En Kötü Karar Karasızlıktan İyidir

0

Dolar açısından ne iki haftaydı ama… Her şey Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İngiltere gezisi ile başladı. Televizyonda verdiği mülakatta belirttiği ve daha sonra yatırımcılarla yaptığı toplantıda tekrarladığı “faiz sebeptir, enflasyon sonuç” önermesi ve Merkez Bankasının (MB) Cumhurbaşkanının verdiği sinyalleri görmezden gelemeyeceği yönündeki beyanatları sonrası dolarda hızlı yükselişler gördük. 4.30 TL’den 4.90 TL’ye kadar çıktı, sonunda MB faizleri arttırdı ve kur 4.70 civarında duruldu.

Bana göre bütün bu süreç içerisinde en garip olanı, Cumhurbaşkanının verdiği mülakatın ertesi günü, 16 Mayıs’ta, MB’nin “gerekirse müdahale ederiz” açıklamasından sonra doların biraz da olsa düşmesiydi. MB’nin açıklamasını ilk okuduğumda ben gülmüştüm, MB ne zaman neye zamanında düzgün müdahale etmişti ki, zamanı geldiğinde buna müdahale edecekti. Ama hala birileri MB’ye güveniyor olacak ki, kısa süreli de olsa dolarda gerilemeye neden oldu.

Bana göre asıl problemimiz MB’nin bir türlü tarafını belli etmemesi. Bir söz vardır “en kötü karar kararsızlıktan iyidir” diye. Bu durum belki de bu sözün en güzel örneği. Cumhurbaşkanının faiz üzerine görüşlerini bilmeyen kalmadı, bunu sadece oy getirmesi maksadıyla söylemediğini de biliyoruz; çünkü yabancı yatırımcılara da aynı fikrini iletti. Buna karşın MB’nin tam olarak bu konudaki görüşünü bilmiyoruz. Sadece, piyasalar faizlerin yükselmesini beklerken MB’nin faizleri yükseltmediğini biliyoruz. Buradan çıkarabileceğimiz tek şey, MB’nin faizleri yükseltmek istediği ama Cumhurbaşkanının etkisi ile yükseltmedikleri.

Aslında MB’nin faizleri yükseltmediği doğru değil; Çetinkaya’nın başkanlığa atandığı Nisan 2016’da MB ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti %8.6 civarındaydı, bu rakam bir yıl sonra %12 oldu, şimdi ise %16.5 seviyesinde. Ama bu artış örtülü bir artış, MB faizi direk arttırmak yerine alternatif yollarla arttırdı, bu da başlarda piyasada kafa karışıklıklarına yol açtı. Böylece MB bir merkez bankasının yapabileceği en kötü şeyi yaptı, yatırımcıların kafasını karıştırdı.

Merkez Bankalarının enflasyon hedeflemesinin genelde işe yaramasının bir nedeni var: piyasadaki beklentilere yön veriyor olması. Öyle bir ortam düşünün ki, kimin ne yapacağı belli olmasın. Hiçbir düzenin, hiçbir kuralın olmadığı bir ortamda elinizde ne kadar veri olursa olsun, günün sonunda ne olacağı hakkında elle tutulur bir fikriniz yok ise düzgün karar veremezsiniz. Eğer her yatırımcının gelecek ile ilgili beklentisi farklı ise böyle bir ortamda düzgün denge oluşturmak zordur. Merkez Bankasının görevi ise piyasaları koordine edecek şekilde beklentilere yön vermektir. Mesela enflasyonu %5 seviyesine getireceğinizi söylerseniz ve enflasyon bu seviyenin üstüne çıktığında faizleri düşüreceğinizi belirtirseniz, herkes kendisini buna göre ayarlar. Enflasyon verisi %10 geldiğinde herkes bilir ki, faizler düşecektir. Ama bunun yerine faiz politikasını söylemezseniz, normal zamanlardaki politika faizi yerine alternatif yollara saparsanız, piyasada karışıklığa sebep olursunuz. Çünkü kimse artık ne beklemesi gerektiğini bilemez, belirsizlik de riski arttıracağından hem faizleri hem de kuru olumsuz etkiler.

Halbuki MB’nin yapması gereken basitti, tarafını seçerek enflasyon ile nasıl mücadele edeceğini söylemeli idi. Bunun yerine iki arada kaldı, vermesi gereken kararları geç verdi, sonucunda da ne piyasaları ne de Cumhurbaşkanını memnun etti. Kimseye yaranamadığı gibi ekonomiyi de olumsuz etkiledi. Eğer tarafını belli edip, kendinden emin ve tutarlı bir şekilde hareket etmiş olsaydı, uygulamaları yanlış bile olsa bugünkü durumumuzdan daha iyi bir durumda olurduk.

Benim görüşüm MB’nin itibarının zayıfladığı yönünde. Güvenin azaldığı bir MB’nin ise yapabileceği pek bir şey yok. Ama MB’nin yaptığı açıklama sonrası dolardaki hafif düşüş gösteriyor ki MB itibarını tam olarak kaybetmemiş. Belki de hala bir umut vardır. Çetinkaya’nın Mehmet Şimşek ile birlikte bugün başladığı Londra gezisi de belki o ufak umutların yeşermesini sağlayabilir. Yeter ki MB tarafını belli etsin…

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here