Dine Bağlı Devlet Yönetimi (Teokrasi)

0

İnsanlık tarihinde, özellikle Batı’da, din ve siyaset konusu ya da din-devlet ilşkileri (devlet biçimi) genelde üç katagoride değerlendirilmiştir:

1-Devletin/Yönetimin, dine tâbi olduğu devlet biçimi; “teokrasi”;

2-Dinin, devlete/yönetime tâbi olduğu biçim; aralarında küçük anlam farklılıkları bulunmakla birlikte “Bizantinizm”, “Sezaropapizm” veya “Gallikanizm”;

3-Din ve devletin birbirinden ayrı olduğu biçim ise, “laiklik” veya “laisizm”olarak adlandırılır.

Bu üç maddeyi ayrı ayrı ele alacağız. Daha sonra İslam’ın temel yönetim ilkelerini ekleyeceğiz.

Şimdi günümüzde din-siyaset veya din- devlet ilşkilerini  anlamak için, geçmişin tecrübesinin bilinmesinde yarar vardır. 

Dine  bağlı devlet yönetimini üç bölümde sunuyoruz; buyurun ilk bölümü okuyalım.

 Dine bağlı devlet ve yönetimi-Teokrasi’nin tanım ve mahiyeti

Reklam

Yunanca theos (tanrı) ve kratein (hâkimiyet, iktidar) kelimelerinden oluşan teokrasi, siyasal iktidarın Tanrı’dan kaynaklandığı ve bu iktidarın Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi kişi veya bir grup tarafından kullanıldığı inanışına dayanan toplumsal düzen olarak tanımlanmaktadır. 

Teokratik siyasal yönetimde toplumsal sistemi belirleyen otorite dindir. Siyasal iktidar, Tanrı adına din adamları tarafından kullanılmakta veya dağıtılmakta; toplumsal ilişkileri düzenleyen hukuk normlarına din kaynaklık etmektedir.

İlkçağ devletlerinde din ve devlet işlerinin iç içeliği, hatta devletin hemen bütünüyle dinî bir örgütlenme olduğu düşünülürse bu devletlerin “teokratik” olarak nitelendirilmesi mümkündür. 

İlkçağ devletlerinde dinî liderlikle siyasî liderlik bir kişinin şahsında birleşmiştir. Siyasal iktidarın başında bulunan kişi, aynı zamanda bir din adamı, hatta kimi toplumlarda görüldüğü gibi, kral bir tanrıdır. 

Genel hatlarıyla söylemek gerekirse bu tür teokratik toplumlarda siyasal iktidarı elinde tutan, tanrısal niteliklere sahip bir lider olarak görülmektedir. 

Hiç şüphesiz meşruiyet devşirilecek en kutsal ve en yüce kaynak da dindir. Bu yüzden tarihin ilk dönemlerinden itibaren pek çok devlet başkanı, din elbisesine bürünmek ve yönetimini ilahî bir kaynağa dayandırmak suretiyle kendilerine meşruiyet kazandırmaya çalışmışlardır. Aynı zamanda onlar Tanrı adına hükmettiklerini iddia ederek icraatlarının sorgulanmasının da önüne geçmişlerdir.

Mesela Firavun ve Nemrut gibi bazı yöneticiler kendilerinin ilah olduğunu veya kendilerinde ilahî bir kısım sıfatların bulunduğunu iddia etmiş, halk üzerinde tam bir hegemonya kurmuş ve âdeta insanları köleleştirmişlerdir. Aynı şekilde teokrasinin hâkim olduğu devletlerde, kimi idarecilerin Tanrı’nın oğlu, kimilerinin Tanrı’nın vekili, kimilerinin Tanrı’nın gölgesi olduğunu, kimilerinin Tanrı tarafından özel seçildiğini, kimilerinin ise Tanrı adına yönettiğini iddia ettikleri görülmektedir.

Görünüş itibarıyla bunlar arasında bir kısım farklar var gibi görülse de hepsinin ortak amacı, kendilerini ve devleti erişilmesi ve dokunulması mümkün olmayan kutsal bir konuma yerleştirmek suretiyle her türlü sorgulamanın, itaatsizliğin ve muhalefetin önüne geçmektir. Zira “yüksek ve yüce bir merciden” geldiği kabul edilen kararların ve icraatların eleştirilmesi mümkün değildir.

Reklam

Sözde Tanrı’nın vekili olan ve ondan aldığı yetkiyi kullanan idareciler, kendilerini icraatlarının sorgulanması mümkün olmayan aşkın bir konuma yerleştirdikleri, kendilerine kutsiyet atfettikleri ve kendilerini mükemmel ve kusursuz gördükleri için, yaptıkları baskı ve zulümleri dahi bir şekilde meşrulaştırarak, işledikleri hata ve yanlışlara bir kılıf yaptıklarından; 

Tabii ki, hiç kimse, her türlü siyasî yetkinin yanında, ilahî yetkileri de ele geçirmiş bu zorbalara, zalimlere hesap sorma cüretinde bulunamayacaktır.

Dolayısı ile dine bağlı devlet ve yönetimlerin icraatları insanlara huzur, mutluluk ve refah yerine; kan, gözyaşı, elem, keder, köleleştirme getirdiği; özgürlüklerin, insan haklarının, aklın ve iradenin yok edildiği bir gerçektir.

Yüce Allah tarafından gönderilmiş Peygamberler de öncelikle bu teokratik rejim ve yönetimlerle mücadele ederek tebligatlarını yapmışlardır. 

Vesselam.

(Bir sonraki yazı;  “Tarihte Dine Bağlı kurulmuş, Teokratik Devletler ve Yönetimler”)

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here