DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Yeneroğlu: Virüsün mahpuslara bulaşması önlenemiyorsa acilen tahliye edilmeleri gerekir

0

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Mecliste düzenlediği basın toplantısında yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle hayatını kaybedenlere rahmet, hastalara şifa diledi.

Tehlike karşısında cezaevlerinin yüksek risk grubunda olduğunu, cezaevi koşullarının göz ardı edildiğini vurgulayan Yeneroğlu, “Hükümet bu konuda farklı önlemler almaya çalışsa, kapalı ortamda bulunan ve sosyal mesafeyi koruma imkânı bulunmayan kişiler için maalesef yeterli değildir.” dedi.

Cezaevlerinin, olağan kapasitesinin dışında olduğunu anlatan Yeneroğlu, yaklaşık 300 bin mahkum ve 150 bin cezaevi personelinin bulunduğu ortamda, sosyal mesafenin korunmasının mümkün olmadığını, tutuklu ve hükümlülerin ortak alanlarda çok fazla bir araya gelmek zorunda kaldıklarını belirtti.

Cezaevlerinde yüzlercesi ağır olmak üzere, binin üzerinde hasta mahkûm bulunduğunu ve her gün farklı cezaevlerinde korona testi pozitif çıkanların olduğunu ya da belirtiler görülmesine rağmen hastanelere götürülmedikleri yönünde şikayetler geldiğini öne süren Yeneroğlu, şunları ifade etti:

“Cezaevindeki insanlar devlete emanettir. Sağlıkları ve yaşamları ceza infazından öncelikli, vazgeçilemez ve ertelenemez temel bir haktır. Hafife alınamayacak kadar ciddi bir felaketle karşı karşıyayken, virüsün mahpuslara bulaşması önlenemiyorsa ve insanlar korunamıyorsa, korunamayanların acilen tahliye edilmeleri gerekir.”

Yeneroğlu, salgına karşı risk grubundaki mahkumların, belirli ağır suçlar ve toplumu tehdit eden kişiler dışındakilerin acilen tahliye edilmesi gerektiğini, haklarında hüküm verilmemiş kişilerin de adli kontrol şartı ya da elektronik kelepçe takılarak bırakılabileceğini belirtti.

İnfaz adalet üzerinedir

Cezaevinde gayri insani durumda bulunan tutuklu ve hükümlüler ile evlerinden çıkmayan yakınlarının Meclisten güzel haberler beklediğini belirten CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise şöyle konuştu: “CHP’nin yaklaşımı eşitlik üzerinedir, infaz adaleti üzerinedir. Kamu vicdanını kanatmayan ve bu kapsamda adaleti sağlayan bir yaklaşım bekliyoruz. Şu anda arkadaşlarımızla birlikte 70 maddelik teklifi inceliyoruz. Elbette askerimize, polisimize, vatandaşımıza kurşun sıkan, bombalayan, mayınlayan, eline silah almış hiç kimsenin affedilmesini bu yönüyle doğru bulmayız. Aynı şekilde, kadına ve çocuğa cinsel tacizde bulunan insanların affedilmesi de kamu vicdanını kanatır. Elbette gençlerimizi zehirleyen uyuşturucu baronlarının affedilmesine de kamu vicdanı sıcak bakmaz. Bunları biliyoruz. Ama burada tablo şu; konuşmak mı suç, adam öldürmek mi suç? Gelen teklifin kabaca mahiyeti bu. Bu cezaevleri niye doldu, bu cezaevlerinin bu kadar dolmasına sebep olan politikalar neden gözden geçirilmiyor?”

İnsan haklarının birinci şartının yaşam hakkı olduğunu ve cezaevinde bulunan insanın yaşam hakkının devletin teminatı altında bulunduğunu anlatan Altay, “Demokrasiyi önceleyen bir teklifin tesisi lazım. Teklifin kamu vicdanını kanatmayacak bir hale getirilmesi için elimizden geleni yapacağız.” dedi.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da “İnfaz düzenlemesi teklifi, yasalar önünde eşitlik ilkesine uygun değil. İnfaz yasa teklifinin kabul edilebilir bir yönü yoktur. Çünkü içeride her an, herkese koronavirüs bulaşabilir ve yaşam hakları bitebilir. Cezaevlerinin bir an önce boşaltılması gerekiyor. Cezaevlerinde kalan yaklaşık 300 bin kişi ölüme terk edilmemeli. İnfazda eşitlik olması gerekiyor. Salgın döneminde böyle bir ayrımcılığı kabul edemeyiz. Aksi halde bu kaos ortamında bile teklif bu haliyle çıkarsa, bu kanunu tanımıyoruz. İktidarı bu işin sorumlusu olarak gördüğümüzü, göreceğimizi ifade etmek istiyorum.” diye konuştu.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here