CHP’den S-400 açıklaması..

0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP’li İstanbul İlçe Belediye Başkanları ve CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri ile CHP Genel Merkezi’nde bir araya geldi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. “Demokrasi, seçimi kazananın her şeyi kazandığı bir rejim değildir.” diyen Öztrak, şunları söyledi:

“Seçimleri kazanan devletin sahibi de değildir. Seçimi kazanan sadece devleti belirli bir süre için yönetme yetkisini milletten alır. Seçimi kazanan kendisini devlet olarak görmeye başlar ve siyasi rakiplerini devlet gücüyle bertaraf etmeye kalkarsa o rejimin adı demokrasi olmaktan çıkar. 12 Temmuz beyannamesinde İsmet Paşanın şu sözleri siyaset üstü ve tarafsız bir cumhurbaşkanının demokratik yaşam bakımından ne kadar önemli olduğuna işaret etmesi bakımından son derece dikkat çekicidir: ‘Meşru ve kanuni siyasi partilere karşı tarafsız eşit muamele mecburiyeti, siyasi hayat emniyetinin temel şartıdır.’ Yani ‘siyasi hayatın güvence içinde yürütülmesinin temel şartıdır.’ diyor. Neymiş? Tarafsız, eşit muamele mecburiyeti kimin? Cumhurbaşkanlarının.

Türkiye, bugün önemli sıkıntılarla karşı karşıya. Dış politikadan, ekonomiye, terörden, artan jeo-stratejik risklere kadar pek çok alanda ciddi tehditlerle boğuşuyoruz. İsmet Paşa’nın 12 Temmuz 1947’de sanki bugünler için söylediği gibi: “Öyle zamanlar olmuştur ki memlekette hükümetin olup olmadığı bile şüphe götürür hale gelmiştir” diyor, çok partili demokrasiye geçtikten sonra tarafsız cumhurbaşkanının olmaması nedeniyle. Biz de geçtiğimiz yılın 24 Haziran’ından beri işte anlatıyorum çok ciddi sorunları yaşıyoruz.

Bugün bu sıkıntılı dönemlerde siyaset üstü, tarafsız bir cumhurbaşkanının kuracağı bir masa etrafında toplanıp, milli sorunlara milli bir tavır belirlemenin önemi her geçen gün artmaktadır. Aslında 24 Haziran’dan buyana hep altını çizerek anlatıyorum yaşadığımız olayların. Milletimizin cebine de ağır bir faturası olmuştur. Hatırlayalım geçtiğimiz yıl bu zamanlarda dolar kuru 4 lira 85 kuruştu; bugün 5 lira 71 kuruş oldu. TL’deki değer kaybı yüzde 15. Yaklaşık bu bir liralık değer kaybının şirketlerin borçları nedeniyle şirketler kesimine faturası 20 milyar Türk Lirası civarında.

Geçen yıl bu zamanlar ülke risk primini gösteren borç temerrüt risk primi 332 puandı; şimdi 394 puan. Geçen yıl bunun sonucunda yurtiçinden borçlandığımız faizle şimdi yurtdışından borçlanır hale geldik. Yurtdışı faizlerimiz bu temerrüt primleri nedeniyle son derece yüksek. Ekonomi ciddi bir yavaşlamanın içine girdi. 2018’de ekonomi yüzde 2,6 büyüdü. Bu tabi potansiyelimizin çok altında. Buna üzülürken bu yıl yapılan tahminlere baktığımızda ekonominin yüzde 2,6 daralacağı öngörülüyor. Bunu kim söylüyor? Yabancı kuruluşlar. Yabancı kuruluşların Türkiye’nin bu yıl yüzde 2,6 oranında daralacağı yönünde tahminleri var.

Türkiye, 2013’ten bu yana sürekli ekonomide zemin kaybediyor. 2013 ile, yani 2014 yılında cumhurbaşkanının “ben farklı bir cumhurbaşkanı olacağım” diyerek makamına oturmasından öncesiyle karşılaştırdığımızda; 2018 yılında milli gelirimiz 748 milyar dolar olmuş. 2013 yılında 950 milyar dolar. 160 milyar dolardan fazla maliyeti var bu işin bize, milletimize. 2013’te kişi başına düşen gelir 12 bin 480 dolarmış. Şimdi 9 bin 632 dolar. 12 bin 480 doları da ancak 2023 yılında 20-23’te tutturabileceğimizi söylüyoruz. Yine 2013’ün Haziran ayında enflasyon yüzde 8,3 idi şimdi yüzde 15,7. Türkiye, her alanda bu ucube sisteme geçtiğinden beri patinaj yapıyor.”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in S-400’lerle ilgili CHP’nin milli bir duruş sergilemediğine yönelik açıklaması hakkında ise Öztrak, şöyle konuştu: “Sayın Çelik’in kalkıp da bize milli duruş dersi vermeye kalkması gerçekten hayretle izlenecek bir tutumdur. Sayın Çelik’in partisi bu ülkeyi sıcak paracılara teslim eden partidir. Kendi hataları, kusurları gözükmesin diye bu ülkeyi borca batıran partidir. Londra’daki sıcak para baronlarına oluk oluk faiz akıtan partidir. “Borç alan emir alır” dediğimizde buna itiraz eden, paradigmalar değişti diyen ama bugün dünyanın her yerinde borç almak için elinden gelen her şeyi yapan partidir. Dolayısıyla bize millilik, yerlilik dersi verecek durumda Sayın Çelik hiç değildir.

S-400’lerle ilgili olarak baştan beri söylüyoruz: ‘Eğer bu ülkenin askerleri, savunma uzmanları diyorlarsa ki bizim yüksek savunma füzelerine ihtiyacımız vardır, tabi ki bunu alacaklardır biz karşı çıkmayız’ diyoruz. Ama onun yanında bir başka bir şeyler daha söylüyoruz. Diyoruz ki, öyle anlaşılıyor ki, bunları alırsak F-35’leri almamızda sıkıntı çıkabilir bunu dikkate aldınız mı? Ben iktisatçıyım her şeye alternatif maliyetiyle bakarım. S-400’ü aldık ama F-35’leri alamadık. Bu hava savunmamızda S-400’leri almamıza oranla baktığımızda daha büyük bir açığa neden olacak mıdır, olmayacak mıdır? Bununla ilgili bilgi istiyoruz. Fakat bu konuda biz türlü aydınlatılamıyoruz.

Yine bir başka bir şey daha sorduk; dedik ki, S-400’lerle ilgili olarak bunları almamız halinde Amerikan Parlamentosunun almış olduğu bir takım kararlar var. Bu kararlar Türkiye’ye bir takım yaptırımların uygulanacağını söylüyor. Bu yaptırımlara karşı ekonomimizi tahkim ettik mi, etmedik mi? Bunun milletimize olabilecek bedelini asgariye indirmek için gereken tedbirleri aldık mı, almadık mı? Bunu soruyoruz cevap yok. Dış politikada sonuç itibariyle bir dengeler sistemiyle oynarsınız. Dolayısıyla dengeler nasıl kuruldu bunu merak ediyoruz.

Bir şey daha var. Demiş ki Sayın Çelik, ‘işte oradaki resim hakkında da ileri geri bir takım şeyler söylediler…’ Arkadaşlar, ellerinde not kağıdı olmayan, not defteri olmayan bizim teknisyenlerin -ben bakanları, bakan yardımcılarını da artık teknisyen diyorum. Çünkü seçilmiş değiller- resimlerini medyaya servis eden Cumhurbaşkanlığı. Yani Genel Başkanımız o resimleri gördüğü zaman tabi ki tepki gösterecek nedir bu defter kağıtsız oraya geliyorsunuz. Resmi müzakere yapacaksınız not almıyorsunuz. O zaman defterli, kağıtlı resmi servis etselerdi. Sonradan ettiler. Caka, hava her şey tamam ama eleştiriyi alınca da doğrusunu yapıyorlar.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here