CHP, KHK’lıları dinlemeye başladı.. Sivil ölüme terk edilerek bir toplumsal travmaya uğradılar

0

CHP Genel Başkan Yardımcıları Gülizar Biçer Karaca ve Yüksel Taşkın koordinasyonunda 35 ilde yapılacak KHK ile ihraç vatandaşlarla buluşmaların ilki İzmir’de gerçekleştirildi. CHP, hak ihlallerini raporlaştıracak.

İzmir’in yanısıra çevre illerden gelen ihraç akademisyenlerin, KESK üyeleri ve KHK ile işlerinden atılan ihraç yurttaşların katıldığı toplantıda talepler ve beklentiler dile getirildi. Toplantının bir sonraki durağının Adana olması planlanıyor. CHP toplantılarına katılamayanlar, KHK ihraçları nedeniyle yaşadıkları hak ihlallerini anlatmak isteyenler, kurumsal olarak oluşturulan khklilarkonusuyor@chp.org.tr mail adresine yaşadıkları hak ihlallerini ulaştırabilirler.

CHP, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) sonucu yaşanan hak ihlallerini tespit ve ihlallerin önlenmesi için yerinde ziyaretlere İzmir’den başladı. Türkiye genelinde CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Taşkın koordinasyonunda gerçekleştirilecek ziyaretlerde, ihraç edilen KHK’lılarla biraraya gelerek talepler dinlenecek ve raporlaştırılacak.

Çalışmalar sonucu hazırlanacak rapor ile KHK’lıların yaşadığı çoklu hak ihlallerine dikkat çekilecek. Bu doğrultuda 35 toplantının ilk ayağı İzmir’de gerçekleştirildi. CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, PM Üyesi Gizem Özcan, İzmir İl İnsan Haklarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Yıldız Yılmaz katılımıyla gerçekleşen toplantıda, yaşanan sıkıntılar dile getirildi.

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Taşkın’ın koordinasyonunda gerçekleşen geniş katılımlı toplantıda konuşan Gülizar Biçer Karaca, OHAL Komisyonu’nun Oyalama Komisyonu’na dönüştüğüne ve lağvedilmesi gerektiğine dikkat çekti, KHK’lıların yaşadıkları ihlallere ve CHP olarak ihlallerin önlenmesi noktasında neler yapacaklarına dair bakış açılarını ortaya koydu:

“CHP olarak KHK’lılar ile 35 ilde gerçekleştireceğimiz toplantılar ile 20 Temmuz sivil darbesinin ardından kamudan, özel sektörden, çalışma yaşamının pek çok alanından ihraçlarla, işsiz, aşsız bırakılan; 4,5 yıldır KHK ihraçları ile gerçekleştirilen hukuksuzluklara dur diyebilmek için mücadele eden arkadaşlarla bir araya gelmek istedik. Sivil ölüme terk edilerek bir toplumsal travmaya uğrayan yurttaşlarımızın; aileleriyle yaşadıkları sorunları, temel haklarından yoksun bırakıldıkları bu süreci dinlemek ve diğer birçok kalemde yaşadıkları mağduriyetler açısından farkındalık yaratmak için hukuksuzluğun ve adaletsizliğin zirveye ulaştığı OHAL/KHK sürecini tarihe not düşmek adına toplantılarımızı gerçekleştiriyoruz.

Edirne’den Hakkari’ye, Sinop’tan Adana’ya tüm yurttaşlarımızın sesi olacağız. İllerde KHK ile ihraç edilen ve çoklu hak ihlalleri yaşamaya devam eden, ekonomik-toplumsal-siyasi anlamda hak ihlalleriyle boğuşurken yalnızlaştırılan, sesini duyurmak isteyen tüm yurttaşlarımızın sesi olacağız.

CHP iktidarında bugün adil olmadığını bildiğimiz yargılama ve talimat ile verilen kararların tamamında dosyalar yeniden açılacak, suçlu ile suçsuzu ayıracak bağımsız yargılama yapılacak. Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırma anlayışındaki bir parti olarak, ülkemizde yaşanan hukuksuzlukları, hak ihlallerini durdurmak adına yola çıktık. Her gün yaşanan hak ihlallerine hepimizin tanıklık ettiği ve adalete inancın yok olmaya yüz tuttuğu bir dönemde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndaki ‘Hukuk Devleti’ tanımını düşününce bir hukukçu olarak acı acı gülümsüyorum.

İnsanların lekelenmeme, adil yargılanma hakkı vardır. Sizler sadece işiniz ve aşınız için mücadele vermiyorsunuz. Aynı zamanda tek kişilik şahsım hükümetine karşı; bağımsız yargı için, hak için, hukuk için, adalet için, toplumdaki her bireyin özgürce yaşayabileceği demokratik bir Türkiye için mücadele veriyorsunuz. Bu mücadelenizde ilk günden beri yanınızda olmaya gayret ettik. Sesi gürleştirmek için demokrasi adalet mücadelemizi birlikte sürdüreceğiz.

CHP olarak sizlerle birlikte hak, hukuk, adalet ve demokrasi mücadelemizde birlikte yürüyeceğiz. Yaraları hep birlikte saracağız. Yargı süreci olmadan ihraç edilen yurttaşlarımızın, beraat ya da takipsizlik kararı verilen yurttaşlarımızın tamamını işlerine iade edeceğiz. Barış Akademisyenleri hakkında Anayasa Mahkemesi (AYM) ifade özgürlüğü ihlal edilmiştir kararı verdi. İktidara geldiğimizde Barış Akademisyenlerinin görevlerine iadesi ilk bir hafta içinde gerçekleştirilecek.

Tek kişinin iki dudağı arasında yönetim şekline hepimiz hayır diyoruz. Bu toplantımızın bu düşünce ve mücadelemize vereceğiniz katkılar için teşekkür ediyorum. Muhalif her sese karşı baskı ve susturma politikasının yürütüldüğü; çürümüşlüğün kurumların her zerresinde yaşandığı; iktidardaki AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı olan zatın ‘Aç gezen birisi varsa buyurun siz doyurun açları’ aymazlığında bulunduğu bir ülkede; dik onurlu dostlarımızla adalet mücadelesini vereceğiz.”

CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Taşkın da kendisinin de ihraç edilen bir akademisyen olduğunu hatırlattı. Yaşananan hukuksuzluklara, OHAL Komisyonu’nun anayasal dayanağı olmadığına dikkat çekerek en temel sorunların başında “belirsizlik” geldiğine dikkat çeken Taşkın, “130 bin kişi KHK’larla işinden atıldı ama toplam etki alanı 2 milyonun üzerinde.” dedi.

Türkiye’nin çok ciddi bir toplumsal sorun ile karşı karşıya olduğunu anlatan Taşkın, Barış Bildirisi’ne imza attığı için kendisinin de üniversiteden ihraç edildiğini, OHAL Komisyonun’da KESK’lilerin ve Barış Akademisyenleri’nin dosyalarının da en sona bırakıldığını söyledi:

“Demokrasi ekmek kadar, su kadar önemlidir. Demokrasi kurumların olduğu bir rejimdir. Denge, denetleme rejimidir. 130 bin kişi KHK’larla işinden atıldı ama toplam etki alanı 2 milyonun üzerindedir. Çok sayıda insanın hayatı KHK’larla etkilenmiştir. Çok ciddi toplumsal sorun ile karşı karşı karşıyayız. Bu sorunu görmezden gelerek bu sorun çözülmüyor. Başkasının meselelerimizi çözmesi gibi bir durum da söz konusu değil. ‘Sorun var ama birisi çözüsün’ demek ile olmuyor. Demokrasi ancak insanların fail olarak harekete geçmesi ile oluşuyor. Sorunların çözümü için bizzat fail olmak durumundayız. Demokrasi sabırlı karıncaların rejimidir. Dünyada bu tür bir siyasal tasviye yok. İran devriminde kendileri kaçan insanlar var; böyle bir tasviye yok. Bu bir utançtır. Bunun bu kadar az sorgulanması da utanç vericidir.

OHAL komisyonunun anayasal bir dayanağı yoktur. Hukuki bir zemini yoktur. CHP olarak bu komisyonun kaldırıp, hukuk mekanizması ile ilerleyeceğimizi söylüyoruz. Mahkemelerin üstünde bir komisyon olamaz. Böyle bir yapı kabul edilemez. Bu komisyonda suç ve cezada kanunilik ilkesi kesinlikle hiçe sayılmıştır. Ceza sorumluluğunun şahsiliği hiçe sayılmıştır. Birini süründürüyorsunuz, ailesini, köyünü, kasabasını süründürüyorsunuz. Çin’de uygulanan kollektif ceza uygulamaları Türkiye’de devreye sokuldu. Masumiyet karinesi yok sayılıyor. Şüpheden sanık yargılanır ilkesi uygulanmıyor. Net delil koyamıyorsanız sanık lehine olması lazım. Bu hukuk fakültesinde ilk hafta öğretilir.

Yaklaşık olarak 11 bin dosya var. KESK’lilerin ve Barış Akademisyenleri’nin dosyaları da en sona bırakılıyor. Çünkü siyasal rüzgara bakılarak karar verilecek. Hukukta normalar, kurallar, kaideler bellidir. En büyük eziyet sadece ayrımcılığa maruz kalmak değil, belirsizliktir. Anayasa Mahkemesi kararları bellidir. Bunun uygulanması için ne bekleniyor? Koalisyon dengelerini mi, bir sonraki seçim mi bekliyorsun?”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here