Dini ve milli duyguları kullanmadan nasıl iktidar olunur?

0

Siyasi güç ve iktidarı elinde bulundurmak için insanların duygularına hitap etmek yeni bir taktik değil.

Tarih boyunca hükümdarlar, krallar, beyler ve beylikler iktidarlarını devam ettirebilmek için aynı yola başvurmuşlar.

Tarihteki din savaşları bile aslında siyasi iktidar, güç ve iktidarı sağlamlaştırmak içindi.

Siyasi iktidarı elinde bulunduranlar muhaliflerinin din anlayışlarını şeytanlaştırarak ‘doğru’ olanın kendileri olduklarını topluma dikte ettirmişler.

Dini ve milli duyguları kullanarak siyaset yapmak yeni değil anlayacağınız.

Siyasi iktidarı elinde bulunduran iki parti de aynı yöntemle oy alabiliyor.

Peki ama ne zamana kadar?

Tarih boyunca aynı yöntem takip edildiğine göre ‘her zaman’ diye cevaplamamız gerek.

İnsan her daim aynı insan ve insan denen varlık için ‘dini ve milli duygular’ önemli. Bu duygulara hitap edenler de kazanırlar.

Ancak şurası var ki, oturmuş bir devlet anlayışından bahsetmiyoruz.

Başkanlık sistemine geçildi ve devletin oturmuş kurumları artık yok. Sanki bir bakıma deneme-yanılma yöntemiyle dönüşüm sağlanmaya çalışılıyor.

Başkanlık sistemi var ama Türkiye tipi başkanlık. Çünkü başkanlık sisteminin uygulandığı yerler genel olarak eyalet sistemiyle yönetilen ülkeler.

Eyalet sistemi olamaz çünkü bu durumda ülkenin bölünmesi konusu gündeme gelir, ya da milli duygulardan beslenenler gündem haline getirirler.

Başkanlık sistemi olmadı.

‘Peki o halde eskiye nasıl döneriz?’ sorusunun şekillendirdiği bir deneme-yanılma düzlemindeyiz sanki.

Bütün bunlar olurken de ‘taşlar yerinden çok oynamasın’ isteği var gibi sanki.

Dini duyguları kullanarak oy toplayan Ak Parti ile milli duyguları kullanarak oy toplayan MHP konumlarını kaybetmeden nasıl bir değişim olmalı?

HDP’nin kapatılmasını bile gündeme taşıyan MHP acaba kendi bindiği dalı kestiğinin farkında mı?

Farkında olmayabilir çünkü daha çetin sorunlarla mücadele ediyor. Rahmetli Alparslan Türkeş’in eşinin ve oğlunun demeçleriyle varlığı sorgulanan bir duruma düştü.

HDP olmazsa MHP oy devşirebilir mi?

Ya da Kürt sorunu olmazsa.

Hayır.

O halde bu iki konu da MHP için çok önemli ve varlık sebebi.

Bu pencereden baktığımızda insanın aklına çok daha farklı ve aynı zamanda tehlikeli sorular da geliyor ama ben bunu dillendirmeyeyim. Arif olanlar anlar zaten…

Önümüzdeki günlerin, yılların sorunu da 2023 seçimleri. Sorun olması bizim için değil, siyasi iktidarı elinde bulunduran ve bırakmak istemeyenler için.

Çünkü 2023 seçimlerinde ilk defa oy kullanacak 5 milyon genç seçmen olacak. Bu 5 milyon genç seçmen çok riskli.

Neden mi?

Çünkü ne yapacaklarını kimse kestiremiyor.

Dini duygular onlarda etki yapacak mı, belli değil.

Milli duyguların kullanılması nasıl etki bırakacak, o da belli değil. Çünkü dünyayla birlikte yaşıyorlar ve evrensel bakış açısıyla yetişiyorlar.

Bu yüzden dini ve milli duyguları kullanarak iktidarda kalmak her daim geçerlidir ama bu yeni Z kuşağı için bilinmezlik hakim.

Belki de onlar temel insan haklarına, devletin bütün yurttaşlarına eşit mesafede olmasına, özgürlüklere, evrenselliğe ve dinlerin kamusal alanda rant olarak kullanılmamasına önem verecekler…

Kim bilir…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here