Dün Yaşananlar ve 2023 Hayalleri…

1

Tayyip Erdoğan 2023 hedeflerine biraz gecikmeli ulaşılacağını söylediğinde dün yazdıklarımı okumuş olabilir mi diye bir an ürperdim. 2023 hedeflerine birkaç yıl gecikmeli ulaşacak isek 2024 ve takip eden yılların hedeflerine de aynı rötarın söz konusu olacağına kuşku yok.

Neticede zaman hızla akar ve hep ileri doğru akar. Dolayısıyla 2023 hedefi gecikirse 2053 de 2071 de otomatik olarak revize olacaktır.

Sonuçta Cumhuriyet 1923’de kuruldu. AKP’nin hedefleri gerçekleşir mi gerçekleşmez mi orasını bilemem ama her halükarda 2023’de sağsalim olanlar bunun 100. sene-i devriyesini idrak edecek.
Allah herkese o günü görmeyi nasip etsin.

Her gün yazmanın bana sağladığı en önemli haslet zamanın ruhuna dokunmak.

Dün 2023 hedeflerine marj verme ihtiyacı duyan Erdoğan’a karşı değil 2023’ü 2019’un kalan üçte birini bile umutla işler düzelir diye bakan sıradan vatandaşı mutlu eden kesintisiz toplu ulaşımı yazmıştım. Belli ki insanların dünyalarına küçük dokunuşlar yapmayı pek de kendisi için karizmatik bulmayan AKP lideri için büyük puntolarla yazılmış başarı hikayeleri gerekiyor.

Oysa ki bir orman da ağaçlardan oluşur. Bu ağaçların her birine ufacık dokunuşlarla katkı verseniz ormanınız daha sağlıklı olur.

AKP’nin Cumhuriyet’in 100. yılından Malazgirt’in 1000. yılına uzanan yılları büyük hikayenin hamaseti için işe yarar görmesine karşın işler hiç de istendiği gibi gitmedi bu projeksiyonlar açısından.

Sadece 30 Ağustos günü ;
a- Suriye politikasının giderek daha da düğümlendiği, yeni bir mülteci akını ve belirsizlik vaat eden bir sürecin kapımızda olduğunu gördük.
b- Bu ülkenin bir ilinde herkesin gözü önünde gencecik bir insan kan davasına kurban gitti. Kurbanlık koyuna bile reva görülmeyen bir gaddarlıkla can çekişmesi kameraların ve polislerin gözü önünde oldu.
c- Ülkede kadınlar gününü kutlamak bile yasakken, devletin belediyesini protesto edenlere gösterilen müsamaha iktidarın emniyet algısındaki çifte standartı aşikar etti.

Reklam

Tek bir güne sığan bu olayların tamamı ülkeyi yönetme iradesinin bırakın kocaman makro beklentileri, son derece basit ve sıradan konularda dahi yetersiz, vizyonsuz ve sui niyetli olduğunu ortaya koydu.

Suriye’de iki fil ülkenin tüm hamleleri etraftaki çimenlerin ezilmesine yol açıyor. Ve ilk bizim bahçemiz kirleniyor. Bu ülkenin daha 1 tane bile ilave mülteci kapasitesi kalmamışken olanlar ve olabilecek olanlar göz korkutuyor.

Batman’da kan davasının cinayet yüzü ise Fırat’ın doğusuna ya da batısına girsek ne olacak dedirten cinsten.

İsterse dünyanın en güçlü ordusuna sahip olsun, hala ilkel bir güdünün eseri kan davası ile hareket eden bir toplumsal tabanı yeni üretmeyi başaran bir toplum için işler hiç de iyi değil. 

Üstelik kan kaybından ölmesini katilleri ile beraber bekleyenleri değil onları eğiten kendi organizasyon yapısını sorgulaması gerekir bu toplumun idare eliti.

Tüm bunların üstüne bariz bir kötü niyet istihdamı olan belediyeye alınan personel gerçeğine karşı yapılan gösterinin hiçbir zaman görmediğimiz bir müsamahaya maruz kalması ise tek başına kocaman bir konu başlığı.

Plansızlık, yetersizlik ve çifte standart.
Biz bu yüzden 2023 hedefini yakalayamadık ve tabii ki 2019 hedefinin de gerisindeyiz.
Farklı olsa şaşırırdık.

Türkiye kendini yönetme iddiasında olanları aynaya bakmaya davet etmek zorunda. Eğer gerçekten hayırlı bir hediye ikram etmek istiyorsa yeni dönemde kayyumlar, ayna hediye etsinler üstlerine.
Çünkü en çok aynaya ihtiyaç var bu ülkede…

Reklam

1 YORUM

  1. “Tayyip Erdoğan 2023 hedeflerine biraz gecikmeli ulaşılacağını söylediğinde dün yazdıklarımı okumuş olabilir mi diye bir an
    ürperdim.”
    Veysi bey! Saraylılar Ocak medya yazarları ve Fehmi Korunun günlüğünü 24 saat konturol altinda tutuyorlar, hiç okumamış olabilirmi değıl, kesinlikle okumuştur.

    Daha bir kaç gün önce hemşerınızın kasbcıları tebrik ettiğini eleştirdiğiniz yazıya aninda destan yazar gibi sayfalarca, savunma yazmadimi?

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here