CHP’nin kitapçığına basım, dağıtım ve satış yasağı..

0

CHP’nin hazırladığı “21 soruda FETÖ’nün siyasi ayağı” adlı kitapçığa basım, dağıtım ve satış yasağı getirildi. Karara tepki gösteren CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, 12 Eylül darbecilerini hatırlatan bir biçimde kitaplara el konulmasına ve kitapların toplatılmasına da karar verildiğini söyledi.

Bugün öğle saatlerinde parti genel merkezine ve bir il başkanlığına tebliğ edilen mahkeme kararının bir CHP kitapçığına basım, dağıtım ve satış yasağı getirilmesiyle ilgili olduğunu belirten Öztrak, toplatılmasına karar verilenin, CHP tarafından yayınlanmış “21 Soruda FETÖ’nün Siyasi Ayağı” adlı kitapçık olduğunu ifade etti.

Bu kitapçığın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun TBMM kürsüsünde, 11 Şubat 2020’de yaptığı konuşmanın resimli hali ve CHP’nin FETÖ konusunda yıllardır TBMM kürsülerinden yaptığı eleştirilerin de bir özeti olduğunu anlatan Öztrak, şunları kaydetti:

“Bu kitabın neresinde halkı kin ve düşmanlığa tahrik vardır? Kitapta yer alan 25 Ağustos 2004 tarihli uygulanmayan MGK kararı mı halkı kin ve düşmanlığa tahriktir? Bunu mu yayınlamak halkı kin ve düşmanlığa tahriktir? Ya da bu kitapta yer alan birçok AKP sözcüsünün çok daha önce basına yansımış sözleri mi halkı kin ve düşmanlığa sürüklemektedir? Bu çerçevede bu kitabın toplatılması, yasaklanması, ana muhalefet partisinin siyasi faaliyetine yargının ağır müdahalesidir.

Bir ülkede demokrasi yoksa, hukukun üstünlüğü yoksa, vatandaşın can ve mal güvenliği olmaz. Milletin tenceresi dolmaz, karnı doymaz. Ülkemizin uluslararası itibarı olmaz. Dünyada sözü dinlenmez. Milletimiz yaptıklarınızı görüyor, söylediklerinizi duyuyor, sabırsızlıkla önüne gelmesini beklediği ilk sandıkta sizin biletinizi kesecek, yerinizi gösterecek, evlerinize gönderecek.”

“Anayasa Mahkemesi kararlarına uymamak anayasayı ihlaldir”

Öztrak, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinden sonra 15. Ağır Ceza Mahkemesinin de Anayasa Mahkemesinin Enis Berberoğlu hakkında oy birliğiyle verdiği “milletvekilinin hakkının ihlal edildiği”ne dair kararını tanımadığını belirtti.

Anayasa Mahkemesi kararlarına her halükarda uyulmasının hukuk devletinin ve anayasal düzenin gereği olduğunu vurgulayan Öztrak, şöyle devam etti: “Anayasa Mahkemesi kararlarına uymamak anayasayı ihlaldir, anayasayı tağyir, tebdil ve ilgaya teşebbüs suçudur. Bu suç Çağlayan Adliyesi’nde mukim 14.ve 15. Ağır Ceza Mahkemelerinin hakimleri tarafından işlenmiştir. İki mahkemenin birden bu kararı vermesi bu sürecin organize bir şekilde yürütüldüğünü göstermektedir.

Diğer taraftan mahkemelerin uymadığı Anayasa Mahkemesi kararı, alt mahkemenin, bir milletvekilinin dokunulmazlığını tanımayarak hakkında karar vermesinin hak ihlali olduğunu tespit eden bir karardır. Bu tanımama kararları Anayasa’nın ve milletvekilleri ile TBMM’nin hukukunun hakimler tarafından ihlalidir. Bu hem Anayasa’ya hem de milli iradeye ve millet iradesinin tecelli ettiği TBMM’ye karşı darbe teşebbüsüdür. 15 Temmuz’da Gazi Meclis’e bomba atan hainlerin teşebbüsünden farklı değildir. Anayasa Mahkemesinin kararına uymak yerine, milletin seçtiği vekile adalet yerine akıl veren 15. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında ‘muhtariyet’ gerekçesini ileri sürmesi de o çok bildik Silivri mahkemelerini hatırlatmaktadır.”

“Daha güçlü bir Meclis olacak iddiasıyla rejimi değiştirenler, atadıkları hakimlerin elinde Meclis’i ve milletvekillerini oyuncak etmeye teşebbüs etmektedirler.” ifadesini kullanan Öztrak, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğunu ifade eden Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün aynı zamanda HSK Başkanı olduğuna dikkati çekti.

Öztrak, Gül’ü bu Anayasa ihlali karşısında başında olduğu kurulu resen toplamaya ve TBMM’ye karşı bu saldırı girişimini önlemeye çağırdıklarını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“TBMM Başkanı Sayın Şentop, ‘bu karara gerek Anayasa, gerekse Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanuna göre muhatapların uyması gerekir. Bence ilgili mahkeme, hangi mahkeme ilgili ise muhatap ise bu karara uymalıdır’ diyor. İlgili mahkemeler Anayasa Mahkemesinin kararına uymamışlardır.

Karar milletvekili dokunulmazlığıyla ilgilidir, milletin Meclisinin hukukuyla ilgilidir. Bu mesele partiler üstü ele alınmalıdır. Çağlayan Adliyesi’nde bazı hakimlerin milletin meclisinin hukukuna saldırısı, yol olmadan önlenmelidir. TBMM Başkanını bu hakimlerle ilgili HSK’ye suç duyurusunda bulunmaya çağırıyoruz. Yine Meclis Başkanına konuyu milletvekillerine ya da muhalefet partilerine havale etmeden, Meclisin hukukuna yeni darbeleri önleyecek yasa değişikliği teklifini hızla Meclis’e getirmesini öneriyoruz, bunu bekliyoruz.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here