‘Ekonomi çok önemli değil, düzelir’ mi dediniz?

0

Son zamanlarda sıkça duyduğum cümlelerden birisi: ‘Ekonomi çok önemli değil, düzelir’.

Bu cümleyi duyduğum konularin bütünü daha önemli ve ulvi konular, sizlerin de malumu. Bir ilahiyatçı olarak anlamakta zorluk çekiyorum, bilmiyorum sizler için durum nasıl.

Ayasofya’nın cami olarak hizmete geçmesi dindar camiayı sevindirdi. Hatta öyle sevindirdi ki, cami içinde fotoğraflı paylaşımlarda patlama oldu kanaatindeyim. Kelime-i Tevhidli paylaşımlar da cabası.

Ardından bir hilafet tartışması patladı ya da patlatıldı mı desem….

Sanıyorum bu hilafet tartışmasıyla da yaz biter. Sonra Korona sayılarının artması ve okulların açılması. Bizler gene tıp doktorlarının katıldığı programları görmeye başlarız.

Yaz sonu da ardından bir Libya, Suriye konusu gelir…

Peki ekonomi?

İşte tam da bu bağlamda yukarıda ifade ettiğim cümleyi duyarız.

‘Ekonomi çok önemli değil, düzelir’…

Bu cümleyi sarfedenlerin maddi durumlarını merak etmiyor değilim, ediyorum tabi.

Durumları nasıldır,

Yatırımları nelerdir,

Yıllık kazançları kaç bin dolardır?…

Eğer gerçekten iyi kazanıyorlarsa, onlar için sorun yok…


Sorun olan, maddi zorluk içinde olan vatandaşlarımız…

Anlamak istemiyorsunuz biliyorum.

Sayılarla oynamak zor değil, istatistikleri değiştirmek de öyle. Hadi diyelim dövizin artışını da açıkladınız: ‘Dış güçler, ekonomik baskı uyguluyorlar’

Bu yalana inanan milyonlar var, onu da biliyorum. Zaten çevremde bu yalana inanan insanlarla uğraşmak zorunda kalıyorum.

Peki ya işsiz üniversite mezunları…

Sokaklarda ve çöplerde yiyecek birşeyler arayanlar…

Hayat pahalılığından şikayet eden vatandaşlar…

Bunları da dış güçler mi ülkeye yerleştirdi diye sormadan edemiyor insan.

Üniversite mezunu işsiz sayısı rekor seviyede.

TUİK verilerine göre bu sayı 1 milyon 350 bin. İşsiz üniversite mezunu sayısındaki bu patlama ekonominin durumu hakkında çok önemli bir veri.

Bu genç insanların umutsuzluğunu düşünüyorum ve hissediyorum.

Hissediyorum ve anlıyorum.

2010-2014 yılları arası ekonomik olarak zor bir dönem yaşadım açıkça ifade etmem gerekirse. Olmayınca olmuyor dendiği gibi.

Bilmediğim bir durum değil, çok iyi biliyorum hem de…

Ekonomik zorluğun ne demek olduğunu dindar kesim de bilir aslında. ‘Ekonomi önemli değil’ diyenler aileden zengin dindarlar değil. Ekonomik zorluk çekseler de, siyasi iktidara laf söyletmemeye çalışan dindarlar….

Her kesime hitap eden lüksden nasibini almaya çalışan, kendi çapında lüksü yaşadığını zanneden dindarlar…

Neden mi hep dindarlardan bahsediyorum?

Çünkü onlar 2002’den önce her ekonomik zorluk için ağıtlar yakan kesimdi.

Ağıt yakmak yetmediğinde ‘beter olsun’ diyen kesimdi…

Onlar ‘beter olsun’ derken, siyasi iktidarın yanında olanlar da, tıpkı bugünkü gibi istatistiklerle, rakam oynamalarıyla durumu güzel göstermeye çalışırlardı…

Sanıyorum 90’lar ile bugünü çok kıyaslar oldum. Kıyasladıkça da çelişkileri görüyorum. Çelişkileri gördükçe dindarlara hayretler içinde bakıyorum. Hayrete düştükçe de, ‘dindarların kutsalı ne?’ diye sorguluyorum.

Sorguladıkça daha da hayretler içinde kalıyorum.

80’ler dizisindeki kısır döngü muhabbeti…

Bu kısır döngüden çıkmam lazım…

Ama nasıl?

Sevgi ve Bilgiyle kalın

(Eser sahibi Vincent van Gogh)

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here