Enflasyon beklentisi yüzde 16,30’a yükseldi..

0

Merkez Bankası, yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 16,30’a yükseltirken, yıl sonu dolar tahminini ise 8,94’e düşürdü.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre yıl sonu Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) beklentisi yüzde 16,30 oldu. Merkez Bankası, reel ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 55 katılımcıyla gerçekleştirdiği ağustos ayına ilişkin “Piyasa Katılımcıları Anketi”ni yayımladı.

Geçen ay yüzde 0,85 olan ağustos ayı TÜFE beklentisi, bu anket döneminde yüzde 0,99’a yükseldi. Bir önceki anket döneminde yüzde 15,64 olan cari yıl sonu TÜFE beklentisi de yüzde 16,30 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi yüzde 12,62’den 12,48’e düşerken, 24 ay sonrası TÜFE beklentisi de yüzde 10,43’ten yüzde 10,52’ye yükseldi.

Katılımcıların yıl sonu dolar/TL beklentisi 8,99’dan 8,94’e gerilerken, 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi ise 9,37’ye çıktı. Bir önceki anket döneminde 24,7 milyar dolar olan yıl sonu cari işlemler açığı beklentisi, bu dönemde 23,5 milyar dolara indi. Gelecek yıl cari işlemler açığı beklentisi de 21,3 milyar dolardan 21,2 milyar dolara geriledi.

GSYH 2021 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 5,8 iken bu anket döneminde yüzde 6,0 olarak gerçekleşti. GSYH 2022 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 4 oldu. 

Tüketici enflasyonunun temmuzda yüzde 18,95’e çıkması ve önümüzdeki aylarda özellikle gıda ve enerji fiyatlarındaki gelişmelerin olumsuz etkisinin enflasyon üzerinde yükseltici etkisi Merkez Bankası’nı zor durumda bırakacak gibi görünüyor.

Analistler ağustosta yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 19’u aşmasını bekliyor. Merkez Bankası para politikasına ilişkin temel dayanağını hem sözlü iletişim hem de yazılı iletişimde ‘enflasyonun üzerinde bir politika faizi’ söylemiyle yürütüyor. Ağustosta enflasyonun yüzde 19 olan politika faizini aşma ihtimali politika faizinde bir artış beklentisi yaratacak gibi.

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Faiz oranlarında da düşüşe geçiyoruz. Yüksek faiz yok çünkü yüksek faiz bize yüksek enflasyonu getirecektir. Düşük faiz de düşük enflasyonu getirecektir. Ağustos ayı kırılma noktasıdır” ifadeleriyle yüksek faize ilişkin görüşlerini yineledi. Konunun uzmanları sonbaharın oldukça zor geçeceğine dikkat çekerek Merkez Bankası’nın duruşunda bir değişiklik olmayacağına işaret ediyor.

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu göreve gelmesinin ardından ilk Para Politikası Kurulu toplantı metnine “Enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar politika faizi, güçlü dezenflasyonist etkiyi muhafaza edecek şekilde, enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturulmaya devam edilecektir” ifadesini ekledi. Şimdi temmuzda enflasyonun politika faizi sınırına dayanması ve ağustosta bunun aşılması ihtimali yeni bir tartışmayı gündeme getirdi. Enflasyon aşılırsa politika faizi artırılır mı?

Hakan Kara: Faiz artırımı bir ‘panik’ durumunda gündeme gelir

Eski Merkez Bankası Baş Ekonomisti ve Dünya Gazetesi Yazarı Hakan Kara’nın bu soruya cevabı net: “Yapılması mümkün görünmüyor.” Kara, ağustosta yıllık yüzde 19’un üzerine çıkarsa Merkez Bankası’nın pozitif reel faiz sözünü yerine getirmesi için faiz artırması gerektiğine dikkat çekerek “Fakat mevcut kısıtlar altında bunun yapılması mümkün görünmüyor. Faiz artırımı ancak finansal piyasalarda bir panik oluşması durumunda gündeme gelecektir. Bu da daha çok küresel risk iştahı tarafından tetiklenebilir” diye konuştu.

Erhan Aslanoğlu: Artırım ihtimali çok düşük

Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Dünya Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, Merkez Bankası’nın son açıklamalarında enflasyonun yüksek ve oynak seyredeceğini ama geçici olacağını vurguladığını hatırlatarak şunları söyledi: “Yine benzer bir değerlendirmede bulunacağını sanıyorum. Artırım ihtimali artık çok düşük görünüyor. Ekim – kasım gibi enflasyonun düşüşe geçeceği vurgusuyla eylül ayından itibaren faiz ile ilgili indirim yönünde adım atabilir. Zor bir süreç olacak.”

Atılım Murat: ‘Biraz sabırlı olun’ mesajı verecek

TOBB-ETÜ Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Dünya Yazarı ve Doç. Dr. Atılım Murat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarının Merkez Bankası’nın duruşunu değiştireceğini zannetmediğini Cumhurbaşkanı’nın iki ay önce de bu konuya yönelik açıklamalarda bulunduğunu hatırlattı. Şartların güç aylarında muazzam bir zam dalgası geleceğine işaret ettiğini söyleyen Murat, “Gıda fiyatları ortada, kur yüksek Merkez Bankası’nın faiz indirimi sinyali verebileceğini düşünmüyorum. Son çeyrekte enflasyondaki görünüme göre olabilir ama hemen eylülde faiz indirimi olabileceğini düşünmüyorum” dedi.

Enflasyon politika faizi üzerinde oluşursa Merkez Bankası üzerinde bir baskı olabileceğini dile getiren Murat, şunları söyledi: “Başkan Kavcıoğlu iletişimini eğer enflasyon faizin üzerinde oluşursa artış olasılığını düşünürüz diye kullanıyor. Enflasyonda yüzde 19’un üzerini de göreceğiz ve baskı oluşacak, eleştiri gelecek, böyle demiştiniz faiz artırmıyorsunuz denilecek. Ve piyasada bir gerilim oluşabilir. Ama Kavcıoğlu şu mesajı verecek diye düşünüyorum: Biraz dişimizi sıkalım son çeyrekte baz etkisinden dolayı enflasyon düşecek. Biraz sabırlı olun zaten enflasyon düşecek, şu an 1 aylık veriye bakaram faiz artırmanın anlamı yok çok erken olur gereksiz faiz artırımı olur.”

Murat, enflasyonla mücadele konusunda tek senaryomuzun baz etkisi olduğunu kaydederek, baz etkisini bertaraf edecek bir çok etmen olduğunu ve sonbaharın bir hayli sıkıntılı geçeceğini söyledi.

Tuğrul Belli: Güçlü bir sözlü yönlendirme yapar

Dünya Gazetesi Yazarı Tuğrul Belli: Eğer enflasyon yüzde 19’un üzerine çıkarsa piyasanın politika faizinin artırılması konusunda beklentileri oluşacaktır. Bu beklentileri Merkez Bankası hangi ölçüde karışlayabilir? Belki faiz artırımı daha doğru bir hareket olur ama o konuda esnekliği olduğunu düşünmüyorum. Merkez Bankası’nın faiz artırımı yerine güçlü bir sözlü yönlendirme yapacaktır. Enflasyon faizin üzerine çıksa da genel olarak gidişat, iç talebin seyri, döviz kuru dengesi bakımından beklentimiz kısa vadede bunun yüzde 19’un altına geleceği yönündedir gibi güçlü bir şekilde kendini ifade ederek dengeleri korumaya çalışacaktır.

Benim yılsonu enflasyon beklentim yüzde 17,5. Yüzde 17’nin altına doğru bir hareket olursa tabii ki yurtdışındaki gelişmelere de bağlı olarak son aylarda kısıtlı miktarda bir faiz indirimine gidebilir. İndirim miktarı da 50-100 baz puan olabilir. Ancak bence aslında bir indirim yapmaması daha doğru olur çünkü yüzde 17,5 enflasyon yüzde 19 faiz düşünüldüğünde makul reel faiz oranlarında oluruz.

Fatih Özatay: ‘Enflasyonun üzerinde faiz’ söylemi yanlıştı

Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı, TOBB ETÜ Öğretim Üyesi ve Dünya Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Fatih Özatay: Merkez Bankası başkan değişimi olmasaydı kur bu kadar artmayacak enflasyon çok daha düşük olacak ve faiz indirimi süreci çok önceden başlayabilecekti. Normal koşullarda merkez bankaları gerçekleşen enflasyona göre tepki vermez enflasyonun ileride alacağı değerlere ilişkin tahmin yapar ve ona göre tepki verir. Merkez Bankası’nın yılsonu enflasyon tahmini yüzde 14,1 ve bu çerçevede tahminini sağlıklı bir şekilde yapmış ve buna piyasayı da inandırmışsa kendine güveniyorsa faiz artırıma gerek yok. Hatta faiz indirebilir de.

Enflasyon yüzde 19’a çıktı diye herhangi bir merkez bankası faiz artırmaz. Çünkü gerçekleşen enflasyon geçmiş koşulları yansıtır ve geçmişi değiştiremezsiniz. Ancak Merkez Bankası enflasyonun üzerinde bir politika faizi söylemi geliştirdi. Bu söylem aslında yanlış. Enflasyonun ileride alacağı, yılsonunda geleceği veriler üzerinden söylem geliştirmeli ve buna göre iletişim yapmalıydı. Tahminin üzerinde tutulacağına ilişkin uygun bir söylemi daha önceden geliştirmiş olsa bu tartışmalar yaşanmazdı. 

Kaynak: Dünya

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here