Doğu Perinçek: AK Parti, MHP ve Vatan Partisi’nden oluşan bir hükümet kurulmalı

0

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2023 yılını beklemeden AK Parti, MHP ve Vatan Partisi’nden oluşan bir ‘Üreticilerin Millî Hükümeti’ni derhal kurması gerektiğini savundu.

Ulusal Kanal’da konuşan Perinçek, Türkiye’nin bir savaşla karşı karşıya olduğunu iddia etti. “Yani böyle basit orman yangınları değil bunlar. ‘Biden yangınları’ diyoruz zaten. ABD, Türkiye’ye karşı yeni tipte bir savaş yürütüyor.” diyen Perinçek, orman yangınlarının söndürüleceğini, daha sonra düşmanın hangi cepheden, hangi hilelerle, hangi silahlarla saldırabileceğinin hesabını kitabını yaptıklarını söyledi.

“Zor bir dönemdeyiz. Yani bugün Türk Milleti olarak hepimizin şuna alışmamız lâzım: Zorluklardan geçeceğiz ve bu zorluklardan bir devrimle çıkacağız. Bir üretim devrimiyle, bir bağımsızlık devrimiyle Türkiye, bu zorluklardan çıkacak. Onun için zorluklara alışmak durumundayız.” diyen Perinçek, şöyle devam etti:

“Bunların hepsi sabotaj. Yani kundakçılar tarafından yapılıyor. Bir kere bunu kesin olarak söylüyorum burada. Bir kez daha söylüyorum; bu orman yangınları, kundakçılar tarafından kundaklanmaktadır. Bu kundakçıların eline kibriti veren, çakmağı veren de Biden’dır, ABD’dir. Bu gerçeği Türkiye, yakında anlayacak. Tayyip Erdoğan Hükümeti, belki bunu şimdi açıklamayı uygun bulmuyor. Biz, bugünden açıklanması doğrudur diyoruz. Millet bilmelidir, hangi taarruzlarla, hangi düşmanla karşı karşıya ve hangi düşmanın hangi savaş biçimleriyle mücadele ediyor. Bunu millet bilecek ki o milletin büyük gücünü seferber edebilelim. Açıklamıyor. Onların da başka bildikleri var; ama bir süre sonra burada söylüyorum, bunların kundaklama olduğu, PKK tarafından kundaklandığı ormanlarımızın, tabi HDP’nin yardımıyla, hep beraber ve aynı örgüt zaten HDP’si, PKK’sı ve arkalarında da bunların aynı PKK’ya silahı veren güç, Amerika.

Bence bunu PKK açısından izah etmek yanlış olur. Amerika açısından. Yani Amerika, PKK’ya intihar eylemi yaptırmaz. Amerika, Türkiye’yi zayıf gördü. Ekonomide zayıf gördü ve oradan böyle bir icat yaptı. O ‘yaratıcı yıkıcılık’ kavramı vardır. O Amerikancılar gündeme getirmişlerdi.

Şu anda Türkiye’nin önüne bir hükümet sorunu getirmemek lâzım; ama bu bir orman yangınıyla bitecek bir olay değil. Bunu görmek lâzım ve Amerika’nın yeni tipteki savaşı derken de yalnız ormanı yakma olarak ele almayalım. Yani bütün iç cepheyi, maneviyatını çökertmek Türkiye’nin. Teslim almak için yapılan olaylar. Buna Türkiye, bütün üretici güçleriyle ve bütün millî güçleriyle yanıt verebilir.

Onun için buradan çıkış, Vatan Partisi’nin tek başına yönetiminde de olmaz, buradan çıkış tek başına AK Parti yönetimiyle de olmaz, buradan çıkış tek başına MHP yönetimiyle de olmaz; ama bu saydığım 3 parti, bugün bu Amerika’nın tehditlerine ve tehdidin ötesinde yürüttüğü bu savaşa karşı ön cephede tavır alan partilerdir; ama diğer partilerimizin, CHP’nin içinde, İYİ Parti’nin içinde de vatansever, üretimden yana, bağımsızlıktan yana güçler, büyük ölçüde var. (…) Türkiye, karşılaştığı bu savaşı (…) üretici ve millî güçleriyle, onları birleştiren bir hükümetle göğüsleyip alt edebilir. Bu, çok önemli. Bunu ilk başta Sayın Tayyip Erdoğan’ın, cumhurbaşkanımızın görmesi lâzım.

Yani daha zor durumlarda değil, bugün yaşadığımız süreci anlamak, Vatan Partisi gibi doğru değerlendirmek, yaşadığımız süreci. (…) Sayın Tayyip Erdoğan’ın, yaşadığımız süreci doğru değerlendirmesi lâzım; çünkü cumhurbaşkanı olarak onun ne var? Anayasamıza göre hükümet, cumhurbaşkanı tarafından kuruluyor. Öyle bir yetkisi var. Bu süreci tek başına bir partinin göğüsleyemeyeceğini, bu sürecin üstesinden gelmek için çok daha geniş bir gücün bir araya getirilmesi gerektiğini, Sayın Cumhurbaşkanımızın görmesi lâzım ve buna göre girişimlerde bulunması lâzım.

Meselâ bir üreticilerin millî hükümeti… Bugün 2023’ü bekleyecek değiliz. 2023’e 2 yıl var. Biden’ın dayattığı bir erken seçimden de yana değiliz; ama cumhurbaşkanlığı sistemi yanlış oldu ama o yanlış sistemden şu şekilde faydalanabiliriz: Cumhurbaşkanı, bir ‘üreticilerin millî hükümeti’ kurabilir. Yani AK Parti, MHP, Vatan Partisi ve bu partiler dışında Türkiye’nin üretim ekonomisinden yana ve aynı zamanda bu Amerika merkezli tehditlere ve planlara karşı koyacak güçleri de içine alan bir hükümeti kurabilir.

Yarın yapmalı. Derhal yapmalı. Böyle şeyler, tarihte gecikerek yapıldığı zaman, gene yapılmış olur ama gecikmemek lâzım. Nasıl? Bu tehlikeyi saptayarak olabilecek bir şey bu. Yani Sayın Cumhurbaşkanının, bu tehlikenin boyutlarını görmesi lâzım. Bu tehlike, çok açık konuşalım, yani bunu bir eleştiri için söylemiyorum, yaşadığımız süreci anlamak, tahlil etmek açısından bunu söylüyorum; meselâ bu tehdide, Marmaris’te çay paketi atarak halka, karşı koyamazsınız.

Ben, burada bir yol gösteriyorum. Hangi yolu gösteriyorum? Karşılaştığımız olay, halka birtakım yardımlar yaparak, sadakalar vererek bilmem ne falan, çözülecek bir olay değil. Şimdi AK Parti, buna kendini kaptırmış. Yani her olayda halka bir şeyler dağıtarak falan filan, bunun üstesinden gelebilirim gibi sadaka ekonomisini savunduğu için, burada da o refleksi gösteriyor. O refleksi biz Vatan Partisi olarak gördüğümüz zaman üzülüyoruz. Yani bundan yararlanalım, efendim onu yıpratalım anlamında değil; ama şunu söylüyoruz: Demek ki hükümetimiz, yaşadığımız olayın boyutları ve ciddiyeti konusunda doğru bir analize sahip değil.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here