Diriye de Ölüye de Adalet

1

19 Kasım tarihli yazımızda 8 yaşındaki kanser hastası Ahmet Burhan Ataç ile Rabia Naz’ın adaleti beklediğini ifade etmiştik. Ancak henüz adalete kavuşmuş değiller.  

Kemik kanseri hastası Ahmet Burhan Ataç’ın aralık ayında sosyal medyaya hastanedeki görüntüsü düştü. Aletlere bağlı bir şekilde sedyede yatan Ahmet, öylece insanlığa bakıyor. 

“İnsanlığın ölmediğini bana gösterin” der gibi bakıyor. Ahmet’in çaresiz bakışına umut olalım. 

Almanya’nın Köln şehrinde bulunan İmmün-Onkoloji Merkezi, Ahmet’i tedavi etmeyi kabul etmesine karşın anne Zekiye Ataç’ın yurtdışı yasağı bulunduğu için bu tedavi gerçekleştirilemiyor. 

Yeryüzü sanki kör ve sağır olmuş.

A’râf Suresi 179. Ayette şöyle deniyor: Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.

Ahmet’in en büyük arzusu ise pasaport değil tutuklu bulunan babasına kavuşmak. Sedyede yatan Ahmet’in annesi de “Ahmet hastanede, babasına çok ihtiyacı var. Lütfen, yetkililere sesleniyoruz; çok geç olmadan Ahmet’in babasını gönderin lütfen” diyor. 

Ahmet, “19 aydır babamı görmüyorum ve bir yıldır hastayım. Babama sarılmak istiyorum ve iyileşmek istiyorum diye feryat ediyor.

Reklam

Allah korusun Ahmet hayatını kaybederse inanın bu vebalin altında hepimiz kalırız. Hesabını veremeyiz. Allah’ın hakkı için adaleti tesis edin ve şu 8 yaşındaki çocuğun sıkıntılarını giderin.

Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı çok geç olmadan bu konuya el atın. Kendi evlatlarınızı hatırlayın, Ahmet’in yerine koyun ki, hep birlikte onun sağlığına kavuşmasına vesile olalım. 

Mâide Suresi 32. ayette şöyle buyruluyor: Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap’ta) şunu yazdık: Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir.

Yarın çok geç olmadan lütfen!..

11 yaşındaki Rabia Naz da 12 Nisan 2018 tarihinde Giresun’un Eynesil ilçesindeki evinin önünde yaralı bulundu. Kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Hayatını nasıl kaybettiğine dair kuşkular, şüpheler var. Rabia Naz da adaleti arıyor. Maalesef henüz bir sonuç alınmış değil.

Açıklamalar, uygulamalar şüpheleri gidermek yerine iyice derinleştiriyor. Ailesi başta olmak üzere kamuoyunu tatmin edici bir adalet mekanizmasını devreye sokmanın zamanı gelmedi mi?

Diriye de ölüye de adalet..

1 YORUM

  1. Çok geç….Onlarca masum anne-baba-çocuk hayatını kaybetti…. hesap günü yaklaşıyor…bu dünyada da öbür dünyada da… insanlıktan çıktı birileri… artık geri dönüş yok onlar için… dini kitaplarda anlatılan insanların küfre düşme yollarına benziyor: önce günahları işletiyor işletiyor şeytan. bir vakit sonra vicdan Allah’ı red etmek zorunda kalıyor. birileri resmen bunu yaşıyor. o yüzden bu kadar arsızca zulmedebiliyorlar….

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here