Cumhurbaşkanı’nın okuduğu gazete olmak

2

Tam bir yıl oldu.

Ocak Medya’nın yönetimine geçmenin üzerinden bir yıl geçti.

Zaman geçmiyor, akıyor adeta. Daha dün diyebileceğim bir zamandı Ocak Medya’nın yönetimine geçip idare etmenin sorumluğunu üzerimde hissedeli.

O günden bugüne yeni arkadaşlarımız aramıza katıldılar ve onlarla olmaktan mutlu olduğumu ifade etmeliyim.

Kolay bir görev olmadığının farkındaydım.

Duayen gazeteci Fehmi Koru’nun kurduğu gazeteyi idare etmek kolay değil ama kolay olmadığının kat be kat fazlası da, gurur verici.

Başka gurur verici olan da 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Bey’in okuduğu gazete olmak.

Daha önceki yazılarımdan da biliyorsunuz, çok kereler ifade ettim. Normal zamanları yaşamıyoruz. Normal olmadığını ifade etmek için sayısız örnekler var ama ben o örnekleri dile getirip, anormalliklere göre şekil almayı uygun görmüyorum.

Biraz da dini terimle ifade edeyim: ‘Azimet ve Ruhsat’.

Azimet normal olan ve ruhsat ise normal olmayan durumlar.

Ruhsat durumlarında normalden bahsetmek kolay olmaz ve hatta imkansız hale gelir. Bugün de aynı böyle bir durum söz konusu.

Bilenler susuyor, konuşanlar bilmiyor.

Ve hatta konuşanlar konuşmayı da yeterli görmüyor ve bağırıyor. Ama bağırınca haklı olunmadığının da herkes farkında. Farkında ama tek geçer davranış olunca herkes yapıyor çünkü işler öyle ilerliyor.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e teşekkür ediyorum.

Neden mi?

Ocak Medya ailesini okuduğu ve desteklediği için.

Cumhurbaşkanı’nın okuduğu gazete olmak insana gurur verse de sorumluluk gerektiren bir durum.

Kendisini ziyaret ettiğimde masasında duran ve üzerinde çalışmalar yaptığı kitapları gördüm. Suriye’den Rusya’ya, Orta Doğu’dan Batı’ya.

Geçen hafta kaleme aldığım ‘İslam’da Güncelleme’ konusuna da değindik.

Dindarların, Müslümanların hayatlarında İslam’ın ne boyutta rol aldığı ve İslam’ı kendilerine nasıl dönüştürdüklerini aslında hepimiz farkındayız ve herkes de farkında. Ama ‘güncelleme’ konusuna gelince nedense kelimenin taşıdığı anlamdan olsa gerek, küçük de olsa rahatsızlık duyuyoruz.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Bey de aynı şekilde ve ‘Acaba güncelleme yerine başka bir terim olsa’ ifadesinde bulundu.

Aslında çok haklı.

Ama Müslümanların İslam’ı dönüştürmeleri o kadar yıkıcı ki başka kelimeyi neden ve kim için kullanmalıyız?

İslam’ın özünü, verilerini ve hedeflerini kendi kişisel hırsları için başkalaştıran Müslümanlar ‘güncelleme’ kavramından rahatsız oluyorlar, evet.

Ama onlar İslam’ı ne kadar başkalaştırdıklarından farkındalar mı?

Bu da diğer bir konu.

Rüşveti mübahlaştıranlar, liyakatsızlığı ayetteki ‘yakınlarınızdan başlayacaksınız’ ibaresini bahane ederek kadrolaşmalar, bireysel alandaki ‘günah işleme özgürlüğünü’ kamusal alana taşıyarak kamuya ait yani halka ait gelirleri çar çur edenler…

Say say bitmez denir ya, aynen öyle.

Böyle bir ortam dini terminolojiyle fitnenin had safhada olduğu bir zaman dilimi adeta. Böyle zamanlar için denmemiş miydi zaten şu önemli söz: ‘Oturan kişi, ayakta durandan daha hayırlı. Ayakta duran da, yürüyenden daha hayırlı. Bu yolda yürüyen ise bilfiil fesada çalışandan daha hayırlıdır….’

Abdullah Bey’in bu düsturu nasıl uyguladığını da bilenler bilir.

Kadife kese içinde demir yumruk olmak kolay değil. Hele kadifenin unutulduğu ve yumrukların havada uçuştuğu bir zaman aralığında.

Nezaketin, beyefendiliğin ve hanımefendiliğin yerlerini şımarıklığın ve küstahlığın aldığı bir zamanda…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikBüyük resmi görebilmek
Sonraki İçerikAğabeyi Fatih Aydın, Uruguay’da yakalandı..
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

2 YORUMLAR

  1. Hemşehrisi olarak cumhurbaşkanımız la aynı demokratik bir gazeteyi takip ediyorum. Ocak medyanın da doğum gününü ayrıca kutluyor, özellikle Fehmi bey ve Sinan beyi emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum.

  2. Sayın abdullah gül ‘û ben de seviyorum. Efendiligine söz yok elbet. Ama daha cesur çıkışlar yapmasını beklediğimiz zamanda bu çıkışları yapmadı. Aynen babacan gibi davutoğlu gibi sinek vızıltısı babında tepkiler verdi. Öyle olunca işte şimdi yaşadığımız hukuksuzluklar ete kemiğe bürünüp demokrasiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir rejim oluştu. Sezen Aksunun dediği gibi :” Hiçbirimiz masum değiliz.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here