Demokratik Ayrılış Hazırlıkları

1

Uzun süredir AK Parti’nin yürüttüğü siyasetin, özellikle de “metal yorgunluğu” gerekçesiyle görevlerinden alınan/ayrılan seçilmiş belediye başkanlarının siyaseten farklı bir anlamı olduğunu düşünüyorum.

Ve bu düşüncelerimi de yazılarımda sizlere yine farklı örneklerle aktarmaya çalışıyorum.

Birçok gazete köşe yazıları, televizyon programları ile okuyucu yorumları, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çevresindeki “istişare” makamlarının azaldığından/azaltıldığından, ortak aklı kaybettiğinden, danışman ordusunun yanlış yönlendirmelerinden, hatta konuşma metinlerinin seviyelerinin/profillerinin düşük ve bazen de ülkemiz adına rencide edici ve gelecekte politik sorumluluk yükleyen geri dönüşlere gebe tabirlerle dolu olmasından şikayetçi..

Sadece şikayetçi değil, aynı zamanda da şaşkınlar..!   

Ya da şaşkın gibi görünüyor, görünmek, dillendirmek, düşüncelerini bir süre daha gizlemek gerektiğini düşünüyorlar!

Mağduriyetin siyasal kazanca nasıl dönüştüğünü en iyi bilen AK Parti’nin..

Mağduriyetin siyasal kazanca nasıl dönüştüğünü en iyi bilen AK Parti Genel Başkanı Sayın Erdoğan’ın..

Geçen gün en belirgin örnekleriyle kaleme aldığım, “CHP’yi İktidara Taşıma Görevi..!” başlıklı yazımda geçen mağduriyetleri yanlışlıkla uyguladıklarına ihtimal vermiyorum…

Bu nedenle de hala, “neden?”, “niçin?”, “nasıl?” gibi sorularla da zamanın geçiştirilmek istendiğine anlam veremiyorum!

Haydi bizler, sizler ve sadece düşünenler, fikir üretenler bir anlam veremiyorlar diyelim!

Ben başka bir şeyi daha da çok merak ediyorum:

Acaba son yerel seçimlerde ülke nüfusunun yarısının desteğini alarak yerel iktidarı elinde tutan bir CHP, ittifak kurarak bu başarının ortaklarından olan İYİ Parti, destekçisi SP, acaba AK Parti’nin (bana göre) siyasal alanı boşaltma hazırlıklarına nasıl bir anlam yüklüyorlar?

Hazırlıklarını sadece önümüzdeki genel seçimleri kazanmak dışında..,

13. Cumhurbaşkanı’nı, AK Parti + MHP isteği ile ve belirlediği şekliyle yürütülen yetkileriyle seçim kazanacaklarına göre hazırlık yapıyorlar mı?

“Elbette yapıyorlardır” diyeceksiniz biliyorum.

Ama yine de sormadan, merak etmeden duramıyorum…

Çünkü bundan sonraki “devran değişimi”, belki de şimdiye kadar hep özlemle beklenen “demokratik siyasal sistemin” bir başlangıcı, “daha güçlü bir parlamenter sistemin” fırsatı olabilir…

Toplum, zaman zaman “merkez” adı verilen, bazen de “sağ” olarak tanımlanan 73 yıllık siyasi iktidarların dönemlerinde yapılanları da, yapılmayanları da, bozulanları da, yıkılanları da, satılanları da, gördü diye düşünüyorum.

Bu görmek yeterli mi derseniz; “hayır”…

Yeterli değil ve daha somut, daha öğretici, daha farkındalık arttırıcı önlemler, söylemler ve eylemler ve ifşa etmelerle toplumun hafızalarına kazınmalı…

Ama yeni düzende “daha özgür”, “daha adaletli”, “daha hukuklu”, “daha hakkaniyetli”, “daha liyakatli” adımlara.., 

Toplumun içindeki “daha değerli” isimlere yol açacak, kişiler için gibi görünse de toplumu yönetme yetkinliğindeki nice isimlere fırsatlar sunacak bir “Siyasi Partiler Yasası”, “Seçim Kanunu” ile daha demokratik bir düzen kurabilme fırsatlarını da değerlendirebilmek gerektiğini düşünüyorum…

Özellikle sözlerim Cumhuriyet’i kuran, çok partili siyasal sistemi demokratik hayatımıza kazandıran iradenin devamı olduğu iddiasındaki CHP’ye..!

En başta ülkemiz sınırlarını, çevre coğrafyamızı, komşu ülkelerin sayısı ve isimlerini, ‘dış güçlerin’ gelecekten beklentilerini okuyarak, dış politikamızı da güçlü kılmak suretiyle..

AK Parti’nin Genel Başkanı, aynı zamanda da Cumhurbaşkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın (ve destekçilerinin!) son birkaç yıldır hazırladığı zemini çok iyi değerlendirmek, bana göre gayet bilinçli bir “toplumsal mağduriyet algısı yaratma projesi” ile tarihe geçecek “demokratik ayrılış hazırlıklarını” iyi değerlendirmek gerek… 

Önceki İçerikErdoğan’ın BM Konuşmasındaki Performansı
Sonraki İçerikBeşiktaş’ta olağanüstü seçim kararı..
Mustafa Kalabalık
16 Ağustos 1970 Kocaeli-Gölcük-Değirmendere’de doğdu. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi, İktisat Bölümü ve Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün, “Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi” dalında Yüksek Lisans’ını tamamladı. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Yönetimi Anabilim Dalı, “Siyaset ve Sosyal Bilimler” Doktora (Ö) Öğrencisi olarak dersler aldı. 2010 yılında “Öteki Siyaset”, 2013 yılında da “9. Köy’den Sonra” isimli kitapları Vadi Yayınlarından yayınlandı. 2011 yılında, Kocaeli’ndeki yerel gazete ve dergilerde yazarlığı başladı. Aynı zamanda “Kocaeli TV” televizyon kanalında, “Öteki Siyaset” isimli TV program hazırlayıp sundu. 2016 yılından itibaren de Ocak Medya’da yazarlık yapmaktadır. Özel sektörde, aynı zamanda halen yöneticilik yapmakta olan Kalabalık, Demokraside Birlik Vakfı, İnsani Değerler Derneği, Türkiye Yazarlar Birliği ve Gazeteciler Cemiyeti üyesidir.

1 YORUM

  1. Birkaç yıldır gözlemlediğim, sezinlediğim durumu güzel ifade etmişsiniz, tebrikler.

    *Akp, Sn. Erdoğan iktidardan gitmek istiyor. Giderken kendisi için en iyi şartlarda gitmek istiyor.

    *Neden gitmek istiyor:
    – ekonomide deniz kurudu, yol bitti. Ne yapacaklarını bilemez haldeler.
    – iç siyasette ilerleme için gerekli adımların bedelinin ağırlığını sırtlanmak istemiyorlar.
    – dış politikada tezlerinin çürüdüğünü, yolların toplandığını herkes gibi iktidar sahipleri de görüyor. Kendilerinin dönemeyeceği kadar keskin manevrayı başka bir parti kolayca döne bilir. Bunun bilincindeler.
    Selamlar.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here