CHP Sözcüsü Öztrak: Ülkemiz devlet aklıyla değil troll aklıyla yönetiliyor

0

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, MYK gündemiyle ilgili basın toplantısı düzenledi. “Hiçbir darbecinin vesayetini kabul etmeyiz. Adnan Menderes’i rahmetle anıyoruz.” diyen Öztrak, şunları söyledi:

“Ramazan Bayramı’nı buruklukla atlattık. Saray hükümetinin yaptıkları burukluğuna burukluk kattı. 5 maskeyi dağıtamayan Saray hükümeti, evden çıkmayın dediği bayramda millete köprüleri bayramda bedava yaptı. Ondan sonra da evden çıkıp köprüden geçen olursa 3 bin 150 lira ceza keserim dedi. Vatandaşla adeta alay etti. Gerçek bayram ikramını da vatandaşa değil, yandaşa yaptı. Köprüden geçmeyen millete hazine kasasından yani milletin kesesinden sokağa çıkma yasağında dahi, yandaşa dolarla geçiş ücretini tıkır tıkır ödetti.

Bayramda Tekirdağ, Çorlu, Edirne, İstanbul’dan, Adana’dan kamu görevlilerinin vatandaşa uyguladığı aşırı şiddete ilişkin kabul edilemez görüntüler de geldi. Kuşkusuz polislerimiz, güvenlik güçlerimiz bu salgın döneminde fedakarca görev yapıyorlar. Ancak vataNdaşa sebepsiz yere şiddet uygulanmasını hiçbir şekilde kabul edemeyiz. Bunların görevi milletimizi korumaktır, milletimizi dövmek değildir. Emniyet güçlerimizi yöneten Saray, görüntüleri ciddi bir değerlendirmeden geçirmelidir. Bu değerlendirme sonucunda tüm bunların arkasında gerçek sebebin Saray’ın milleti kutuplaştıran dili olduğu ortaya çıkacaktır.

Ülkemiz devlet aklıyla değil, maalesef troll aklıyla yönetiliyor. Bir olay oluyor, önce troller yalanı doğru gibi anlatan operasyona başlıyor. Sosyal medyada, besleme basında linç kampanyaları başlatılıyor. Trollerin hazırladığı bu ucuz zemin üzerinde, Cumhurbaşkanı koltuğunda oturan AKP Genel Başkanı doğruluyor ve muhalefet parti ile mensuplarını hedef gösteriyor. Kolluk kuvvetleri Saray’ın sözlerini emir kabul ediyor, yandaş yargı kamuoyu tepkisi var diye suç uyduruyor. Hedef gösterilenler tutuklanıyor, bunun da adına hukuk, adalet, siyaset ve dava diyorlar. Biz yapılanın adını doğru koyalım, bunun adı mafya tipi troll siyasetidir. Amaç da otoriter rejimin konsolidasyonu ve millet iradesinin üzerine troll vesayeti getirmektir.

Bu tehlikeli siyaset uzunca bir süredir partimizi hedef alıyor. Adana’da ve İzmir’de genç partililerimiz mafyatik operasyonların hedefine kondu. Adana’da Vefa Sosyal Destek Gruplarına yardım eden Yüreğir gençlik kolları başkanımız soru sordu diye önce kaymakamın korumaları tarafından silahla tehdit edildi, tutuklandı ama sonra mahkemede serbest bırakıldı. Ardından çocuğun üzerine troll sürüleri salındı. Saray tarafından terörist ilan edildi, kendisini serbest bırakan mahkeme, her ne hikmetse bu defa tutukladı. Sonra Saray’dan yükselen ‘Eyyy CHP’ naraları.

İzmir’de Diyanet’in merkezi sistemine girip, cami hoparlöründen müzik yayını yapanlar hala daha yakalanmadı. Bur çirkin provokasyonu yapanlar ortada yok ama sosyal medyadan bunu paylaşan parti mensubumuz tutuklandı. Yine önce troll sürüsü saldırdı, Saray destek verdi, güvenlik güçleri ve yargıyı talimatlandırdı. Savcılar baktı soruşturma açtıkları maddeden tutuklama kararı çıkmıyor, hemen bir talimat; soruşturma maddesi değiştirildi. Mahkemede toplumsal tepki oluştu denerek, partilimiz hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. AKP Genel Başkanı da bunun üzerinden bayram boyunca, CHP’ye saydırdı durdu.

Bu arada İzmir’de partililerimiz hakkındaki davaları Saray adına takip eden, avukatın adı Amerika’daki Halkbank iddianamesinde, Rıza Zarrab, Erdoğan ve Albayrak arasında iletişimi sağlayan kişi olarak geçiyor. Kaç defa söyledik, böyle bir yaygara ile ne bizi korkutur ne de yıldırabilirsiniz. Dahası artık, milletimizi de kandıramazsınız. Siz önce failleri yakalayıp, adalete teslim edin diyoruz ama Saray olayı köpürtmek için avuçlarını ovuşturmaya devam ediyor. İster istemez akıllara da bu tezgahın senaryosu Saray mahzenlerinde mi yazıldı sorusu geliyor.

Gözlerimizin önüne Kabataş yalanı geliyor. Sayın Erdoğan milletimizin ve değerlerinden kopanları arıyorsanız, kendi etrafınıza Saray sosyetesine bakacaksınız. Çikolata kutularında rüşvet kabul ettiği iddia edilenler, ‘bakara makara’ diyerek kutsal kitabımızla dalga geçenleri bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük elçisi yapan biz değiliz. Sizsiniz Sayın Erdoğan. Bu ülkede aynı sitede birlikte oturduğu komşuları için ölüm listeleri hazırlayanlar da CHP’liler değil. Sizin yandaşlarınız Sayın Erdoğan.

Reklam

AKP’li bir belediye meclis üyesi, partimizin bir belediye meclis üyesine ait arabayı, hem de meclis üyemiz içindeyken kurşun yağmuruna tutuyor. Alenen belediye meclis üyemizin canına kast ediyor. Yine Adana’da kendini bilmez bir troll katıldığı canlı yayında Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar’a ‘Senin yerine kayyum atanacak’ diyebilme cürretinde bulunabiliyor.

Saray iletişim başkanı demokrasi masalları anlatırken, ülkemiz fiili diktötürlük olarak anılmaya başlandı. Darbe girişiminin kişit ismi Mehmet Dişli’yi dönemin başbakanının ve milli istihbarat teşkilatının talep etmesine rağmen neden ordudan emekliye sevk etmediniz?

Bu kişinin terfisiyle ve genel kurmayda devam etmesiyle ilgili sıradışı süreç nasıl meydana geldi? Hala cevap yok. 15 Temmuz şehitlerine yapılan bağışların üzerine düştünüz. Biz akılla fikirle, özgürlük mücadelemizi sürdüreceğiz.

Korona slagını ülkeimizin kapısını çaldığında, parti olarak yeni bir ekonomik bütçe ihtiyacına dikkat çektik. Şimdi kaygılarımızda maalesef haklı olduğumuz ortaya çıkmaya başladı. Ülkenin 2 yıldır içinde olduğu ekonomik kriz, ekonomik buhrana dönüştü.

Salgının 15 günlük etkisiyle, iş gücü 2 milyon 120 bin kişi arttı. Servet kazanç ve tüketim eşitsizlikleri gittikçe artacak. Sosyal devletin sosyal destek ağlarını güçlendirin dedik. Karşılıksız destek verin dedik. Turizm ve ihracat gelirleri düşerken, dolar yükselirken, esnafımız ve çiftçimiz borca batmışken bunlara yeni borçlar vererek çarkı döndüdüremezsiniz dedik.

Tulumbadaki suyu yandaşlarla erittiler, vatandaşa destek veremediler. Yabancı finans kuruluşların türk lirası işlemlerine sınır getirdiler. En son olarak sermaye hareketlerine sınır getirmeyiz dedikten sonra kamuya vergiyi 5 kat arttırdılar. Yatırımcıları ürküttünüz. Ekonomik ve sosyal konseyi toplayın dedik, topladdınız mı? Hayır. İşler yine kervan yolda düzülür anlayışıyla yürütülüyor. Neyi ne için yaptıklarını ne dünyaya ne vatandaşa anlatabiliyorlar.

Normalleşme sürecinde dünyada önümüze çıkacak fırsatları kaçıracağınızın fakrında mısınız? Beyefendi 15 Temmuz’u ağzından düşürmüyor ama nedense darbecinin yanında çalışanları atamaktan vazgeçmiyor. Bank Asya’nın eski yöneticilerinden biri devletin en kritik yerlerinden birine atandı. Siz FETÖ ile böyle mi mücadele ediyorsunuz?

Belediyelerimizin elini kolunu bağlamak için elinden geleni yapıyor. AKP ve MHP’liler tarafından İstanbul’daki belediyemizin yardım teklifleri reddediliyor. Millete hizmetkar olmak için geldik diyenler, şimdi milletin sözüne güvenmiyor. İlla belediyeden yapılacak yardımlar için vatandaşın evine gidilsin diyor.

Reklam

En son, belediyelerin yatırım kararlarında son sözü ben yapacağım dediniz. Oldu olacak bütün belediyeleri kaldırın. Sonra da deyin ki, bütün belediyelerin başkanı benim. Bu nasıl kibirdir?

Damadın hazine tarihini bilmemesini hiç yadırgamadım. Bakanlıkta liyakat değil, damatlık esas olunca, böyle saçmalamak da doğal oluyor. Her şeyden önce, 2000 yılında ben hazine müsteşarı değildim. Benim hazine müsteşarlığım döneminde 30 yıl vadeli bir dış borçlanma da yoktur. Benim faizler konusunda ne yaptığımı merak ediyorsa, kendisine söyleyeyim. Göreve geldiğim Mart 2001’de, yüzde 194 olan iç borçlanma faizini, görevden ayrıldığım Nisan 2003 itibarıyla yüzde 50’ye kadar düşürdük. Yani görev süremizde iç borçlanma faizi 137 puan birden geriledi.

Benim tüm müsteşarlığım dönemimde yapılan dış borçlanma 6,4 milyar dolardır. Madem öyle, soruyor bir de sosyete damadın yaptıklarına bakacağız. Kendisi 2018 Temmuz’da göreve geldi, o günden bugüne kadar bütçeden faiz lobilerine 33.6 milyar dolar para ödedi. Bakın yapılan borçlanmadan değil, sadece yapılan faiz ödemelerinden bahsediyorum. Sadece ödedikleri faiz, benim dönemimde yapılan toplam dış borçlanmanın 5 katı. Yani kayınpeder ve damadın birlikte yönettikleri dönemde vatandaşlarımızın alın terinden toplanan vergilerden her gün 50 milyon dolar, her saat 2.1 milyon dolar faiz lobilerine verilmiş.”

Parti Sözcüsü Faik Öztrak, dün İdlib’de şehit olan Piyade Teğmen Canberk Tatar’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve Türk milletine baş sağlığı dileğinde bulundu.

Dün 27 Mayıs darbesinin 60’ıncı yılı olduğunu hatırlatan Öztrak, CHP olarak millet iradesi üzerinde askeri veya sivil hiçbir darbecinin vesayetini kabul etmeyeceklerini söyledi. Öztrak, “Bu vesileyle 59 yıl önce kaybettiğimiz Adnan Menderes’i, Fatin Rüştü Zorlu’yu, Hasan Polatkan’ı bir defa daha rahmetle anıyoruz.” dedi. 

Öztrak, iktidarın basını susturmak için RTÜK’ü ve Basın İlan Kurumunu sopa gibi kullandığını ileri sürdü. İktidarın darbe hukukunu tahkim etmeye devam etiğini de savunan Öztrak, şunları söyledi:

“Darbe mi arıyorsunuz? O zaman yaptıklarınıza bakacaksınız. Darbeciler ne yaptıysa siz daniskasını yapıyorsunuz. Sarayın İletişim Başkanı demokrasi masalları anlatırken sayenizde Türkiye ilk kez uluslararası demokrasi endekslerinde ‘fiili diktatörlük’ olarak anılmaya başlandı. Tarihi ve olayları çarpıtarak yeni bir tarih yazamazsınız. 60 yıl öncesine gitmeye gerek yok. 15 Temmuz’a gelin ve şu soruya cevap verin, darbe girişiminin kilit adamı Mehmet Dişli’yi, dönemin Başbakanı ve Milli İstihbarat Teşkilatının talep etmesine rağmen, neden ordudan emekliye sevk etmediniz? Bizim demokrasi anlayışımız ortada. Bizim, 20 Temmuz sivil darbesini yapanlardan alacağımız herhangi bir demokrasi dersi yoktur. Tehditle, şantajla herkesi sindirebileceğinizi sanıyorsunuz ama biz bu siyaset tarzına pabuç bırakmayız. Biz akılla, fikirle, azimle özgürlük mücadelemizi demokratik zeminde sonuna kadar sürdüreceğiz. Ve milletimizle beraber, Cumhuriyetimizi yepyeni ve güçlü bir demokratik parlamenter rejimle mutlaka taçlandıracağız.”

“Ekonomik kriz, bir ekonomik buhrana dönüştü”

Korona salgını Türkiye’nin kapısını çaldığında belirsizlikleri ortadan kaldıracak, ufuk verecek yeni bir ekonomik program ihtiyacına hemen dikkati çektiklerini söyleyen Öztrak, hem Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun hem de kendilerinin böyle bir program için öneri üstüne öneri getirdiklerini aktardı. Öztrak, şöyle devam etti:

“Şimdi kaygılarımızda maalesef haklı çıkmaya başladık. Ülkenin iki yıldır içinde olduğu ekonomik kriz, bir ekonomik buhrana dönüştü. 252 bin 690 işletme salgında durdu. Salgının sadece 15 günlük etkisiyle 2 milyon 120 bin yurttaşımız iş gücü piyasasının dışına çıktı. Kaybettiğimiz iş gücü ise 1 milyon 100 bine ulaştı. Gerçek işsizlerimizin sayısı 9 milyonu aşarak yeni bir rekor kırdı. Boğaziçi Üniversitesinden değerli bilim insanlarımız, uluslararası bir çalışma için, Salgında Ekonomik Teşvik Endeksi hazırladı. Buna göre Türkiye, verdiği ekonomik teşviklerle 168 ülke içinde 127. sırada yer alabildi. Yine verilen mali teşviklerde, milli gelire oranla G-20 ekonomileri içinde sondan beşinci olabildik. Tulumbadaki suyu yandaşları için tükettiler, vatandaşlarına diğer ülkeler kadar destek veremediler. Aspirinle, pansumanla durumu idare etmeye çalıştılar. Sorunların önünden değil arkasından koştular.”

Soruları yanıtladı

Faik Öztrak, açıklamalarının ardından gazeteciler tarafından gönderilen soruları yanıtladı. AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş’un ekonomide daralma açıklaması yaparken, Albayrak’ın pozitif büyüme açıklaması yapması da sorulan Öztrak, “Damat bakan önce kendi partisini ikna etmeli, kendi aralarında oturup anlaşmaları lazım. Biri pozitif büyüyeceğiz diyor, biri daralacağız diyor. Hangi tedbirlere istinaden damat bakan pozitif bir büyüme bekliyor. Buhrandan çıkıp büyümeyi sağlayacak doğru düzgün hiçbir tedbir yok.” diye konuştu.

Siyasi Partiler Yasası’nda yapılması düşünülen değişikliklere ilişkin bir soruyu Öztrak, “Nasıl bir düzenleme geldiğini henüz görmedik ama Genel Başkanımız bunu açık, net bir şekilde ifade etti, ‘Demokrasiye kurulacak her kumpası boşa çıkarırız.’ Darbe rejimlerinin, hangi partinin ya da milletvekili adayının seçime gireceğine icazet verme yaklaşımını, icazet demokrasisini tümüyle reddederiz.” diye yanıtladı.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here