Dindarlık oranı daha da mı düşmüş, şaşırdık mı?

2

‘Dindarları zor günler bekliyor’

Bu çıkarımsamayı uzun zaman evvel yapmış ve neticesinde de bir hayli eleştiri almıştım. Ve hatta dindarlara karşı olduğumu sananlar da olmuştu. Kimileri de ‘imana çağırma’ mesajları göndermişti. Bu cümlemin üzerinden çok araştırmalar yapıldı ve her seferinde de haklı çıkmıştım.

İmam Hatip Liselerinde yapılan araştırmalarda ‘deist’ olan gençlerin sayısı araştırmalarda belirginleşince, gelen haberlerin üzerinde çok yorum yapmadım.

Nedeni ise aldığım tepkilerdi.

‘Madem öyle, kendi kendinize mutlu mutlu yaşayın’ diye düşünmüştüm sanırım.

Gerçeklerle yüzleşmek istemeyenler bütün sorunları halının altına süpürmeyi alışkın haline getirmişler.

Hayatlarından memnunlar.

Böyle davranmakla sorunlar ortadan kalkmıyor.

‘Görmezden gelerek gençlerin daha dindar olacaklarını mı düşünüyorlar acaba’ demeden de edemiyorum.

Kadir Has Üniversitesi her yıl yaptığı araştırmasını yayınladı. ‘Türk Dış Politikası Kamuoyu Algıları Araştırması’ adını verdiği kamuoyu araştırmasının sonuçlarına gelin bir göz atalım.

Dindarlık sonuçlarına geçmeden önce dikkatimi çeken başka bir sonuca öncelik vereyim.

‘Avrupa Birliği’ üyeliğine destek.

Yapılan araştırmaya göre Avrupa Birliği üyeliğini destekleme konusunda halkımız geçen seneye göre %12 daha fazla desteklemiş.

Araştırmaya katılan kişilerin %59,5’i Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olması gerektiğini belirtmiş.

Yani toplumun yarısından fazlası yüzünü Avrupa’ya yöneltmek istiyor. Bunun ekonomik ve sosyolojik sebepleri var tabi.

Avrupa Birliği standartları bugün genel geçer ölçüler arasındaki en tutarlı olanı. Bunu gören halkımız ve özellikle gençler de kararlarını vermişler zaten.

Peki ya dindarlık?

Yapılan ankete verilen cevaplara göre toplumumuzda kendini ‘dindar’ olarak tanımlayanların sayısı geçen yıla göre %33,5’tan %27’e düşmüş.

Bunun sebeplerini irdelemek istemem.

Nedenleri büyük çoğunluğunun rahatsız olacağı nitelikte.

Gerçekleri görmek istememeleri.

Hele konu siyasi iktidara dayanırsa bırakın rahatsız olmayı hiddetlenenlerin sayısı bir hayli fazla. Sinirlenenlerin de.

Bu hiddetlenmeler, sinirlenmeler gün gibi ortada olan gerçeği zerre kadar değiştirmiyor ve değiştirmeyecek.

İster kabul edin, ister etmeyin.

Bu gidiş böyle olduğu sürece toplumdaki dindarlık oranları çok daha aşağılara inecek. Ve hatta gençlerin katıldığı anketlerde belki de dibe vuracak.

Gençler neden kendilerini dindar olarak tanımlamıyorlar da ‘deist’ olarak tanımlıyorlar.

Daha önce de söyledim, şimdi bir kere daha tekrar ediyorum.

‘Tarım toplumunda gelen İslam, sanayi devrimi sonrası teknoloji ve bilgi toplumuna hitap etmiyor’.

Sebebi bu.

İnanç olan tarafı bir yana, ‘Lifestyle’ olarak ifade edebileceğimiz dini hükümler tarım toplumu dinamiklerine göre ve bugüne hitap etmiyor.

Hala daha hitap ettiğini iddia edenler varsa sürekli kullandıkları akıllı telefonlarına bir baksınlar.

Akıllı telefonlar bugünün araçları.

Kuran’da, sünnette yok.

İnternet de öyle.

Bu iki yeniliği için Kuran’a ve Sünnete bakarak, ‘İslam’da var mı, yok mu? diyerek mi kullanıyorsunuz, yoksa çağın gereği olduğu için mi?

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikAkrabalık Bağı Koparmalı İnsan
Sonraki İçerikİsrail Gazze Şeridi’ne hava saldırısı..
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

2 YORUMLAR

  1. ‘”Tarım toplumunda gelen İslam, sanayi devrimi sonrası teknoloji ve bilgi toplumuna hitap etmiyor”
    Bu ifadeyi yazabildigi icin sn yazara tesekkur ediyorum.
    Zamanimizda samimi dindarlar azaliyor, menfaat dindarlari cogaliyor. Bu olgu samimi, duzgun insanlarin uyanmasina zemin hazirliyor.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here