Donbas’ta 2 bin ateşkes ihlali..

0

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Ukrayna Özel Gözlem Misyonu, 21 Şubat’ta Donbas’ta Rusya yanlısı ayrılıkçılar ile Ukrayna ordusu arasında 1927 ateşkes ihlali yaşandığını duyurdu.

Misyonun yayımladığı raporda, 21 Şubat’ta Donetsk bölgesinde 332’si patlama olmak üzere 703 ateşkes ihlali gerçekleştiğini aktarılırken, bölgede bir önceki gün 579 ihlalin yapılmış olduğu bilgisine yer verildi. İhlallerin çoğunluğunun Donetsk’in Horlivka, Şirokine, Petrivske bölgelerinde yaşandığı ifade edildi.

Luhansk bölgesinde ise 1149 patlama olmak üzere 1224 ihlalin gerçekleştiği aktarılarak, ihlallerin çoğunluğunun Stanitsya Luhanska ve Zolote bölgelerinde yaşandığı aktarıldı. Bölgede bir önceki gün 333 ihlalin yapılmış olduğu hatırlatıldı.

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de, dönemin Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in Avrupa Birliği (AB) Ortaklık Anlaşması’nı imzalamaması üzerine 21 Kasım 2013’te gösteriler başlamıştı.

Yanukoviç’in, gösterilerin büyümesi üzerine, Şubat 2014’te ülkeden kaçmasının ardından ülkenin doğusundaki Donbas bölgesinin Donetsk ve Lugansk şehirlerinde Rusya yanlısı ayrılıkçılar sözde bağımsızlıklarını ilan etmişti. Ayrılıkçılar ile Kiev yönetimi arasında 2014’ten bu yana süren çatışmalarda 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Rusya, Ukrayna'daki diplomatik personelini tahliye edecek

Rusya Dışişleri Bakanlığı, çok yakın zamanda Ukrayna’daki diplomatik personelinin tahliye edileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Rusya’nın Kiev’deki büyükelçiliğinin yanı sıra Odessa, Lviv ve Harkiv’deki konsolosluklarının 2014’ten bu yana saldırılara uğradıkları iddia edildi.

Söz konusu saldırılar nedeniyle Rus diplomatların, elçilik ve konsolosluk personelinin güvenliğini sağlamak için tahliye kararı alındığına işaret edilen açıklamada, “Rusya yönetimi, çok yakın bir zamanda Ukrayna’daki diplomatik personelinin tahliye edilmesi kararı almıştır.” ifadesine yer verildi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Rusya’nın Donetsk ve Luhansk’ın sözde “bağımsızlığını” tanıma kararının yanlışlığına vurgu yaparak, Ukrayna sınırında yaşanan sorunun dünyanın son yıllarda küresel barışı hedef alan en büyük güvenlik krizi olduğunu söyledi.

New York’taki BM Genel Merkezinde basın mensuplarına konuşan Guterres, iki ülke arasındaki temas hattında artan ateşkes ihlalleri ve sahada tırmanan gerilime işaret ederek, “Ukrayna ile ilgili son gelişmelerden derinden rahatsızım. Bunca ölüm, yıkım ve yerinden edilmenin acısını çeken herkesin güvenliği ve esenliği için özellikle endişeliyim.” dedi.

Afrika liderlerinin çok önemli bir zirvesini de içeren denizaşırı bir ziyareti yarıda kesip acilen BM Genel Merkezine döndüğünü belirten Genel Sekreter, “Açık konuşayım, Rusya Federasyonu’nun Donetsk ve Luhansk’ın sözde bağımsızlığını tanıma kararı, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin ihlalidir. Böyle bir tek taraflı önlem, BM’nin ilkeleriyle doğrudan çelişir.” ifadesini kullandı.

“Gelmemesini içtenlikle umduğum bir an”

Genel Sektreter Antonio Guterres, “Gelmemesini içtenlikle umduğum bir an ile karşı karşıyayız.” diyerek dikkat çektiği tehlikeli gidişatla ilgili, barışı koruma kavramının saptırılmasından endişe duyduğunu dile getirdi.

Guterres, üye ülkelerin kabul ettiği BM anlaşmalarına sadık kalması gerekliliğini, “BM ilkeleri alakart menü değildir. Bu gelişme, Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan Minsk Anlaşmalarına ölümcül bir darbedir.” sözleriyle ortaya koydu.

Rusya’nın “Barış Gücü” olarak adlandırdığı askeri birliklerine atıfta bulunan Guterres, “Bir ülkenin birlikleri rızası olmadan başka bir ülkenin topraklarına girdiğinde, tarafsız barış gücü değildir. Barış gücü hiç değildir.” şeklinde konuştu.

Genel Sekreter sözlerini, ateşkesin ve hukukun üstünlüğünün derhal tesis edilmesi çağrısında bulunarak tamamladı.

ABD, Avrupa’da konuşlu bazı kuvvetlerini Baltık ülkelerine kaydırıyor

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Rusya’nın Ukrayna’daki adımları üzerine, çeşitli Avrupa ülkelerinde konuşlu ABD kuvvetlerinden bir kısmını Baltık ülkelerine ve Polonya’ya kaydıracağını açıkladı.

ABD Başkanı Joe Biden’ın Avrupa’daki bazı güçleri Baltık bölgesine kaydıracaklarını açıklamasının ardından Pentagon’dan bu açıklamayı detaylandıran bir bilgi notu geldi.

Gazetecilere açıklama yapan üst düzey bir Pentagon yetkilisi, “Hava ve kara kuvvetlerinden oluşan bu güçler, önümüzdeki günlerde ABD Avrupa Kuvvetleri (EUCOM) Operasyon Alanı içinde NATO’nun kuzeydoğu ve güneydoğu kanatlarına hareket edecek ve bu hafta içinde yerlerine yerleşmesi bekleniyor.” ifadelerini kullandı.

Yetkili, bu kuvvetin detaylarına da değinerek, şu bilgileri paylaştı: “İtalya’dan Baltık bölgesine yaklaşık 800 kişilik bir piyade taburu görev gücü kaydırılacak. Almanya’dan NATO’nun doğu kanadındaki çeşitli operasyon noktalarına 8 adede kadar F-35 uçağı gönderilecek. Almanya’dan Baltık bölgesine 20 AH-64 helikopterinden oluşan bir hava taarruz taburu ve Yunanistan’dan 12 AH-64 helikopterinden oluşan hava taarruz görev gücü Polonya’ya hareket edecek. Bu ilave personel, NATO müttefiklerimize güvence vermek, NATO üye devletlerine karşı olası herhangi bir saldırganlığı caydırmak ve ev sahibi ülke güçlerini eğitmek için yeniden konumlandırılıyor.”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, önceki gün Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçı sözde Donetsk ve Luhansk halk cumhuriyetlerini tanıdıklarını açıklamıştı. Putin aynı zamanda Rus ordusunun da bu bölgelere konuşlanması talimatı vermişti.

Putin’in bu açıklamasına karşılık Rusya’ya yönelik çeşitli yaptırımlar getiren Biden, ABD’nin Avrupa’da konuşlu bir kısım askerlerini de NATO’nun doğu kanadına kaydıracaklarını belirtmişti. Biden, bu gücün Rusya ile çatışmaya girme amacıyla kaydırılmayacağını ve sadece NATO müttefiklerine güvence vermek için gönderildiğini ifade etmişti.

Trump, Rusya-Ukrayna krizinde Biden yönetimini eleştirdi

Eski ABD Başkanı Donald Trump, Joe Biden yönetiminin Ukrayna mevzusunu yönetemediğini, Rusya Devlet Başkanı Putin’in şu anda attığı adımları kendi yönetimi döneminde atamayacağını savundu. Trump, yaptığı yazılı açıklamada, Ukrayna’da yaşanan gelişmelere ilişkin Joe Biden yönetimini eleştirdi.

Durumun güzelce ele alınması durumunda Ukrayna’da yaşananların bu noktaya gelmeyeceğini belirten Trump, “Vladimir Putin’i gayet iyi tanıyorum, şu anda yaptıklarını Trump yönetimi döneminde asla yapmazdı, buna imkan yok.” ifadesini kullandı.

Trump, artan petrol fiyatlarıyla Biden yönetimi döneminde Rusya’nın gittikçe zenginleştiğine işaret ederek, “Zayıf yaptırımlar, bir ülkenin ve stratejik önemdeki toprakların ele geçirilmesiyle kıyaslandığında çok önemsiz.” görüşünü paylaştı.

Artan petrol fiyatlarıyla Putin’in istediğini aldığını kaydeden Trump, “ABD’nin enerjisi Trump yönetimi döneminde bağımsızdı. Bu, daha önce hiç elde edemediğimiz bir bağımsızlıktı ve petrol fiyatları çok düşüktü. Şimdi ülkemiz çok büyük bir karmaşanın kucağında.” değerlendirmesinde bulundu.

Beyaz Saray: Biden-Putin zirvesi şu anda planlarımız arasında yok

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında, Ukrayna-Rusya geriliminde yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.

Ukrayna’da son 24 saatte yaşananlara ve Putin’in açıklamalarına dikkati çeken Psaki, “Rusya’nın eylemleri Ukrayna’ya yönelik bir işgalin başlangıcıdır.” dedi. Psaki, diplomasi kapılarını kapatmadıklarını ancak diplomasinin başarıya ulaşabilmesi için Rusya’nın gerginliği azaltması gerektiğini vurguladı.

Biden ve Putin arasında yapılacak olası bir zirveye ilişkin ise Psaki, “Böyle bir şey şu anda planlarımız arasında yok.” değerlendirmesinde bulundu. Psaki, Rusya’nın SWIFT sisteminden çıkarılmasını ilk yaptırım paketine koymadıklarını ancak bu ihtimalin hala masada olduğunu dile getirdi.

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik daha sert adımlar atabileceğini belirten Psaki, Ukrayna’nın başkenti Kiev’in işgal edilmesinin de hala “gerçek bir olasılık” olduğunu söyledi. Psaki, ABD’lilerin de yüksek enerji ve petrol fiyatına hazırlıklı olması gerektiğini sözlerine ekledi.

“İşgal devam ederse hiçbir Rus bankası ABD yaptırımlarından kaçamayacak”

Öte yandan Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Danışman Yardımcısı Daleep Singh, Psaki’nin günlük basın toplantısına katılarak açıklamalarda bulundu.

Rusya’nın uzun zamandır beklenen Ukrayna işgalinin başladığını belirten Singh, bu duruma müttefikler ve ortaklarla hızlı bir şekilde yanıt verildiğini söyledi.

Singh, Almanya ile yapılan istişarelerin ardından Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hattının faaliyete geçmeyeceğine işaret ederek, bunun dünyanın Rusya’dan enerji bağımsızlığını sağlama konusunda önemli bir dönüm noktası olacağını aktardı.

ABD’nin 2 Rus bankasına yönelik aldığı yaptırım kararlarına da değinen Singh, bu bankaların artık ne ABD ne de Avrupa ile işlem yapamayacağını ifade etti. Singh, “İşgal devam ederse hiçbir Rus bankası ABD yaptırımlarından kaçamayacak.” uyarısında bulundu.

Daleep Singh, Rus hükümetinin, Rusya Merkez Bankasının ve Rusya Varlık Fonunun ABD ile Avrupa’dan yeni finansman sağlamasının da önüne geçildiğini kaydetti.

Yaptırımların Rusya ekonomisini hedef aldığını vurgulayan Singh, “Önlemlerimizin hiçbiri enerjinin küresel pazarlara akışını bozmak için tasarlanmamıştır. Küresel enerji kaynaklarının istikrarını güvence altına almak için büyük petrol üreticileri ve büyük petrol tüketicileri ile koordinasyon içinde bir plan yürütüyoruz.” dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Blinken: Rusya, Ukrayna'ya yönelik saldırganlığını tırmandırırsa yaptırımlarımızı artıracağız'

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Rusya’nın Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçı bölgelerin bağımsızlığını tanıması ile bu hafta Rus mevkidaşı Sergei Lavrov ile planlanan görüşmesini iptal ettiğini ve Moskova’nın saldırganlığını artırması durumunda yaptırımları ağırlaştıracaklarını açıkladı.

Blinken, başkent Washington’da temaslarda bulunan Ukrayna Dışişleri Bakanı Dimirto Kuleba ile ortak basın toplantısı düzenledi. Haftalardır Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmek üzere kuvvetlerini hareket ettirdiğini söylediklerini belirten Blinken, “Rusya Ukrayna’yı işgal ederse ABD ve ortakları hızlı ve ağır bedeller ödetecek demiştik. Rusya Ukrayna’ya yönelik harekete geçti biz de güçlü ve ortak yanıtımızı verdik. Başkan bugün Rusya saldırısına karşılık ilk yaptırım paketini duyurdu.” dedi.

Bu adımın, ABD ortakları ile koordine edilerek atıldığını anlatan Blinken, “Rusya Ukrayna’ya yönelik saldırganlığını tırmandırırsa biz de ortaklarımızla yaptırımlarımızı artıracağız.” diye konuştu. Blinken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yakın Rus elitlerini ve ailelerini de hedef alacaklarına işaret etti.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz’un Rusya’nın Ukrayna kararı üzerine Kuzey Akım-2 boru hattının sertifikasyon sürecini süresiz olarak askıya almasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Blinken, ortak ve müttefiklerle Avrupa’nın enerji ihtiyacı konusunda çalışmalar yapmaya devam ettiklerini söyledi.

Lavrov ile toplantısını iptal etti

Geçen hafta, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmemesi durumunda mevkidaşı Lavrov ile görüşme planı yaptığını hatırlatan Blinken, “Rusya işgale başladığından ve diplomasiyi reddettiğinden dolayı görüşme yapmanın mantığı kalmadı. Ortaklarımızla görüştüm, hepsi de mutabık kaldı ve Dışişleri Bakanı Lavrov’a bir mektup yollayarak bu kararımı kendisine bildirdim.” dedi.

Toplantıda açıklamalarda bulunan Kuleba ise Rusya’nın ayrılıkçı sözde Donetsk ve Luhansk Halk Cumhuriyetlerinin bağımsızlığını tanımasına ilişkin “Ne Ukrayna ne de dünya bu absürtlüğü tanıyacak. Putin aslında sözde Donetsk ve Luhansk Halk Cumhuriyetlerini tanımadı, Rusya’nın bu savaştan doğrudan sorumlu olduğunu tanımış oldu.” değerlendirmesinde bulundu.

Kuleba, Putin’in aldığı kararla Minsk Anlaşmalarını da ortadan kaldırdığını ve dünya düzeni ile uluslararası hukuku ihlal ettiğini kaydetti. Rusya’ya yaptırım uygulamanın tam zamanı olduğunu ifade eden Kuleba, ABD’ye Moskova’ya yönelik yaptırımlardan dolayı teşekkür etti.

Kuleba, Rusya’ya yaptırım uygulanması için dünyaya çağrıda bulunurken, “Onu durduracak tek şey bizim birliğimiz ve kararlığımızdır ve hala onu durdurabiliriz.” dedi.

“ABD’nin Donetsk ve Luhanks bölgelerinde yatırımı hedef alan başkanlık kararnamesine şaşırdık”

ABD Başkanı Joe Biden’ın önceki gün Donetsk ve Luhansk bölgelerinde yatırımları yasaklayan başkanlık kararnamesine ilişkin değerlendirmede bulunan Kuleba, şöyle konuştu:

“Dürüst olmak gerekirse, dün Donetsk ve Luhansk’taki ekonomik faaliyetlere ilişkin başkanlık kararnamesini gördüğümüzde şaşırdık. Çünkü Rusya tarafından tanınan bölgeler cezalandırılırken, onları tanıyan Rusya’nın nasıl cezalandırıldığını anlayamadık.”

Kuleba, Rusya’nın Kiev’in NATO üyeliği talebini öne sürmesinin sadece bir bahane olduğunu, o konu olmasaydı da Rusya’nın başka bir bahane bularak Ukrayna’ya saldıracağını dile getirdi.