçlandırıldı. Bir çok dosya da bu şekilde yapılırdı’ diyor. Hani nerede o batının çok önem verdiği, hepimizin baş tacı olan adalet kavramı?” dedi.
Bolu Abant Tabiat Parkı’nda bulunan Büyük Abant Oteli’nde 3 gün sürecek, ‘Yargı Etiğinin Güçlendirilmesi Projesi’ toplantısı başladı. Toplantıya HSYK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, HSYK 1’inci Daire Başkanı Halil Koç, HSYK 3’üncü Daire Başkanı Metin Yandırmaz, HSYK Genel Sekreteri Bilgin Başaran, Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanı Michael Ingledow ve akademisyenler katıldı.
‘YARGIYI KENDİ ÖRGÜTLERİNİN SİLAHI YAPTILAR’
Toplantının açılışında konuşan Yılmaz, 93 yıllık Cumhuriyet tarihinde başarı destanı yazan Türk yargısının 2007’den itibaren tartışılır hale geldiğini söyledi. Yılmaz, şöyle konuştu:
“Yargı tarihine baktığımızda 2007’ye kadar Türk yargısı tüm eksikliklere rağmen çok onurlu, güvenilir yargı hizmeti verdi. O tarihe kadar da kamuoyu yoklamalarında güvenilirlik oranımız hiç yüzde 80’in altına düşmedi. Ne olduysa 2007 yılından itibaren başladı. İleride Türk yargısının tarihi yazılırken bu döneme işaret edilecek. Bütün imkansızlıklara rağmen 2007 yılına kadar yüzde 80 güvenirliliği tutturan, Türk toplumunun nezdinde çok saygın yeri olan Türk yargısı, bu tarihten itibaren yavaş yavaş tartışılır hale gelmeye başladı. Hakim ve savcıların arasına 40 yıldır sürdürülen bir sinsi teşkilat, 40 yıldır sıza sıza 2007 yılına ulaşıldığında teşkilatın büyük çoğunluğunu oluşturur hale geldi. Yargıda en kilit noktaları bu grup ele geçirdi. O örgütün çete liderinin direktifleri doğrultusunda gizli gizli örgütlenerek, saklanarak yargıda da personel ve teftiş gibi önemli yerleri elde edip yargıda örgütlendiler. Yargının en kilit makamlarını ele geçirerek 2007 yılından itibaren yargıyı kendi örgütlerinin silahı haline getirdiler.”
‘YARGITAY ÜYELERİ PENSİLVANYA’NIN DAYATMASINA GÖRE SEÇİLDİ’
Yılmaz, bu yapının Ergenekon, askeri casusluk, oda tv, Fenerbahçe şike, selam tevhid ve 17-25 Aralık soruşturmalarında adalet ülküsünden uzaklaştığını söyleyerek şöyle devam etti:
“Sadece kendi örgüt menfaatleriyle hareket edip, kendi rakiplerini yargı yöntemiyle tasfiye yöntemini seçtiler. Nereden mi biliyoruz? Bugün artık elimize ulaşan bir çok itirafta gerçek bir hukukçunun tüylerini ürpertecek beyanlarının yer almasından biliyoruz. Ben hukukçu olarak çok utanıyorum, utanmayanlar düşünsün. Öyle beyanlar var ki orada, gazeteye yansıdığı için söylüyorum. Benden önceki başkanvekilinin kendi beyanı. Çeteye ne zaman girdiğini, ne zaman örgüt üyesi olduğunu ve örgüt çalışmalarını nasıl yaptıklarını açıkça anlatıyor. Hele öyle bir bölüm var ki Yargıtay’a üye seçimlerinin belirlendiği bölüm. Açıkça o güçlenen ve şımaran örgüt, ‘Liderimizden talimat aldık. Pensilvanya’daki liderimiz 140 üyeden aşağı Yargıtay üyeliği kabul etmiyor’ diyor. Şuna bakar mısınız. Yargıtay üyeliği liyakat ve ehliyete göre seçilmiyor. Pensilvanya’daki bir liderin dayattığı bir listeye göre Yargıtay üyesi seçiliyor. Bu tüyleri ürpertmiyor mu?”
Yüksek yargıda kurul üyeliği düşen eski bir üyenin ifadesine de dikkat çeken Yılmaz, “Diyor ki ‘Dosya Pensilvanya’ya götürüldü. Pensilvanya’da çete lideri Fethullah Gülen’in talimatı gereği sonuçlandırıldı. Birçok dosya da bu şekilde yapılırdı. Önemli dosyaların fotokopisi çekilir, ilgili kişiye iletilir.’ Niçin yapıyorsun bunu? O ilgili kişiden nemalanmak adına. Hani nerede o adalet kavramı? Batının çok önem verdiği, bizim baştacı ettiğimiz adalet kavramı nerede? Delillere göre değil, Pensilvanya’daki örgüt liderinin talimatıyla sonuçlandırılan dosya. Bunu duyunca her hakimin tüylerinin diken diken olması lazım” dedi.
‘TÜRK YARGISINI TEKRAR AYAĞA KALDIRMA ÇABASINDAYIZ’
İş başına geldikleri 2014’ten itibaren Türk yargısını tekrar ayağa kaldırma çabası içinde olduklarını belirten Yılmaz, “Türk yargısını, tekrar o tarafsız konumuna, adalet dağıtan, huzur veren, birleştiren o konumuna yükseltmek istiyoruz. O nedenle de her türlü çeteden arındıralım yargıyı ki gerçek hakim ve savcıların görev yaptığı yer haline gelsin. Hiç başka bir kaygımız olmadığını defeaten söyledik. Bu masa etrafında oturan birçok hakim ve savcının farklı yaşam biçimlerine sahip kişilerden oluştuğunu 21 yıllık müfettişlik görevim sebebiyle biliyorum. Yargıdaki bu çeşitlilik sürsün ve yargı sadece ve sadece başlangıçta işaret ettiğimiz Türk halkının mutluluğunu, birliğini, huzurunu ve barışı sağlayan, kollayan, adalet hizmetkarı olsun istiyoruz. Bu şiarla yola çıktık 2014’te hep birlikte” diye konuştu..
Toplantı, Yılmaz’ın konuşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti.
Kaynak: Hürriyet
14İşadamı FETÖ’den gözaltına alındı
KAYSERİ, (DHA)- KAYSERİ’de konut sektörünün önde gelen isimlerinden ‘Bir Sel Yapı Grup’ bünyesindeki Garanti Konut’un sahibi ve yönetim kurulu başkanı Temür Salman FETÖ/PYD soruşturması sonucu gözaltına alındı.
Aynı zamanda Nevşehir’in Kozaklı İlçesi’nde Kozza Devre Mülk Oteli sahibi Temür Salman, bu sabah düzenlenen operasyon sonucu Kayseri Terörle Mücadele (TEM) ve Organize Suçlar Müdürlüğü (KOM) ekiplerince gözaltına alındı. FETÖ/PYD örgütüne mali finans sağladığı gerekçesiyle gözaltına alınan Salman’ın yanı sıra, aynı soruşturma çerçevesinde FETÖ davasından aranan kısa adı ‘Ahu-Der’ olan Anadolu Hukuk Derneği üyesi avukat Mehmet Dinç, üniversite öğrencisi Nurhan Özdoğan da gözaltına alındı. 3 şüpheli, Kayseri Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Nevşehir Emniyet Müdürlüğü’ne teslim edildi.
Kaynak: Hürriyet
…
13İzmir’de FETÖ şüphelisi 23 kişi tutuklandı
İZMİR Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ‘nün İzmir merkezli 5 ilde Fetullahçı Terör Örgütü Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/ PDY) soruşturması kapsamında 3 dernek ve işadamlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 66 şüpheliden 24’ü tutuklandı.
Tutuklananlar arasında, Menemen İlçesi’nde yönettiği maç sonrası gözaltına alınan orta hakem Mustafa Samet Gacaroğlu da bulunuyor.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Cumhuriyet Savcısı tarafından FETÖ/PDY’ye yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, ‘Bornova eyaleti’nde örgüt adına faaliyet gösterdikleri gerekçesiyle kapatılan Çalışkan Girişimci İş Adamları Derneği, Helezon Gençlik ve Spor Derneği ile Mersinli Yeni Mahalle Cami Yaptırma, Yaşatma, Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği’ne yönelik operasyonda gözaltı kararı bulunan 87 şüpheliden 66’sı gözaltına alındı. Ekipler, FETÖ’nün kriptolu haberleşme programı ‘ByLock’u kullandıkları belirtilen şüphelilere ait ev, işyeri ve dernekte yaptıkları aramalarda, dijital verilere incelemek için el koydu. Gözaltına alınan işadamı ve dernek yöneticilerinin örgüte finansal destek ve örgüt elemanı kazandırdıkları belirtildi. Emniyette işlemleri tamamlanan ve aralarında 4 Aralık’ta yönettiği Asarlık Gençlikspor- Dikili Belediyespor 1’inci Amatör Küme maçının ardından gözaltına alınan hakem Mustafa Samet Gacaroğlu’nun da bulunduğu 42 kişi adliyeye sevk edildi.
Olayı soruşturan savcı, şüphelilerden 12’sini serbest bırakırken, diğer 30 kişiyi tutuklanma ve adli kontrol istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk etti. Sulh ceza hakimliğine çıkarılan aralarında hakem Mustafa Samet Gacaroğlu’nunda bulunduğu 22 şüpheli, ‘Silahlı terör örgütü üyesi olmak’ suçlamasıyla tutuklandı, diğerleri ise yurt dışına çıkış yasağı konularak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Daha önce iki grup halinde adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 2’si tutuklanmış, 21’i ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
ÖKSÜZ’ÜN KUZENİ EMNİYETTE
Bu operasyon kapsamında üç grup halinde adliyeye sevk edilen toplam 65 kişiden 24’ü tutuklanmış oldu. Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında ‘TSKimamı’ olduğu belirtilen Adil Öksüz’ün kuzeni Zübeyir Öksüz’ün emniyette işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.
Kaynak: Hürriyet
…
12Tokat’ta FETÖ’den 9 kaymakam daha tutuklandı
Mustafa TURAPOĞLU/TOKAT, (DHA) – TOKAT’ta, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında haklarında işlem yapılan 9 kaymakam daha çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen FETÖ/PDY’nin mülkiye yapılanmasıyla ilgili olarak 100’üncü dönem kaymakamlarına yönelik soruşturma kapsamında ifadeleri alınmak üzere 11 kaymakam kente çağrıldı. Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ifadesi alınan 11 kaymakamdan, 9’u tutuklanırken, 1’i adli kontrol şartıyla 1’i ise, serbest bırakıldı. Kentte FETÖ’nün ‘mülkiye yapılanması’na yönelik yürütülen soruşturmada şu ana kadar 38 kaymakam, 4 kaymakam adayı tutuklanmış oldu.
Kaynak: Hürriyet
…
11Son dakika haberi: Darbe girişiminin radar izleri ortaya çıktı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarınca, 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olmasının ardından silinen uçak ve helikopterlerin uçuş kayıtları (radar izleri) ile silah-mühimmat yükleri özel bir yöntemle tek tek tespit edildi.
Son Dakika: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturmada, darbe girişiminde kullanılan uçak ve helikopterlerin uçuş kayıtlarının darbeciler tarafından silindiği belirlendi.
Bunun üzerine harekete geçen soruşturmayı yürüten savcı Ramazan Dinç, uçuş kayıtlarının kurtarılmasına ilişkin çalışma başlattı. Çalışmalar neticesinde darbe girişiminde kullanılan savaş uçakları ile helikopterlerin uçuş kayıtları ve taşıdıkları mühimmatlar tespit edildi.
Uçuş kayıtlarındaki radar izleri incelendiğinde, darbe kalkışmasına katılan havaunsurlarından savaş uçaklarının İstanbul-Ankara semalarındaki uçuşları tek tek saptandı. Uçakların havadaki yoğunluğu dikkati çekti.
Helikopterlerin de İstanbul ve Ankara’nın yanı sıra Muğla ve İmralı Adası çevresinde yoğun şekilde uçtukları ortaya çıktı. İmralı Adası üzerinde farklı saatlerde, farklı helikopterlerin hava trafiği kayıtlara yansıdı. İstanbul semalarındaki helikopterlerin ise Moda Deniz Kulübü-Fenerbahçe Orduevi-Sabiha Gökçen hattında hareketliliği radar görüntülerinde yer aldı.
İmralı Adası çevresinde yaşanan yoğun uçuşlar, darbe girişiminin başarılı olması halinde ikinci bir eylem planının ilk adımı olarak değerlendiriliyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a suikast operasyonunda yer alan birlikleri taşıyan helikopterler ise Muğla-Marmaris hattındaki radar görüntülerine yansıdı. Kayıtlara göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağını bulmakla görevlendirildiği belirlenen “Kobra67” çağrı kodunu kullanan F16’nın radar izleri de tespit edildi. Bu F16’nın, Balıkesir’den 23.55’te kalktığı, İstanbul üzerinde uçtuğu, daha sonra 01.05’te Balıkesir’e indiği belirlendi. Söz konusu F16’ya, 2 radar, 2 de ısıya güdümlü füzelerin yüklendiği tespit edildi.
Radar izlerine göre, darbe girişimi gecesi İstanbul ve Ankara’nın haricinde Konya, Denizli ve Diyarbakır semalarında da savaş uçaklarının yoğun hava hareketliliği gözlemlendi. Darbe girişimine kalkışan FETÖ’cü askerler, Denizli ve Şırnak’tan iki uçakdolusu komandoyu Ankara’ya nakletmek için hazırlıklar yapmış ancak valiliklerin pist ve kontrol kulelerini kapatması nedeniyle amaçlarına ulaşamamıştı.
Yine radar izi tespit edilen Diyarbakır’dan havalanan ve Ankara’ya iniş yapan Özel Kuvvetler Komutanlığına ait uçakta, darbe girişimi gecesi şehit edilen Astsubay Ömer Halisdemir’in, silahla vurarak öldürdüğü darbeci general Tuğgeneral Semih Terzi ve ekibini taşıdığı tespit edildi.
Orgeneral Ünal’ı Akıncı’ya götüren uçak
Kayıtlarda, darbe girişimi gecesi bir nakliye uçağının, 01.00’de Sabiha Gökçen Havalimanından kalkması, saat 01.50’de Akıncı Hava Üssüne inmesine ilişkin radar izleri de yer aldı. Söz konusu nakliye uçağında, darbeciler tarafından rehin alınan Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal’ın götürüldüğü değerlendiriliyor.
Yine radar izlerine göre, darbe girişimi gecesi İncirlik üzerinde de yoğun bir hava trafiği tespit ediliyor. Buradan kalkan tanker uçaklar, darbecilerin kullandığı savaş uçaklarına yakıt ikmali yaptıkları tespit edilmişti. Ayrıca uçuş kayıtlarında, yakıt ikmalleri de yer alıyor.
Uçuş kayıtlarında darbecilere tarafından kullanılan jetlerin, nereden kalktığı ve ne kadar süre havada kaldığı, yakıt ikmalleri ve nereye iniş yaptığı tek tek tespit edildi. Yine darbeye teşebbüs eden cuntacı askerler, kalkışma sırasında kullandıkları hava unsurlarında yer alan mühimmatlar da dikkati çekti.
Darbe girişimi gecesi havalanan uçaklara, AIM-120B / AIM9M / GBU-10 / GBU-12 D/B
AIM9X / AIM-120C / GBU-12 radar ve ısıya güdümlü havadan havaya füzeler
yüklendiği belirlendi.
Kaynak: Hürriyet
…
10Son dakika: Ankara’da FETÖ operasyonu… Açıklama geldi
Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Fetullahçı Terör Örgütü soruşturması kapsamında Hazine Müsteşarlığı’ndan KHK’larla ihraç edilenlere yönelik operasyon başladı. Hakkında yakalama kararı bulunan 19 kişiden 6’sı gözaltına alındı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, FETÖ soruşturması çerçevesinde eski Hazine Müsteşarlığı çalışanlarının adreslerine operasyon düzenledi.
Operasyonda haklarında yakalama kararı çıkarılan, KHK ile meslekten ihraç edilen 19 şüpheliden, aralarında eski daire başkanı ile uzmanların da bulunduğu 6’sı gözaltına alındı.
Şüphelilerin cep telefonlarında örgütün kriptolu haberleşme programı “ByLock” bulunduğu iddia edildi.
DAHA ÖNCE KURUMDAN UZAKLAŞTIRILMIŞLAR
Hazine Müsteşarlığından yapılan şunlar kaydedildi: Yapılan incelemede, haber konusu operasyonun daha önce KHK’larla kurumdan uzaklaştırılmış Hazine personeli ile ilgili olduğu anlaşılmıştır. Bu çerçevede bu sabah Hazine Müsteşarlığımızda polis baskını şeklinde kesinlikle herhangi bir operasyon olmamıştır.”
Kaynak: Hürriyet
…
9Midyat’ta şehitler için mesire alanının adı değiştirildi, dev Türk bayrağı asıldı
Mehmet Halis İŞ/MİDYAT(Mardin), (DHA)- MARDİN’in Midyat İlçesi’nde Belediye, ilçedeki Şeyh Eles Mesire alanı adını Şehitler Tepesi olarak değiştirerek, alana diktiği direğe dev bir Türk bayrağı astı.�
Midyat Belediye Başkanı Şehmus Nasıroğlu’nun talimatıyla şehrin en yüksek noktası olan tarihi Şeyh Eles Mesire alanı tepesinin adı ‘Şehitleri Tepesi’ olarak değiştirilerek, İstanbul Beşiktaş’taki PKK terör saldırısı ile 15 Temmuz’da FETÖ tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi sırasında şehit olan asker, polis ve sivillerin anısına 20 metre yükseklikteki direğe 24 metrekarelik dev Türk bayrağı düzenlenen törenle asıldı. Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Tevfik Baysal, törende yaptığı konuşmada, şehitler anısına Türk Bayrağı dikmenin gururunu yaşadıklarını ifade ederek, şöyle dedi:
“FETÖ, PKK terör örgütü ve diğer örgüt unsurları tarafından yurdumuzda muhtelif zamanlarda şehitlerimiz olmuştur. Biz bu vesile ile ilçemizin en kutsal yeri sayılan Şeyh Eles mevkiinin en güzel yerinde, her taraftan görünebilecek şekilde Şehitler Tepesi’nde 20 metre yüksekliğinde bayrak direği diktik. Terör örgütlerinden dolayı şehit düşen kahramanlarımıza ve demokrasi şehitlerimize halkım, kurumum, başkanım ve şahsım adına kendilerine Allah’tan rahmet, gazilerimize de Allah’tan acil şifalar diliyorum.” Konuşmaların ardından şehitler için okunan dualarla program son buldu.
Kaynak: Hürriyet
…
8Eskişehir’de FETÖ şüphelisi 13 kişi adliyeye sevk edildi
Eyüp KELEBEK/ ESKİŞEHİR, (DHA) – ESKİŞEHİR’de Fethullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ /PDY) yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınanlardan 13 kişi adliyeye sevk edildi.
Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, İl Mahalli İdareler Müdürlüğü’nde görevli iken FETÖ/PDY soruşturması kapsamında kurumlarından ihraç edilen 16 kişiyi geçen 8 Aralık’ta gözaltına aldı. Şüphelilerden 3’ü Emniyet Müdürlüğü’nde ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Sorgulamaları tamamlanan 13 kişi bu sabah götürüldükleri Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra adliyeye sevk edildi.
Kaynak: Hürriyet
…
7Son dakika… 5’i profesör 7 akademisyen tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) akademik yapılanmasına yönelik Yıldız Teknik Üniversitesinde (YTÜ) yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve hakimliğe sevk edilen 22 şüpheliden 5’i profesör 7 akademisyen “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Mehmet Şenay Baygın tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan ve adliyeye getirilen 39 şüphelinin savcılık ifadeleri sona erdi.
Savcılık, 22 şüpheliyi “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklanması, 17 şüpheliyi ise adli kontrol kararı uygulanarak serbest bırakılması talebiyle hakimliğe sevk etti.
Nöbetçi İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, aralarında 5 profesörün de bulunduğu 7 şüphelinin “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklanmasına karar verdi. Hakimlik, 32 şüphelinin adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmasına hükmetti. Serbest bırakılan şüpheliler hakkında adli kontrol hükümleri kapsamında yurt dışına çıkış yasağı getirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ’nün akademik yapılanmasına yönelik YTÜ’de yürütülen soruşturma kapsamında 103 öğretim üyesi hakkında 18 Kasım’da gözaltı kararı çıkarılmış, 70 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Kaynak: Hürriyet
…
6‘FETÖ-PKK kol kola’
Darbe Komisyonu’na konuşan Sakarya Emniyet Müdürü Pınarbaşı, İstiklal Caddesi ve Atatürk Havalimanı saldırılarında FETÖ-PKKişbirliğini anlattı
Meclis Darbe Girişimi Komisyonu, Sakarya Emniyet Müdürü Eyüp Pınarbaşı’nı dinledi. Pınarbaşı marttaki İstiklal Caddesi ve hazirandaki Atatürk Havalimanı saldırılarıyla ilgili çarpıcı bilgiler verdi:
Darbeden 1 hafta önce Şanlıurfa’da Ebu Haydar isimli Suriyeli’de patlamaya hazır 2 canlı bomba yeleği, 2 Kalaşnikof, susturuculu tabanca ve araç altına yapıştırılan bomba ele geçirildi. Türk istihbaratına çalıştığını söyledi. Yerler tarif etti, isimler verdi. “Bombaları onların istediği yerlere aktarıyoruz” dedi. Şanlıurfa Jandarma’da istihbaratçılarla konuştuktan sonra Emniyet Genel Müdürlüğü’nün uçağı ile Ankara’ya götürüldü.
Ebu Haydar, “Astsubay İrfan Çetinkaya ve yanındaki uzman çavuşlara malzemeleri alın” dediğini ama ses çıkmadığını söyledi. Çetinkaya ve uzman çavuşlarda ByLock çıktı. Jandarma istihbaratta FETÖ hakim.
Ebu Haydar’ın almadığı bombayı başkalarının İstanbul’a sevk ettiğini İstiklal Caddesi saldırısında kullanıldığını tespit ettik. Atatürk Havalimanı’nda kullanılan bombalarla, Ebu Haydar’dan ele geçirilen bombaların aynı olduğu, aynı elden hazırlandığı ortaya çıktı.
Hasan Şahin isimli PKK’lı canlı bombayı yakaladık, FETÖ evlerinde 3 ay kaldığını belirledik. FETÖ ile PKK kol kola girdiler ve ihanet sarmalını genişlettiler.
Meclis FETÖ Komisyonu, Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk’ü de dinledi. TBMM’nin 4. Ana Jet Üssü’nden kalkan uçaklarla bombalandığının kesinleştiği anlarda üs yakınında toplanan vatandaşların 8-10 bini bulduğunu belirten Ertürk, “İş makinelerini oraya göndererek barikat oluşturulması, üsle irtibatların kesilmesi talimatını verdik. Kazan’da garnizon komutanı olan kişiye ’10 bin kişiyle geliyorum; hadi sık…’ diye mesaj attım.”dedi.
Kaynak: Sabah
…
5Doğan Holding’in Türkiye imamıyla irtibatı ortaya çıktı
Doğan Holding Ankara Temsilcisi Barbaros Muratoğlu’nun FETÖ’yle sıkı ilişkisi ortaya çıktı. Tutuklanan Muratoğlu’nun, örgütün Türkiye imamı Mustafa Özcan vasıtasıyla Fetullah Gülen’in avukatıyla anlaştığı öğrenildi
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) avukat yapılanmasıyla ilişkisi olduğu gerekçesiyle geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan Doğan Holding Ankara Temsilcisi Barbaros Muratoğlu, dün İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Muratoğlu, sorgusunun ardından “silahlı terör örgütüne yardım etmek” suçundan tutuklanması talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı. Muratoğlu, tutuklanarak cezaevine gönderildi. FETÖ’nün avukat yapılanmasında yer alan ve tutuklanan Ramazan Aykış’ın, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak, Muratoğlu hakkında bazı bilgiler verdiği belirtildi. Muratoğlu ile 2012’de tanıştığını, terör örgütüne ait ve etkin konumdaki Mizan Hukuk Bürosu’nun başındaki Mehmet Yusuf Burak ve Polis Akademisi öğretim üyesi Cemaleddin Karadaş’la bir araya geldiklerini kaydeden Aykış, Muratoğlu’nun temsilcisi olduğu şirketin vergi ve yüksek meblağlı para cezalarını konu alan davaları nedeniyle söz konusu dönemde kendileriyle çalışmak istediklerini söylediğini ve anlaşıldığını belirtti.
ETKİNLİK AZALINCA BİTTİ
Davaların vekaletini kendisinin aldığını, vekalet ilişkisinin 17-25 Aralık sürecinden sonra da devam ettiğini, 2013, 2014 ve 2015 yılları arasında şüpheliyle iş takipleri nedeniyle sıkça görüştüğünü, Ekim 2014’ten sonra ise HSYK üye seçimleri sonucundan terör örgütünün etkinliğinin azalması nedeniyle vekalet ilişkilerinin son bulduğunu ifade etti. Muratoğlu’nun temsilciliğini yaptığı şirket adına Fetullah Gülen’in yardımcılarından ve Türkiye imamı Mustafa Özcan vasıtasıyla terör örgütü elebaşı Gülen’in avukatı Orhan Erdemli’nin hukuk bürosuyla da anlaştıklarını belirtti. Muratoğlu’nun geçmişe yönelik ilişki ve irtibatları üzerinde savcılıkça yapılan incelemede ise terör örgütü mensuplarınca bir dönem kullanılan “ByLock” programını kullanan FETÖ/PDY faaliyetleri nedeniyle tutuklu veya firari durumda olan istihbaratçı emniyet görevlileri, işadamları, örgütün yardımlaşma derneği temsilcisi, bakanlık müşaviri gibi muhtelif meslekler yapan şahıslarla 17-25 Aralık sonrası dahil, yoğun ve hayatın olağan akışına uygun olmayan şekilde açıklayamadığı irtibatı tespit edildi.
Kırmızı listedeki isimlerle temasta
Barbaros Muratoğlu, 1 Aralık 2016’da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun talimatıyla Ankara’daki evinde gözaltına alınmıştı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltında tutulan Muratoğlu’nun, geçmişte terör örgütünün elebaşı Fetullah Gülen’le çekilmiş fotoğrafları ortaya çıkmıştı. HTS (telefon görüşme trafiği) kayıtlarında da örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock’un kırmızı listesinde yer alan birçok kişiyle irtibatı olduğu belirlenmişti. Şüphelinin terör örgütünün avukat yapılanmasını yargı gücünden yararlanmak amacıyla kullanarak, örgüt mensuplarıyla olan yoğun ilişki ve irtibatı ortaya çıktı. Muratoğlu’nun bu amaç doğrultusunda iş verip menfaat sağlamak suretiyle terör örgütünün alt yapılanmasına işlerlik kazandırdığı iddia edildi. Fatih ULAŞ/SABAH
Kaynak: Sabah
…
4FETÖ operasyonları: 83 tutuklama, 75 gözaltı
İzmir: Örgütün Bornova yapılanmasına yönelik operasyonda, aralarında hakem Mustafa Samet Gacaroğlu’nun da bulunduğu ve 24 ByLock’çu tutuklandı.
Bayburt: Bayburt Emniyet Müdürlüğü yapılanmasına yönelik operasyonda, 15 Temmuz gecesi diğer polislere askere direnilmemesi ve silahlarının teslim edilmesi yönünde talimat verdiği belirlenen, aralarında devre imamı, sınıf imamı ve grup abisinin de bulunduğu, 17’si komiser yardımcısı biri emekli 28 polis gözaltına alındı.
Bursa: 13 özel güvenlik görevilisi gözaltına alındı.
Balıkesir: ByLock kullanan 2 kişi tutuklandı.
Tokat: Kaymakamlık sınavında usulsüzlük yapan 9 kaymakam tutuklandı. FETÖ imamı olduğu gerekçesiyle bir öğretmen tutuklandı, bir öğretim üyesi de gözaltına alındı. Başka bir soruşturmada da 2 hâkim tutuklandı. Ayrıca örgütün “Türkiye barolar imamı” olduğu değerlendirilen M.K.’nin yakalanması için çalışma başlatıldı.
Muğla: Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nde görev yapan ve Emniyet İmamı olduğu belirlenen Çevre Mühendisi Mustafa Akyol ile bir yurt müdürü ve bir eğitmen tutuklandı.
Siirt: 3. Komando Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Kurmay Albay Muzaffer Gezer ile 3 polis tutuklandı.
Düzce: 6 işadamı tutuklandı.
Tekirdağ: 4 örgüt ablası tutuklandı.
Elazığ: 3 şüpheli tutuklandı.
Bursa: Orhangazi ilçesinde 3 eski öğretmen tutuklandı.
Konya: Ereğli ilçesinde 6 şüpheli tutuklandı.
Kırıkkale: ByLock kullandıkları belirlenen 15 şüpheli gözaltına alındı.
Kayseri: İşadamı Temür Salman, Avukat Mehmet Dinç, öğrenci Nurhan Özdoğan gözaltına alındı.
Aydın: Söke’de bir dönem AK Parti Söke İlçe Başkanlığı yapan avukat Abdullah Yeniusta gözaltına alındı.
Kırıkkale: Burdur’da örgütün askeri yapılanmasına mahrem imamlığı yapan A.T.’nin de aralarında bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alındı.
İstanbul: Yıldız Teknik Üniversitesi’nde 5’i profesör, 7 akademisyen tutuklandı.
Ankara: 4 eski Sağlık Bakanlığı personeli, 4 eski askeri personel, 1 öğretmen ve 1 pazarlamacı tutuklandı.
Ceyhan TORLAK – Özgür ÖZDEMİR – Kenan GÜRBÜZ – Hakan GÖKK AYA – Abbas ÇAKAR – Ali ALTUNDAŞ – Şener UR FA – Nazif KARAMAN – Ercan BİTTİ / SABAH
‘BU MİLLET SİZİ AFFETMEZ’
İddianamede 12’si tutuklu 90 şüpheli bulunuyor. Cumhuriyet Savcısı Gökhan Yolasığmaz tarafından hazırlandı.
Demircan, hainlere “Siz darbe yapıyorsunuz, bu millet sizi affetmez” diyerek direndi.
Karaçam, Demircan’ı tehdit ederek “Senin kafanı dipçikle ezeceğim” dedi.
Darbeci Nizamettin Aydın, Karaçam’ı arayarak “Çok sıkıntıya girerseniz sıkın” diye konuştu.
Aydın’ın emriyle, valiliğin yanında bulunan cami kapısı Uzman Çavuş Cihan Sönmez tarafından kırıldı.
Valilik işgaline katılan Yüzbaşı İsa Turhan, Hakkâri Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı’ndan darbe girişimi için İstanbul’daki 47. Motorlu Piyade Alayı’na geldi.
Nazif KARAMAN / ÖZEL İSTİHBARAT
Kaynak: Sabah
…
3FETÖ’den kaç kişi tutukladı? İşte rekor sayı
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında başlatılan soruşturmalar kapsamında 40 bin 832 şüpheli tutuklu bulunuyor.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından cumhuriyet başsavcılıklarınca başlatılan soruşturmalar kapsamında 5 ay içerisinde 101 bin 799 şüpheli hakkında işlem yapıldı.
40 BİN 832 KİŞİ TUTUKLANDI
Soruşturmalar sonrasında gözaltına alınanlardan 40 bin 832’si tutuklanarak cezaevine konuldu. Tutuklananlar arasında 2 bin 279 adli ve idari yargıda görevli hakim ve savcı, 104 Yargıtay, 41 Danıştay, iki Anayasa Mahkemesi, üç Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyesi, 168’i general olmak üzere 6 bin 341 asker, 7 bin 596 polis, 17 vali, 74 vali yardımcısı, 69 kaymakam da bulunuyor.
Kaynak: Akşam
…
2FETÖ’cüler Başbakan geldiğinde bilerek tedbir almamış
FETÖ’cüler Başbakanın Şanlıurfa ziyareti sırasında bilerek tedbir almamış. Üç bakan bu yüzden bölücüler tarafından taşlanmış!
Damla Peker ANKARA
Sakarya İl Emniyet Müdürü Eyüp Pınarbaşı, 15 Temmuz’dan önce personeliyle yaptığı gizli toplantıların FETÖ tarafından kaydedilip, darbeden 10 gün önce Youtube’a yüklendiğini söyledi. Pınarbaşı, Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’na yaptığı sunumda şunları kaydetti:
17-25 Aralık’tan sonra Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü’ne atandım. DAEŞ’in Kobani’ye saldırısı oldu. FETÖ’nün emniyet içindeki yapılanmasıyla burada karşılaştık. 18 Eylül 2014’te mülteci akını oldu. O an İstihbarattan bilgi akışının normal olmadığını hissettim. Emniyet Amiri Mustafa Balcılar’a ‘sana bilgi gelmiyor mu?’ diye sordum. Ses tonundan ilgisiz olduğunu gördüm. Kasıtlı olarak istihbarat bilgisini gizlediğini tespit ettik. Bunu Ankara’ya bildirdik ve ihraç oldu. 15 Temmuz’da da ‘kırmızı’ ByLock listesinden çıktı.
Şüpheli araçların takip edildiği bir plaka sistemi var. Yakup Şafak adlı bir polis memuru, benimle görüşmek istedi. ‘Sayın müdürüm, siz plaka sisteminin açılması için yazı yazıyorsunuz. Ama cemaat evinde bize ders veren Mustafa hoca bu sistemin kapalı kalmasının faydalı olacağını söyledi. Sizin gönderdiğiniz yazılar kaale alınmıyor’ dedi. Durumu tetkik ettiğimde bu gerçekti.
15 Temmuz’dan önce benim kendi personelimle yaptığım gizli iki yıllık toplantıların örgüt tarafından kaydedildiği ve darbeden 10 gün önce Youtube’a yüklendiğini gördüm.
Mültecilerin akın ettiği süreçte, Başbakanımız ve Başbakan Yardımcımız Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Efkan Âlâ ve Tarım Bakanı Mehdi Eker geldi. Biz jandarma bölgesi olmasına rağmen, çeşitli tedbirler oldu; ama ne yazık ki daha iyi tedbirler alınsaydı bu taşlama hadiseleri olmayabilirdi. Bilerek boş alan bırakıldığını ve sıradan bir olay olmadığını gördük. 21 Eylül 2014’te. Ekstra tedbir almasaydık belki hastanelik olacaktı. Görev alanımız olmamasına rağmen bakanlarımızı araçlara bindirdik gönderdik.
Darbe girişiminden önce 8 Temmuz’da, Şanlıurfa’da Ebu Haydar isimli Suriyelinin evine operasyon yaptık. İki canlı bomba yeleği bulduk. Türk muhaberatına çalıştığından bahsetti. Jandarma içinde FETÖ hakimdi. Ebu Haydar’ın alması gereken bombaları Jandarma kasıtlı olarak almadığı. Bu bombalar İstiklal Caddesi ve Atatürk Havaalanında patlatıldı. Patlayan bombalar Ebu Haydar’ın evinde ele geçirilenlerin aynısıydı. İçindeki TNT’nin oranı da aynıydı. Maalesef bu patlamalar oradaki görevlilerin ihmali değil, kasıtlı yapıldı.
Tugay Komutanı Tuğgeneral Metin Atcan atandığında 2015 Ağustos’da ziyaret ettim. Bana ‘Ben söylenenleri Fethullah Gülen’in yaptığına inanmıyorum. Hocaefendi bir din adamıdır, hatta bunların sorumlusu Cumhurbaşkanıdır, o hesap vermelidir’ diye bir ifade kullandı.
Kaynak: Türkiye
…
1FETÖ’yü ihbar etti diye sürgün yedi
Yeni Akit’in gündeme getirdiği “FETÖ’cü doktordan darbe gecesi hain mesaj: TBMM bu gece yıkılmalı” haberinin ardından yaşanan skandalların ardı arkası kesilmiyor. Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesi’nin bazı yetkilileri ile Kamu Hastaneleri Kurumunda çalışan bazı isimler, skandal mesajı atan FETÖ’cü doktora yönelik gerekenleri yapmak yerine, FETÖ yanlısı mesaj atanları savcılığa şikayet eden personelin peşine düştü.
Yeni Akit’in gündeme getirdiği “FETÖ’cü doktordan darbe gecesi hain mesaj: TBMM bu gece yıkılmalı” haberinin ardından yaşanan skandalların ardı arkası kesilmiyor. Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesi’nin bazı yetkilileri ile Kamu Hastaneleri Kurumunda çalışan bazı isimler, skandal mesajı atan FETÖ’cü doktora yönelik gerekenleri yapmak yerine, FETÖ yanlısı mesaj atanları savcılığa şikayet eden personelin peşine düştü.
SKANDALI AKİT ORTAYA ÇIKARMIŞTI
Türkiye’nin karşılaştığı 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesi’nde büyük bir skandalın yaşandığı ortaya çıktı. Aralarında hastane yöneticilerinin de bulunduğu “Gölbaşı Hasvak Özen Dr.” isimli WhatsApp grubunda yapılan yazışmalarda, Dahiliye Uzmanı Dr. Ayfer Aydoğdu Kızılay’ın Meclis bombalanmadan 1 dakika önce “TBMM yıkılacak bu gece, TBMM yıkılması lazım bu gece” şeklinde mesaj paylaştığını gazetemiz ortaya çıkarmıştı.
HASTANE YÖNETİMİ ŞİKAYET EDENİN PEŞİNE DÜŞTÜ
Darbe gecesi WhatsApp grubunda FETÖ’ye destek içeren mesajları atan Dr. Ayfer Aydoğdu Kızılay’ın yazışma kayıtları grup üyesi başka bir çalışan tarafından Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet edildi. Yazışmaların savcılığa verildiğini öğrenen hastane yönetimi, darbe yanlısı çalışanla ilgili işlem yapmak yerine durumu savcılığa şikayet eden personelin peşine düştü.
FETÖ’cü doktordan darbe gecesi hain mesaj: TBMM bu gece yıkılmalı
“SEN ŞİKAYET ETTİN” DİYEREK DR. P.Z.A’YI TEHDİT ETMİŞLER
Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzman Dr. Fatih İğde, savcılık tarafından tanık olarak ifadeye çağrıldı. İfadesi sırasında WhatsApp kayıtlarının şikayete konu edildiğini öğrenen Dr. İğde, hemen hastane başhekimi Dr. Utku Serkant’ı bilgilendirdi., Ertesi gün Başhekim Utku Serkant ile Başhekim Yardımcısı Fatih İğde, olayı savcılığa şikayet ettiğinden şüphelendikleri Dr. P.Z.A.’yı sorguya çekerek tehdit ettiler. Bunun üzerine Dr. P.Z.A., hastane yönetimi tarafından tehdit edildiğine dair Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet dilekçesi verdi. Dr. P.Z.A dilekçesinde olayı şöyle anlattı: “18.10.2016 Salı gün sabah 09:00 sularında hastanemizde yoğun bakım ünitesinde bulunduğum sırada Başhekim Sekreteri, Başhekimin benimle görüşmek istediğini telefonla bildirdi. Başhekimlik binasına gittim. Beni Başhekim Yardımcısının odasına aldılar. Odada Başhekim Dr. Utku Serkant, Başhekim Yardımcısı Dr. Fatih İğde ve Başhekim Yardımcısı Dr. Hülya Köksal vardı. Başhekim Dr. Utku Serkant, uzman doktorların kurmuş olduğu ‘Gölbaşı Hasvak Özen Dr.’ isimli WhatsApp Grunda, 15 Temmuz gecesi, grup üyesi doktorlar tarafından yapılan yazışmaların da eklenmiş olduğu şikayet dilekçesiyle haklarında Savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, söz konusu yazışma metinlerinin benim tarafımdan WhatsApp’dan alındığını tespit ettiklerini, biri tarafından benim mobil telefonumdan fotoğraf çekilip Savcılığa ve Sağlık Bakanlığı’na yazılan şikayet dilekçelerine eklendiğini ancak, bu kişinin kim olduğunu bilmediklerini ifade ederek bunu benim yapıp yapmadığımı sorup beni sürgünle tehdit ettiler. Ben, bahsettikleri mesajları gruba üye olan herkesin görebileceğini ve hiç bir yere dilekçe yazmadığımı söyledim”
‘TBMM bu gece yıkılmalı’ diyen doktordan skandal savunma!
BAŞHEKİM UTKU SERKANT’TAN SKANDAL SÖZLER
Sabahki tehditlerle yetinmeyen Başhekim Dr. Utku Serkant, yardımcılarıyla bir karar alarak aynı gün saat 12.00’de, tüm uzman doktorları toplantıya davet ederek meseleyi bir ileri aşamaya götürmüş. İkinci toplantıyı ise Dr. P.Z.A. Gölbaşı Savcılığı’na verdiği dilekçede, “Aynı gün Başhekim toplantı odasında, saat 12.00’de, tüm uman doktorların katılması istenen bir toplantı yapılacağı, saat 11.00 sularında anonsla bildirildi. Toplantıda Başhekim Dr. Utku Serkant, herkesin cep telefonlarını kapatıp kendi önüne koymasını istedi. Tüm uzman doktorlar söyleneni yaptı. Hastane döner sermaye ödemeleri ile ilgili bir cümle söyledikten sonra, ‘Arkadaşlar aramızda çürük elma var’ diyerek söze başladı ve Gölbaşı Hasvak Özen Dr. WhatsApp grubunda 15 Temmuz gecesi yazılan mesajların şikayet dilekçesi ekinde Savcılığa ve Sağlık Bakanlığına gönderilmiş olduğunu, kendisi ve yardımcılarının vatan hainliği ile suçlandığını ifade ederek, biz bunu yapanın kim olduğunu biliyoruz ama, burada açıkça kendisi söylesin, yoksa ben söyleyeceğim’ dedi. Hiç kimseden bir karşılık gelmeyince söylediklerini tekrarladı ve ‘Arkadaşlar, bunu yapan içimizden biri. Demek ki, söyleyecek yüreği yok, bu kadar yüreksiz biri. Ama ben söyleyeceğim, bu P. hanım’ dedi ve beni işaret etti. Konuşmasına devam ederek ‘Siz şimdi Başhekim olsaydınız ne yapardınız? Bu insana en büyük cezayı vermez miydiniz? Bu insana ben ekmek verdim, bana bunları yaptı. Arkadaşlar bu insanla bu hastanede çalışmak ister miydiniz?’ diye toplantıya katılanlara sordu. Bir çok doktorun hakaretine uğradım” şeklinde anlattı.
BAŞHEKİM ÖNCE İNKAR ETTİ SONRA DOĞRULADI
Telefonla ulaştığımız, iddiaların merkezindeki Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Utku Serkant, Dr. P.Z.A.’yı tehdit ettiği toplantıyı önce inkar etti, Akit’in soruları üzerine toplantı yaptığını kabul eden Başhekim Serkant, söz konusu toplantıda adı geçen doktoru tehdit etmediğini, toplantının döner sermaye ödemeleri ile ilgili olduğunu öne sürdü. Ardından gazetemize gelerek haber yapılmaması ricasında bulunan Başhekim Dr. Serkant, bazı önemli makamlardaki isimleri de devreye sokarak haber yapılmasını engellemeye çalıştı.
ÖDÜLLENDİRİLMESİ GEREKİRKEN SÜRGÜN EDİLMEK İSTENDİ
15 Temmuz darbe girişimi gecesi, aralarında hastane yöneticilerinin de bulunduğu “Gölbaşı Hasvak Özen Dr.” isimli whatsapp grubundaki skandal yazışmalar sonrasında hakarete uğrayan Dr. P. Z.A.’nın ödüllendirilmesi gerekirken Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesi yöneticileri tarafından geçici görevlendirmeyle sürgün edilmek istendiği ortaya çıktı. Skandal görevlendirmenin, Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesi yöneticileri, Ankara 2. Bölge ve 1. Bölge Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’nin iş birliğiyle gerçekleştirildiği öğrenildi.
SKANDAL SÜRGÜN YAZISINI AKİT ELE GEÇİRDİ
Gölbaşı Devlet Hastanesi yöneticilerinin “ihanet eden hain” olarak ilan ettiği oysa gerçek bir vatanseverlik örneği ortaya koyduğu bildirilen Dr. P.Z.A., Gölbaşı Devlet Hastanesine bakan 1. Bölge Genel Sekreterliği adına İdari Hizmetler Başkanı Dr. Ali Edizer imzalı bir yazı ile görev yeri değiştirilerek cezalandırılmak istendi. Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesine 51700877/929 sayı ve Dr. Ali Edizer imzalı yazıda, “İlgi: 2. Bölge Genel Sekreterliğinin 14.11.2016 tarihli ve 15572 sayılı yazısı. Hastanenizde Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı olarak görev yapan Dr. P.Z.A.’ın SBÜ Dr. Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi emrine tebliğ tarihinden itibaren 31/12/2016 tarihine kadar geçici olarak görevlendirilmesi hakkındaki ilgi yazı yazımız ekibinde gönderilmiştir” denildi. Konuya ilişkin Ankara 1.Bölge Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği İdari Hizmetler Başkanı Dr. Ali Edizer Yeni Akit’in sorularına cevap vermekten kaçarken, 2. Bölge Genel Sekreterliği yetkilileri ise Dr. P.Z.A’nın geçici görevlendirmesinin yapıldığını ama bu işlemin 22 Kasım’da iptal edildiğini bildirdi.
MÜFETTİŞ VE SAVCILIK SORUŞTURMASI SÜRÜYOR
Öte yandan Sağlık Bakanlığı’nın olayı soruşturmak üzere bir müfettiş görevlendirdiği, müfettişin yaklaşık bir haftadır çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi. Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmanın ise halen devam ettiği bildirildi.
GÖLBAŞI HALKI TEDİRGİN
Akit’e telefonla ulaşarak tepkilerini dile getiren Gölbaşı halkı, “Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesi yöneticilerinden Akit’in haberlerinin ardından fazlasıyla rahatsızız. Geçen gün hastanede bir doktor dövüldü. Bu olay aslında Gölbaşı’nda yaşayan vatandaşların hastane yönetimine karşı tepkisini somut olarak ortaya koyuyor. Bu nedenle hastanenin yönetiminin acil olarak değiştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yönetim değişikliği, hem Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesindeki işleyişin sağlıklı olması için hem de yöneticilerin güvenliği için acil olarak gereklidir” dediler.
İŞTE DARBE GECESİ WHATSAPP GRUBUNDAN ATILAN MESAJLAR
Başhekim Yardımcısı Fatih İğde
Arkadaşlar tüm icapcilar ve müsait arkadaşlar hastaneye gelsin 23:28
Akademide patlama oldu 23:29
Ne kadar yaralı var bilmiyoruz 23:29
Bize gelirmi bilmiyoruz 23:29
Başhekim Utku Serkant 0531 994 ***
Acil eylem planımızı devreye sokuyoruz. duyurulur 23:31
+90 505 210 *** Dr. Yonca Ürün
Saglik sen mesaj atiyor meydana cik diyor ya 01:37
Yok boyle bisey gerrcekten 01:37
Bir doktor sendikasi nasil boyle bisey yapabilir 01:38
Dr. Ayfer Aydoğdu Kızılay
Imam camiden bağırıyor çıkın diye 01:45
Bizimkilerden sea yok hastaneden 02:03
Ses 02:03
Burda silah sesleri var hala ve eskisinden daha yoğun 02:08
Tekbir sesleri geliyor 02:09
Başhekim Yardımcısı Fatih İğde
Halk TRT binasına girdi 02:14
Dr. Ayfer Aydoğdu Kızılay
Meclise bomba atmislar 02:40
Şimdide tariyorlar sanırım 02:40
Çok fena bombalaniyor 02:46
Bomba attılar 02:46
Cok yakın dikmen kapısı 02:46
Tbmm f16 atmış 02:46
Yine meclise attılar sanırım 02:47
Dr. Ayfer Aydoğdu Kızılay
Üçüncüde bizim camlar gider 02:47
Orası ilk başta tutulmuştu polislerin silahina el konmustu 03:05
Bizim bi tanıdık ordaydi 03:05
Simdide attılar galiba 03:23
Başhekim Yardımcısı Fatih İğde
Abi akincida ve guvercinlikte 4 ucak 2 kobra 2 skosky 2 cougar toplam 03:24
Darbeye katilan 03:24
Jandarma hazırlık yapiyormus 03:25
Dr. Ayfer Aydoğdu Kızılay
TBMM yıkılması lazım bu gece 03:25
Başhekim Yardımcısı Fatih İğde
Güvercinlik ussune girecek 03:25
Dr. Ayfer Aydoğdu Kızılay
TBMM yıkılacak bu gece 03:27
Bence hepsi meclis ve çevresi bizim ev çok fena sallanıyor 03:30
O zaman her yere atiyorlar 03:30
Offffffffff 03:31
Kaynak: Akit












