Çifte Standart Fakültesinden Kurbana Dair Öğütler

1

Duyarlı Müslüman nasıl olur?’ en ufak bir fikrim yok. Aslında Kuran’ı hem de Arapçasından okudum da bir tek yerinde duyarlı diye bir laf görmedim.
Neticede bugün bayramın ikinci günü, ehli imanı duyarlı duyarsız diye karpuz gibi ikiye bölmek benim harcım değil.

Müslümanın duyarlısı duyarsızı olmaz dedik ama şuna şüphe duymaya lüzum yok ki, son derece duyarlı diyanet görevlilerimiz var. Ne diyor maaşını devletimizin vergilerinden alan diyanet görevlisi “Ey Müslüman kurbanınızı alkol satılan yerden almayın.” 
Şimdi hocamıza ben şöyle bir sual etsem, hocam bana nasıl mukabele eder: “Hocam malum alkol aynı zamanda ilaç endüstrisinde kullanılır. Ayrıca alkolle yaralar tımarlanır vs. Alkol deyince bunun ayrımını nasıl yapacağız, kafamız karışıyor. Ayrıca devletimiz bir şişe içkinin neredeyse %70’ini vergi olarak tahsil ediyor. Bu vergiler diyanet personelinin duyarlı personelinin maaş ödemelerinde kulllanılmamaları bakımından nasıl bir sterilizasyona tabi tutuluyor? Bunu da merak ediyorum.”

Acaba vatandaştan toplanan vergiler, diyanete bağlı duyarlılık işleri üst kurulunda el değmeden yerli milli makinalarda ayrıştırılıp buna alkol değmiş buna değmemiş diyerek tasnif mi ediliyor? Bu sayede duyarlı din personeli maaşlarını alkol satılan işyerlerinden alınan vergilerden almama şerefine nail oluyor herhalde.

Aslında bu işin yapılmışı var. Diyanet İşlerinin cesur yürek personeli böyle her işe tek tek koşturacağına konuya dair Amerika’da müesses “Şeria” ofislerinden icazet alsın. Mesela bu sayede İstanbul Ataşehir’de bir Katılım Bankasına ait AVM’de nasıl oluyor da içkili restorana, alkol satan markete cevaz veriliyor, anlamış oluruz.

Üstelik Katılım Bankalarında derdinizi eğitim seviyesi malum bir seçmen kitlesine değil; dünyanın dört bir tarafında kabul görmüş akreditasyonlu muhataplara anlatmanız gerekmektedir. Zaten tersi olsa 20 kusur yıldır Üsküdar’da bir tane içki ruhsatı vermemiş belediyenin Üsküdar’ın en yüksek binası olan AVM’ye de bu ruhsatı vermemesini ya da verdiğinde ‘yav sen ne yapıyorsun?’ sorusuna muhatap olmasını beklerdiniz.

Bütün bu soruların cevabını tabii ki duyarlılık konusunda ihtisas yapmışlardan beklemiyoruz. Onların aslında ihtisaslarını duyarlılık, doktoralarını çifte standart bilim dalında yaptıklarını anlıyoruz.

Ecnebiler buna “double measure” diyorlar. Benim nenem “hem nalına hem mıhına” derdi de onun ne yeri ne zamanı. Rahmet içinde yatsın güzel gözlüm…

Neticede söze bugün bayramın ikinci günü diyerek başladık. Ayrıştırma değil bütünleşme zamanı. Lakin bunu niyeti ben ayrıştırırım diyenlerin yanında mümkün kılmak çok da kolay değil.
Aslında kolay da Kuran’a duyarlı duyarsız Müslüman gibi ayrımlar eklemeye çalışırsanız zor…

Reklam

Bir düşünsesine “alkol satılan yerden kurban alınır mı?” akıl yürütmesinin varacağı noktaları. Örneğin bindiğimiz arabaların neredeyse kahir ekseriyeti Avrupa’dan geliyor.
Mesela Diyanet Başkanı da Alman malı arabaya biniyor. Bu mantığa göre duyarlı diyanet başkanı bira içilen Almanya’nın arabasına binmez denebilir.

Alternatif Amerika olsa viski, Japonya olsa Sakura, İtalya olsa Limoncello, Fransa olsa şarap, Rus olsa votka. Allah’tan Yunan arabası yok da tevafuk Uzo’ya tekabül etmiyor.

Son olarak WW Türkiye’de yatırım yapacak diye bayağı bir sevinç nidaları atılmıştı. Ama burada da gerçekten duyarlılar için ciddi bir arpasuyu tehditi var.

Kendime söz vermiş, bayramda siyasetten uzak duracak yazılar kaleme alacağım demiştim.
Gerçekten de bunu başardım.
Daha çok dini konularda halkımızı bilgilendiren bir yazı kaleme aldım. Bunun için mutluyum.
Hepinize mutlu bir bayramın ikinci günü dilerim efendim.

1 YORUM

  1. Duyarlı, bu söylenişi ile değil de anlam ve davranış olarak hem Kur’anda hem de hadislerde var. Bunu bizden iyi bildiğine eminim. Lakin onbinlerce masuma, cezaevlerindeki bebeklere, ve dahi onlarca sayabileceğim probleme duyarlı olmayan bir kurum eften püften konularda açıklama ile güvenilirliğini sarsmaya devam ediyor.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here