Dolara karşı Fransız kalalım mı?

1

2019 yılının son ayları.

Tartışma konusu, dolar 6 lira olur mu olmaz mı?

Arşivi şöyle bir karıştırdım ve karşıma, inanamayacaksınız ama geçen yıl bizim “Doların 3,5 TL’ye inmesi mümkün mü?” türünde tartışmalar yaptığımız çıktı.

Piyasanın ateşi başına vurmuş.

Dolar 8 lirayı aştı; Euro 9,55’i.

“Kur benim için hiç önemli değil, hiç oraya bakmıyorum. Kur bugün çıkar yarın iner. Önemli olan kurun rekabetçi olup olmamasıdır.” diyen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ekonomiden oldukça umutlu konuşuyor:

“Son gelen veriler ekonomimizin büyüme patikasına girmesini destekleyecek şekilde rotasında ilerlediğini gösteriyor. Ekim ayında hizmet sektörü güven endeksi yüzde 6,4, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1,7 arttı. Kapasite Kullanım Oranı ise yüzde 74,6’dan yüzde 74,9’a yükseldi.”

Sayın Bakanın, acaba marketlerdeki fiyat artışlarından da haberi var mıdır?

Onlar hangi patikaya girmişler?

“Kurun rekabetçi olup olmamasından” bahsediliyor.

Ortada rekabet edecek bir güç yok ki.

Dolar almış başını gidiyor.

Vatandaş, bu rekabette havlu atalı çok oldu.

Dolar ile euro kendi arasında top çeviriyor; biz de öylece bakıveriyoruz.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Madem rekabetçi kur istiyorsunuz, niye 1 Ocak 2019’dan bugüne kadar 120 milyar dolarlık döviz satışıyla piyasaya müdahale ettiniz? Niye kuru belli bir noktada tutmaya çalıştınız?” diye soruyor.

Vatandaş, oynak sayılara değil cebine bakıyor.

Orhan Veli Kanık ne güzel söylemiş:

Cep delik, cepken delik,

Kol delik, mintan delik,

Yen delik, kaftan delik,

Kevgir misin be kardeşlik!

Tüm bunlar yaşanırken, soluksuz kur maçı izlerken Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yeni bir talimat geldi.

Fransız malları boykot edilecek.

Biz bu boykot tecrübesini teröristbaşı Abdullah Öcalan’a sığınma hakkı tanıyan İtalya’ya karşı yürütmüştük.

Hatta işi abartıp parasını verip satın aldığımız ürünleri dahi sokak ortasında yakıvermiştik.

Bu tür bir hataya düşülmemesi için devreye giren ‘özgür basın’, İtalya hatırlatması yapıp “Ellerinizdeki mallara bir şey yapmayın. Bundan sonra Fransız ürünü almayın” diyerek asli vazifesine geri dönmüş görünüyor.

Boykot çağrısına dolar ile euro’nun nasıl bir tepki vereceğini ise şimdiden kestirmek oldukça zor.

Eğer bu siyasi tarzımızda ısrar edersek yıl sonunda dolar ile euro’nun 10 lirayı geçmemesi için bir neden gözükmüyor.

Ama siz de dolara bakmayanlardansanız, maaşınız euro ile değilse, hele bir de borcunuz yoksa, bunun üstüne her defasında 50 liralık alışveriş yapıyorsanız boş verin gitsin!..

Meselelere Fransız kalmanızda da bir problem olmaz.

Keyif çayı içmeye devam.

Bizim burada yaptığımızda bir noktada lafügüzaf.

1 YORUM

  1. almanya da yaşayan ve çalışan arkadaşla telefonda görüşüyoruz.
    o:nasılsın iyimisin
    ben:nasıl olalım işte ekonomi işsizlik pandemi falan
    o:ne sıkıntınız var kardeşim her şeyiniz bol dünya ya yön veren liderimiz var.
    ben:döviz kuru falan sıkıntı var.
    o:sanki dolar harcıyorsun her şeyin fiyatı dolar da
    ben:ama
    o:önümüzdeki hafta türkiyeye geleceğim ne kadar bir para gerekir
    ben:iki bin euro yeter herhalde
    o:peki
    ben:yalnız geldiğinde ikibin euroyu bana vereceksin bende sana
    ikibin tl vereceğim.
    O:neden
    Ben:burada hiç birşey euro ile satılmıyor ki
    ben:alo alo alo alo sesimi duyan varmı.
    ben:hatlarda bir sorun mu var.
    işte böyle euro yerine tl deyince karşı taraf sesimi duymamaya başladı.
    euro/tl kuruna arkadaş hattı bile dayanamadı.
    yurt dışında yaşayıp ülkede yaşayanlara hariçten gazel okuyanların durumu bu.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here