Cami provokasyonu

1

Türkiye’de gündem 24 saatte bir değil 24 dakikada bir değişiyor. Yeni partiler, darbe, erken seçim derken Ramazan Bayramı öncesi gündemimiz cami provokasyonu. 

İzmir Müftülüğünün merkezi ses sistemi frekansına girilerek bazı camilerin hoparlörlerinden müzik yayını yapılmasına ilişkin tartışmalar büyüyor. Olayla ilgili bir kişi tutuklandı.

İktidar da muhalefet de bu girişimi sert sözlerle kınadılar.

İktidarın hedefinde her zamanki gibi CHP var. 

CHP, iktidardan olayın faillerini bulmasını istiyor. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP yine o bildiğimiz çirkin yüzünü sergilemekten geri durmuyor. İzmir’de camilerin hoparlörlerine sızan alçaklar saygısızca yayınlar yaparken o ildeki CHP yöneticileri zevkten dört köşe sosyal medyada bu rezilliği aktarıyor. 15 Temmuz gecesi de sela okunan camilere saldırıp imamları darbeden ezan, bayrak, vatan düşmanı müstevli zihniyet aklınca rövanş alıyor” ifadelerini kullandı. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise “Faillerin bulunmamasından birinci derecede sorumlu olan kişinin, haksız yere bir siyasal partiyi suçlaması en hafif deyimiyle alçaklıktır. Cami minaresinden ‘dombra’ çalınmasını da biz kınamıştık. O gün sesi çıkmayanların bugün bize söyleyecek tek bir kelimesi dahi olamaz” dedi. 

“Korsan marş ve şarkı çalınmasını sağlayan şerefsizlerin arkası önü çok iyi araştırılıp, karanlık emeller açığa çıkarılmalıdır” diyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de “Hiç kimse İzmirli vatandaşlarımızı töhmet altında bırakmamalıdır. İzmir bizim iftiharımız, kurtuluşumuzun onurudur. Bugünkü puslu ve tahrike açık ortamda herkesin sükûnet ve sağduyu içinde hareketi muhasım odakların elindeki kozları da birer birer alacak, hepsini boşa düşürecektir” değerlendirmesini yaptı.

Ortada ters giden bir şeyler var. 

Olayı aydınlatması gereken iktidar, CHP’yi suçluyor. CHP ise cami provokasyonu hakkında suç duyurusunda bulunuyor.

Bir ülkede yaşanan hadiselerin birinci derece sorumluluğu şüphesiz iktidara aittir. 

Erdoğan, bu sorumluluktan olacak ki, tam 6 yıl önce, 20 May 2014 tarihinde, “Bu ülkenin başbakanı olarak açıkça ifade ediyorum ki, Dicle’nin kenarında kurdun kaptığı bir koyun bile benim mesuliyetim altındadır” demişti. 

6 yılda anlaşılan köprünün altından çok sular akmış.

Geldiğimiz noktada iktidar partisi, hiçbir olumsuz hadiseyi üzerine almıyor, aksine sürekli muhalefeti suçlama yolunu izliyor. 

Kendisi dışında herkes suçlu.

İzmir’deki olayı aydınlatmak bu kadar zor olmasa gerek. Merkezi ses sistemi frekansına korsan bir şekilde siber saldırıyla girenler, günümüz teknolojisinde çok rahatlıkla tespit edilebilir. 

Emniyetinden istihbaratına kadar tüm devlet kurumlarının hakimiyetini sağlayan iktidar partisi, istemesi halinde bu işi 24 saatte yağdan kıl çeker gibi çözebilir.

Konuya ilişkin sosyal medya paylaşımları sebebiyle bir kişiyi “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçundan tutuklamak meseleyi perdelemekten öteye bir anlam taşımaz.

Kolayca aydınlatma yolu dururken tam tersi yönde sağduyu beyanatları yerine, iktidar partisi düşmanlaştırma yolunu seçerek hedef oluşturuyor. Bu ise toplumda var olan kutuplaştırmayı artırıyor, fay hatlarını iyice geriyor.

Bu gerginliğin kime ne faydası var?

Bir yanda gelin birlik olalım, kardeş olalım diyeceksiniz, öte yanda en küçük bir meselede ayrıştırma yolunu seçeceksiniz.

Oysa Bahçeli’nin dediği gibi sükûnet ve sağduyu içinde hareket, muhasım odakların elindeki kozları da birer birer alacak.

İktidarın bu sert tutumundaki amacın ne olduğunu anlayamadım. 

Siyasetin de bir ölçüsü olması gerekmez mi?

Ülke gereksiz bir şekilde suni gündemlerle meşgul ediliyor. Asıl sorunlara odaklanmak yerine bu tür tartışmalarla günümüzü gün ediyoruz.

Açlık, yoksulluk, işsizlik, enflasyon gibi milletin canını yakan problemlerden bahseden yok.

Kutuplaştırıcı bir üslupla birlik ve beraberliğin nasıl sağlanacağı merak konusu. Bunu biz başarırsak tarihe geçmiş olacağız.

Ortada ciddi bir provokasyon var ve bunu aydınlatmak CHP’nin değil iktidarın, AK Parti’nin görevidir.

Hiç olmazsa bu konuda iktidar, bir kere olsun sorumluluk alıp görevi gereği olayı çözüme kavuşturmalıdır.

1 YORUM

  1. “Geldiğimiz noktada iktidar partisi, hiçbir olumsuz hadiseyi üzerine almıyor, aksine sürekli muhalefeti suçlama yolunu izliyor.”

    Sayın yazar!
    19 yıldır yazdıklari seneryolari sahneleyenlerin, amacı zaten, ortalığ karıştırip gündem saptırmak, olduğunu vede birilerini şeytanlaştırmak için onlara tuzak kurarak sürekli gündem değiştirmelerini değil bizler 3 yaşındaki çocuklar dahi anlar.

    TC savcı ve polisleri 24 saat internette suçlu bulup cezalandırlarken.
    Son olayide tıpkı 15 Temmuz Allahın lütfü olayında olduğu gibi 15 temmuzda 2 yıl sonra dünyaya gelen bebekleri 15 temmuz darbecisi olarak tutukladıklarini ne çabuk unuttunuz..

    Açıkcası bu son olay baskın seçime gidecekleri için zemin hazırlığı düymesine bastılar.
    Darbe dediler millet yutmayınca! Çareyi herzaman kullandıkları Din formulunda buldular.
    Zaten CHP oldum olası bunların oltasına balıklama atliyor.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here