Dolar ve Altın’dan Rekor Partisi

0

‘Özgür Basın’ aşkla, şevkle CHP’li Muharrem İnce’nin parti kurup kurmayacağını tartışırken, merak ederken dolar ile altın Türkiye’de rekor partisini çoktan kurmuştu.

Onların ilgi alanlarına zaten dolar ve altın girmiyordu. Ekonomi dışında her şey konuşmak serbest.

Bir Ayasofya bir Hilafet.

Dünyada saltanatlığı yıkılmaya başlayan dolar, sığınacak liman olarak Türkiye’ye seçmiş görünüyor.

Türkiye, dolar ile altının baskısı altında

Oysa daha dün gibi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ekonomi Baş Danışmanı Yiğit Bulut’un, TRT’de yaptığı açıklamada doların 2.78-2.82 bandına inebileceğini söylemesi.

Tarihler 7 Mart 2016’yı gösteriyordu.

Şimdi ise dolar yüzde 3.4 yükselişle 7,30’ları aştı.

Ay bacayı aştı.

Peki bu noktaya nasıl geldik?

İktidar büyüme hayalleri kurarken, muhalefet gece-gündüz ‘damat’ diye sayıklarken, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Ayakta tuttuğumuz üretim gücümüz, krizlerden sonra hızlı toparlanma reflekslerine sahip piyasalarımız ve sağlam ekonomik altyapımız ile Covid-19 sonrası için büyük bir potansiyelimiz olduğunu görüyoruz.” derken bu iş nasıl oldu?

Üretim yerine tüketime odaklanmamızdan kaynaklanıyor olabilir mi?

Ülkenin neredeyse yarısı bir şekilde devlet yardımı alıyor.

Markette neye elinizi uzatsanız şanslıysanız yarısı geliyor. Üç tane şeftali alan kendini şanslı hissediyor.

En iyisi TÜİK veya A Haber’e bakmak.

2019 yılının son ayları.

Tartışma konusu, dolar 6 lira olur mu olmaz mı?

Şaka değil gerçek.

Dolar 2019 yılını 5.94-5.95 bandıyla yılı tamamladı.

Arşivi şöyle bir karıştırdım ve karşıma, inanamayacaksınız ama geçen yıl bizim “Doların 3,5 TL’ye inmesi mümkün mü?” türünde tartışmalar yaptığımız çıktı.

İnsanlar şimdi dolar demeye korkar oldu.

Üstelik ABD’nin hem koronavirüs ile başı ciddi dertteyken hem de dünyadaki itibarı Trump sayesinde yerle bir edilmişken.

Türkiye’nin başta ABD olmak üzere dünya devletlerine tıbbi malzeme yardımı yaptığı bir dönemde.

Uçmamıza çeyrek kaldı, çeyrek altın 800 lirayı aşmışken. Yakın zamanda bin lira olacağını iddia edenler dahi var.

Merkez Bankası, piyasaları “aşırı oynak” bulurken; uygulamaya alınan mali ve parasal politikaların küresel salgın hastalığın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin sınırlandırılmasında ve üretken kapasitenin korunmasında başarılı olduğunu savundu.

Merkez Bankası, fiyat istikrarı ve finansal istikrar temel amaçları çerçevesinde, elindeki bütün araçları piyasalardaki aşırı oynaklığın azaltılması doğrultusunda kullanacağını bildirdi.

Bizlerde aşırı oynak piyasada bu açıklamayı yorumlayamıyoruz. Dolar ve altının harekât sahası genişledikçe bizim de başımız dönüyor.

Erzurumluların ifadesiyle “aklımız dolaşıyor (dolanıyor).”

Yaşadıklarımızı, benim ekonomi bilgilerimle anlamak çok zor. En iyisi işi uzmanına soralım. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, dolar kurunun yükselme sebebini şöyle anlatıyor:

“Türkiye’nin gidişi açıkçası, ciddi bir ekonomik durgunluk ama aynı zamanda enflasyon. Durgunluk içinde enflasyon. Hükümet bu tedbir paketlerini devreye sokabilmek için Merkez Bankası’nı kullandı.

Zaten Hazine’de para yoktu. Kriz öncesi Merkez Bankası’nın yedek akçeleri bile Hazine’ye aktarıldı, sıfırlandı. Merkez Bankası’nın 2019 karı, o yılın yedek akçesiyle beraber 2020’nin ocağında hemen Hazine’ye devredildi. Dolayısıyla Hazine’de para yok.

Ama para nereden bulunuyor?

Merkez Bankası para üretiyor. Merkez Bankası nasıl bunu üretiyor? Bankalar ellerindeki teminat niteliğindeki kağıtları veriyorlar, onun kapsamı genişletildi, Merkez Bankası’ndan para alıyorlar. İşsizlik Fonu, elindeki kağıtları veriyor, Merkez Bankası’ndan para alıyor. Yani piyasada paraya ihtiyacı olanlar, ellerindeki varlıkları götürüp Merkez Bankası’na veriyorlar, Merkez Bankası’ndan nakit çekiyorlar.

Şu an piyasa öyle fonlanıyor.

Ancak Merkez Bankası Türk lirası üretirken karşısında bunun bir döviz kaynağı yok. Ülkenin döviz rezervleri bir zamanlar 136 milyara çıkmıştı, daha sonra bu rakam 85 milyar dolara indi. 24 Nisan’dan sonra bu rakam daha da aşağılara indi. Net rezerv 25 milyar. Bunun içerisinde swaplar var 31 milyar, bir de Hazine’nin Merkez Bankası’ndaki mevduatını düşerseniz eksi.

Merkez Bankası Türk lirası üretiyor; ürettiği zaman karşısında bir döviz kaynağı olursa o zaman sorun yok. Ama elinde kaynak olmadan Türk lirası üretildiği zaman, bu Türk lirasının değerinin kaybolması mukadder. ‘Kur niye artıyor’ diye soruyorlar. Karşılıksız para basarsanız, o paranın değeri düşer.”

Meseleyi gayet anlaşılır, net bir şekilde anlattı Sayın Babacan.

Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belliydi.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here