CHP Sözcüsü Öztrak: Yaşadığımız geçici bir fetret dönemidir

0

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. “Türkiye, çok derin bir ekonomik kriz yaşıyor.” diyen Öztrak, şunları söyledi:

“Cüzdanlar boş, tencere boş, mutfakta büyük bir yangın var. İşsizlik rekorlar kırıyor, ödenmeyen çekler, senetler, borçlar; ailelerimizi, çiftçimizi, esnafımızı, sanayicimizi perişan ediyor. Herkese güven verecek, ufuk sunacak, derli toplu bir plana, programa duyulan ihtiyaç her geçen gün biraz daha artıyor. Ama ülkeyi yöneten saray ve şürekâsı milletin ufkunu karartmaya, umutlarını yok etmeye devam ediyor. Milletimizin hali nicedir, ne yer, ne içer, ne bekler hiç haberdar değiller. Sordukları da yok zaten. Daha bir yıl önce millete, verin şu kardeşinize oyu, faizi de dövizi de halledeyim diyenler, şimdi millete sırtını döndüler.

Ucube tek adam parti devleti rejimi, devletin kurumsal hafızasını yok ediyor, kurumlarını çökertiyor. ‘Devlet hızlı karar alacak, çabuk çözüm üretecek’ diyenler, şimdi devleti felç ettiler. İş çıkmıyor. Devlet, millete değil yandaşa ve mutlu bir azınlığa çalışıyor. Saray, meclise geçtiğimiz yıl gelmesi gereken 11. Kalkınma Planı’nı daha yeni getirebildi. Plan deyince öncelikle şu hususu belirtmek istiyorum: Sayın Genel Başkanımız dün 2014-2018 dönemini kapsayan ve ömrü geçen yıl tamamlanan, 10. Beş yıllık Kalkınma Planı çerçevesinde iktidarın performansını kamuoyuyla paylaştı. İktidar büyümeden işsizliğe, kişi başına gelirden milli gelire Plan’ın tek bir hedefini dahi tutturamamış. Tekrarlıyorum, büyümeden işsizliğe, kişi başına gelirden milli gelire iktidar Plan’ın tek bir hedefini dahi tutturamamış.

2019-2023 dönemini kapsayan 11. Plan, 8 Temmuz 2019’da Meclis’e sunuldu. Dün de Plan ve Bütçe Komisyonu’nda tanıtımı yapıldı. 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrolü Kanunu, bütçenin nasıl yapılacağını, nelere uygun olarak yapılacağını düzenler. Bu Kanun’un 13. maddesinde bütçe, Kalkınma Planı ve programlarda yer alan politika, hedef ve önceliklere uygun bir şekilde hazırlanır ve o çerçevede uygulanır diyor. Yine aynı Kanunun 16. maddesi bütçe sürecini başlatan Orta Vadeli Program da, Orta Vadeli Mali Plan da Kalkınma Planlarıyla uyumlu olmak zorundadır diyor. Şimdi 2019 ekonomik programı ve bütçesi geçtiğimiz yıl Meclis’ten geçmiş ve bütçeyi 7 aydır uyguluyoruz. Oysa kendisine o bütçenin ona uygun olarak hazırlanması gereken 11. Kalkınma Planı daha Meclis’e evvelki gün geliyor. Yani Saray doğmamış çocuğa don biçmiş.

Ucube tek adam rejiminin yeni bir ucubeliğiyle karşı karşıyayız. Tam bir ‘ben yaptım oldu’ yaklaşımı. Tek adam parti devleti rejiminde, kurumsal işleyiş ve devlet bu şekilde yok ediliyor. Oysa, devlet kural ve kurumlarıyla ayakta durur. Bu haliyle hem Orta Vadeli Program, hem Orta Vadeli Mali Plan, hem Merkezi Yönetim Bütçesi, hem de bu Plan hukuka aykırılıkla maluldür.

‘Şimdi bunu belirtmek ne işe yarayacak?’ oldubitti diyeceksiniz. Bugün için bir işe yaramayabilir ama her hukuksuzluğu mutlaka kayıtlara geçirmek gerekiyor. Atalarımızın dediği gibi ‘Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.’ Millet kendine dayatılan hukuksuzluklara, sandıkta nasıl şamar atacağını 31 Mart’ta ve 23 Haziran’da gösterdi. Bu birilerinin sözü hatırlayacaksınız. Türkiye “Çatladıkapı ülkesi” değil hukuk devleti. Dolayısıyla herkes yaptıklarının hesabını gün gelecek sandıkta verecek.

Yaklaşık 7 aylık uygulama sonucunda, 2019 Programının ve Bütçesinin hedeflerine ulaşılamayacağı ortaya çıktı. Bu nedenle, bu hedefleri içeren 11. Plan’ın hedeflerine de ulaşmak mümkün olmayacak. Daha mürekkebi kurumadan planın hedefleri kadük olmuş durumda. Daha doğmadan ölen bir plan, kimseye güven veremez, ufuk sunamaz.

Önce, plandaki büyüme hızı ne kadar gerçekçi ona bir bakalım. Ne diyor plan? 2019-2023 döneminde Türkiye yılda ortalama yüzde 4,3 büyüyecek diyor. Peki ülkenin potansiyelini dikkate alırsak bu aslında iddiasız, vasat bir hedef. Plan’dan önce açıklanan Orta Vadeli Program’a göre planın ilk 3 yılında öngörülen ortalama büyüme hızı yüzde 3,6. Bunu niye söylüyorum? Çünkü planda yıl yıl çözüm yok. Ama ona uygun olarak hazırlanması gereken Orta Vadeli Program daha önce yayınlandığı için, planda oradaki büyüklükler üzerine dengelerini inşa ettiği için yüzde 3,6 geçerli. Bu durumda, Plan’ın kapsadığı beş yılda büyüme hedefinin tutturulabilmesi için, son iki yılda ekonominin yıllık ortalama yüzde 5,4 büyümesi lazım. Olabilir mi?

Reklam

Saray iktidarı olmasaydı olur derdim. Ama birde bunun yanında ortada yaşadığımız krizin gerçekleri var. IMF, OECD ve Dünya Bankası bu yıl Türkiye ekonomisinin daralacağını söylüyor. Üçünün söylediği daralma rakamlarının ortalamasını aldım 2019’da bu ekonominin yüzde 2 civarında daralacağı ortaya çıkıyor. Oysa Orta Vadeli Programın hedeflerine baktığımızda, bütçenin hedeflerine baktığımız zaman yüzde 2,3 büyüme öngörülmüş. Şimdi yüzde 2,3 büyüme yerine ekonomi uluslararası kuruluşların söylediği gibi yüzde 2 daralırsa; Plan’ın ortalama büyüme hedeflerinin tutabilmesi için son iki yılda her yıl yüzde 7,7 yani yüzde 8’e yakın büyümesi gerekiyor. Ne demiştim? Saray iktidarıyla yüzde 5,4 bile zor yüzde 7,7 ise imkânsız.

Ekonomik krizi hala idrak etmekte zorluk çeken Sarayın getirdiği bu Plan, milletin yaşadığı krizi görmüyor. Bu nedenle de krizi çözecek kendi içinde tutarlı politikaları da getirmiyor. Ama Sarayın kibir abidesinin bu ülkeyi krize sokan, kerameti kendinden menkul ekonomi teorisi Kalkınma Planı’nda yerini almış. Plan’ın 288. Maddesinde “Yüksek faizin yüksek enflasyona neden olduğu, faizin düşürülmesine yönelik adımlarla enflasyonun da düşeceği” ifade ediliyor.

Oysa Türkiye gibi sermaye hareketlerinin serbest olduğu dışa açık bir ekonomide faizlerin düşmesini istiyorsanız, iki şeyi birlikte yapma becerisini göstermeniz lazım. Birincisi, politikalarınıza güveni sağlayıp faizin içerdiği risk primini düşüreceksiniz. İkincisi de hem makro dengelerinizi, hem de yapısal dönüşüm politikalarınızı enflasyonist baskıları ortadan kaldıracak biçimde tespit edeceksiniz, yani enflasyonu düşüreceksiniz ki faiz düşsün. Ancak bu suretle kısır döngüyü kırabilir, ‘sağlıklı bir döngüye’ dönüştürebilirsiniz, yatırımı, üretimi, refahı artırırsınız. Milletin yüzünü ancak böyle güldürebilirsiniz.

İşe, Merkez Bankası’na faizleri düşürterek başlamaya kalkarsanız buradan tam tersi sonuçlar alabilirsiniz. Enflasyonun sorumluluğunu sadece Merkez Bankası’na yıkarak, bu işin içinden çıkamazsınız. Ekonomiden az çok anlayan bir yatırımcı, bu satırları yazan bir ekonomi yönetimine güvenebilir mi? Valla Londra’dan sonra yaptıkları gibi güvenemezler. Ama madem Saray’ın kibirli kişisi artık gözünü kararttı, Merkez Bankası Başkanını da görevden aldı, kendi istediği kişiyi de atadı buyursun 25 Temmuz’da faizleri bir sıfırlayıversin. Görelim bakalım kur nereye gidecek, enflasyon nereye gidecek?

Aslında bu plan tek adam parti devleti rejiminin milletimizin umutlarını, özlemlerini nasıl yok ettiğini de gösteren bir belgedir. 2013 yılında bu ülkede kişi başına düşen gelir 12 bin 480 dolardı. Peki şimdi plan ne diyor? 10 yıl sonra 2023 yılında ülkede kişi başına düşen gelir 12 bin 484 dolar olacak diyor. Yani 4 dolar artış var. Koskoca bir 10 yıl boşa kürek çekmişiz. ‘Ülkeyi uçuracak’ diye milletimize OHAL şartlarında dayatılan ucube Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, getirdiği planla millete 10 yıl öncesinin gelir seviyesini taahhüt edebiliyor.

Diğer gayriciddi bir taahhüt de işsizlik oranı. 2023’te işsizliğin yüzde 9,9 olacağı söyleniyor. Bu, 2014 yılındaki işsizlik oranıyla aynı. Yani işsizlik oranı 9 yıl boyunca aynı kalıyor hiç değişmiyor. Ama burada bir şeyi daha belirtmemiz gerekiyor. Erdoğan, başbakanken getirmiş olduğu 10. Kalkınma Planı’nda 2023 yılında işsizliğin yüzde 5’e düşürüleceğine dair bir cümle var. Tek adam oldu, başkanlığı bıraktı. Şimdi tek adam olarak millete diyor ki başbakanken yüzde 5 dedim ama işsizlik 2023’te yüzde 9,9 olacak. İşte tek adam rejiminin ülkeyi ne hale getirmekte olduğu buradan da açık seçik ortaya çıkıyor. Umutsuzluğa yer yoktur. Ülkemizin bundan çok daha iyisini yapabilecek potansiyeli ve kadroları mevcuttur. Yaşadığımız geçici bir fetret dönemidir bu da atlatılacaktır.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here