Cumhurbaşkanı adayı olduğunu açıkladı..

0

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Halk TV’de gündemi değerlendirdi. “Şuandaki sistem, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi. Her siyasi partinin genel başkanı, doğal cumhurbaşkanı adayı.” diyen Babacan, “Parlamenter sisteme geçtiğinizde, her partinin genel başkanı, doğal bir başbakan adayı. Eğer öyle olmasa parti neden var? Birliktelik olmaması durumunda Cumhurbaşkanı adayıyım.” ifadelerini kullandı.

“Ülkemizin sorunlarına çözüm üretmenin, yeni nesiller için, gençler için daha iyi yarınları hazırlamanın en önemli yolu demokratik meşru siyaset zemini.” diyen Babacan, şunları söyledi: “Türkiye’nin görmeyi arzu ettiği fakat bir türlü göremediği bir tabloyu bu videoda kısaca özetlemiş olduk. Dar bir kesimi hedefleyip, o kesimden alacağı destekle siyaset yapmaya çalışan siyasi parti sayısı az değil. DEVA Partisi’ni kurarken ayrıştırıcı, ötekileştirici değil, buluşturucu bir siyaseti doğru gördük. Bu zeminde siyaset yapıyoruz.

Sayın Erdoğan’ın Soros’la en az iki üç defa yüz yüze görüşmüşlüğü var. Bir tanesinde ben de vardım hatırladığım kadarıyla. ‘Türkiye’ye yatırım yapın’ türü görüşmeler bunlar. O gün öyle, bugün böyle. Sayın Erdoğan’ın tutumunda bir tutarlılık aramayın.

Osman Kavala ile ilgili konu gerçekten bir hukuk garabeti. Dosyalarda delile dayanan bir suç unsuru yok. Zaten bunu hem kendi Anayasa Mahkememiz hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de tespit etmiş durumda. Burada bir şahsi inatlaşma var. Tutarlılığı olmayan, aklına geleni konuşan güvenilmez bir muhatap haline geldi Türkiye şu anda. Böyle bir ülkenin uluslararası sistemde itibarı olmaz, etkinliği olmaz.

Bir kişi üzerinden bütün iş dünyamıza, bütün düşünürlerimize, bütün sivil toplumumuza bir mesaj veriyor: ‘Bak kardeşim, benim canım sıkılırsa insanı içeriye attırırım ve kim ne derse desin çıkartmam’. Bir kişi üzerinden bir bakıma korku salıyor. Mahvettiler ülkenin ekonomisini. İş dünyamızdan güçlü bir ses duyabiliyor musunuz? TÜSİAD ‘Bu ülkenin ekonomisinin bu hale düşmesinin sebebi Sayın Erdoğan’dır’ diyebiliyor mu? Biz açık açık söylüyoruz.

Rusya ciddi düşmandı; hatta uçağı düşürme talimatını kim verdi yarışı oldu başbakan ile cumhurbaşkanı arasında. Bir rüzgar esti, ‘Dostum Putin’ oldu. Türkiye şu anda dengesi kaybolmuş, gece yatarken aklına geleni konuşan güvenilmez bir muhatap haline geldi.

Fiili durum koalisyonlara benziyor. Sayın Bahçeli, ‘Bu iş olmuyor. Ben bu işten zarar ediyorum. Hem ortağım hem de ülke kötüye gidiyor. Çekiliyorum’ dese o anda biter. Daha önce dedi. Erken seçimleri Bahçeli tetikledi.

Merkez Bankası faizi düşürünce kur arttı. Arkasından da hemen enflasyon artacak. O kadar basit. İlkokul 3. sınıfta okuyan bir öğrenciye sorsanız bunu bilir. İlkokul 3, 4 matematiği bu. Çok kompleks bir şey değil. Madem parlamenter sistem iyi bir şey acele edeceğiz. Niye ayağımızı sürüyelim? Niye öyle 2-3 yıl bekliyoruz. O süre 2-3 yıl olursa o ne demek? ‘Biz bu 2-3 yıl başkanlık sisteminin yetkilerini kullanalım, 2-3 sene sonra da parlamenter sisteme geçeriz.’ Bu olmaz.”

Resim

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın George Soros ile geçmişte yaptığı görüşmeleri hakkında ise Babacan, şöyle konuştu: “Erdoğan’ın Soros’la en az iki üç defa yüz yüze görüşmüşlüğü var. Bir tanesinde ben de vardım hatırladığım kadarıyla. ‘Türkiye’ye yatırım yapın’ türü görüşmeler bunlar. O gün öyle, bugün böyle. Sayın Erdoğan’ın tutumunda bir tutarlılık aramayın.

Osman Kavala ile ilgili konu gerçekten bir hukuk garabeti. Dosyalarda delile dayanan bir suç unsuru yok. Zaten bunu hem kendi Anayasa Mahkememiz hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de tespit etmiş durumda. Burada bir şahsi inatlaşma var.

Hükümet kurulduktan sonra Kasım 2002’deki bir fotoğraf. Ben ekonomi bakanıydım. Rahmetli Kemal Unakıtan, Abdüllatif Şener ve Erdoğan vardı. O günlerde bu tür görüşmeleri çok yapıyorduk. Türkiye’nin yerli veya uluslararası sermaye ve yatırıma çok ihtiyacı vardı. Türkiye’ye sermaye getirecek kim var kim yoksa yoğun görüşmeler yapılıyordu. Bu görüşmeler Türkiye’de de yurt dışında da yapılıyordu.

O görüşme trafiğinde böyle bir görüşme yapılmıştı. Benim olmadığım, fotoğraf karesi alınmayan görüşmeleri de oldu. Tutarlılığı olmayan, aklına geleni konuşan güvenilmez bir muhatap haline geldi Türkiye şu anda. Böyle bir ülkenin uluslararası sistemde itibarı olmaz, etkinliği olmaz.

Bir kişi üzerinden bütün iş dünyamıza, bütün düşünürlerimize, bütün sivil toplumumuza bir mesaj veriyor: ‘Bak kardeşim, benim canım sıkılırsa insanı içeriye attırırım ve kim ne derse desin çıkartmam’. Bir kişi üzerinden bir bakıma korku salıyor.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here