Dedikodu: Paşinyan Azeri İstihbaratı ile çalışıyor muydu?

3

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada bir kullanıcı oldukça farklı bir iddiada bulundu. @AzerbaijaniMap kullanıcı adıyla, Azerbaycan İstihbarat Servisinin, Nikol Paşinyan’ı kendileri için çalışmaya ikna ettiğini ve bu konuda da iyi bir sonuç aldıklarını yazdı. Komik gelebilir, imkânsız gelebilir ama asla bu iddiayı yok sayamazsınız. Çünkü “istihbarat dünyasında” %100 gerçek bilgi denilen infolar tamamen asılsız çıkabilirken, sağdan soldan kulağınıza gelen dedikoduların gerçeklerle daha çok bağı olabilir. Olmuştur da.

Çoğu zaman dedikodu birilerinin hayal gücüde olabilir ama gerçek olma ihtimali de her zaman vardır ve yok sayamazsınız. Ve hiçbir istihbarat uzmanı eğer bu konuda resmi bir görevi yoksa “asparagas” dedikodular üretmez, üretemez. Bu mantığa aykırıdır. Bir yerde, bir yerlerde hatta birçok farklı yerde, farklı zamanlarda farklı ocaklar – ateşler yanmış ve dumanını saklayacak yer bulamamışsınızdır. İşte o dumana “dedikodu” denir. Ve birçok istihbarat uzmanı “dedikodulara” bayılır.

Yukarıda ismini yazdığımız kullanıcının sosyal medyada ki bu ifşasını da ancak ve ancak “Dedikodu” kıvamında ki bir bilgi başlığının altına koyabiliriz. Daha fazlası olamaz! Ve kısa bir çalışma sonucunda bu “dedikodunun” işe yarar bir bilgi olup olmadığını anlayabiliriz. Tabii bunu yapacak olan klavye başında ki bizler değil, ilgili organların, ilgili organizmalarıdır.

İlgili “dedikodunun” biraz kaynağına inildiğinde şöyle bir bilgi karşımıza çıkıyor; “2000’li yılların ortalarında Nikol Paşinyan’ın, Azerbaycan Özel Servisine tanıtıldığı ve bu konuda çalışmaya başlandığı.” Daha sonrasında Paşinyan’ın “Ermenistan muhalefetine lider olarak hazırlandığı, bu konuda finansal, medya, taban çalışmasının” “istihbarat faaliyetleri” çevresinde yapıldığını öğrendik. Nasıl öğrendik? Elbette ki haber sitelerinden – yabacı haber kaynaklarından hatta Türkçe haber yapan bir internet gazetesinden. Bunlar herkesin ulaşabileceği bilgiler. Özel bir kimliğe ihtiyacınız yok.

Azeri İstihbaratı Paşinyan ile ilgili bu çalışmasını “Kraç” adlı bir operasyon dosyası ile hazırlamış. Ve Paşinyan ile BAE ve Avrupa’da bir ülkede birçok kez toplantı yapmış. Hala dedikodu kıvamında bilgiler.

Bu bilgileri “dedikodu” kıvamından çıkartacak yere geldik. Bahsi geçen Avrupa Ülkesinin “İspanya” olduğunu öğrendik.

Evet, İspanya. İstihbarat dünyasının cehennem deliği. Eğer ki usulsüz ya da illegal bir görüşme yapacaksınız bunu İspanya’da yaparsınız. Kozmik yapısı, coğrafyası, turizmi ve turist sayısı göze alındığında takip edilme ihtimalinizin çok zor olduğu bir bölgedir. Kozmopolit yapısı o bölge de hatta Avrupa’da tek yerdir. Yan masanızda emekli bir IRA mensubu ile BASK ayrılıkçılarının kirli bir alışverişine şahit olabilirsiniz. Restorandın öbür ucunda MOSSAD görevlileri Filistinli işbirlikçilerle kadeh tokuşturabilir. Ve İstihbarat Dünyasının hiçbir yerde yazılı olamayan ama mevcut bulunan ve bilinen etik kurallarına göre bu durum sizi zerre kadar ilgilendirmez. Bu görüşmelerin hepsi eğer İsviçre’de ya da Fransa’da olsa durum değişir. Ama İspanya… Evet, orası; “Continental Oteli” gibidir. Ve o otel içinde kimse kimseyi tanımaz ve kimse kimseyle ilgilenmez. Ve kimse, kimsenin düşmanı ya da dostu değildir.

Azeri İstihbaratı ile Paşinyan’ın İspanya’da görüşmüş olma ihtimalleri bu “dedikoduyu” bende farklı bir yere koydu. Biraz daha konunun üzerine gittiğimde bu “sözde” görüşmenin; İspanya’nın güneyinde bulunan Malaga’da “Barcelo Malaga” otelinde yapıldığı bilgisine ulaştım. Malaga, İspanya’da Kuzey Afrika ve Güney Amerika’dan en çok göç alan bölgesidir. Lİonel Messi, Arjantin’den çıktığında henüz daha bir çocukken ilk Malaga’ya gelmiştir. Günler sonra Barcelona’ya geçebilmiştir. Bu sırada Sevilla Futbol Takımı ile antrenmana çıkmış ancak çok zayıf olduğu gerekçesiyle kabul edilmemiştir. Bu örnekle Malaga’nın yapısını biraz olsun anlayabilirsiniz. Azeri ve Ermeni görünüşüne sahipseniz ve göze batmak istemiyorsanız Malaga sizin için bulunmaz hint kumaşıdır. Catalunya ya da San Sabestian sizin için biraz daha dikkat çekici kalabilir. Malaga ‘da Barcelo Malaga otelinde bir görüşme dedikodusu bu yüzden bana mantıklı geldi. Evet, bende olsam orada bir görüşme ayarlardım. Üstelik İspanya’nın Bodrum’u gibi bir turizm merkezinde…

Diğer bir dip not ise; “Barcelo Malaga” oteli hakkında. Otelin en büyük hissesi; Eldost Memmedov isimli bir Azeri’ye ait. Eldost Memmedov kimdir? 90’ların sonunda Moskova’da birçok illegal operasyonla zengin olmuş ve Roman Abramovich ile yakın dostluğu bulunan şimdiler “iş adamı” kart vizit taşıyan eski bir bitirim. Milliyetçi yönü çok ağır hatta Irkçı sayılabilecek düzeyde bir Azeri.

Göze batmayacağınız bir coğrafyada, kendi ülke vatandaşınızın ki davanıza bağlı bir vatandaşın otelinde “planladığınız ve tasarladığınız geleceğin Ermenistan başbakanı” ile görüşme imkânı bu bilgiler neticesinde bana çokta mantıklı geliyor. Ancak üstünü ve altını tekrar çiziyorum; Bu hala bir dedikodu.

Azeri Özel Servisi tabii ki direk Paşinyan’la görüşmeye geçmedi. Önce Ermenistan eski Milli Güvenlik Bakanı Karlos Petrosyan ile görüşüp onunla köprü kurduğu söyleniyor ki bu da oldukça mantıklı geliyor. Petrosyan birkaç yerel gazeteye Milli Güvenlik Bakanlığından ayrıldıktan sonra “Karabağ İşgali” hakkında mülakat verirken Ermenistan’ın haksız olduğu hakkında söylevlerde bulunuyor. Ancak hemen üzerine su dökülüp daha fazla tütmesi engelleniyor. Ancak bizler hatırlıyoruz. Ki tek unutmayan bizde değilmişiz.

İşte o Petrosyan’la görüşme sonucunda, Petrosyan genç ve muhalif gazeteci Paşinyan tarafından yönetilecek ve desteklenecek bir muhalefetin başarıya ulaşmasının son derece akıllıca bir yol olacağını söyleyip, Paşinyan’ı Malaga / Barcelo Malaga oteline getirtiyor. Ve görüşmeler başlıyor. Ki 2000’li yıllarda Petrosyan’ın elinde, Paşinyan ile ilgili birçok suç unsuru delil varken sümen altı edilmesinin nasıl bir amacı olabilir ki?

2004 yılında Koçaryan ve Sarkisyan ekibiyle derinden ilerleyen çatışmaları sonucunda, ülkeyi terk ederek İspanya’nın Marbella kentine taşınıyor Petrosyan. Çalışmalarını buradan devam etmeye başlıyor. Ve Paşinyan ile sık sıkta yine Marbella’daki villasında görüşüyor. 2008 yılında “bu konuya fazla ilgisi olmayan” Paşinyan için başka bir plan organize ediliyor. Ve bir hapis cezası planlanıyor ancak ülkeden kaçma girişimi daha mantıklı geldiği için, Paşinyan, Petrosyan’ın yanına İspanya’ya kaçıyor. Ancak bu kimsenin işine gelmiyor. Ve tekrar gündem olması için çalışmalar başlanıp, Paşinyan bir süre sonra cezaevine giriyor.

Azerbaycan Özel Servisinin tek gayesi vardı, Karabağ’ın tekrar Azerbaycan sınırlarına katılması. Bu koşul üzerinden Paşinyan ve Petrosyan’la son kez görüşülür. Ve bir daha temas sağlanmaz. Ardından, Paşinyan kısa bir süre cezaevine girer. Ve sonrasında Cumhurbaşkanı Sarkisyan’la bir antlaşma imza ederek Ermenistan meclisine kendini sokmayı başarır. Paşinyan’ın önlenemez yükselişi devam ederken Petrosyan’la da görüşmelerini kesmez. Ve Karabağ’ın barışçıl yollarla Azerbaycan’a verilmesinin imkânsız olduğu ortaya çıkar. Hemen ardından şovenist bir bürokrat olan David Tonoyan’ı Savunma Bakanlığı görevine getirir Paşinyan. Ve o da üzerine düşeni yaparak sivil Azeri hedeflerine ateş emri verir.

Ve bugünkü durum işte bu noktaya gelir. Azerbaycan istediğini alır, kazanan tarafa adını yazdırır.

Paşinyan masada ne istedi peki? Karabağ’ı verecek tamam da basit bir ticaret kuralına göre karşılığında ne alacaktı? “Siyasi Bağımsızlık” Ermenistan’a karşı çok güçlü olan Azerbaycan Özel Servisinin Ermenistan topraklarında ki “çalışmaları” son bulacaktı. Ve “Yolsuzlukla mücadeleyi” kendine mihenk taşı etmiş Paşinyan’a destek en yakın komşusundan gelecekti. Basit gibi gözüken ama aslında bence oldukça sıkı bir pazarlık olmuş.

Şuan Paşinyan’ın koltuğu sallanıyor gibi görülebilir. Protestolar onu köşeye sıkıştırmış da olabilir ama Paşinyan kendinden oldukça emin gözüküyor.

Tekrar ve üstüne basarak yazıyorum; Bunlar “istihbarat dünyasının” sisli havasında, havada sadece kokusu alınabilen duman… Gerçekte böyle bir ateş yanmış mıdır, olmuş mudur, olmamış mıdır bunu kimse bilemez.

Sadece basit bir “Dedikodu…” Ve ben “dedikodulara” bayılırım.

3 YORUMLAR

    • olabilir, gerçekten de Azerbaycan istihbaratıyla görüşmüş olabilir bunda ne var ki. meslek alışkanlığı demek ki:)) önemli olan başka hangi istihbarat örgütleriyle ne görüştüğü.

  1. sn.yazar gene beynimizin bütün sınırlarını zorlayan bir yazı kaleme almışsınız.hem de casusluk romanları ile ünlü yazar john le carre nin ölüm gününde.devlet istihbarat örgütlerinin birbirleri ile olan grift ilişkileri malum bir durum.
    rahmetli özal da bir zamanlar Ermenistan topraklarına iki üç bomba düşse ne olur, Türkiye Nahçıvan Özerk Bölgesine askerî birlik gönderse ne olur?demişti.
    azeri istihbaratının rus istihbarat teşkilatının güçlü ismi ve ilham aliyevin babası merhum haydar aliyev tarafından kurulduğu düşünülürse yazdıklarınıza yok ya bu kadarda olmaz diyemeyiz.
    bakalım zaman ne gösterecek.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here