Çevre ve Özgürlük Partisi

1

Çevre ve Özgürlük Partisi’ne katkı veriyorum.

Çevre ve Özgürlük Partisi’nin çalışmaları içinde olduğum için mutluyum.

‘Böyle bir parti mi var’ diyenler çıkacaktır. ‘Böyle bir parti var da haberimiz mi yok’ diyorsunuz belki de.

Evet böyle bir siyasi parti yok henüz ama olmayacak diyemeyiz. Belki bugün bu partinin öneminin farkında değiliz.

Evet, bugün farkında değiliz ama siyasi arenada bu parti önümüzdeki yıllarda önemli bir yere sahip olacak.

Neden mi?

Çünkü dünya ve şartlar değişiyor. Bunu görenlerin kuracağı bu siyasi parti ileride olacak, evet.

Var olan siyasi partiler topluma ve insanlara umut vermiyor.

Sadece topluma değil aynı zamanda doğaya da umut vermiyor.

Bugünkü siyasi partilerin geleceğe yönelik demeçlerine baktığımızda ne çevre var ne de özgürlükler. ‘Evet var’ diyenler çıkar eminim.
Var olan bu iki kelime sadece ve sadece istendiği için ilave edilmiş kelimeler. Yoksa siyasi partilerin asıl amaçları bunlar değil. Siyasi partilerin bütün projeleri iktidar partisinin yapamadıklarını yapacaklarına dair çalışmaları içeriyor.

Ekonominin kötü olması bir gerçeklik. Diğer siyasi partiler de bunu nasıl düzelteceklerini ifade ediyorlar.
Ya da başka konuları ele alalım: Liyakat eksikliği, adam kayırma, torpilcilik ve devletteki kadrolaşma. Bu konuların problem olduğunu vurgulayan mevcut siyasi partiler kendi düşüncelerini ve yapacaklarını sıralıyorlar.

Aslında mevcut siyasi partilerin hepsinin hedefi merkez partisi olma ve bütün kesimlere hitap etme.

Yani bir bakıma bugün yaşanan sorunları tekrar meydana çıkaracaklarını söylemiş oluyorlar. Sistem aynı kaldığı sürece muhalefetteki siyasi partiler iktidara geldiklerinde onlar da aynı duruma düşmüş olacaklar.

Mevcut siyasi partiler bahsettiğim konular haricinde fikirler ileri sürmüyorlar, hele ‘Çevre ve Özgürlük’ hakkında yok denecek kadar az.

Gençler sorduğu için ‘çevre’ konusuna değiniyorlar ama nafile.

Çevre, toplum tarafından ‘in’ olduğu için önemsenmez.

Çevre, olmazsa olmaz bir gerçeklik. Marmara Denizi’nin bugünkü kötü durumun zaten hepimizin önünde ve üzülerek izliyoruz ve elimizden başka bir şey gelmiyor.

Çevreye değer verilmesi ve çevrenin korunması bu konuda fikir yürüten insanlar tarafından daha çok anlaşılır ve algılanır. Yoksa siyasi partililerin ‘bu konuyla ilgili de birkaç kelam edelim’ diye düşündükleri gibi üçüncü ya da dördüncü bir konu değil.

Özgürlük ise hayatın her alanını kapsar. Bir haldir, duruştur, yaklaşımdır ve ön şarttır.

Özgürlüğe de aynı çevre gibi yaklaşan siyasi partiler yığını ile karşı karşıyayız.

Özgürlük böyle bir şey değil.

Özgürlük insan varlığının en temel ihtiyaçlarından biridir. İnsanın yaşayabilmesi için özgürlüğe ihtiyacı var.
Özgürlük temel insan hakları içindedir.

Bu yüzden ekonomiden de önemlidir.

Bu iki konuyu partilerinin temel duruşu olarak sunacak bir siyasi parti önümüzdeki yıllarda kurulacak ve önemli bir yere de sahip olacak.

Şimdiden bu siyasi partiyi destekliyorum.

‘Çevre ve Özgürlük Partisi’

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikÖlürsen seni öldüreceğim (3)
Sonraki İçerikİslamofobik nedenlerle yapılmış olabilir..
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

1 YORUM

  1. Eskiden büyüklerimiz anlatırdı, seksenli yıllarda sorarlarmış hangi partidensin diye tabi vatandaş karşındaki kişinin hangi partiden olduğunu bilmediği için tepkiden veya dayak yemekten kurtulmak için ben ekmek partisindenim diyor. Diyor demesine de ama karşısındaki kişi yine tepki gösteriyor karşımıza yeni parti icat etme diye
    Artık Günümüzde de çoğu insan Ekmek derdinde parti derdinde değil yani ekmek partisinin peşinde koşuyor.
    Maalesef Ülkemizde siyasilere güven maalesef hiç kalmadı denecek kadar az. Seçmenler yıllarca dürüst siyasetçi arayışına girer ve yılar sonra işte tam aradığım siyasiler ve parti bu der ve ikdidara getirir ama gel gör ki belli bir zaman sonra bir de bakar ki diğerlerinden hiçbir farkı yok. İşet o zaman her şey bitmiştir. Artık bundan sonra hiçbir arayışa girmez sonuç da hepsi aynı düşüncesi hakim olur. Son zamanlarda yaşananlar bu durumu özeti sanki…..

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here