Doç. Yener Özen yazıyor: Şizofrenik Ben – Herkes Akıllıya Muhtaç, Biz Deliye!!! Öyle Miydi?

0

Merhaba, ben ilkokuldan Ali, Cin Ali; hatırladın mı?

Hayatım yok benim. Sadece topu tutarım. Süt, ekmek filan alırım. Bir de atlara ilgim var o kadar. Aslında ben satranç oynamak istiyorum, ama taşlar yer değiştirmesin. Aslında ben çok uzun pantolon almak istiyorum, ama paçaları yere değmesin.

İlkokuldan Ali ben, Cin Ali. Ancak aynı şehirde yaşıyorken, aynı caddelerden geçiyorken, aynı sokaklardan sapıyorken, sahi biz neden çarpışmıyoruz? Daha önce de söylemiştim size, gerçi şimdi hatırlamıyorum ne dediğimi, ama ben demişsem kesin vardır bir şey, benden söylemesi. Mesela, gol atmak istiyorum; ama top çizgiyi geçsin istemiyorum. Bazen sadece bilmiyorum ne yapacağımı, ne söyleyeceğimi, hatta ne düşüneceğimi. O kadar çok canım sıkkın ki; kendimi ikiye bölüp, dost edinesim var! Artık böyle “ben”im var. Biraz güvensiz, biraz hissiz, biraz kimsesiz; ama çokça sessiz, tepkisiz ve çok şeye karşı isteksizim.

Siz hiç hayallerinizden sıfır aldınız mı?

Ben ilkokuldan Ali, Cin Ali. Kimsenin inanmadığı bir deli, yazarının bile okumadığı bir kitap, hiç çalmayan bir şarkı, hiç sorulmayan bir soru gibiyim. Kalabalıklar içinde varım ama yok gibiyim. Şizofren değilim ama yolda yürürken önümdekini geçme yarışı yapıp, geçince de “kazandım” diye içten içe mutlu olup gereksiz havalara giriyorum. İkisine de güvenmezken! Şimdi kalbimi mi, beynimi mi dinleyeyim?

*****

Bütün ömür, geçmiş zamandan ibarettir. Geçip gitmekten başka bir şey değildir her şey. Bütün şairlerin istifa ettiği geceydi o gece. Kalemlerin masadan atlayarak intihara kalkıştığı, silgilerin bütün gücüyle her şeyi silmek için yırtındığı o gece. O gece sabah olmadı zaten. Bütün saatlerin yayının fırladığı, rakamların “Bizden adam olmaz!” diyerek kendini sıfırla çarptıkları o gece. Tüm sarhoşların dertlerinden utanıp; “Bizimki de bir şey değilmiş!” diyerek tövbe ettiği, tüm akılların sahiplerinden kaçtığı, insanlık âleminin delirdiği o gece. “O gece ne oldu ki?” diye sorma. Anlatırsam dayanamaz İsrafil, üfler sur’a. Bu kez aklına yap makyajını. Akıl bohçanı da topla, zihnini sıkı giyindir, hafızan için yedek çamaşır al. Balayını uzun bir düşüncede geçireceğiz. Boş bir kâğıt uzatılır gökyüzünden… Zihnimin çarkları dönmeye zorlar kendini. Beceremem, beceremeyiz, beceremedik bir türlü zorlayınca kendimizi, kendimizden sıyırmayı. (Gür, 2017).

Şizofrenik kişiler yok, şizofrenik iletişim modelleri var. Oyun oynuyorlar, oynamıyor gibi oynuyorlar. Oyunlarını oynamam gerek yoksa aralarına almazlar beni, oyunu oynamalıyım, oyun oynandığını fark etmeden. Mistiklerle şizofrenler kendilerini aynı okyanusta bulurlar, ama mistikler yüzerken şizofrenler batar. Biz onu varoluş tablosundan bir sürgün olarak biliriz. Düştüğü boşluktan bize haber veren bir yabancıdır. Delilik her zaman kişiliğin çökmesi olarak anlaşılmak zorunda değil. Bir büyük atılım olarak da düşünülebilir. Tutsaklık ve varoluşçu ölüm olduğu kadar, özgürleşme ve yeniden doğuşun da tohumlarını taşıyor olabilir (Laing, 2017).

Reklam

Bazen kafamın içi o kadar gürültülü oluyor ki düşüncelerimi susturabilmek için kendimi parçalıyorum. Neden mi? Söyleyeyim… Çünkü Söyleyeceklerimi içime atayım derken, içeriden gelen yeterli alan yok uyarısıyla patlama anı yaşıyorum da ondan. Aslında düşüncelerim hep siyah beyaz. Sanki tüm renkler bitmiş bana bu ikisi kalmış gibi.

Kendi dünyasında yaşayan herkes delidir. Şizofrenler, psikopatlar, manyaklar. Yani başkalarından farklı olanlar… (Coelho, 2010).

Kıyıyı döven fırtına dalgalarını düzenlemeye çalışmak gibi bir şeydi bu; her şey kendini aşağı yukarı aynı yerde buluyordu ama herkes rüzgâr ve akıntı kadar görünmez güçler tarafından yönetiliyordu.

Deliyseniz, elinizden hiçbir şey gelmez. Fakat aynı zamanda her şey gelir. Bu iki uç arasında sıkışıp kalmak, cehennem azabıdır (Katzenbach, 2012).

Şizofren nasıl bir şey?” diye sordu Caine tedirgin şekilde. Kardeşine bunu daha önce hiç sormadığını düşündü bir yandan da. “Nasıl hissediyor insan kendini?” Jasper omuz silkti. “Hiçbir şey oluyormuş gibi hissetmiyorsun. Yanılsamalar gerçek gibi. Doğal, hatta olması gerektiği gibi… Sanki hükümetin düşüncelerini okumaya çalışması dünyanın en mantıklı ve doğal şeyiymiş gibi geliyor ya da en yakın dostunun seni öldürmesi falan. Bir an sustu kaldı. Bu yüzden çok korkutucu.” (Fawer, 2005).

Şizofreni, kişiyi alışılagelmiş algılama ve yorumlama biçimlerine yabancılaştıran, içinde yaşadığı toplumdan koparıp kendi iç dünyasının derinliklerine sürükleyen bir ruhsal bozukluktur. (Mete, 2014). Şizofreni, insanı bilincin köşesine sıkıştırıp bilinç dışına sığınmak zorunda bırakan bir ruhsal bozukluktur. Alışılagelmiş algılama ve yorumlama biçimlerine yabancılaşan kişi, içinde yaşadığı toplumdan kopuyor, kendi iç dünyasının derinliklerinde sürüklenmeye başlıyor (Bourgeois, 2016).

İnsanın halüsinasyonlara bel bağlaması gerekmez, insan başka yollar izleyerek de aklını oynatabilir. Akıllı adam her şeyin mümkün olduğunu bilmez. Biz sadece üstesinden gelebileceğimiz ya da daha açık olmak gerekirse, üstesinden gelebileceğimizi sandığımız kadar çok gerçeklikle rastlaşırız. Şizofrenik varoluşu bizim hayal etmekten hoşlandığımızı sandığımız şeyden ayıran zaman unsurudur. İstesin veya istemesin, şizofren her şeyi şimdiki zamanda algılar, film makarasının tamamı üstüne yıkılmıştır, halbuki biz aynı olayın ilerleyişini kare kare görürüz. Bu yüzden onun için sebep-sonuç ilişkisi yoktur. Sonrasında şizofreni teşhisi konulunca onun “gerçek dünyadan kaçıp hayal âlemine girdiği” söylenecektir.

Bu hemen hemen doğru olmasına rağmen tam anlamıyla doğru değildir. Çünkü gerçekliğin bunun üstünde bir özniteliği vardır ve eğer üzerinde dikkatle düşünürseniz, bu özniteliğin onu gerçeklik diye düzenlememize sebep olduğunu da görürsünüz: Ondan kaçılamaz. Geleceği tamamen anlamak, onu şimdi yaşamak haline gelecektir. Bunu bir deneyin ve neler hissettiğinizi görün. Çünkü gelecek bir kez elden çıktı mı, bütün özgür ve etkin kararları gerçekleştirme ihtimali ortadan kaybolur. Peki, bir insan psikotik bir rahatsızlığı olmadan da halüsinasyon görebilir mi? Evet, örneğin, hipnoz esnasında, ilaçların etkisi altında, yüksek ateşe neden olan bir hastalığa yakalandıklarında, zehirlendiklerinde ve başka bir sebep yüzünden insanlar halüsinasyon görebilir (Dick, 2015).

Reklam

Doç. Dr. Yener ÖZEN

EBYU ÖĞRETİM ÜYESİ

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here